Kinkajular Hakkında

'Diğer Hayvanlar' forumunda Fatma tarafından 31 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kinkajular Hakkında konusu [​IMG]

    Rakunun, meyve ve çiçekle beslenen ve nadir olarak görülebilen bu akrabaları, Orta ve Güney Amerika'nın yağmur ormanı örtüsünün yükseklerinde yaşıyor.


    Ender değiller, ama zor bulunurlar. Roland Kays'in, Panama Kanalı yakınlarındaki Soberanía Ulusal Parkı'nda Potos flavus 'u incelemeye başladığında karşı karşıya geldiği ikilemdi bu. Kays, “Herkes onların yalnız yaşadığını düşünür, çünkü genelde tek başlarına bulunurlar” diye anlatıyor. Ancak geceleri ağaçların tepesinde gerçekte neler olup bittiğinden kimsenin haberi yoktu. Kinkajular yere nadiren iner ve tüm günü ağaç kovuklarında uyuyarak geçirir. Peki izleme amaçlı telsiz tasma onlara nasıl takılabilir? Kays, ağaçların içine tuzak yerleştirmek için bir sistem geliştirdi. İkinci sorun Kinkajuların tuzağa nasıl çekileceğiydi. Kinkajular, kafatası yapıları ve dişleri nedeniyle etobur olarak sınıflandırılır, Kays bu nedenle yem olarak tavuk kullandı. İlgilenen olmadı. Sahiplerinin içki dolaplarını talan eden evcil kinkajularla ilgili hikâyeler duyan Kays, şeftalili şnapsı denedi. Kinajular yine uzak durdular. Ardından Kays, bu ormanda yetişmeyen muzun onların ilgisini çekebileceğini düşündü. Kinkajular tuzağa düşmüştü.
    www.gonulcafe.com

    Kays'in bir bölümü National Geographic Society tarafından desteklenen araştırması bölgedeki kinkajuların neredeyse sadece meyveyle, özellikle de yabani incirle beslendiğini gösteriyor. Ek besin olarak uzun dilleriyle balsa çiçeğinin balözünü yalayıp yutuyorlar. “Ekolojik açıdan etobur değiller” diyen Kays, DNA ve telsizle izleme yoluyla olağandışı bir toplumsal yapıyı keşfetti. Genelde bir dişi, iki erkek, bir ergen ve bir de çocuktan oluşan aile birlikte uyuyor, birbirini temizliyor, ama çoğunlukla ayrı ayrı besleniyor. Çoğu memelinin aksine cinsel açıdan olgunluğa, yani yaklaşık iki buçuk yaşına ulaştığında yuvadan ayrılan dişi oluyor. Hâkimiyet babadan oğula geçiyor ve erkekler dişilerden daha sağlam bağlar kuruyor. “Bir keresinde bir incir ağacında birlikte oynayan bir baba oğul gördüm” diyor Kays. “Kuyruklarından asılmış, birbirlerinin kafasına vuruyorlardı.”
     
  2. Google

    Google Özel Üye

    Paylaşım için teşekkürler...
     

Bu Sayfayı Paylaş