Kentleşme ile Birlikte Gelen Çevre Sorunları Nelerdir ?

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda Mavi_inci tarafından 22 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kentleşme ile Birlikte Gelen Çevre Sorunları Nelerdir ? konusu Kentleşme ile Birlikte Gelen Çevre Sorunları Nelerdir ?

    KENT VE ÇEVRE SORUNLARI: Kent ve çevre sorunları birçok yönüyle karmaşık bir yapıda gözükmesine karşın uygulanacak politika üç ana ilkenin etrafında oluşturulmalıdır,
    1.Kirlenmenin kaynağında zarara yol açmadan önlenmesi,
    2.Kirletenin faturayı ödemesi için çıkarılan yasalardaki yaptırımların caydırıcı olacak derecede ağırlaştırılması,
    3.Demokratik kitle örgütleri ile kent yaşamında örgütlenmiş sosyal grupların kent ve çevre sorunları karşısında ortak hareket etmeleri ve bu konuda merkezi ve yerel yönetimler üzerinde baskı oluşturacak şekilde ortak platformlar oluşturmaları. Uygar bir ülke olmanın; kent ve çevre sorunlarına duyarlı olmaktan ve gerekli önlemleri almaktan geçtiği unutulmamalıdır.
    Kentte hava ve gürültü kirliliğini kent içindeki trafik hareketleri ile sağlıksız yapılaşmadan kaynaklanan etkenler oluşturmaktadır.Özellikle hava kirliliği kış aylarında ve rüzgarın az olduğu zamanlarda daha da etkili olmaktadır.Bu sorunların çözümü için,
    .Toplu taşım araçları ile ulaşıma önem verilmelidir.
    .Otoyollarda zemin kotu düşük yapılarak topraktan bir perde oluşturulmalı,bu mümkün değilse prefabrik malzemelerden imal edilmiş ses yalıtım perdeleri yapılmalıdır.
    .Eksoz gazı emisyonlarını azaltmak için araçlara katalitik konvertör takılmalıdır.Yeni taşıtlar bu alet olmaksızın üretilmemelidir.
    .Şehir içinde müzik yayını yaparak satış yapan pazarlamacılara izin verilmemelidir.
    .Kent içinde yeterli otopark alanı oluşturmalı ve otoparkların kullanımı zorunlu tutulmalıdır.Otopark yatırımı için gerekli mali kaynak,aracı olanlardan karşılanmalıdır.
    .Kirlilik ve trafik yoğunluğunun arttığı dönemlerde özel otoların kullanımı kısıtlanmalı ve ortak kullanım özendirilmelidir.
    .Eksoz gazı emisyon ölçümleri periyodik olarak yapılmalı ve teknik olarak uygun olmayan araçlar trafiğe çıkarılmamalıdır.
    .Diesel araçlara ise tutucu filtre takılmalıdır.
    .Motorlardan kaynaklanan gürültüler uzun vadede araştırma-geliştirme çalışmalarıyla en aza indirilmelidir.
    .Kentte trafik sıkışıklığına yol açan noktalar tespit edilerek gerekli altyapı çalışmaları gerçekleştirilmelidir.
    .Konutlar projelendirilirken yapı elemanları;içerisinde yaşayanı gürültüden koruyacak malzemelerden seçilmeli ve bu konudaki yasal önlemler alınmalıdır.
    .Alt yapı iyileştirilerek yolların kalitesi arttırılmalıdır.
    .Kurşunsuz benzin kullanımı özendirilmeli ve kullanım yaygınlaştırılmalıdır.
    Kış aylarında insan sağlığı için tehlikeli boyutlara ulaşan hava kirliliğine önemli katkı sağlayan ısınma kaynaklı kirliliğin önlenebilmesi için
    .Doğal gaz ve yeni enerji kaynakları ile ısınmak için gerekli yatırım çalışmalarına önem verilmelidir.
    şehir ısıtması,bölgesel ısıtma, kampüs,ada ve parsel ısıtması ile münferit yapı ve müstakil kat kalorifer sistemlerinin enerji etütleri,avantaj ve dezavantajları profesyonel uzman sorumluluğunda yapılmalıdır.Özellikle kat kaloriferi ile merkezi ısıtma sistemlerinin karşılaştırılmalarında doğru değerlendirme yapılarak enerji savurganlığı önlenmeli, bu amaca dönük teknolojiyi sınırlandıran kat mülkiyeti yasalarındaki ikilemler kaldırılarak, uygar yaşam gereği ortak gider ve paylaşım yöntemleri belirlenmelidir. Bacaların periyodik olarak temizlenmesi sağlanmalıdır.
    .Kükürt oranı yüksek,kalorisi düşük kömürün kullanılması yasaklanmalıdır.
    .Avrupa birliğinin 1993 kararları doğrultusunda CO2 emisyonlarını sınırlayan talimatlarına uygun yapı enerji ruhsatı ve kullanabilirlik belgesi uygulamasına geçilmelidir.Bu yöntem ısı yönetmelikleri için esas olmalıdır.
    .Yürürlükteki ısı yalıtım yönetmeliği Avrupa Birliği EN 832 standartlarına uygun hale getirilerek yapıların iyi yalıtılması sağlanmalıdır.
    Kent içinde sağlığı doğrudan etkileyen çöplerin sakıncalarını gidermek için
    .Çevre temizlik vergisi olarak toplanan para ile;sağlıklı,geçirimsizliği sağlanmış,suları arıtmadan geçirilen ve metan gazını ortamdan uzaklaştıran çöp depolama alanları yapılmalıdır.
    .Çöp toplama araçları,mekanize edilecek şekilde modernize edilmelidir.
    .Özellikle konutlardan atılan çöplerin ayrıştırılması teşvik edilmeli ve sulu çöp atılmaması için bireyler eğitilmelidir.
    .Ekonomik değerleri olan atıklar,diğer çöplerle karıştırılmadan tekrar kullanıma döndürülmelidir.Bu konuda ilgili kuruluşlarla iş birliğe gidilmelidir.
    .Çöp toplama hizmetinin aksamaması için gerekli yatırım yapılmalı ve çöplerin mutlaka kapalı,sızdırmaz ambalajla atılması sağlanmalıdır.
    .Tüketici davranışlarının değiştirilmesi ile evsel atıkların azaltılması mümkündür.Bu konuda bireyler eğtilmeli yada ambalajlar üretici kuruluşlar tarafından toplanmalıdır.
    .Organik atıkların gübreye dönüştürülerek kullanılması sağlanmalıdır.
    .Çöp yakma tesisleri kurularak buradan elde edilecek enerji,merkezi ısıtma amacıyla kullanılmalıdır.
    Kentlerde çevre düzenleme çalışmalarının bir düzene oturtulması ve gittikçe azalan yeşil alanların arttırılması için
    . Yerel özelliklere uyumlu çevre düzenleme elemanları tasarlanmalı ve bunların sürekli kullanımı için gerekli yapılanmaya gidilmelidir.
    .Kentin tarihi özelliklere sahip yapıları korunmalı ve günlük yaşamın içine katılmalıdır. Sahibi tarafından korunması olanaksız yapılar yerel yönetimler ya da sosyal kuruluşlar tarafından korunmalıdır.
    .Kentte birey başına düşen 10-15m2 yeşil alan yaratılması için gerekli yatırımlara öncelik verilmeli ve kent içinde bulunan ağaçlar korunmalıdır.
    .Sit alanlarında yapılaşmaya izin verilmemelidir.
    .Kent çevresindeki ormanlar kentin yeşil dokusu içinde kabul edilerek yerleşim ve yapılaşma önlenmelidir.
    .Sanayi tesisleri ve diğer kuruluşlar çalıştırdıkları her birey için yılda 25 ağaç dikmelidir.
    .Kent çevresinde bulunan orman yangınlarına hemen müdahale etmek için yangın söndürme uçakları yeterli sayıya ulaştırılmalıdır.
    İnsan sağlığının, ancak sağlıklı kentlerde koruna bileceğine inanan Dünya Sağlık Örgütü (WHO) uzmanları, ”Dünya nüfusunun yarıdan fazlasının 2000 yılına kadar kentli olacağını” belirtiyor ve sağlıklı kentlerin oluşabilmesi için gerekli şartları aşağıdaki gibi sıralıyorlar
    Sürdürülebilir Kalkınmaya Doğru
    . Sürdürülebilir kalkınma bugünün ihtiyaçlarını,gelecek kuşakların da kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağından ödün vermeksizin karşılamaktır.İçinde iki kavram vardır:
    .”İhtiyaç“ kavramı,özellikle dünyanın yoksullarının temel ihtiyaçları kavramı ki buna her şeyden fazla öncelik verilmelidir.
    .Çevrenin bugünkü ve gelecekteki ihtiyaçları karşılayabilme yeteneğine, teknolojinin ve sosyal örgütlenmenin getirdiği sınırlamalar düşüncesi.
    Bir başka değişle,sürdürülebilir kalkınma,insan sağlığını ve doğal dengeyi koruyarak sürekli bir ekonomik kalkınmaya imkan verecek şekilde doğal kaynakların rasyonel yönetimini sağlamak ve gelecek nesillere insana yakışır bir doğal,fiziki ve sosyal çevre bırakmak yaklaşımıdır.Böyle bir yaklaşım kalkınmanın her aşamasında ekonomik ve sosyal politikalar ile çevre politikalarının birlikte ele alınmasını gerektirmektedir
    Sürdürülebilir kalkınmanın temel ilkesi: “Tüketilecek doğal kaynakların doğal üreme hızlarınıaşmayan bir hızda tüketilmelerinin güvenceye alınmasıdır.”
    Böylece,ekonomik ve sosyal kalkınmanın amaçlarını tarif ederken,gelişmiş olan veya gelişmekte olan,piyasaya yönelmiş veya merkezi planlamaya dönük olan tüm ülkelerde sürdürülebilirlik esas alınmalıdır.Yorumlar değişebilir fakat bazı genel niteliklerin ortak olması, sürdürülebilir kalkınma temel kavramı üzerinde ve bunu başarmanın geniş stratejik çerçevesi üzerinde görüş birliğinin varlığı şarttır.Kalkınma,ekonominin ve toplumun ileriye doğru değişmesini içerir.Fiziksel anlamda sürdürülebilir olan bir kalkınma yolu, kuramsal olarak, katı bir sosyal ve siyasal ortam içinde bile izlenebilir. Ama fiziksel sürdürülebilirliği elde edebilmek için kalkınma politikalarının kaynaklara ulaşmada, maliyetlerin ve yararların dağılımında değişiklikler gibi,bazı gereklere dikkat etmesi şarttır. Fiziksel sürdürülebilirlik en dar anlamıyla alındığında bile,kuşaklar arasında sosyal adalet konusunda kaygıları ifade eder ki bu kaygılar,mantıksal olarak,her kuşağın kendi içindeki hakkaniyete de uzanmak zorundadır.
    “Sürdürülebilir kalkınmanın odak noktasında insanlar vardır.Doğa ile uyum içinde sağlıklı ve üretken bir yaşam sürdürebilmek her insanın en doğal hakkıdır
     

Bu Sayfayı Paylaş