Kemik erimesine karşı süt için

'Genel Sağlık' forumunda Mavi_Sema tarafından 22 Ağustos 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kemik erimesine karşı süt için konusu
    Her 30 saniyede bir kişi ostreopoz sonucu kalçasını kırmaktadır.

    'Osteoporoz'dan (kemik erimesi) korunmak amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından 2006 yılından itibaren 29 ilde gerçekleştirilen programla; halkın sağlıklı süt tüketimi konusunda bilinç düzeyininin artırılması hedefleniyor. Öncelikle sağlık personelinin bilgilendirilmesi, halka yönelik eğitim çalışmaları, çocuklar için eğlenceli interaktif oyunlar içeren sunumlar ve sağlıklı beslenme konulu gezici çocuk tiyatrosu gibi aktiviteler yapılacağını bildiren bakanlık, süt içmenin yaygınlaşmasıyla kemik erimesi hastalığının da azalacağına dikkat çekiyor.

    Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Gıda ve Çevre Kontrol Şube Müdürlüğü'nden Diyetisyen Özen Çavuşoğlu, sütün yaşamın her döneminde vücudun sağlıklı gelişimi için ihtiyacı olan besin öğelerini en ideal miktarda içeren önemli bir besin olduğunu söyledi. Türkiye'de süt içme alışkanlığının yaygın olmadığını belirten Çavuşoğlu, kişi başına yıllık sütü tüketiminin sadece 23 litre olduğunu, bu oranın birçok Avrupa ülkesinde 100 litrenin üzerinde gerçekleştiğini kaydetti. Süt tüketimi konusunda yapılan en büyük yanlışın sokak sütü tüketimi olduğuna vurgu yapan Diyetisyen Çavuşoğlu, "Açık sütün tüketilmesi, mikrobiyolojik açıdan ve sütün besin değeri açısından uygun değildir. Süt, mikroorganizmaların yaşaması ve gelişip çoğalması için çok uygun ortam oluşturmaktadır. Gerekli tedbirler alınmadığında, besin değeri açısından çok zengin ve yararlı olan süt, sağlığa zararlı mikroorganizmaları taşıyarak pek çok enfeksiyon hastalığına yol açar, hatta ölümcül olabilir. Ancak, ülkemizde tüketilen sütün büyük bir bölümü her türlü denetimden uzak, her türlü mikrobun bulaşmasına açık bir şekilde hayvandan sağılıp, steril olmayan kaplar içerisinde mikropların hızlıca üremelerine neden olan sıcaklıklarda açık bir şekilde sokakta satılmaktadır. Türkiye'de süt tüketiminin düşük olmasıyla birlikte, tüketilen sütün yüzde 50'si sokakta satılan hijyenik olmayan süttür." dedi.

    Türkiye'de tüketilen en önemli protein kaynağının süt ve süt ürünleri olduğunu anlatan Çavuşoğlu, sütün yüksek kalsiyum içerdiğini ve kalsiyumun vücutta kullanılması açısından en ideal besin olduğunu bildirdi. Kemik mineral yoğunluğunun artışında önemli rol oynayan magnezyum ve fosfor dengesine sahip olan sütün yeterince tüketilmesinin şart olduğunu dile getiren diyetisyen Özen Çavuşoğlu, sütün yapısında bulunan yağ asitleriyle çocuğun beyin gelişimi için gerekli olduğunu söyledi. Çavuşoğlu şöyle devam etti:
    "Sütte bulunan sağlımıza zararlı bu mikropları yok etmek için süte mutlaka uygun şekilde ısı işlemi uygulamak gerekir. Pastörize sütün dayanma süresi en fazla 3 gündür. Fabrikada üretiminden tüketiciye ulaşana ve tüketilene kadar mutlaka buzdolabı koşullarında muhafaza edilmelidir. Sütü diğer besin diğer besin gruplarından ayıran 2 önemli özelliği bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; organizmanın büyüme ve gelişimi için gerekli olan besin öğelerinin tamamına yakınını içermesidir. Süt; C vitamini ve demir dışında makro ve mikro besin öğeleri için iyi bir kaynaktır. İkinci özelliği ise içerdiği besin öğeleri açısından insan vücudunda kolayca sindirilebilir ve rahatça kullanılabilir olmasıdır. Osteoporoz, ya da daha çok bilinen adıyla 'kemik erimesi', kalsiyum kaybının artması sonucunda kemiklerin kolayca kırılabilir hale gelmesidir. Osteoporoz sıklığı yaşla artış göstermekle birlikte, kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla daha fazladır. En fazla çocuk ve yaşlılarda olmak üzere, her yaşta önemlidir. Her 30 saniyede bir kişi osteoporoz sonucu kalçasını kırmaktadır. Kırıkların ülke ekonomilerine yükleri oldukça fazladır. Yeterli kalsiyum alınmasını sağlayan sağlıklı bir beslenme tarzı ve düzenli fiziksel aktivite osteoporoz oluşma riskini düşürmektedir. Kalsiyum alımı, kemik kaybını etkileyen ve osteoporoz riski yaratan birçok çevresel veya yaşam tarzı faktörlerinden biridir. Kalsiyum ve D vitamini, osteoporoz önlem ve tedavisinin ayrılmaz parçasıdır. Kalsiyumu ilaç olarak alınmaktansa, günlük beslenmedeki kalsiyum kaynaklarını artırmak tercih edilmelidir. En iyi kalsiyum kaynağı 'Süt'tür, dolayısıyla osteoporozu önlemek için çocukluktan itibaren düzenli olarak süt içilmelidir."

    CİHAN/HT​
     

Bu Sayfayı Paylaş