Kemal Eroğlun Kimdir - Kemal Eroğlun Biyografisi, Hayatı

'Biyografi & Otobiyografi' forumunda Mavi_Sema tarafından 8 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kemal Eroğlun Kimdir - Kemal Eroğlun Biyografisi, Hayatı konusu Kemal Eroğlun Kimdir,Kemal Eroğlu Hayatı,Kemal Eroğlu Biyografisi

    15 Ekim 1953 tarihinde Ankara da doğdu. İlk okulu çeşitli illerde (İstanbul, İzmir, Edirne, Babaeski, Ankara) da okuduktan sonra orta ve sanat okulu torna ve tesviye bölümünü Ankara da bitirdi. O yıllarda bağlamaya karşı olan sevgisi bağlama öğrenmeye ve ders almaya yöneltti. Ankara'da Mehmet Cihan müzik evinden bağlama ve nota eğitimi almaya, türküleri öğrenmeye başladı.

    Ailede, dayısında gördüğü bağlamayı daha geliştirip doğru ve güzel ses çıkartmak adına başladığı yolculuğu, yine Mehmet Cihan Müzik Evindeki bağlama yapım atölyesinde yeni bir çalışmayla devam etti. Orada bağlama yapımını da öğrenmeye ve işin mutfağında bunun nasıl şekil aldığını, hangi evrelerden geçip çalınır hale geldiğini öğrenmeye başladı.

    Sanat okulunda gördüğü teknik resim,simetri, genel estetik ve resimsi bir görünüş onu gördüğü ve beğenmediği bağlamaları daha güzel görüntüde ve estetik, aynı zamanda doğru ses çıkarabilen bağlamaları yapmasında yardımcı oldu. Ders almaya gittiği müzik evi'nde çalışmaya başladı. Okul bitiminde okullu bir tornacı ustası olarak iş bulamayınca, yine aynı müzik evi'nde çalışmaya başladı. O yıllarda kendisinden daha önce bu işe başlamış olan eski ustalardan nasıl yapıldığını sorarak öğrenmek dışında, atölyeye gelen zamanın ünlü üstatlarından da eleştiri ve öneriler almaya başladı. Çıraklık dönemlerinde ona yol gösteren, Yusuf Yeniay, Halil Yeniay, Yaşar Külekçi, Ahmet usta ve kendisine örnek olabilecek bazı ustalardan feyiz aldı.

    Daha sonraki kalfalık ve ustalık dönemlerinde yine dönemin usta icracılarıyla çalışma ve meşk etme fırsatı buldu. Ahmet Gazi Ayhan, Yaşar Aydaş, Emin Aldemir, Hacı Taşan, Zekeriya Bozdağ, Muharrem Ertaş, Yıldıray Çınar, Şinasi Cihan, Rıfat Balaban ve daha birçok hoca ve sanatçıya bağlama yaptı.

    1974 yılında askere gidip döndüğünde yine bağlamalarına ve atölyesine kavuştu. 1980 yılına dek Ankara'da mesleğini sürdürdü, daha sonra yeni ufuklar ve arayışlar için, birazda sanatın merkezi olmasından ötürü İstanbul'a taşındı. Önceleri ufak atölyelerde geçimini temin etmek için çalıştı. Bu arada Arif Sağ ve Yusuf Toraman ile tanıştı. 1981 yılında Aksaray'daki Arif Sağ müzik evinde birlikte çalışmalara başladılar. Bu, hem yeni bir iş hem de yeni arayışların başlangıcı oldu. Hem Arif Sağ'a bağlama yapıp beğendirebilmenin heyecanını hem de,onun çağdaşı diğer hoca ve üstatlarla tanışıp çalışma fırsatı buldu.

    Bu dönemlerde, Nida Tüfekçi, Orhan Gencebay, Aşık Mahzuni, Muharrem Akkuş, Sarı Zeki, Selda, Emre Saltık, Rahmi Saltuk, Erdoğan Eskimez, İrfan Kurt, Muhlis Akarsu, Musa Eroğlu gibi üstat ve sanatçılara bağlama yaptı. 1983 yılında oradan ayrılıp şimdiki atölyesini kurdu. Araştırma ve geliştirme adına yola çıktığı yolculuğuna burada da devam etmekte. Daha özgür ve yeni şeyler yapmaya amaçladığı atölyesinde çalışmalarını sürdürürken, Erkan Oğur'la başlayan yeni bir döneme de imza attı. Unutulmaya başlamış sazımız kopuz, yine Erkan Oğur'un tasarımı 6 sıralı 12 telli oğur sazı'nı yapıp çalınır hale getirme çalışmalarını sürdürüyor.

    İşimi bana onlar öğretti dediği usta icracılarla çalışmalarına devam ediyor. İsmail Hakkı Demircioğlu, Arif Sağ, Erdal Erzincan, Grup Yorum, Kardeş Türküler, Güler Duman, Ferhat Tunç, Suavi, Adnan Koç, Cihangir Terzi, Engin Şafak Gürler, Cengiz Özkan, Muharrem Temiz, Yılmaz Çelik, İsmail Özden, Emre Saltık, Metin Karataş, Sadık Gürbüz, Okan Murat Öztürk, Nida Ateş, Ulaş Özdemir, Engin Arslan, Hasan Saltık, Sinan Çelik, Ayla Karacan, Özlem Özdil, Bekir Karadeniz, Ayhan Zorlu ve daha birçok sanatçı, öğretim görevlisi hoca icracılarla çalışıyor.

    Çalışmaları ve kendisi İ.T.Ü. Konservatuarı Enstrüman yapım bölümünden mezun olan birçok öğrenciye bitirme tezinde örnek olan ve tez konusu olan Kemal Eroğlu kendini şöyle ifade ediyor: "35 yıla yakın bu sanat yolculuğunda henüz işin başındayım, eskiler, mesleğin ilk otuz yılı çok zordur derlerdi. Ben, yeni yola çıktım daha yeniyim" diyor.


    Kemal Eroğlu
    Kopuz Müzik Evi-İstanbul
    kopuzmuzik@hotmail.com



    Basından:
    STRADİVARİUS'UN KEMANI, DAYIMIN BAĞLAMASI


    Eserlerinden bazıları:

    Yandırıyorsun

    Müzik: İsmail Özden


    Gel Karşıma Görün Kimsin Nerdesin
    Neden Köşe Bucak Saklanıyorsun
    Bilmem Burda Bilmem Başka Yerdesin
    Yine Üstümüzde Haklanıyorsun

    Meleklerin Vardır İki Kanatlı
    Hızırların Vardır Bilmem Kaç Atlı
    Zemzem Suyun Akar Tatlı Mı Tatlı
    Bir Damla İçirip Kandırıyorsun

    Kardeşi Kardeşe Vurduruyorsun
    Umulmadık Sual Sorduruyorsun
    Kitaplar Gönderip İnsanoğlunun
    Aklını Başından Aldırıyorsun

    Dünyanın Üstü Var Ama Altı Neresi
    Üç Beş Gün Yaşarız Şunun Şurası
    Eroğluyum Çeker Çeker Aşkın Çilesi
    Cehenneme Atıp Yandırıyorsun


    Derdim Bitmez

    Müzik: İsmail Özden

    Döner dolap çevrilirim
    Geçer ömür derdim bitmez
    Diyar gurbet savrulurum
    Geçer ömür derdim bitmez

    Misafiriz biz bu handa
    Gah o yanda gah bu yanda
    Can bedenden çıkmayanda
    Geçer ömür derdim bitmez

    Kimi gelir kimi gider
    Gelmeyenler merak eder
    Dertler bedenimi yutar
    Geçer ömür derdim bitmez

    Merak edip sual sordum
    Düşlerimi hayra yordum
    Eroglu'nu hasta gördüm
    Geçer ömür derdim bitmez


    Deli Gönül

    Müzik: Güler Duman


    Deli gônül senden şikayetim var
    Neden bir soysuza kul ettin beni
    Gônül dağlarımdan eksik olmaz kar
    İndirip düzede sel ettin beni

    Hayali uzakta varamaz elim
    Kesildi dermandan her iki kolum
    Yanıma gelince açılan dilim
    Pelteğe döndürdün lal ettin beni

    Eloğlu anlamaz bendeki derdi
    Felek bunca gamı hep bana verdi
    Yalanım yok bunu her kişi gôrdü
    Vurdun dalımada deli ettin beni

    Eroglu'm Kemal'e ermeden yaşım
    Büküldü bellerim döküldü dişim
    Kesildi dünyadan ekmeğim asim
    Yandırıp canimi kül ettin beni


    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş