Kazak Halı Sanatı Üzerine Bir Değerlendirme

'Ülke Kültürleri' forumunda Mavi_Sema tarafından 19 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kazak Halı Sanatı Üzerine Bir Değerlendirme konusu Kazak Halı Sanatı Üzerine Bir Değerlendirme



    Genelde Türk Dünyası, özelde ise Kazakistan’da halı sanatının özel bir yeri vardır. Bu yazımızda bahse konunun detaylarını inceleyerek değerlendirmeye çalışacağız.

    Kazakistan'ın özellikle Özbekistan tarafında yer alan bölgelerinde eskiye dayalı zengin bir kirkitli dokuma sanatları kültürü bulunmaktadır/1/. Başta Türkistan olmak üzere Çimkent ve Kızılorda yöreleri bu hususta merkez konumundadır. Geçmişte, genelde kamf tezgâhlarının kullanıldığı, bu tezgâhlarda halı, kilim, sumak, cicim ve baskur türü kirkitli dokumalar üretildiği, üretilen ürünlerin ise genellikle geleneksel olarak yaygı ve dekorasyon malzemesi olarak kullanıldığına dair halen geniş bir kültürel yaşam mevcuttur/2/.

    Türkistan ve Kızılorda bölgesinin 1853 yılında, 23 gün süren çok çetin savaşlardan sonra Rusların eline geçmesiyle birlikte adı geçen el sanatları ürünlerinin geleneksel üretim yöntemlerine devlet tarafından yön verilmeye başlanmıştır. Bu kapsamda halıcılığın atölyelerde üretilmesiyle birlikte, geleneksel olarak kullanılan dokuma tekniklerine de müdahale edilmiş ve eski orijinal dokuma tekniği bozularak kaliteyi olumsuz yönde etkileyen yeni bir dokuma tekniği uygulaması, devlet tarafından verilen kurslar vasıtasıyla yaygınlaştırılmıştır. Bunun sonucunda ise bir Orta Asya Türk kültürü olan halıcılık sanatı aslından uzaklaştırılmış, kamf ve ıstar tezgahlar yerine sadece germe tip tezgahlar kullanılmaya, kapalı düğüm yerine açık düğüm uygulanması, iki atkı yerine tek atkı atılmaya, atkı, çözgü ve ilmesi yün olan halılar yerine, atkısı, çözgüsü hatta ilmesi pamuk ya da gelişi güzel sentetik ipler kullanılmaya, kök boyalar yerine kimyasal boyalar kullanılmaya başlanılmıştır /3/. Oysaki bilinen en eski halı, Türklerin yaşadığı bir bölge olan Sibirya’da Altay dağının eteklerinde Pazırık kurganlarının 5.’sinde bulunmuştur. Türk düğümü ile yapılmış olan bu halının Asya Hunları’na ait olduğu ve M.Ö 3 yy.lara ait olduğu kabul edilmektedir/4/. Rus arkeolog Rudenko’nun ortaya çıkardığı Pazırık halısını keşfinden 45 yıl kadar önce, 1906-1908’de Aurel Stein, Doğu Türkistan’da Lou-lan’da 3-4. yy.dan kalma düğümlü halı parçaları bulunmuştur. Bu da şunu göstermektedir ki, Oktay Aslanapa’nın dediği gibi “Halı, Türkler tarafından bulunup dünyaya verilen en büyük armağandır”.

    Türk halılarının ilk ortaya çıkışından 8. yy.a kadar arada uzun bir boşluk devri vardır. Halı-Kilim sanatımız dünyaya Aral ve Türkistan bölgesinden batıya doğru Selçuklu Türkleriyle birlikte yayılmıştır/5/.

    Halı sanatındaki karanlık devrenin bir bölümü Kazakistan’ın Sır boyunda bilimsel araştırma ve inceleme bekleyen Cent, Barşınkent, Asanas, Savran, Janakorğan, Akkurgan, ve Otırar gibi Türk kültür tarihinin gizli hazinelerinde yapılacak kazı çalışmalarını beklemektedir. Bu konuda 1999 – 2001 yıllarında TİKA’nın yürüttüğü Aral bölgesi El Halıcılığını Geliştirme Projesi ve Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi bünyesindeki Yaygın Eğitim Merkezi Halıcılık Bölümünün çalışmaları, yöre halıcılığının gelişmesi bakımından ümit teşkil etmektedir.
    Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Kazakistan’daki çeşitli el sanatları ürünleri de birçok ekonomik ve sosyal nedenlerle giderek gerilemiş ve gerek kalitesinde gerek karakterinde olumsuz yönde değişikliklere uğrayarak orijinal özelliklerini yitirmiş ve beğenilirlik vasfını kaybetmeye başlamıştır. Oysaki M.Ö 6000 senelerinde yağkuyruklu koyunların menşelerin yabani koyunlarının Argali (Arkar) cinsinden oldukları tahmin edilmektedir/6/.

    Binlerce yıldır Kazakistan’da halkla iç içe olan yün ve onun ürünü olan halı kendisine has karakterle uzun süre dokuna gelmiştir. 31 Ağustos 1863 yılında Ruslar tarafından Peterspurg’dan gelen emirle binlerce yıl Türk yurdu olan Akmescit şehrinin adının değiştirilerek Ruslara peşkeş çekilmesini sağlayan Rus Generali Perovsky onuruna Perovsky adı verilerek isminin değiştirildiği gibi yıllarca değişmeden muhafaza edilen geleneksel Kazak motif ve desenleri de yavaş yavaş kasıtlı olarak değiştirilmeye başlanmıştır. Buna rağmen yarı göçebe hayatı yaşayan Kazaklar asırlarca motif ve desenlerini saklaya gelmiştir. Sonradan yapılan resmi müdahaleler, desenler konusunda fazla bir yozlaşma oluşturamamıştır.


    Kazakistan’da yarı göçebe hayatı ile dokuma sanatı birbiriyle kaynaşmış ve adeta düğüm olmuşlardır. Motifleri Hunlardan günümüze kadar bozulmadan ulaşmıştır. Bu da Kazak Türklerinin kültür ve sanatlarına sahip çıkmasının ürünüdür.
    21. yy.da dünya pazarlarında alıcı bulan Kazak halılarının başına Ermeni halı tüccarları musallat olmaya başlamıştır. Dünyanın çeşitli yerlerinden temin ettikleri orijinal Kazak motifli Türk halılarını Ermeni halısı diye dünya pazarlarına sunmaktadırlar. Özellikle Kazak halılarında bulunan Gamalıhaç’ı andıran çarkıfelek motifini haç motifi olarak lanse etmektedirler. Oysaki bu motifin çok eski bir Türk motifi olduğu ve antik çağlarda bu motife rastlandığı, eskilerin svastikasının, bu motifin temeli olduğu aşikârdır. Bu motifler Göktürk kitabelerinden tutun birçok Türk eserinde süs unsuru olarak kullanıldığı gibi Hoca Ahmet Yesevi Türbesinde (Türkistan) de kullanılmıştır. Ermeni yazarlarından Sakızıan Ermeni halılarının 11.yy. başında Türkistan’da dokunduğu ve Gazneli Mahmut’un Karahanlı Kadirhan’a Ermeni dokuması kıymetli halılar hediye ettiğini söylemektedir/7/. Ermeni yazarlarının büyük ustaları Ruslardan öğrendikleri taktiklerle gerçekleri nasıl değiştirerek tahrip ederek naklettiklerinin bir diğer delili de Sakızıan’ın Ermeniler Türkiye’de en ileri gelen halı öncüleri idi. Bu maharetlerde çok eski geleneğe dayanır. Bu bakımdan Marby halısı dahil Ejderli halıları Ermeniler dokumuşlardır gibi bir çok yalan, iftirayla özellikle geleneksel dokunan Kazak Türklerinin motiflerine sahip çıkmaktadırlar. Sözde soykırım iddiaları ve daha birçok küstahlıklarına doymayan Ermeniler Ruslardan iyi ders almışlar ki yıllarca kültür ve töresini unutmayan Kazak Türkleri için büyük bir hakaret sayılacak olan “Kazaks, Kazaktan” sözcüğünün de Ermenice olduğunu, Minorsky Moses Hoyrenatsi’nin Ermenistan tarihinde Araks nehrinin bir koluna Kassagh dediğine de işaret ederek esasen Kazaklar da Ermeni’dir demektedir.
    Moses Hoyrenatsi’nin Ermenistan tarihi adlı eserinin 4.yy. yerine 8.yy.da Ermeni prensi Şapuh Bogratuni’nin emri ile yazıldığını ve tamamen uydurma esaslara dayandığını 6. Türkoloji Milli Kongresinde Türk bilim adamları tarafından ispatlanmıştır.

    Gelecekte dünya pazarlarında büyük bir payı olacak olan Kazak halı sanatının Kazakistan’ın merkezinde yeniden canlanması ve üretilmesi yönünde yapılan çalışmalar Kazak halılarına göz dikenlere de en büyük ders olacaktır.
    Bütün Türk halklarının kadim başkenti Türkistan’dan dünyaya yayılan el sanatı ürünleri arasında önemli bir yeri olan el halıcılığının belli bir sistem içerisinde yaşatılması ve geliştirilmesi gerekmekte ve bunun için de en iyi ortam Türkistan ve çevresinin olacağını düşünüyorum. Bu kapsamda yürütülecek faaliyetler binlerce yıllık Türk kültürünün devam ettirilmesine önemli katkı sağlayacağı gibi, Kazak Türklerinin motifleri de yaşatılacaktır.

    Buna bağlı olarak kırsal kesimlerde yaşayıp da çeşitli nedenlerle ekonomik ve sosyal gelişimini yeterince sağlayamamış olan insanların karşı karşıya kaldıkları göçün önlenmesine katkıda bulunulmuş olacaktır.

    El halıcılığı mesleği için bir aile işletmeciliğinin yanı sıra, kitle üretimi yapılacağı atölye işletmeciliği de sağlanmış olacaktır ki bu suretle çalışan kadın ve çoğunlukla genç iş gücü sosyoekonomik hayata çekilerek verimliliği artırılacaktır.
    Bu sayede kaliteli halı üretimi artırılarak ihracata dönük bir kaynak unsuru oluşturulmuş olacaktır.

    Halı, kilim, cicim, sumak, zili vb. gibi tarihsel ve geleneksel kültür ürünleri korunarak gelecek nesillere doğru bir biçimde aktarılmış olacaktır.
    Bu tür iyimser faaliyetler, sosyoekonomik gelişmesini yeterli ölçüde tamamlayamamış Türklüğün manevi başkenti Türkistan ve çevresine ekonomik ve kültürel imkânların gelişmesine katkılarının yanı sıra, yaratılacak olan istihdam imkânlarıyla milli gelire katkı sağlanabilir.

    Ayrıca dokumacılık çalışmalarının yapılacağı yörelerin diğer bölgelerle olan gelişmişlik farklılıklarının azaltılması konusunda önemli faydası olacağını düşünüyorum.

    KAYNAKLAR
    1. Ş.J. TOKTABAYEVA; Kazakskoye prıkladnoy ıkskustva istoriya isselovadaniya Kultırı Kazakstana, Almata 1997, s.204.219
    2. O. KAYA Kazakistan- Aral Bölgesi El Halıcılığı Geliştirme Projesi, Ankara 1997, s.5
    3. T. PARLAK Kazakistan- Aral Bölgesi El Halıcılığı Geliştirme Projesi yayınlanmamış ders notlarından
    4. S.İ.RUDENKO, Gornaltayiskiy nahadki iskifi. M-L izd. AN SSSR 1952.s.268
    5. O. ASLANAPA; Türk Halı Sanatı,İst. 1972 s.15
    6. T. PARLAK Geleneksel Kazak Halı Sanatı ve TİKA Aral Bölgesi El Halıcılığı Geliştirme Projesi, Ankara 2002 s.36
    7. ÇOBANİAN La Roserae Armenia Paris 1924 Ermenistan Gülbahçe


    Kazak Türklerinin Kilimlerindeki Sanatsal Özellikler

    Kilim, sersen döşek (yatak), assan evin süsüdür. Kilime ait bu özellik halen önemini yitirmemiştir. Doğu memleketlerinde kilim dokumayan ve kullanmayan halk yoktur. Kilim sanatı yüzyıllar önce kazak topraklarında halk ustalarının fikirleri neticesinde ortaya cıkmış ve yine aynı ustalar eliyle dokunmuştur. Arkeologların bilgilerine bakıldığında Kazakistan da çok uzun zamanlar öncesinde bile kilim dokunduğu ortaya çıkmaktadır. Kazı çalışmaları sonucunda Kazakistan da eski Sak kilimlerinin kalıntılarına rastlanmıştır. O kilimlerde atlı savaşçıların suretleri işlenmiştir. Bunları halı türüne örnek olarak alabiliriz.

    Kazak halkının kilim dokuma sanatı milli gelenekleriyle kendini göstermektedir. Bu sanatla eskiden beri hanımlar uğraşmışlardır. Kilim günlük ihtiyaç olarak evi süsleme, ısıtma ve yalıtım sağlamak amaçlı kullanılmıştır. Kilim esas olarak otağ yerine, çadırların tabanına serilmiş bazense duvarlarına asılmıştır.Kazakistan coğrafyasının her yerinde dokunan kilim türleri ve isimleri oldukça fazla ve hala aynı isimlerle anılmaktadır. Mesela Bukar kilim, Şolak kilim, İpek kilim, Masatı kilim, Manta kilim, Kalı kilim, Kara kilim, Kulpırma kilim, Takır kilim, Tukti kilim, Aksırak kilim, Alaşa kilim, Andijan kilim, Türkmen kilim, Aday kilim gibi isimleri Kazak Türklerinin çok eskiden bu yana kilim dokuma sanatı ile ilgilendiğinin açık göstergesidir. Buda bizlere kilim dokuma sanatının hala devam ettiğini, sağlam bir köke sahip olduğunu ispat etmektedir.


    Kilim dokuma sanatı hemen hemen bütün bölgelerde aynı denilebilir. Sadece oyu-örnek (desen) yerleştirmede, süsleme metodunda kullanılan malzemelerde bazı değişikliklere rastlanmaktadır.Kilim dokuma sanatı Kazakistan coğrafyasının her yerinde karşımıza çıkmaktadır. Kilim sanatı Sır boyunda, Güney Kazakistan’da, Yedisu’da oldukça yaygındır. Güney Kazakistan’ın ve Kızılorda’nın kilimlerinin atkı iplerinde pamuk ipi kullanılmasıyla, sağlamlığıyla, kahverengi- sarı renklerin uyumuyla göze çarptığını görürüz.


    El sanatlarının bu derece gelişmesi zamanında kilim dokuma sanatının geliştiği bölgelerle ilişkilerin, bunların arasında İran ve Doğu Türkistan’ın büyük etkisi olmuştur. Türkmenlerdeki gibi halı kilimin Kazak Türklerinde de olması bunun açık delilidir. Halı Kilimin Kazak Türklerinde dokumalar içinde çok yaygın olduğu şüphe götürmez bir gerçektir. Halı-Kilim düğünlerde en önemli hediye olarak kullanılmıştır. Hatalı kimseler hatalarını bu kilimlerden hediye vermek suretiyle affettirmişlerdir. Kazak Türklerinin kanına işleyen misafirperverlik onu diğer halklardan ayıran en önemli özelliğidir. Misafire çadır kurulup içini süsleyip misafiri memnun etmek için elinden geleni yapmaktadır. Misafirin ağırlanacağı evin iç düzeni günlük kullanımdan farklı, ustalıkla hazırlanan eşyalarla süslenir. Süsleme unsurunun en önemlisi Halı-kilimdir. Kilim bir taraftan günlük ihtiyaçta kullanılan bir eşya, diğer tarafta bir sanat eseridir. Sanat eseri denmesinde ki sebep ustanın bütün sanat becerisini, ustalığını burada göstermesidir.Kilim üzerinde ki işlemelere bakıldığında halk yaşamının baştan sona işlendiğini görürüz. Halkın durumu, göçebe halkın ağaç evleri, hayvan otlakları, eski kurganlar, üzüm bağları vb. temalar kilimlere işlenmiştir. Kilimler üzerinde ki desenler her türlü olmasına rağmen ondaki desenlerden hayatın gerçeğini görmek zor değildir.


    Kazak kilimlerinin kompozisyonu bordürün oluşturulmasından sonra ortaya yuvarlak veya oval şekillerle desenler oluşturulur. Ortaya yuvarlak içine çoğunlukla Şatır gül (çadır gül) deseni veya sekiz yaprak şekli zengin örneklerle süslenerek işlenmiştir.Kazak kilimlerinin süslendirilmesinde bordür örnek unsuru ortaya yerleştirilen merkez motiflerle her zaman birbirleriyle bağlantılı kilim kompozisyonları geleneksel stil kabul edilir. Bu gelenek o kadar zaman geçmesine rağmen hala kullanılmaktadır ve günümüzdeki kilimlerde de bu gelenek hala devam etmektedir.Kazak Türkleri tarihi anlayışa göre dört çeşit hayvanı hayatın dayanağı olarak kabul ediyordu. Koçkar Ata, Oysıl kara, Zengi Baba, Kambar Ata, Şeksek Ata, bunların Koyun, deve, sığır, at ve keçinin pirleri olarak bilinirlerdi. Koçboynuzu, Kırık boynuz, Tek boynuz, Çift boynuz, Devetabanı, Kuşkanadı motifleri bu düşünceyi ortaya koymaktadır. Su, İrek, Taşkın, Derya motifleri zenginliğin bir işareti olarak kabul edilmiş olup hala günümüzde kullanılan motifler arasındadır.


    Kazak Türklerinin anlayışına göre tabiat dünyasına ve hayvan âlemine çok değer verilmiştir. Dört yapraktan oluşan gül motifi dünyanın dört ucu genişlik armonisi olarak ifade edilmiştir.Kazak halkı dokuma türleri içerisinde en çok halı- kilim türü gelişmiş ve yayılmıştır. Birincisi halı ikincisi kilimdir. Güney Kazakistan dokumacıları genellikle halı dokumaya önem vermişlerdir.Halı dokuma işi birkaç etaptan oluşmaktadır. Bu halıların atkıları çözgüleri ayrı ayrı iplerden ve birbirine atılan düğümlerden oluşmaktadır. İplerin uçları kesilmek suretiyle dokunan halı düğümleri göstermez. Halılarda hav uzunluğu 3mm den 18mm kadar görülebilir. Böylece kilimin kalınlığıyla birlikte yumuşaklığı da sağlanmış olacaktır. Bu gibi desenler kullanılarak dokunan eşyalar Kazak Türkleri arasında oldukça yaygındır, halı dokuma işi büyük uğraş ve vakit gerektiren bir iştir.


    Kilim dokuma işi ise bir örgü ipiyle tek kat ve çift taraflı sık dokunur. Kilim dokumanın birden çok yöntemi vardır. Bunların içinde en çok kullanılanı (yaygın olanı) Arap kilimleridir. Ondaki temel motifler ‘ Arabî ’ olarak adlandırılmıştır. İnce ve düz motifleri değiştirmek suretiyle usta dokumacılar kilimin güzel şeklini ortaya çıkarmışlardır. Kilimlerin motiflerinde koçboynuzu, kuşburnu, deve gözü, tumar ( muska ), tarak motiflerine sıkça rastlanmaktadır.Halı sanatının sanatsal özelliklerinden biri de desenlerde kullanılan motiflerdir. En çok kullandıkları motifler ise koçboynuzu, şatır gül, irek vb. örnek olarak verebiliriz. Kazak halılarında bunlarla beraber geometrik, bitkisel ve gökyüzü formalarına benzer motiflerde görülmektedir.
    Halının bir başka sanatsal özelliği de, halı kompozisyonudur. Suyolu, bordür ve zemin olarak üç bölüme ayırabiliriz. Bordür malzemesi ile halının suyu süslense zemin içinde ki motifler eşit olarak bölünür ve 4 veya 8 e bölünerek yerleştirilir.Halının bir başka özelliği ise renklerin uyumundadır. Bazı halılarda sıcak renkler bazılarında ise soğuk renkler ön plana çıkmaktadır.

    Halı dokunmasında kullanılan temel materyal pamuk taşlıkları, koyun, keçi veya deve yünüdür. Son zamanlarda suni materyallerde kullanılmaktadır. Halı dokuma sanatı yün hazırlama, eğirme, boyama aşamalarından oluşmaktadır. Halı tezgâhı kurulur ve desenler hazırlanır. Tezgâha çözgüler kurulur ve ipler hazırlanır. Halı dokuma genellikle hanımların işi olarak kabul edilmektedir. Bu sanatın öğrenilmesi oldukça meşakkatli bir iştir. Eğer kızlar gençken alıştırılırsa 16–17 yaşında gerçek birer usta olarak yetişirler. Kızlar 7–9 yaşlarında ip eğirmeyi öğrenirler 13–14 yaşında usta dokumacıların yanlarına verilerek yetiştirilir 20–25 yaşlarına geldiklerinde iyi halı dokuyucusu olurlar ve 30–35 yaşlarında her türlü halıyı dokuyabilecek usta dokumacı olurlarmış. Diğer sanatlar gibi halı dokumacılığı da doğrudan toplum ihtiyaçlarından dolayı ortaya çıkmış bir sanattır. Halı-Kilim sanatını genç nesillere tecrübelerimizle bilinçlendirmek bizlerin temel görevimizdir. Sebebine gelince sanatı tanıma, etnografya, halk filolojisi ve halk psikolojisiyle sıkı ilişki içinde bulunan halı dokuma sanatı çocuklara güzel işleri öğretmekle birlikte sanat bilimini veren, memleketine sevgisini artıran, ileri görüşlü olmalarına yardımcı olan, topluca ifade edecek olursak manevi olarak gelişmesini sağlayan özel bir alandır.

    KAYNAKLAR
    KA Ќасиманов С.К. - Прикладное искусство казахского народа. Алматы. Онер, 1976
    Тєжім±ратов А. – Шебердіњ ќолы ортаќ. Алматы, Ќазаќстан. 1977
    Ералин К., Байменов Ж. –Сєндік ќолданбалы µнер. Оќу ќ±ралы. Ќ.А.Ясауи атындаѓы ХЌТУбаспасы. Тuркістан, 2005

    Yrd. Doç. Dr. Ömer ZAİMOĞLU
     

Bu Sayfayı Paylaş