Kayısı Nedir? - Kayısı Yetiştiriciliği

'Doğa ve Bitkiler' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 7 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kayısı Nedir? - Kayısı Yetiştiriciliği konusu Kayısı Nedir - Kayısı Yetiştiriciliği

    GAP Bölgesi'nde sulamanın başlaması ile tarla bitkilerinden sonra meyveciliğe bir yönelme olacaktır. Ekonomik meyve yetiştiriciliği için uygun toprak ve ekolojik koşullar bu yöremizde mevcuttur. Ülkemizin bu çok büyük meyvecilik potansiyeline sahip bölgesinde uygun çeşitler kullanılarak hem sofralık hem de sanayiye yönelik yetiştiricilik yapmak mümkündür.
    Kayısı; kurutulmuş, konserve ve taze olarak yıl boyunca tüketilebilen bir meyve türüdür. Dünya sofralık kaysı dış satımında İspanya ilk sırayı almakta ve bu ülkeyi İtalya, Yunanistan ve Fransa izlemektedir. Kuru kaysı dışsatımında ise Türkiye ilk sıralarda yer almakta ve bu pazarın %80 ini elinde tutmaktadır. Ülkemizde, yoğun kaysı yetiştiriciliği daha çok kuru yetiştiricilik olarak Malatya bölgesinde yapılmak ta olup, GAP Bölgesi'nin taze sofralık kaysı üretiminde önemli bir yeri ve payı olacaktır.



    2. ÖNEMLİ ÇEŞİTLER
    GAP Bölge Kalkınma İdaresi başkanlığı tarafından yaptırılan araştırma neticesinde Bölgeye uygun kayısı çeşitleri Canino, J Foulon, Precoce de Colomer ve Screare olarak saptanmıştır.
    Ayrıca KHGM Şanlıurfa araştırma Enstitüsü tarafından da Şekerpare, Hasanbey, Alyanak, Karacabey, Tokaloğlu (Yalova), Stark Early Orange, Paviot, Şam, İmrahor, Rewkosy, Ungari-Best, Wilsondelicious, Aprikoz çeşitleri Bölgemiz için önerilebilen çeşitler arasında yer almaktadır.

    3. İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ

    3.1 İklim İsteği
    Kışları nispeten soğuk, yazları sıcak olan iklim bölgelerinde yetişen kaysı meyvelerinin yüksek kalitede olgunlaşabilmesi için yaz aylarında atmosferin kuru olması gerekmektedir. Havası nemli ve ilkbahar sisli geçen yerlerde çil hastalığına (Sclerotinia) tutulur ve meyve kalitesi düşer. Bu nedenle bahçelerin iyi havalanır bir şekilde kurulması gerekir. Bunun gibi ilkbaharın geç donları da bademden sonra çiçek açan bu meyve türünün herhangi bir yerde yetiştirilmesini sınırlamaktadır.

    Kayısı üretimini olumsuz etkileyen iklim faktörleri; aşırı kış soğukları, ilkbahar geç donları, yaz aylarının serin ve yağışlı geçmesidir. Bu açıdan, GAP Bölgesi oldukça uygun iklim koşullara sahiptir.
    Kayısı yağış isteği bakımından badem kadar, hatta bazı hallerde ondan da daha çok kurağa dayanır.

    3.2 Toprak İsteği
    Kayısı derin, geçirgen, iyi havalanan, sıcak ve besin maddelerince zengin olan ince dokulu, tınlı veya tınlı kireçli topraklarda en iyi yetişir. Kayısılar, çok nemli ağır topraklardan hoşlanmaz. Bu gibi topraklarda ancak erik anacı üzerine aşılanırsa büyümesine devam edebilir.

    4. YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

    4.1 Çoğaltılması ve Kullanılan Anaçlar
    Kayısı çeşitleri aşı ile çoğaltılır. Kaysının çoğaltılmasında kullanılan en uygun aşı, durgun göz aşısıdır. Aşı normal olarak toprak yüzeyinden 10-15 cm yükseklikten yapılırsa da kışları soğuk geçen yerlerde yüksekten aşılamak, yeni gövdeyi zerdaliden teşkil etmek daha güvenli olur.

    Çöğürler tohum tavalarından şaşırtma parsellerine dikilir veya şeftalide olduğu gibi tohumlar sıralar üzerine ekilerek yerinde aşılanır. İkinci uygulama ile bir yıl kazanılmış olur.

    Kayısıya anaç olarak zerdali, mirobolan eriği, badem ve şeftali kullanılır. Ancak, anaç seçiminde toprak şartları, topraktaki zararlılar, ağacın gelecekte alması beklenilen büyüklük ve meyvelerin kullanılma şekilleri ve kalitesi büyük rol oynar.

    Kültür çeşitleri ile uyuşması, üzerindeki kalemin gelişmesi ve hatta kurak şartlara dayanması bakımından kaysı için en iyi anaç zerdalidir. Bu anaç nemotoda dayanıklı olduğu gibi derin ve geçirgen topraklarda tercih görür. Kireçli ve hatta kısmen tuzlu topraklarda da yetişir.
    Badem kaysıya anaç olarak kireçli ve taşlı topraklarda kullanılır ancak, bademle kaysıların her zaman uyuşmadıkları unutulmamalıdır.
    Kayısıya anaç olarak, özellikle alüviyal topraklarda, şeftali de kullanılsa da bu anaçla da çoğu zaman kayısıyla iyi uyuşmamaktadır. Nemli ve ağır topraklarda kaysıya anaç olarak eriğin kullanılması bir zorunluluktur.

    4.2. Bahçe Tesisi
    Tesis sırasında zerdali anacı üzerindeki ağaçlar arasında 10 X 10 bırakılmalı, erik anacı üzerinde bu 8 X 8 olabilir. Sulanmayan yerlerde bu mesafe ve aralıklar, 1,5 veya 2 katına çıkarılır
    Fidanlar, bahçeye kışı ılık geçen yerlerde sonbaharda, yaprak dökümünden ilkbaharda gözlerin sürmesine kadar geçen periyot dikilir. Bununla birlikte, bu şartlarda, en iyisi, dikimin kış başında yani fidanlar kış dinlenmesine girdikleri zaman yapılmasıdır.

    4.3 Yıllık Bakım İşleri

    4.3.1.Toprak işleme
    Kayısı bahçelerinde dikimden sonra ilk birkaç yıl açık toprak işlemesi yapılır. Bundan sonra, bahçelerde geçici bir örtü bitkisinin ekilmesi faydalı olur.

    Bahçelerde daimi çayır toprakta suyun bol bulunduğu yerlerde ekilebilir. Kıraç alanlarda türlü materyalle yapılan malçlamanın gerek meyve miktarı gerekse meyve iriliği üzerine olumlu etki yaptığı bulunmuştur.

    Sonbaharda yaprak dökümünden sonra bahçe yüzeysel olarak kültüvatör veya küçük bahçe pulluğu ile sürülür. İlkbaharda çağlalar fındık büyüklüğüne geldiğinde ve yabani otların çoğunluğunun çıktığı, yağışların bol olduğu dönemde, sıra araları yine aynı şekilde sürülür. Ağaç dipleri belle işlenir.

    4.3.2 Sulama
    Meyvelerin irileştiği ve olgunlaştığı yaz devresinde sulanması gerekmektedir. Sulama imkanlarının bulunduğu yerlerde toprağın geçirgenliği, sıcaklık ve buharlaşma şiddeti dikkate alınarak sulama aralıkları tayin edilmelidir.
    Sulama sırasında suyun 1,50-1,80 m. yani köklerin en çok bulunduğu toprak bölgesine ulaşması istenir. Sık sık yüzlek yapılan sulamalar fayda yerine zarar verir.

    4.3.3 Gübreleme
    Bahçelerde geçici örtü bitkisi yetiştirilmesiyle ağaçların organik madde ihtiyaçları büyük ölçüde karşılanmış olur.

    Kayısı bahçeleri için her üç yılda bir, bir dönüm başına 3 ton çiftlik gübresi verilmesi uygun olup, suni gübrelerden her yıl ağaç başına her ağacın yaşı için 100 gr hesabı ile (örneğin: 10 yaşındaki ağaca 1 kg) verilmesi faydalıdır.

    Fosforlu gübreler sonbaharda ağacın gövdesinden itibaren 1-1,5 m. dışına açılacak bir ark içerisine bant şeklinde verilmesi, azotlu gübrelerinde ilkbaharda mart başında 1/2 sini, mayıs başında 1/2 sini olmak üzere serpme şeklinde verilmesi gerekir.

    4.3.4 Budama
    Kayısı ağaçları sebest goble, değişik doruk dallı ve yatay palmet şeklinde taçlandırılırlar. Ağaçlarda taç şekli amacıyla yapılan budamalar esnasında ana ve yan dallar üzerinde uzanmış olan obur dallar ile aynı yönde birbirine çok yakın uzamış olan sürgünlerin kesilmesiyle büyüme teşvik edilmiş ve iyi bir bahçe kurulmuş olur.

    Verimli ağaçların budanmasında esas ürünün iki ve daha yaşlı dallar üzerinde meydana geldikleri dikkate alınarak dalcıkların korunmasına çaba gösterilmeli Bu nedenle kaysılarda dalcık seyreltmesi yapılmaz. Ancak yapılan budamalarla da tacın iç kısmının iyi ışık görmesini ve bu dalların kurumamalarına yardım edilir.

    Ağaçlar yaşlandıkça yeni sürgünlerin uzunlukları da azalmaya başlar. 40-75 cm'lik bir gelişme göstermesi gereken sürgünler artık bu kadar büyümüyorsa budamayı daha şiddetli yapmak gerekir. Kayısılarda budama yaraları mutlaka macunla kapatılmalıdır.

    4.3.5 Seyreltme
    Kayısılarda seyreltme daha çok sofralık olanlarda yapılır. Kurutmalık olanlarda yapılmaz .

    Seyreltme meyve iriliğini artırır, meyvelerin dallarda ve ağaçlar üzerinde iyi bir şekilde dağılmalarını sağlar ve meyvenin kalitesini yükseltir.

    Kayısıların en iyi seyreltme zamanı çekirdeğin sertleşmeye başladığı zamandır. Seyreltme sırasında küçük meyveler koparılmalı, büyük olanlar bırakılmalı ve 4-8 cm mesafe ile seyreltilmelidir.

    4.3.6 Herekleme

    Ağaçlar büyüyüp yaşlandıkça dallar, yaprak ve meyvelerin ağırlığı ile aşağı doğru sarkar. Ürünün fazla olduğu özellikle olgunluğa doğru dalların kırılma tehlikesi artar bunu önlemek için dallara herek vererek kırılmaları önlenir.

    4.3.7 Hastalık ve Zararlılarla Savaş

    1. Dal yanıklığı kızılleke
    Sonbaharda yapraklar dökülünce
    1. Bordo bulamacı % 2'lik veya
    2. Bakırlı ilaç (%50 metalik)

    2. Kabuklu Bit
    İlkbaharda tomurcuklar kabarmadan önce
    1. Susracide 40 EC
    2. Suprathion 40 EC

    3. Dal yanıklığı kızılleke
    İlkbaharda tomurcuklar kabardığında
    1. Bordo bulamacı % 1'lik veya
    2. Bakırlı ilaç (% 50 metalik)

    4. Kahverengi tomurcuk tırtılı
    İlkbaharda tomurcuklar kabardığında
    1. Decis 2*5 EC
    2. Lebaycid %50 EM
    3. Thiodon 35 EC
    4. Zolone 35 EC
    5. Gusathion %20 EM
    6. DDVP %50 EM
    7. Gusathion 525 WP

    5. Monilya
    Çiçekler % 1-2 açınca (Çiçeklenme 10-12 gün devam ederse ikinci ilaçlama yapılır.)
    1. Benomyil (Benlate)
    2. Thiophanate methyl
    3. Carbenzadin
    4. Vinlozolin

    6. Kızılleke
    Meyveler zeytin çekirdeği iriliğine gelince
    1. Dodine 65 W
    2. Zineb % 65 WP
    3. Thiram % 80 WP

    4.3.8 Hasat
    Kayısı ağaçları ekolojik şartlara ve kullanılan anaca göre 3-5 yaşında meyve vermeye başlar. Genellikle onuncu yıldan itibaren tam ürün alınır. Elli yaşından sonra meyve verimi düşmeye başlar.
    Ağaç başına verim, bakım şartlarına ve ekolojik şartlara göre değişir. Canino çeşidinden ağaç başına 74.86 kg verim alınmıştır.

    Sofralık ve uzak mesafeye nakledilecek olan kaysılar henüz sertken ve zemin rengi kısmen sarardığı zaman toplanır. Konservelik kaysılarda meyveler yumuşamaya başlayınca ve olgunluk rengini alıncaya kadar bırakılır. Kurutmalık kaysılarda meyveler ağaç üzerinde tamamen olgunlaşıncaya kadar bırakılır.

    Bir ağaçtan hasat normal olarak 3 defa yapılır. Daha fazlada tekrar edilebilir.

    Seçilen boylar (ekstra, 1. sınıf, II sınıf) ayrılan kaysılar bir kiloluk sepetlere veya 4-6 kiloluk tablalara konur. Ekstra meyveler tek sıra olarak düz veya çapraz istif edilir. Kaysı ambalajında da 30 x 40 x ve 30 x 50 cm boyundaki tablalar en elverişlidir.
    Kayısılar uzun süre saklamaya gelmez, pazarda yığınağı önlemek ve uzak mesafelere sevk olgunluğunda toplanmış kaysıları sıfır derecede 7-10 gün saklamak mümkün olmaktadır.
     
  2. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Yaz ortasında soframızda taze meyve olarak sevilip yendiği gibi kurusu, hoşafı, kompostosu, reçeli, marmeladı, şurubu, meyve suyu, şekerlemesi, pestili ve tatlısı da makbul sayılan kayısı meyvesini veren Kayısı ağacı, Gülgiller'dendir. Kimi kaynaklarda anayurdunun Çin, kimilerinde de Doğu Anadolu'da bir dönem Ermenilerin yaşadığı bölge olduğu belirtilen kayısı ağacı, Akdeniz havzası ülkelerinden, Kaliforniya'ya ve hatta Avustralya'ya kadar uzanan geniş coğrafyada yetiştirilmektedir.

    4-6 m. boylanan ağacının dalları, yayılarak ya da dikine uzar. Yeşil yaprakları yürek biçimini andırır. İlkbaharda pembemsi beyaz renkli irice çiçekleri, yapraklarından önce açar. Temmuz ayında olgunlaşmaya başlayan meyveleri, sarı-turuncu renkli, etinden kolay ayrılan acı ya da tatlı tek taş çekirdekli, eti az tatlı ve hoş kokulu olur. Ülkemizde yetiştirilen çeşitleri içinde önde geleni tazesi ve kurusuyla büyük ticari önem taşıyan Malatya (ya da Darende) kayısısıdır. Zerdali ise, boyca daha ufak ve ekşimsi tatlı meyveler veren türüne denir.

    BESİN DEĞERLERİ

    100 gr. taze kayısının içerdiği besin değerleri şunlardır: 51 kalori; 1 gr. protein; 2,8 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,2 gr. yağ; 0,6 gr. lif; 23 mgr. fosfor; 17 mgr. kalsiyum; 281 mgr. potasyum: 12 mgr. magnezyum; 270 IU A vitamini: 0,03 mgr. B1 vitamini; 0,04 mgr. B2 vitamini; 0,6 mgr. B3 vitamini; 0,07 mgr. B6 vitamini; 10 mgr. C vitamini; 0,5 mgr. E vitamini ile bir miktar folik asit...

    SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

    Yukarıda sayılan önemli besin değerlerinin yanı sıra;

    o Betakaroten denilen A vitamini kaynağı maddeler yönünden çok zengin olan kayısı, kalp hastalıklarına yakalanma, kalp krizi geçirme, katarakt ve bazı kanser türlerine yakalanma rizikosunu aza indirger. Kayısı özellikle akciğer kanserini yakalanma rizikosunu azaltır, bu özelliğiyle sigara içenlere kayısı yemeleri öğütlenir.

    o Kuru kayısı, potasyum yönünden çok zengin bir besindir: 100 gramında potasyumu 1.080 mgr'a çıkar. Bu içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürür, tansiyonu düzene sokar.

    o Kayısının kurusu, yüksek oranda, çözülebilen lifi de içerir: 100 gr. kuru kayısı 8 gr. gibi yüksek lif oranıyla kan şekerini düzene sokarken aynı zamanda bağırsaklarda pekliğe iyi gelir. Ayrıca kolesterol düzeyini de düşürür.

    o Kayısı kurusu yüksek oranda demir içerir: 100 gr'ında 4 mgr. gibi yüksek oranda demir vardır. Bu nedenle kansızlığa iyi gelir.

    İşte bütün bu nedenlerle taze ya da özellikle kuru kayısının bolca yenilmesi uzmanlarca öğütlenmektedir.

    AĞACININ ÜRETİLMESİ

    Kayısı ağaçları, kendi anacından gayrı anaçlar aşılanmaya uygun değildir. Bu yüzden kayısı çekirdekleri, sonbaharda iyi yanmış çiftlik gübresiyle zenginleştirilmiş topraklara ekilerek ertesi ilkbaharda çöğürleri elde edilir. Bu çöğürlere, istenen çeşitteki kayısının aşısı yapılır. Aşının tutup tutmadığı zaman zaman kontrol edilir. Böylece elde edilen fidanlar dikime hazır olur. Bizim için en doğrusu, güvenilir profesyonel üreticilerinin hazırladığı fidanları alıp bahçemize dikmektir.

    AĞACININ YETİŞTİRİLMESİ

    İklim isteği: Kayısı ağacı, yarı sıcak ve kurak iklimlerde, tepelerin güneye bakan yerlerini sever. Kışın kayısı ağaçlarının gövde ve dalları -35 dereceye kadar düşen sıcaklıklara dayanır. Oysa, kayısı çiçekleri, ancak -l dereceye dayanabilmektedir. Bu nedenle çiçek açtığında don olursa bu, kayısı ürününe büyük zararlar verir.

    Toprak isteği: Kayısı ağacı derin, su tutmayan, az meyilli ve hafif kireçli toprakları yeğler. Buralarda ağaçlar iyi gelişir. Hastalıksız, parlak yüzeyli, tatlı, lezzetli ve hoş kokulu ürünler verir. Fidanların dikimi, bölgelere göre değişik tarihlerde yapılır ve ağaçlar arasında 5-6 m. aralık bırakılır.

    Sulama: Kayısı ağaçları genel olarak sulanmaktan hoşlanmaz. Ancak, meyvelerinin geliştiği yaz mevsiminde sulanmaları gerekir. Kışları soğuk geçen yörelerde mayıs ile eylül ayları arasında yirmi günde bir; yazı sıcak ve kurak geçiren yerlerde 15-20 günde bir (yani yaz mevsimi boyunca 5-6 kez) sulanmaları gerekir. Ama, kayısı ürünü hasadından 10 gün önce, ağaçlar son kez sulanmış olmalıdır.

    Gübreleme: Kayısı ağaçları, bulundukları toprağın niteliğine göre değişen gübrelere gereksinir. Bunun için yapılan toprak analizi sonuçlarına göre, ağaçlara ilkbaharda iyi yanmış çiftlik (ahır) gübresi ya da bolca azot ile fosfor ve potasyum içeren kompoze fenni gübreler verilir.

    Budama: Kayısı ağaçlarına, toprağa dikildikleri yıllarda, tacına biçim vermek için şekil budaması yapılır. Ağaçlar ürün vermeye başladıktan sonra bu tür budama bırakılır. Yalnızca hastalık ve don nedeniyle kurumuş dalları kesilir.

    Toprak işleme: Kayısı ağaçlarının altındaki yabani otların yok edilmesi, gübrenin toprağa iyi karışması, ağaç köklerinin solunumunun sağlanması, toprağın havalanması ve diğer bazı amaçlarla, kayısı ağaçlarının altı 15-20 cm. derinlikte olmak üzere belle kazılır.

    Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Kayısı ağaçlarına dadanan zararlı ve hastalıklarla, uzmanlara danışılarak ve uygun tarım koruma ilaçları kullanılarak zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir.
     

Bu Sayfayı Paylaş