Katranlı Köyü Hakkında Bilgi Ermenek Karaman

'Karaman Tanıtımı' forumunda SeLeN tarafından 25 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Katranlı Köyü Hakkında Bilgi Ermenek Karaman konusu Ermenek Katranlı Köyü - Katranlı Köyü Hakkında - Katranlı Köyü Resimleri - Katranlı Köyü Tanıtım - Dindebol Köyü



    Katranlı, Ermenek, Karaman ilçesine bağlı bir köydür.

    Köyün eski adı “Dindebol”dur. Köyün çevresi katran (Sedir) ağaçlarıyla çevrili olduğundan köye “Katranlı” ismi verilmiştir.

    Günümüzde Karaman’ın Ermenek ilçesine bağlı bir köy olan Dindebol’un bilinen tarihi 3 bin yıl öncesine gitmektedir. Büyük Roma, Doğu Roma ve Bizans gibi devletlerin yönetiminde bulunduğu dönemlerde büyük bir şehir olan Dindebol’un o zamanki ismi Domitiopolis’tir. Polis ifadesinden de anlaşılacağı üzre, o dönemde büyük bir şehir olan Domitiopolis istilalardan emin bir bölge olan şimdiki Taşeli (Ermenek Çayı) kanyonunda kurulmuştur. Kendisine çok yakın bir bölgede şimdiki Yukarı Çağlar bölgesinde bir büyük şehrin varlığı ve yine batı tarafında Lafzau (günümüzde İlavsa ve Lavsa) şehrinin varlığı tarihçiler tarafından bahsedilmektedir.

    Domitiopolis 12. y.y.’da Selçuklular tarafından feth olunduktan beş yıl sonra şehir sel altında kalmıştır. Tarih kitapları bu sel felaketinin tarihini 1234 olarak kaydetmektedirler. Günümüzde o şehirden birçok kalıntıyı barındıran Dindebol’da, o dönemden Gedemos ve Dasos gibi semt isimleri yaşamaktadır. Ayrıca tarihi süreçte büyük kayaların iletişimde görmüş olduğu işlev bilinmektedir. Bu kayalara Asar denilmekteydi. Dindebol’un ortasında Asar kayası halen varlığını ve o dönemdeki işlevine uygun yerini korumaktadır.

    Bu şehir, çevresinin kapalı havza olmasına rağmen tarihi süreçte savaşlardan pek de kurtulmuş değildir. Haçlı ordusunun büyük bir kısmının bu bölgede konaklamış olması ve Miryakefalon Savaşının bu bölgede geçmiş olması bölgede büyük tahribata yol açmıştır. Şimdi kazılarda karşımıza çıkan kömür ve kül kalıntıları, mücevher ve paraların çok az oluşu işte bu savaş ve çalkantılı dönemlerde yaşanan yağma olaylarının sonucudur. O dönemlerde aç gözlü Haçlı askerleri ve ordusu Kostantinapolis (İstanbul)’i bile yağmalamaktan geri kalmamışlardır.

    1234 yılındaki sel felaketiyle tamamen yok olan Domitioppolis şehrinin yerine iki yüzyıla sonra Türkmenler yerleştirilmiştir. Hatta Domitiopolis adı biraz değiştirilerek Dindebol’a çevrilmiştir. Nitekim günümüzde Irnabol, İznebol, İzvit ve Lavsa gibi isimler hep o dönemden kalmaktadır. Ancak bölgede yaşayan halkın dili ve geleneklerine bakarak saf Türkmen oldukları kolayca söylenebilir. Zira Anadolu’nun birçok yöresindeki dil ve ağız değişiklikleri bu bölgede en asgari düzeydedir. Orta Türkçe ve Eski Anadolu Türkçesinin özellikleri, Eski Türkçenin söz varlığının bölgede hala yaşıyor olması bu iddiamızı kanıtlayan unsurlardır.

    Günümüzde köyün merkezi kısmında ve İlibunar (ılıkpınar) bölgesinde sel altında kalan eski şehrinde kalıntılarına çokça rastlanılmaktadır. Ancak günümüzde bunların tarihi bir değeri kalmamıştır. Birçoğu yıpranmıştır. Ancak kaya mezarlarının çokluğu ve yapılacak kazılardan ortaya çıkacak sonuçlar bu ifademiz değiştirebilir. Son yüzyılda Batılı antropologların ve tarihçilerin ilgisini çeken bu bölgeye yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Kilikya’dan başlayıp bu bölgeye kadar İtalyanların, Yunanlıların ve Amerikalıların ilgisi dikkati çekmektedir. Bölge ile ilgili geniş çapta yapılmış araştırmalar sonucunda yazılan makaleler internette bile karşımıza çıkmaktadır.

    Osmanlı devri hakkında pek bilgimizin olmadığı ( daha doğrusu araştırılmadığı) Dindebol, İstiklal Savaşı yıllarında çetelerin sığındığı bir köy olmuş. Ancak bunda köylülerin bir suçu veya suça iştiraki görülmemektedir. Bölgenin en kuytu mevkisi olması itibariyle Konya’dan gelen çete mensupları köyde konuşlanarak Ermenek’e baskın hazırlığına girişmişlerdir. Güneyyurt ile Ermenek arasındaki bir bölgede çeteleri karşılayan Ermenekliler başarı sağlayarak onları püskürtmüş veya yakalamışlardır. Araştırmalar çete ile Dindebolluların ilişkilerinin olmadığı yönündedir.

    Son yıllarda adı Katranlı’ya çevrilen Dindebol, bölgenin en büyük ve köklü köylerinden biridir. 1990 yıllarda ulusal basına da yansıyan “örnek köy” olma payesine layık görülmüştür.

    Köy Muhtarlık Bilgileri


    [​IMG]

    [​IMG]


    Katranlı Köyüne Ait Resim ve bilgileri Bu başlık altında paylaşabilirsiniz
     
  2. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Katranlı - Dindebol Şiirleri
    D İ N D E B O L​

    Dağın yamacında bir irem bahçesi,
    İçinde tükenmez, gülü, lalesi, menekşesi,
    Ne yaşlanır insan, ne de kaçar neşesi,
    Deregözü, sazağı, sekisiyle Dindebol'da...​

    Evleri kerpiçtendir, kimisi de taştan,
    Bir görsen güzelliklerini, aklın gider baştan,
    Orda sevgiler yücedir, en yüce aşktan,
    Leylalar, mecnunlar olmasa da Dindebol'da...​

    (O.A.)​


    --------------------------------​

    BİZİM İLLERE​

    Şahı sensin dilberlerin emesi,
    Görünmez gözüme dünya varısı,
    Şimdi Dindebol'un karaçalısı,
    Gül oldu, gidelim bizim illere.​

    Kalktı deli gönül, sürdü yürüdü,
    Gözyaşlarım yeryüzünü bürüdü,
    Kitaba baktım da yollar göründü,
    Gel oldu, gidelim bizim illere.​

    Ali UYSAL derki; gelir yazları,
    Kuzum, kime eden sen bu nazları,
    Ananın atanın kötü sözleri,
    Bal oldu, gidelim bizim illere.​

    Ali UYSAL ​


    --------------------------------​

    GÖÇMEN KIZI​

    Sen bir eylül sonu göçüp giderken
    Yapraklara sararmış hüzünler damlar
    Sarı çiçek, kekik dalı son kez anar adını
    Son kez açar güz çiçekleri
    Sen bir eylül sonu umutları gömüp giderken​

    Sen bir eylül sonu göçüp gidince
    Sabah yeli seni getirmez olur
    Taşköprü'nün dallarında dolanmaz türkülerin
    Ağır aksak adımlarda tıkanır günler
    Sen bir eylül sonu umutları gömüp gidince​

    Ali SÖZER ​

    --------------------------------​


    BABANNEMİN ELLERİ​

    Sırtını asırlara vermiş bir evden
    Çocukluğum kaldı bana hatıra.
    Bir de kovuklara sığınan kuşlar..
    Kuşlar ki gözlerinde parıldar
    Çocukların yeşil yeşil düşleri..​

    Sırtını asırlara vermiş bir evin
    Avlusunda gıcır gıcır kapılar
    Oyunlarla şenlenirdi coşardı
    Bir köşede kara kütük
    konuşmazdı, susardı.​

    Sırtını asırlara vermiş bir evde
    Odalar genişti yürekler kadar..
    Tabaklarda alma ceviz kol kola
    Ve güz kokulu birkaç muşmula.
    Hep bizimdi o yürekten sofralar...​

    Şimdi, tavan arasında mı saklı,
    Karanlık ambarlarda mı yoksa,
    Babannemin şefkat kokan elleri?​

    Elleri de babannemin elleri..​

    Ali SÖZER ​

    --------------------------------​
     

Bu Sayfayı Paylaş