Kaside Nedir ? Kaside Çeşitleri ve Kaside Örnekleri

'Diğer Mesleki Bilgiler' forumunda UquR tarafından 17 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kaside Nedir ? Kaside Çeşitleri ve Kaside Örnekleri konusu Kaside Nedir ? Kaside Çeşitleri ve Kaside Örnekleri

    Kaside Nedir ?



    Kasideler, genellikle birini övmek veya yermek amacıyla yazılan şiirler, daha çok din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan divan edebiyatı şiirlerdir. Kaside şairlerine kaside-gü (kaside söyleyen), kaside-sera ya da kaside-perdaz (kaside yazan) denir. Çok katı bir kalıpla yazılan kasideler, 6 bölümden oluşur

    Türk edebiyatında 13. yüzyılda kullanılmaya başlanır. Nazım birimi beyittir. Beyit sayısı 33-99 arasında değişir. Kasidenin ilk beyitine matla denir. Şair kasidesi içinde matlayı tekrar ederse tecdid-i matla denir. Matlayı birden çok tekrar ederse bu zat-ül metali veya zül metalidir. Kasidenin son beyitine makta , şairin mahlasının bulunduğu beyite taç beyit denir. Kasidenin en güzel beyiti beyt-ül kasid olarak isimlendirilir.

    "Kasideler birini övmek veya yermek için yazılan şiirlerdir."şeklindeki tanım,bunun nazım şekli değil de nazım türü olduğunu ortaya çıkartır.Oysa kaside adı şiirin nazım şekliyle alakalı bir durumdur.Bu açıdan bakıldığında kasideleri belirli bölümlerden oluşan ve gazellerden daha uzun yazılan belli bir kafiye örgüsü olan(aa ba ca da....)nazım şeklidir diye tanımlamak daha doğru olacaktır. Kasideyi övgü ve yergi şiiri olarak tanımlarsak övgü ve yerginin yapıldığı farklı nazım şekilleriyle yazılmış bütün şiirleri bu gruba dahil etmemiz gerekir.Mesela şair gazelinde bir kişiyi övdü ise onun da kaside olduğunu iddia etmemiz gerekir ki bu da bizi açmaza sürükler.Aynı şekilde bütün hicviyeleri kaside olarak adlandırmamız gerekir.Mesela Ziya paşanın meşhur terkib-bendlerini(erbâb-ı kemâli çekemez nâkıs olanlar,rencîde olur dîde-i huffâş ziyâdan...) kaside olarak kabul etmemiz gerekir. Kasidelerde illaki övgü veya yergi olacak şartı yoktur.Meselâ şair bahariyye içinde tamamen baharın güzelliklerinden bahsetmişse bunun içinde övgü ve yergi aramak abes olacaktır.Özellikle İstanbul'dan uzak kalan şairlerin divanlarındaki kasidelerde bir devlet büyüğünü övmekten ziyade bu tür övgü dışı konuların anlatıldığı eğer incelenirse görülecektir. Aynı hatalar gazel için de yapılmaktadır.Gazel kadın aşk şarap konulu şiirler demek değildir.Gazel bir nazım şeklidir.En az 3 beyittir.Beyit sayısı kasideler kadar fazla değildir.3 beyitten az olan gazellere nâ-tamam gazel denir.Yani tamamlanmamış."


    Kasidenin Bölümleri

    1. Nesip (Teşbib)

    Kasidenin ilk bölümüdür, şiir yönünden en ağır bölümdür. Genelde 31/99 beyit olur. Şair bu bölümde betimleme yapar ; kadın, kış, at, bahar vs. Baharın tasviri yapılıyorsa: Bahariye, kışın tasviri yapılıyorsa: Şitaiye, temmuzun tasviri yapılıyorsa: Temmuziye, ramazanın tasviri yapılıyorsa: Ramazaniye, atın tasviri yapılıyorsa: Rahşiye, hamamın tasviri yapılıyorsa: Hamamiye.

    2. Girizgah

    Nesip bölümünden methiye bölümüne geçerken söylenen ve basamak görevinde olan beyitlerdir. Şair bu bölümde övgüye başlayacağını haber verir. 1-2 beyitten oluşur.

    3. Methiye

    Kasidenin sunulduğu kişinin övüldüğü bölümdür. Şiir yönü çok zayıf, dil yönü diğer bölümlere göre çok ağırdır.

    4. Tegazzül

    Gazel söyleme anlamına gelir, bütün kasidelerde olması zorunlu değildir. Methiyeden sonra şair bir fırsatını düşürüp aynı ölçü ve uyakta bir gazel söyler, buna tegazzül denir.

    5. Fahriye

    Şairin kendini övdüğü bölümdür. Fahriyeyi en seven şair Nefi'dir.

    6. Tac

    Şairin kendisi hakkındaki yeni düşüncelerini söylediği bölümdür. 2-3 beyit bulunur. 'Nefi' çok kullanır.(Tac bir bölüm değil sadece şairin isminin geçtiği beyittir)

    7. Dua

    Kasidenin son bölümüdür. Birkaç beyit olur. Şair burada övdüğü kişinin başarılı, uzun ömürlü, talihinin iyi olması yönünde dua eder.

    Kaside ve tarihsel önemleri

    Kasideler, sosyal ve kültür tarihi araştırmacısı için önemli bir belge ve bilgi kaynağı olarak değerlendirilebilirler. Resmî tarihi vesikalar kadar, edebî metinlerin de tarih araştırmacısı için önemli bir belge olduğunu ispatlayacak mühim kaynaklar arasındadır.

    Kasideler, ideal devlet adamı profili çizme, sosyal ve ekonomik konularda devrin özelliklerini yansıtma, sosyal hayatın değişik sahnelerini anlatma, tarihî şahsiyetlerin biyografik bilgilerine katkıda bulunma, siyasal ve kültürel tarihin pek çok değişik safhası için yazılmış edebi eserlerdir.


    Kasideler konularına göre de değişik adlar alırlar. Kasideler konularına göre isimlendirilir.

    Tevhid: Allah'ın birliğini anlatan kısa gazel.
    Münacaat: Allah'a yalvarmak yakarmak için yazılır.
    Na'at : Peygamberi övmek için yazılır.
    Methiye : Devlet büyüklerini övmek için yazılır.
    Mersiye : Ölüm temalı kasidelerdir.
    Hicviyye: Alay etmek amacında yazılan kasidelerdir.
    Şehrengiz:Bir şehrin güzelliklerini anlatan kasidelerdir.
    Cülusiye: Padişahın tahta geçişine sevinen kişiler için yazılan kasidelerdir.

    KASİDE ÖRNEKLERİ


    Kaside
    Bu şehr-i Sitanbûl ki bî-misl ü behâdır
    Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır

    Bir gevher-i-yekpâre iki bahr arasında
    Hurşîd-i cihân-tâb ile tartılsa sezâdır

    Altında mı üstünde midir cennet-i a'lâ
    Elhak bu ne hâlet bu ne hoş âb u hevâdır

    İnsâf[ı] değildir anı dünyâya değişmek
    Gülzâr[ı]ların cennete teşbîh hatâdır

    İstanbul'un evsâfını mümkün mü beyân hiç
    Maksûd[ı] hemân sadr-ı kerem-kâra senâdır

    Ez-cümle Nedîmâ kulun ey Âsaf-ı devrân
    Müstağrak-ı lütf u kerem ü cûd u atâdır
    NEDİM


    KASİDE-Yİ HÜLYA
    ' Sevgili eşime ithaftır '

    Ey divane bülbül gel bahara er
    Açılmış goncaya sen de gönül ver.

    Ruhuna hoş gelen bir türkü gibi
    Seni saracak aşk rüzgarı eser.

    Kırmızı renkleri bir kadeh gibi
    Açılmış goncalar beni okşa der.

    Dayanılmaz arzu varsa içinde
    Kanatlarında güç, eksik olmaz fer.

    Nereye koyarım diye düşünme
    Sinenin üstüdür güzel olan yer.

    Tatlı nağmelerle bezenmiş sözler
    Kalbin derinine sevdayı eker.

    Sevda öyle bir şey ki anlamazsın
    İnceden inceye bir derdi döşer.

    Unutmak istersin güzelliğini
    Sen istedikçe o derine iner.

    Bir bedeli vardır güzel sevmenin
    Aşık olan çile çekerek öder.

    Meyhanelerini mesken tutarsın
    Sarhoşu olan ten kendinden geçer.

    Sarılır kadehin ince beline
    Yudum yudum içer, arzuyla öper.

    Her damla düştükçe alevlenir kor
    Baktığın yerlere hayali düşer.

    Divanedir artık taşıdığın can
    Harı söndürmeye çöllere gider.

    Leyla'yı arayan gözlerin artık
    Kumların üstünde Mecnun'a döner.

    Her adım attığın yerde o vardır
    Serabına doğru seni sevkeder.

    Hülya'yı öveyim tatlı sözlerle
    Ne güneş doğacak artık ne kamer.

    Güneş doğmayınca sabah olmaz
    Günün ilk ışığı olmaz da seher.

    Çalkalanan deniz dalgalarında
    Yol göstermeyecek artık bir fener.

    Azgın dalgalarda yol gösterecek
    Tam gönlüme göre istenen rehber.

    Ne kadar derinde olsa da yine
    Aranıp çıkartmak istenir cevher.

    İnciler dizilmiş olur sineye
    Bulununca onun gibi mücevher.

    Ziyasından yoksun kalmış yıldızlar
    Gece karanlıkta Hülya'yı bekler.

    Aşk yarama merhem olacak ilaç
    Dünyada Hülya'dır, ahrette kevser.

    Ey divane bülbül onu övmeye
    Sözler yetmez gayri, o tek şaheser.

    Ey Dermani sende maarifet var
    Çile sardıranı sevmektir hüner.

    Kulunu seversin Yaradan için
    Her sevgi içinde Allah'ı gizler.

    Çektiğin çilenin sevabı varsa
    Hem ahirete, hem dünyaya yeter.

    Günahtan arınmış olanlardan ol
    Kurulunca Hak'kın önünde mahşer.


    Günahı çok olan sana bakınır
    Aşık olan canı gıbtayla izler.

    Ey Allah'ım gonca gülün dalında
    Sonsuza dek eksik olmasın amber.

    Hidayet eyle sen güzel kuluna
    Kalbime karşı hep olsun münevver.

    Şahadeti eksik etme dilinden
    Hak'kın üzerine olsun mukadder.

    Yanlışa düşüp de bocalamasın
    Tek kılavuz olsun ona Peygamber.

    Onun sevgisi var benim kalbimde
    Benim sevgim onda olsun muteber.

    ALİ KAYBAL
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 20 Haziran 2011

Bu Sayfayı Paylaş