Karanlık Madde

'Bilim & Teknoloji' forumunda NeslisH tarafından 25 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Karanlık Madde konusu
    [​IMG]Uluslararası bir astronom ekibi karanlık maddenin ne şekilde oluştuğunu buldu. Şimdi deneysel olarak kanıtlanacak olan bulguyla modern astronominin en önemli sorusu yanıtlanacak.

    Bilim adamları birkaç on yıl önce görünen maddenin kütlesiyle tüm uzayın açıklanamayacağını bulmuşlardı. Çünkü galaksiler kendi kütle çekimleriyle dağılmıyorlar ve tüm yıldızları da galaksinin merkezine olan mesafeden bağımsız olarak merkezin etrafında eşit hızla dönerler.

    Anacak güneş sisteminde yapılan gözlemler bu kanıyla örtüşmemekte. Mesela Plüton gezegeni Güneşin etrafında Dünyamızdan daha yavaş dönerek Kepler kanunlarına uygun davranır. İşte bu farklılık astronomlara göre uzayın en az %80’inini meydana getiren karanlık maddeyle açıklanabilir. Fakat karanlık maddenin oluşumu çok sayıda teoriye rağmen halen belirsizdir.

    Partiküller, elektromanyetik ışın yaymıyorlar ve hiçbir zaman doğrudan doğruya izlenemediler. Fransız ve İngiliz bilim adamları şimdi bu bilmeceye çözdüklerine inanıyorlar. Araştırmacılar karanlık maddenin, egzotik özelliklere sahip parçacıklardan ve şimdiye dek tahmin edilenden daha düşük bir kütleden oluştuğunu ve bu yüzden de doğrudan doğruya izlenemediklerini düşünüyorlar.

    Bulunan ışık

    Oxford Üniversitesi’den Dan Hooper ve Celine Boehm, Paris Astrofizik Enstitüsü bilim adamlarıyla birlikte samanyolunun merkezindeki gamma ışınlarındaki belli başlı bir motif bulmuş. New Scientist dergisindeki yazıya göre 511 kilo elektron volt’luk enerjiye sahip bir sinyalin madde ve anti maddenin birbirini yok etmesiyle ortaya çıktığı sanılmakta.

    Şimdiye dek elektronların, anti-madde parçacıkları ve pozitronların nereden geldikleri bilinmiyordu. Teoriler sadece muazzam bir süpernova, nötron yıldızı ve kara deliği açıklayabiliyordu.

    Oysa Hooper ve arkadaşları söz konusu parçacıkların karanlık madde ve anti madde parçacıklarının birbirini yok etmesiyle ortaya çıktığını düşünüyorlar. Ancak 511 keV elektronunun enerjisini üretmek için elektron ve pozitronların birbirlerine yok etmeden önce neredeyse durmuş olmaları gerekiyor. ‘Ağır karanlık madde parçacıkları son derece enerjik elektronlar üretirdi’ diyor Hooper.

    Durgunluk anı pek mümkün görülmediği için de parçacıkların çok hafif olmaları gerekiyor. Araştırmacılar teorilerini kanıtlamak için Avrupa’nın ‘Integral’ röntgen teleskopunun verilerini incelemişler. Esa gözlemevinin geçtiğimiz Ekim ayında uzaya fırlatmış olduğu teleskop, 511 keV ile ilgili en güvenirli verileri gönderdi ve bu yoğunluktaki değişimleri samanyolunun merkezine işaretledi.

    Kuşkular da var

    İngiliz ve Fransız bilim adamlarından oluşan ekibe göre ışın haritası, hafif karanlık madde parçacıklarıyla meydana getirilebilecek ışın dağılımıyla örtüşmekte. Bu durumda ‘hafif’ terimi ile 100 mega elektron voltluk bir enerji söz konusu yani araştırmacıların karanlık maddenin hafif parçacıkları için tahmin ettiklerinden yüz ile on bin kat hafif.

    Yeni teori her şeyden önce bu ağırlıktaki parçacıkların halihazırdaki parçacık hızlandırıcılarında üretilebiliyor olması nedeniyle biraz kuşkulu karşılandı. Çünkü bu durumda karanlık madde daha önceleri de görülebilirdi.

    Fakat Hoover, bunun keşfedilebilmesi için bu tür parçacığın diğer partiküllerle son derece hafif bir biçimde karşılıklı etki içine girmiş olması gerekirdi diyor.

    Karanlık maddenin açıklanabilmesi için bu karşılıklı etkinin gerçekleşmesi gerektiği doğrudur ama parçacığın kendi kendisiyle de çok güçlü bir reaksiyona girmesi şartı diyen CERN parçacık fiziği laboratuarından John Ellis, bunun teorik olarak aslında mümkün olduğunu fakat yine de çok kuşkulu olduğunu söyledi.

    Kaynak:Hürriyet
     

Bu Sayfayı Paylaş