Karaman İle İlgili Şiirler

'Karaman Tanıtımı' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 22 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Karaman İle İlgili Şiirler konusu Karaman Şiirleri

    Karamanın Koyunu

    Oğul sana bir öğüt vereyim, dinle beni,

    Ağzını açma sakın,açarsan aç keseni,

    En candan bildiklerin tefe koyarlar seni,



    Birer birer denedik olgununu toyunu,

    Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu.



    El oğlunu bilmezsin, o ne hin oğlu hindir,

    Pamuk gibi görünür, granitten çetindir,

    Arkandan kuyu kazar, dibi yoktur, derindir,



    Açılma el oğluna anlamadan soyunu,

    Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu



    Senin aybını arar el oğlu bir iş gibi,

    Arkanda dolaşırlar sanki müfettiş gibi,

    Bırakırlar ortada seni bir ibiş gibi,



    Öğretirler dünyanın körfezini koyunu,

    Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu.



    Doğruyu görürsen de ulu orta anlatma,

    Bağır, çağır, nara at, fakat sakın taş atma,

    Elini uzat amma, boynunu hiç uzatma,



    Sana ölçü verirler, uzatırsan boynunu,

    Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu.



    Ne tilkiye eğri bak, ne de kurtlarla yarış,

    Ne etlisinden bahset, ne sütlüsüne karış,

    Ağzını açık korlar sonra senin bir karış,



    Nene gerek elin üç keçi, beş koyunu,

    Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu.



    KARAMAN

    Karaman’a hasretliğim,

    Üzüle üzüle bitmez

    Yollar bir ip, dağlar düğüm

    Çözüle çözüle bitmez….

    Sabah erkekler işine,

    Döner akşamın beşine

    Güğümler çeşme başına

    Dizile dizile bitmez

    Biçim biçim fistanları,

    Dile gelmez destanları,

    Güz gelince bostanları,

    Bozula bozula bitmez….

    Kalesi tek bir şaheser,

    Hatunya dilsizdir, susar,

    Mansur Dede, Abbas, Hisar

    Gezile gezile bitmez….

    Kırmale yolların sonu

    Şamkapı’ya bakar yönü,

    Kırmale’den öte yanı,

    Kazıla kazıla bitmez….

    Git, gör İmaret’i aman,

    Kimler geçmiş zaman zaman…

    Velhasıl şu Karaman,

    Yazıla yazıla bitmez….


    Bekir Sıtkı ERDOĞAN



    KARAMAN’A DAVET

    Gel, burda gör, düğün – dernek hayatı;
    Törenlerin diyarıdır Karaman...

    Türkçe’mize, o ilk özgür beratı

    Verenlerin diyarıdır Karaman!

    Ecdadımın rûhu sinmiş harcına,

    Ömrünce didinir bir can borcuna!

    Adım adım başarının burcuna

    Varanların diyarıdır Karaman...

    Çoktan gündüz olmuş burda geceler,

    Yıldızlarla boy ölçüşür yüceler...

    Gökyüzüne anıt anıt bacalar

    Kuranların diyarıdır Karaman.

    Uysaldır insanı koyundan bile,

    Ne yalan bilirler, ne şer, ne hile;

    Temiz yürekleri, hizmet aşkıyla

    Vuranların diyarıdır Karaman...

    Bir de gönül ehline sor burayı,

    Bilen mekik dokur açmaz arayı

    Merhem çalıp, nice onmaz yarayı

    Saranların diyarıdır Karaman.

    Vermemiş özünden zerrece kayıp,

    Küskünlük suç burda, dargınlık ayıp

    Birbirlerini gece gündüz arayıp

    Soranların diyarıdır Karaman...

    Özde umut yeşil, gözde nem yeşil

    Burda kazanılmış bir kıdem yeşil.

    Emeğinin ödülünü yemyeşil

    Görenlerin diyarıdır Karaman...

    Kafaca uyumlu gönülce derin

    Fedakârlığına siz karar verin

    Saat başı kalkan otobüslerin

    Trenlerin diyarıdır Karaman.

    Bekir Sıtkı’m ziyaretin kuralı

    Bol fatiha; yatırlar var sıralı...

    Taptuk burda, Yunus Emre’m buralı;

    Erenlerin diyarıdır Karaman...

    Bekir Sıtkı ERDOĞAN


    KARAMAN VE SEN

    KARAMAN’a hiç gitmedik seninle

    Görmedik çarşısını, pazarını, insanlarını

    Dolaşmadık caddelerde, sokaklarda

    Kalesine tırmanmadık el ele

    Sen görmedin Karaman’ın güzelliğini

    Hiç gitmedik ki seninle

    Karaman’ın insanları bir başka candan

    Hilesiz, riyasız, yabansı değil, sokulgan

    Saman tozu, taze buğday, taze ekmek kokusu


    Öpülesi, nasırlı elleri toprak toprak

    Yüzleri güneş yanığı, gözleri bulutlarda

    Karaman oğlu Mehmet Bey’in dili konuşulan dil

    Yanında, yörende Türkmen kocası YUNUS’lar

    Erdemi, sevgiyi, güzelliği anlatırlar...

    Sana Karaman’dan sesleniyorum, duy beni, dinle

    Sen görmedin Karaman’ın güzelliğini

    Hiç gitmedik ki seninle...

    Açları doyuran verimli toprak

    Göklere el açan uzun kavaklar

    Konuk sever, iyi yürekli insanlar

    Tertemiz caddeler sokaklar

    Hele bir de mevsim baharsa

    Rengarenk açılır güller, çiçekler

    Çam kokulu, kekik kokulu solunan hava

    Kendi ürünleridir yedikleri

    Anaların ak sütü kadar helalinden

    Buz gibi içilen sular

    Şu dağlar Toros dağları

    Şu dağın ardında benim köyüm var.

    Karaman kimseye yad değil, yaban değil

    Türk’e vatan olmuş bir kutsal toprak

    Selçuklular, Karamanoğulları, Osmanlılar ve daha!

    Daha önceleri de var...

    Ulu Mevlanalar, büyük ozanlar

    Ve Karacaoğlanlar, Aşık Yunus’lar

    Yiğitler, gaziler, kahramanlar

    Gelip yurt edinip kutsamışlar...

    Karaman kalesine çıkıp seslensem

    Sesim yankı yapar Toroslarda, ovalarda

    Selam desem kuşa, kurda, tüm insanlara

    Sesimi ulu MEVLANA duyar

    Derviş YUNUS duyar

    KARAMAN OĞLU MEHMET BEY

    Sonra KARACAOĞLAN duyar.

    Sana KARAMAN’dan sesleniyorum

    Sen de kulan ver sesim, duy beni dinle

    Sen görmedin KARAMAN’ın güzelliğini

    Hiç gitmedik ki seninle...

    Ahmet Tufan ŞENTÜRK



    MEHMET BEY’İN MEMLEKETİ

    Güzel kalmış yöremizin elleri

    Tarihlere geçmiş nice halleri

    Öz Türkçe’yi söyleşiyor dilleri

    Mehmet Bey’in memleketi Karaman

    Nice alim geldi, geçti buradan

    Evliyalar saldı bize Yaratan

    Mevla’dan hem de Hatun anadan

    Mehmet Bey’in memleketi Karaman

    Yunus’ların Kenzi’lerin diyarı

    Gufrani, Hottoğlu gönüller yarı

    Sanatla olmuştur hep yoğu varı

    Mehmet Bey’in memleketi Karaman

    Nuri Mevleviyim sözlerim nehir

    Kıymatım bilecek bu millet sahır

    Ozanlar kahvemiz, bağırda mühür

    Mehmet Bey’in memleketi Karaman

    Nuri UZUN



    BURASI KARAMAN

    Bir sihirli beldesin, sen eşin yok

    Bir sihirli meltem eser sokaklarından

    Ana yurttan ad almış, köylerin sıra sıra

    İşte Kızık, Salur, Beydili, Aşıran

    Larende de bugün zorlu şenlik var

    Mahşer gibi olmuş yollar sokaklar

    Dellal dedi: dinlemekte fayda var

    Mehmet Bey’in fermanıdır okunan

    Oturmuşta Yunus, Şeyhlik postuna

    Kocaman bir tesbih almış destine

    Söyle, söyler ahbabına dostuna

    Mehmet Bey’in fermanıdır okunan

    Mevlana çıkmış, burada çileden

    Koca külah giymiş sarı keçeden

    Yolcuyum veda diyor Türkmen kocadan

    Anam bacım emanet sana Karaman

    Talat DURU


    YUNUS’A HASRET


    Evliyalar yurdunun gonca gülü senidin,

    Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?

    Hak’tan halka uzanan bir güzelce dilidin,

    Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?

    Dostluk fidanı diktin kardeşlik bahçesine,

    Sesinden nâme kattın nice derviş sesine.

    Tanrım nice sır vermiş “Hûû” diyen nefesine,

    Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?

    Huzur özlemi çeken insanlığın bağrına,

    “Sevelim, sevilelim” der bugünden yarına,

    Dostun dosta selamı bu devirde zoruna,

    Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?

    Sevginin, muhabbetin tohumunu sen saçtın,

    Paslanmış gönüllerin kilidini sen açtın,

    Âlem sana muhtaçken ne diye erken uçtun?

    Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?

    Karaman diyarında aşk tohumu çimlendi,

    En onulmaz yaralar ellerinde em’lendi,

    Sana olan hasretlik sanma ki hep dündendi,

    Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?

    Anadolu yaylası varlığınla can buldu,

    Doğrul da bir bak hele insan ne hale geldi,

    Bin dokuz yüz doksan bir senin ismini aldı,

    Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?


    Mestan KARABACAK
    (S.Ü. Karaman İ.İ.B.F. Öğretim Görevlisi)



    ÖZLEDİM

    Yol, eski istasyon yolu

    Yol, parke taşlı

    Yol, eski garaj yolu

    Yollar iki tarafı uzun kavaklı

    Sizi Özledim.

    Faytoncunun faytonunun yayları

    Bal rengiydi ikiz güzel atları

    Şarkı sözler tekerleri, nalları

    Karaman’ın ah o eski halleri

    Sizi Özledim.

    Mezarlık önü yazısı, kırları

    Kırmahalle ötesinde üzüm bağları

    Ortasında sular akar, sokakları yolları

    Üstlerinde yuğ taşıyla, kamış damları

    Sizi Özledim.

    Leyl’i, Seki’si, Yeni hamamı

    Hatuniyesi, Türbeleri, Camilerin tamamı

    Kervansaray ile Vezir hanları

    Yunus Emrem, Mehmet Beyim, tüm Karaman canları

    Sizi Özledim.

    Kırk ikindi yağmuru, karı

    Tozu, toprağı, çamuru, zoru

    Düveni, harmanı, bulguru unu

    Taşkale, Aşıran, Gödet, Fisandun’u

    Sizi Özledim.

    Toroslar, Karadağ, Çamlık yaylaları

    Dereler, değirmenler bulgurhaneler

    Koçakdede, Gazidükkan, Abbas mahalleler

    Çürük sulu, sağ sulu, güzel çeşmeler

    Sizi Özledim.

    Helvacılar, kebapçılar, aşçılar

    Semerciler, yastıkçılar, dericiler, mestçiler

    Marangozlar, demirciler, bıçakçılar, taşçılar

    Sobacılar, nalbantlar, arabacı, çerçiler

    Sizi Özledim.

    Bir başkadır yaprağının sarması

    Ekşilisi, kara kabak kavurması

    Şebit ekmek, tuzlu börek, mayalının sıkması

    Etli ekmek, batırığı, arabaşı çorbası

    Sizi Özledim.

    Eski dostu, yeni dostu, düşmanı

    Bina olmuş bahçe, bağı, her yanı

    İrebiş’i, Elif’i, Muammer’i, Onbaşısı

    Mehmet Emin, İbrahim’i, delisi, akıllısı

    Şöyle gelin dertleşmenin zamanı

    Sizi Özledim.



    Faruk ALKAN



    KARAMAN KAVAKLARI


    Bağrında duyulmadık gizli emeller saklar,

    En uzak ümitleri fısıldar ruha sesi.

    Yazılmamış şiiridir Karaman’ın kavakları,

    Kavaklar, Karaman’ın bestesi.

    Tanrıya ulaşmak mı bilmem ki emelleri,

    Gece sabaha kadar ne anlatırlar aya?

    Yeşil bir dua gibi göğe varan elleri,

    Allah’ın rahmetini indirir kasabaya.

    Gürbüz vücutlarından taşar asîl bir gurur.

    Eğilmez başlarına basarken hayran hayran,

    Sanırım Türk’ün ruhu karşımda dimdik durur.

    Bu coşkun taşkın hayat ölüye verir can:

    Unutturdular bana başımdaki ayakları,

    Gönlüme yoldaş oldu Karaman Kavakları.


    Halide Nusret ZORLUTUNA (Karaman- 1942)
     
  2. KARAMAN
    Türkçenin Yöresi ,yurdu; Karaman ili
    Türkün Türkçesinin; Mimarı, gülü
    Karaman oğlu Mehmet’in, fermanı, dili
    Karamanı öven ‘Bekir Sıtkıları’ bitmez

    On iki mayıs bin iki yüz yetmiş yedi
    Karaman oğlu Mehmet Bey, divandaydı
    Türk dilinin fermanın, cümle âleme dedi
    Türküme Türkçeme, katkıları bitmez

    Sen Karaman, ben karaman; Can Karaman
    Türküme Türkçeme kurban olsun, Karaman
    Adım şahap, dinim İslam ,soyadım; Karaman
    Karamanlının Karamana, Tutkuları bitmez
    Şahap KARAMAN
     

Bu Sayfayı Paylaş