karadelikler Evrenimiz, bilinenler ve bilinmeyenler

'Uzay ve Gökyüzü' forumunda Dine tarafından 30 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    karadelikler Evrenimiz, bilinenler ve bilinmeyenler konusu [​IMG]


    Kara Delik terimi ilk defa Princeton fizikçilerinden John Wheeler tarafından 1968′de yayımladığı “Evrenimiz, bilinenler ve bilinmeyenler” isimli makalede kullanılmıştır Kara delikler çok ağır olduklarından, çok büyük çekimsel alana da sahiptirler Çekimsel kuvvet öyle büyüktür ki, ışık dahil hiçbir şey kara delikten kaçamaz

    Kütleleri büyük olan yıldızlar, termonükleer evrimlerinin sonlarına doğru kırmızı veya mavi süper devler haline gelir Nükleer yakıtları tükendiğinde, süpernovalar halinde patlarlar Patlamaların kalıntısı bir nötron yıldızı (pulsar) olabilir veya süpernova çekirdeğinin kütlesi Güneş kütlesinin yaklaşık üç katına ulaşıyorsa, bir kara delik olabilir Kütlesi küçük olan yıldızlar ise bir gezegen bulutsusu oluşturarak gömleklerinin bir bölümünü yitirir Bunlar, Dünya’nın boyutlarına yakın boyutlarda beyaz cüceler olarak evrimlerini tamamlarlar

    Kara deliklerin dinamiğini ve içlerindeki herşeyin dışarı çıkmasını nasıl engelleyebildiklerini anlayabilmek için Genel Görelelik kavramını anlamak gerekir Genel görelelik (izafiyet) kuramının belirttiği maddenin kütlesiyle çevresindeki uzay-zamanın yapısını değişikliğe uğratmasıdır Bu varsayım, hiçbir şeyin hatta ışığın bile, büyük kütleli bir gökcisiminin yakınında, düz çizgi halinde yer değiştiremeyeceği anlamına gelir

    Ebediyete kadar içinde kalma riskine girmeden, bir kara deliğin ne kadar yakınına yaklaşılabilinir? Bu cisimlerde geriye dönüşü olmayan noktaya olay ufku (event horizon) denir Bu, kara delikle aynı merkezli küresel bir zarf olup, bu zarfın yarıçapına Schwarzchild yarıçapı denir Eğer bir kere olay ufku içine girilirse, geri dönüş yoktur Uzay-zaman tekilliğinin yer aldığı ölü delik merkezine doğru çekilebilecektir Saniyenin küçük bir kesri içinde oradaki sonsuz büyük çekimsel kuvvet tarafından toz haline getirilecektir Bir kara deliğin yakın çevresindeki uzay yollarını bozduğu görüldü Einstein hükmüne göre, uzay zaman birbirine karışmış olduğundan böyle cisimlerin yakınında zamanın da sapmaya uğrayacağı sonucu ortaya çıkar Bu nedenle bazı araştırmacılar kara deliklerin zaman makinesi gibi kullanılabileceğini ileri sürmektedirler

    Bir astronot kara deliğe doğru yola çıkmadan önce uzaygemisine büyük bir saat yerleştirilirse, dışarıdaki bir gözlemci, gemi çökmüş yıldızın yakınına yaklaştıkça, saatin gittikçe yavaşladığını fark edecektir Aynı şekilde, gittikçe yavaş hareket ediyor gibi, olay ufkunun sınırına asla erişemeyecek gibi gözükecektir Sonunda şaşırtıcı bir durum meydana gelip, zaman durmuş gibi olacaktır

    Astronotun bakış açısına göre ise, gemideki saat her zamanki hızı ile tik taklarını sürdürecektir Böylece astronot, karanlık cehennemin içine hızla dalmasını geciktirecek bir şansa sahip olmayacaktır Hatta olay ufkunun içinden geçtiği anı bile farketmeyecektir Fakat ne yazık ki bu noktadan itibaren kara deliğin içine saplanmış olacaktır Gemi aşağı doğru inerken pencereden dışarı bakan astronot herşeyin hızının arttığını görecektir Bütün gelecek öyküsü gözünün önünden bir anda akıp geçecektir Fakat astronotun evrenin geri kalanı ile iletişimi kesilmiştir ve kendisini mutlak ölüm beklemektedir
     
  2. Dine

    Dine Özel Üye

    KARA DELİK




    [​IMG]


    Uzayın derinliklerinde gözle görülemeyen bazı gökcisimleri bulunur Bun*ların kütleçekimi o kadar kuvvetlidir ki, üzerlerine düşen ışığı bile kapıp bırakmazlar Işık gökcisminden yansımayınca da o gökcis*mi gözle görülemez, sanki uzayın o bölgesi delikmiş gibi gelir İşte bu tür gökcisimlerine kara delik denir Astronomlar, bazı yıldızla*rın enerjilerini tüketip "öldüklerinde", kara delik haline geldiklerini düşünürler
    Yıldızlar, içerdikleri hidrojeni helyuma dö*nüştürerek ısı ve ışık salarlar Bu tepkime sırasında hem enerji, hem de kütle açığa çıkar ve sonunda hidrojen biter, böylece yıldız tüm enerji kaynağını tüketir Yıldızda arta kalan maddeler, kütleçekiminin etkisiyle yıldızın merkezine doğru çekilerek burada sıkışır; buna yıldızın kendi üzerine "çökmesi" denir Güneş'in ağırlığındaki bir yıldız enerjisini tüketerek çöktüğünde, bir beyaz cüceye ya da bir nötron yıldızına dönüşür; ama, kütlesi Güneş'inkinin üç katından daha büyük olan yıldızlar, çöktüklerinde birer kara delik haline gelirler
    Büyük bir yıldız çöktüğünde, onu oluşturan bütün parçacıklar birbirini çekerek, yıldızın merkezine doğru sıkışır Yıldızın bu merkez noktasında hacmi sıfır, kütlesi ise sonsuz olur Bu nokta kara deliğin merkezidir Bu merke*zin çevresinde, astronomların "olay ufku" dedikleri bir sınır bölgesi vardır Kara deliğin kütleçekimi etkisiyle deliğe doğru çekilen bir cisim, bu "olay ufku"nu aşarak içeri girdi*ği andan itibaren sonsuza kadar yok olup gi*der; çünkü buradan kurtulabilmesi için ışık hızından daha büyük bir hızla dışarı kaç*ması gerekir Ama bu olanaksızdır, çünkü hiç*bir cisim ışıktan daha hızlı hareket edemez
    Astronomlar kara deliklerin varlığını mate*matiksel olarak ortaya çıkarmışlardır Henüz daha herhangi bir kara delik bulunabilmiş değildir Ama 1975'te keşfedilen bir X ışını kaynağı olan Kuğu X-l'in, bir kara delik ola*bileceği üzerinde durulmaktadır Kuğu X-l parlak, sıcak bir yıldızın gözle görülemeyen yoldaşıdır Astronomlar, kara deliğin sıcak yoldaşından madde çektiğini ve bu maddele*rin "olay ufku"nu geçerken X ışınları saldığını düşünmektedirler
     

Bu Sayfayı Paylaş