Karaciğerin Yapısı ve Anatomisi

'Genel Sağlık' forumunda Mavi_inci tarafından 12 Nisan 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Karaciğerin Yapısı ve Anatomisi konusu Karaciğerin Yapısı ve Anatomisi


    KARACİĞERİN ANATOMİSİ


    Karaciğer, sindirim kanalının çalışmasıyla yakından ilişkili, oldukça büyük bir salgı bezidir.

    Sağ geğrek adı verilen bölgede, yani karnın sağ üst bölümünde yeralır. Sol lobu, karnın sol üst bölümüne doğru ilerler.

    Karaciğer kırmızı-kahverengi renkli, oldukça sert kıvamlı bir organdır; gevrek, ama esnek bir yapısı vardır.

    Bedenin en büyük organı olan karaciğer 1500 gram ağırlığmdadır (canlıda ayrıca 800-900 gram kan da kapsar).

    Kalınlığı 8 sm, enine uzunluğu 30 sm, önden arkaya çapı 16 sm’dir.

    MAKROSKOPİK ANATOMİ

    Karaciğerin yüzeyi düz ve kaygandır. 3 yüzü vardır: Dışbükey olan üst yüz; düz olan alt yüz; arka yüz.

    Alt yüzde birçok oluk yeralır:

    — sağ ön-arka oluk: Safra (öd) kesesinin yerleştiği çukura uyar;

    — sol ön-arka oluk;

    — enine oluk ya da karaciğer kapısı: Arka kenara ön kenardan daha yakındır; boyu 8 sm, eni 1,5 sm’dir; karaciğere giren ve çıkan öğelerin (yapıların) çoğu buradan geçer (kapı toplardamarı; karaciğer atardamarı; safra yolları; lenf damarları; sinirler).

    TUTUNMA ARAÇLARI

    Karaciğer hareketsiz bir organdır. Arkadaki tutunma araçları şunlardır:

    — arka yüzünü diyaframa birleştiren bağdo-kusu;

    — alt ana toplardamar;

    — karın zarı bağları ya da kıvrımları.

    Karaciğerin oraksı bağı (ligamentum falcifor-me), organın üst yüzünü karın çeperine ve diyaframa bağlar; yuvarlak bağı (ligamentum teres) da içerir.

    Taç bağı (ligamentum coronarium) kısa ve geniştir; iki yapraklı olan bu bağ, karaciğerin arka yüzünü diyaframa bağlar.

    Küçük askı (ya da mide-karaciğer bağı ve onikiparmak barsağı-karaciğer bağı), karaciğeri mideye ve onikiparmak barsağmın birinci bölümüne bağlar; dikey ve enine gergin durumdadır; karaciğer ve karaciğer kapısı çevresine yapışır; karaciğer sapı öğelerini (safra yollan, damarlar, lenf yollan, sinirler) içerir.

    Aynca sol ve sağ üçgen bağlar (ligamentum triangulare sinistrum ve dextrum) karaciğeri sol ve sağ uçlanndan diyaframa bağlarlar.

    KOMŞULUKLARI

    Üst yüzün komşulukları

    Özellikle diyaframla komşudur (diyafram, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran kubbe biçiminde büyük bir kastır).

    Arka yüzün komşulukları

    Arka yüz, diyaframın dikey bölümünün yanısıra şunlarla da komşudur:

    — alt ana toplardamar;

    — sol mide-akciğer siniri;

    — mide (büyük çıkıntının ön yüzü ile).

    Alt yüzün komşulukları

    Alt yüz şu oluşumlarla komşudur:

    — safra kesesi ve ana safra yolu;

    — sağ kalın barsak (kalın barsağm sağ dirseği, bu yüz üstünde bir iz bırakır);

    — sağ böbrek;

    — onikiparmak barsağmın üst açısı.

    DAMARLANMA

    Karaciğerin damarlanmasının iyi bilinmesi ve anlaşılması gerekir; çünkü birçok karaciğer hastalığmın nedenini açıklar.

    Genel kural olarak her organ, atardamarlar yoluyla, oksijeni bol olan atardamar kanı alır, bu kan hücrelerde kullanılarak, karbondiyoksiti bol kirli kan olur; toplardamarlar yoluyla genel dolaşıma katılır ve kalbe döner.

    Karaciğerde durum biraz karışıktır; çünkü hem atardamar, hem toplardamar kanları buraya gelmektedir.

    Temiz kan, karaciğer atardamarı yoluyla gelir.

    Karaciğer atardamarı çölyak atardamarın 3 kolundan biridir; çölyak atardamarı aortun ön yüzünden doğan 3 sm boyunda kısa bir damardır; mide sol atardamarı (arteria gastrica sinistra); dalak atardamarı (arteria lienalis) ve karaciğer ana atardamarı (arteria hepatica communis) ondan doğarlar.

    Karaciğer ana atardamarı önce içbükey, sonra dikey bir yol izler; mide ve safra kesesine giden dallar verdikten sonra, mide kapısının arkasında iki uç dala ayrılır; bunlardan biri karaciğer özel atardamarı (arteria hepatica propria), ötekiy-se mide-onikiparmak barsağı atardamarıdır (arteria gastroduodenalis). Karaciğer özel atardamarı, karaciğer kapısına ulaştığında sonlanarak iki kola (bir sağ, bir sol) ayrılır ve karaciğer içinde dağılır.

    Toplardamar kanı ise, toplanan kanı getiren kapı toplardamarı ile karaciğere ulaşır. Kapı toplardamarı kısa (8 sm uzunluğunda) ve çok kalın (14 mm çapında) bir damardır. Başlangıç toplardamarları mezenter üst toplardamarı, mezenter alt toplardamarı ve dalak toplardamarıdır. Bu anatomik durumu, bazı karaciğer hastalıklarında görülen belirtileri açıklar. Sözgelimi, karaciğerde toplardamar kanının akmasına bir engel varsa, kapı toplardamarında ve ona katılan toplardamarlarda bir basınç artması olur, dalak büyür, basurlar (hemoroyit) ortaya çıkar ve karaciğerden geçemeyen kan başka bir yoldan akmaya eğilim gösterir. Kapı toplardamarı da 2 ana kola (sağ ve sol) ayrıldıktan sonra, karaciğer içinde karaciğer atar-damarınınkine benzer küçük dallara ayrılır. Bunlar karaciğerin içinde, safra kanalcıklarıyla (karaciğer göbeğine giderler) birlikte yolalırlar.

    Karaciğer içindeki bu dağılıma dayanarak, karaciğeri kanlanma bakımından birbirinden bağımsız parçalara ayırabiliriz.

    Damarlanma burada sonlandığmdan, karaciğerin yerine başka bir şey konamaz. Bu bilgiler ışığında karaciğer cerrahisinde büyük ilerlemeler kaydedilmiştir.

    Karaciğer kanının atılması, karaciğer toplardamarı aracılığıyla alt ana toplardamara doğru olur.

    MİKROSKOPİK ANATOMİ

    Karaciğer, karaciğer dokusu, ve onu kaplayan bağdokusu niteliğinde bir kılıftan (Gliggon kılıfı) oluşur. Karaciğer dokusu, her biri birer karaciğer birimi olan çok sayıda küçük karaciğer lopçuklarından oluşmuştur.

    Bu lopçuklar, altı köşelidir ve damarlarla, çevrilidir. Lopçuklar arasında üç kollu, yıldız biçiminde ve üç lopçuğu birbirinden ayıran aralıklar vardır; burada bulunan bağdokusu içinde, kapı toplardamarının bir kolu (lopçuklararası atardamar ya da vena interlobulares), bir atardamarcık (lopçuklararası atardamar ya da arteria interlobulares), lenf damarları ve bir safra kanalcığı yeralır. Bu aralıklara «Kiernan aralıkları» ya da «lopçuk-lararası aralıklar» (spatia interlobulari) denir. Buradaki damarlar önce lopçuklar arasında iken, sonra lopçuklar içine girerek çevreden merkeze doğru ilerler ve merkeze gelince birleşerek, merkezi toplardamarları yaparlar. Bunlar da birleşe birleşe, lopçuküstü toplardamarlarını, sonra da karaciğer toplardamarlarını yaparlar.

    Ayrıca, lopçukların merkezinden başlayarak çevreye doğru ilerleyen borucuklar vardır. Bunlar safra yollarının başlangıcıdır. Bu borucuklar önce Kiernan aralıklarında toplanırlar; sonra birleşerek kanalının 2 ana dalını (sağ ve sol) oluştururlar.

    Karaciğer dışı safra yollarını, karaciğer ana kanalı-koledok kanalı ile safra kesesi ve kese kanalından meydana gelen yardımcı safra yolu oluşturur. Safra kesesi kanalının karaciğer-koledok kanalına katılmasıyla bu kanal 2′ye ayrılır; üstte kalan bölüme «karaciğer kanalı», altta kalana ise «koledok kanalı» adı verilir.

    Karaciğer kanalı 3-4 sm uzunluğunda, ortalama 5 mm çapındadır; sola doğru eğri biçimde iner. Devamı olan koledok kanalı, panreas bezi arkasından geçtikten sonra, onikiparmak barsağının 2. bolü münün (dikey bölüm) iç çeperini delerek sonlanır. Ya doğrudan doğruya onikiparmak barsağına ya da «Vater ampulü»ne açılır. Hangisine açılırsa açılsın, o noktada pankreasın başlıca salgı kanalı olan Wirsung kanalının üst bölümüne yandaşlık eder. Bu iki kanalın ortak bir büzücü sistemleri vardır: Oddi büzücü kası. Bu kas, üç büzücü kastan oluşur: Her iki kanal için birer büzücü kas; ikisi için ortak bir büzücü kas.

    Safra kesesi armut biçiminde, 8-10 sm boyunda, 3-4 sm eninde, uzunca, kas ve zardan yapılı, safranın depo edildiği bir torbadır. 3 bölümü vardır: Boyun; gövde; dip. Safra kesesini ana safra kanalıyla birleştiren kese kanalı 3 sm uzunluğunda ve 3 mm çapındadır. Karaciğer kanalının sağ kenarına komşudur ve birleşecekleri noktaya kadar onunla birlikte gider.

    karaciğer kapısındaki sağ ve sol karaciğer borularını, onlar da karaciğer kapısı dışında birleşerek karaciğer kanalını (ductus hepatica communis) yaparlar. Her lopçuk, merkezi toplardamarlar çevresinde ışınsal biçimde dizilmiş epitel hücre kordonlarından (Remark kordonları) ve bunlar arasında sinüsoyitlerden yapılmıştır.

    Sinüsoyitler boyunca, karaciğer hücresini saldırılara karşı koruyan ve Kuppfer hücresi adı verilen hücreler yeralır. İltihap olaylarında bu hücreler çoğalmaktadır.
     

Bu Sayfayı Paylaş