Karşıda Görünen Ne Güzel Yayla Türküsünün Hikayesi

'Müzik Sohbet & Fan Club' forumunda Mavi_inci tarafından 16 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Karşıda Görünen Ne Güzel Yayla Türküsünün Hikayesi konusu Karşıda Görünen Ne Güzel Yayla Türküsünün Hikayesi

    Karşıda Görünen Ne Güzel Yayla Türküsünün Hikayesi
    Yöre: Sivas

    Vaktiyle Hafik ilçesinin Sofular köyünde Hızır adında bir genç varmış.O zamanlar bu köyün halkı Alevi imiş.Zamanla yoldan çıkmışlar.Onların bu durumunu beğenmeyen Hızır köyden ayrılmaya karar vermiş çıkmış yola.Ha şurası ha burası derken Banaz´a kadar gelmiş.Pir Sultan´ın yanına azap durmuş.Sonra da müridi olmuş.Aradan seneler geçmiş bir gün Hızır:

    "Pirim demiş; Sen herkese himmet ediyorsun herbiri çeşitli makamlara geçiyor ne olur bana da himmet et büyük adam olayım ben de bir makama geçeyim."

    Pir Sultan şöyle bir düşündükten sonra gülümsemiş. "Ulan Hızır ben dua ederim belki sen de büyük adam olursun; Hatta paşa vezir de olursun ama sonunda gelip beni astırırsın."

    Yine de duasını eksik etmemiş.Hızır İstanbul´a gidip saraya girmiş.Ağa Kapıcıbaşı Paşa Beylerbeyi derken vezir olup Sivas valiliğine atanmış.Pirini unutmamış haber gönderip huzuruna getirtmiş.Hürmet izzet ikram derken bir hayli de sohbet etmişler.Yemekte mükellef bir sofra donanmış.Pir Sultan yiyeceklere şöyle bir bakıp hemen geriye çekilmiş.Paşa şaşırmış.

    "Birşey mi oldu pirim?". Pir Sultan "Hızır demiş; Bu yemeklerde zina kokuyor. İçinde yetim hakkı var sen bunları haram para ile yaptırmışsın." Hızır Paşa "Yok pirim" dediyse de dinletememiş.Ama bir hayli de içerlemiş.Pir Sultan biraz daha ileri gidip "Bunları ben değil köpeklerim bile yemez.İstersen çağırayım da gör" demiş.Hemen ünlemiş köpekler anında gelmişler.Bir tepsiye haram yemek bir tepsiye helal yemek konmuş.Önce haram yemekler getirilmiş.Köpekler şöyle bir koklayıp geri geri çekilmişler. Arkasından helal yemeklerle dolu tepsi gelmiş.Köpekler onu da kokladıktan sonra kuyruklarını sallaya sallaya yemeye başlamışlar.Bu hakarete çok kızan Hızır Paşa hırsını yenemeyip pirini Toprakkale´ye hapsettirmiş.

    Eh... Ne de olsa piri.Hırsı geçince bir bahane ile affetmek istemiş.Zindandan çıkartıp demiş ki:

    "Bana içinde Şah´ın adı geçmeyen üç deyiş söylersen seni affedeceğim.Yok söylemezsen kendin bilirsin" Pir Sultan "Peki öyleyse" deyip tezeneye şöyle bir dokunmuş ve

    "Açılın Kapılar Şah´a Gidelim"
    "Kul Olayım Kalem Tutan Ellere" ve
    "Karşıda Görünen Ne Güzel Yayla" adlı değişleri okumuş.
    (Tüm değişlerde Şah´ın adı defalarca geçiyor)

    Pirini affetmeye hazırlanırken onun hemen her fırsatta Şah´ı anması Hızır Paşa´yı çileden çıkarmış.Ne söylediğini ne yaptığını bilemez hale gelmiş.Yanındakilere emretmiş:

    "Asın bunu".



    Karşıda Görünen Ne Güzel Yayla

    Karşıda görünen ne güzel yayla
    Bir dem süremedim giderim böyle
    Ala gözlü Pirim sen himmet eyle
    Ben de bu yayladan Şah´a giderim

    Eğer göğerüben bostan olursam
    Şu halkın diline destan olursam
    Kara toprak senden üstün olursam
    Ben de bu yayladan Şah´a giderim

    Bir bölük turnaya sökün dediler
    Yürekteki derdi dökün dediler
    Yayladan ötesi yakın dediler
    Ben de bu yayladan Şah´a giderim

    Dost elinden dolu içmiş deliyim
    Üstü kan köpüklü meşe seliyim
    Ben bir yol oğluyum yol sefiliyim
    Ben de bu yayladan Şah´a giderim

    Alınmış abdestim aldırırlarsa
    Kılınmış namazım kıldırırlarsa
    Sizde Şah diyeni öldürürlerse
    Ben de bu yayladan Şah´a giderim

    Pir Sultan Abdal´ım dünya durulmaz
    Gitti giden ömür gelinmez
    Gözlerim de Şah yolundan ayrılmaz
    Ben de bu yayladan Şah´a giderim



    Pir Sultan Abdal


    Alıntı.
     

Bu Sayfayı Paylaş