Kaplıca Sularının İçeriğine Göre Yararlı Olduğu Hastalıklar Nelerdir?

'Genel Sağlık' forumunda Mavi_inci tarafından 27 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kaplıca Sularının İçeriğine Göre Yararlı Olduğu Hastalıklar Nelerdir? konusu Kaplıca Sularının İçeriğine Göre Yararlı Oldugu Hastalıklar Nelerdir?

    KAPLICA SULARININ İÇERİĞİNE GÖRE YARARLI OLDUĞU HASTALIKLAR VE SORUNLAR

    Demirli Sular
    a.Kanda mevcut demir oranını düzenleme ve zayıflığını giderme.
    b. romatizmal hastalıklar.

    Arsenikli Sular
    a.Bünyesel zayıflığı giderme.
    b.Organizmayı güçlendirme.

    İyotlu Sular
    a. solunum yolları rahatsızlıkları.
    b.Kalp – dolaşım rahatsızlıkları.
    c. Göz hastalıkları.

    Kükürtlü Sular
    a. Romatizmal hastalıklar.
    b.Deri hastalıkları.
    c. kadın hastalıkları.
    d.Göz hastalıkları.
    e.Solunum yolu rahatsızlıkları.

    Radyoaktif sular (Radonlu Sular – Gençlik Suları)
    a.Tüm organizmaların uyarılması, sinirsel ve bünyesel yorgunluk giderme.
    b.Romatizmal hastalıklar.
    c.Hormanal dengesizliklerin giderilmesi.
    d.Kadın hastalıkları.
    e.Kalp kan dolaşımı rahatsızlıkları.

    Çamurlu Sular ve Çamurlar
    a.Kadın hastalıkları.
    b.Romatizmal hastalıklar.
    c.Deri hastalıkları.
    d.Sinir ve kas yorgunlukları.

    Mineralize termal suların (Kaplıca Tedavi merkezlerinde) Kür Merkezlerinde kullanılarak yapılan uygulamalarda suların özelliklerine göre farklı etkinlikleri insan organizmaları üzerinde araştırılarak detaylı tespitler yapılmaktadır. tıp biliminin gelişmesi ve balneotherapite uygulamalarında yetişen uzman hekim ve fizyoterapistlerin tedavi yöntemleri üzerinde araştırmaları devam etmektedir.

    Pamukkale (HİERAPOLİS)
    Dünyanın 7 harikasından biri olan, doğanın üstün güçleri tarafından yaratılan ve ülkemize hediye edilen, beyaz cennetimiz “PAMUKKALE” kaplıca tedavisinde en büyük potansiyele sahip bölgedir.

    Bu bölge 1354 yılında meydana gelen şiddetli depremler yüzünden h arap olmuş, bundan sonra insanların gezip gördüğü sularından şifa bulduğu arkeolojik ve doğal sit alanı şekline dönüşmüştür.

    Suyun yüzeye çıktığı yerdeki sıcaklığı 35 derecedir. Bu su çeşitli radyoaktif maddelerin yanı sıra erimiş maddeler kalsiyum ve yüksek oranda Karbondioksit içerir. Su belli süre aktığı yerde karbondioksit gazının uçması nedeniyle kireçli bir tortu bırakır. İşte bu tortular Pamukkale’nin ünlü travertenlerini oluşturur. Suyun deri, damar, göz Hastalıkları ile kalp hastalıklarına iyi geldiği, insanı genç ve dinç tuttuğu bilinmektedir.

    Suyun etkisinden faydalanabilmek için 1-2 hafta gibi bir süreyle vücudumuzu havuzlarda suyla temas ettirmek, bazen de gerektiğinde ağız yoluyla almak yeterlidir.

    Pamukkale’nin suyundan insanların faydalanmasını gösteren fotoğraflar aşağıda sunulmuştur:

    KARAHAYIT – KIRMIZI SU
    Pamukkale’ye 5 km. uzaklıkta başka bir termal kaynaktır. Bu termal kaynak büyük oranda demir içerir. Suyun kırmızı renkli olması nedeniyle “KIRMIZI SU” adıyla da anılır.
    Suyun kullanımıyla ilgili fotoğraflar aşağıda ve devam eden sayfada sunulmuştur.

    Sonuç
    Jeotermal sistemlerde entegrasyonun yani, jeotermal akışkanların çeşitli sıcaklık kademelerine göre farklı alanlarda değerlendirilmesi, jeotermal yatırımları daha ekonomik hale getirmektedir. Bunları en Doğru şekilde kullanmak veya kullanılmasını teşvik etmek büyük ölçüde biz Çevre Mühendislerinin görevidir. Görevimizi yerine getirip gelecek nesillere daha güzel, daha iyi hayat standartlarına sahip bir çevre bırakmalıyız.
     

Bu Sayfayı Paylaş