Kapadokya Turizm Aktiviteleri , Turistlik Degerleri ve Tarihi Yerleri

'Türkiye Tatil Yerleri Hoteller' forumunda Mavi_Sema tarafından 20 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kapadokya Turizm Aktiviteleri , Turistlik Degerleri ve Tarihi Yerleri konusu Kapadokya Turizm Aktiviteleri , Turistlik Degerleri ve Tarihi Yerleri

    Kapadokya`nin Turizm Bilgileri

    Kapadokya, doga ve tarihin dünyada en güzel bütünlestigi yerdir. Cografik olaylar Peribacalari'ni olustururken, insanlar da bu peribacalarinin içlerine ev, kilise oymus, bunlari fresklerle süsleyerek binlerce yillik medeniyetlerin izlerini günümüze tasimistir. Bugünkü Kapadokya Bölgesi Nevsehir, Aksaray, Nigde, Kayseri ve Kirsehir illerinin kapladigi alandir. Daha dar bir alan olan kayalik Kapadokya Bölgesi ise Üçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymakli, Ihlara ve çevresinden ibarettir.

    Roma Imparatoru Augustus zamaninda Antik Dönem yazarlarindan Strabon 17 kitaplik 'Geographika' adli kitabinda (Anadolu XII,XIII,XIV) Kapadokya Bölgesi'nin sinirlarini güneyde Toros Daglari, batida Aksaray, doguda Malatya ve kuzeyde Dogu Karadeniz kiyilarina kadar uzanan genis bir bölge olarak belirtir.

    Bu günkü Kapadokya Bölgesi Nevsehir,Aksaray, Nigde, Kayseri ve Kirsehir illerinin kapladigi alandir. Daha dar bir alan olan kayalik Kapadokya Bölgesi ise Uçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymakli, Ihlara ve çevresinden ibarettir.

    Kayalara oyulmus geleneksek Kapadokya evleri ve güvercinlikler yörenin özgünlügünü dile getirirler. Bu evler 19. yüzyilda yamaçlara ya kayalarin yada kesme tastan insa edilmislerdir.

    Bölgenin tek mimari malzemesi olan tas yörenin volkanik yapisindan dolayi ocaktan çiktiktan sonra yumusak oldugundan çok rahat islenebilmekte ancak hava ile temas ettikten sonra sertleserek çok dayanakli bir yapi malzemesine dönüsmektedir.Kullanilan malzemenin bol olmasi ve kolay islenebilmesinden dolayi yöreye has olan tas isçiligi geliserek mimari bir gelenek halini almistir. Gerek avlu gerekse ev kapilarinin malzemesi ahsaptir.

    Kemerli olarak yapilmis kapilarin üst kismi stilize sarmasik veya rozet motifleriyle süslenmistir.Yöredeki güvercinlikler 19. yüzyilin sonlari, 18. yüzyilda yapilmis küçük yapilardir. Islam resim sanatini göstermek açisindan önemli olan güvercinliklerin bir kismi manastir veya kilise olarak insa edilmislerdir. Güvercinliklerin yüzeyi yöresel sanatçilar tarafindan zengin bir bezemeler, kitabeler ile süslenmislerdir.
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Kapadokya, hem doğa harikalarından hem de insan yapısı eserlerden oluşan, insanoğlunun en uç hayallerinin bile ötesinde, cömert bir gösteri sunar ziyaretçilerine. Antik çağda Kapadokya olarak bilinen bölge dünyanın en nadir doğa harikalarına ev sahipliği yapar.

    Aksaray, Nevşehir, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerini içinde barındırır. Çoğu insana göre Kapadokya adı Uçhisar, Göreme, Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı ve Ihlara ilçeleri ve bu ilçelerin civarlarını ifade eder ki bu yörede milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde yeryüzü fantastik şekiller almıştır. İlk bakışta lanetli gibi gelen "Peri Bacaları" ve yerin metrelerce derinliğinde uzanan şehirler ve ibadethaneler bu dünyanın ötesinde, inanması güç bir atmosferde bir araya gelmişlerdir.

    Kapadokya yöresinin 'yer altı şehirleri' büyüleyicidir. Sayıca çokturlar fakat en sıra dışı olanları Kaymaklı, Derinkuyu, Mazı, Özkonak, ve Tatlarin bölgelerindedir. Kırşehir ilinde, Mucur, Dulkadirli, İnlimurat ve Kümbetaltı yer altı şehirleri de kapladıkları alan ve mimarileri açısından etkileyicidir. Çok uzun dönemler boyunca bu yer altı şehirleri sığınma yerleri olarak kullanılmış olup restorasyon çalışmalarından sonra ziyarete açılmışlardır. Kapadokya yöresi UNESCO tarafından Dünya Mirası Alanı olarak belirlenmiştir. Kapadokya'nın ziyaretçileri Osmanlı ve Selçuk sanatı ve mimarisinin en seçkin örneklerini görme fırsatı yakalarlar; Eğri Minare, Alayhan ve Sultanhanı Kervansarayları, Sarıhan Kervansarayı, Ürgüp Taşkınpaşa Camisi, Sungur Bey ve Alaaddin Camileri sayılabilecek birçok eserden sadece birkaçıdır.

    Bu harikaları Kapadokya yöresine özgü bir gezi tipi olan balon turu ile keşfetmek başka hiçbir şeye benzemeyen bir deneyimdir. Gökyüzünün maviliğinde güvercinlerle yarışırken ve sonsuzluğa uzanan bu dolambaçlı toprakların gizlediği gizemli ve sanatsal açıdan mükemmel kiliseleri seyrederken, peri bacalarının piramitleri, konileri, mantarcıkları ve başlıkları tadına doyulmaz bir manzara yaratır.

    TARİHÇE

    Hattiler ve daha sonra sırasıyla Hititler, Frigler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar Kapadokya'nın cazibesi karşısında büyülenmiş ve doğu, batı, kuzey ve güneyi birleştiren ünlü İpek Yolu da dahil olmak üzere kendi varlıklarının izlerini bu bölgede bırakmışlardır. Yoğun gidiş-gelişlerin bir sonucu olarak bölge çok sayıda tarihi ve kültürel etkiye maruz kalmıştır. Kapadokya farklı din ve felsefelerin buluşup birbirlerini etkilediği bir bölgedir. Fresklerle bezenmiş kiliseler ve kayalara oyularak yapılmış evler Aksaray'a 40 kilometre mesafedeki Ihlara Vadisinden başlayarak 14 km boyunca Selime'ye kadar uzanır. Bu yapıların bazıları MS 4. yüzyıla kadar dayanmaktadır. Görülmeye değer birçok yer arasında Eğritaş, Ağaç Altı, Kokar, Yılanlı, Pürenli, Kırkdamaltı, Ala, Direkli, Kale Manastırı Kilisesi ve Selime Katedrali önde gelir.

    Konumu dolayısıyla Kapadokya oldukça önemli ve stratejik bir bölgedir. Kapadokya'daki ticaret ve kaynaklar oldukça iştah açıcı olduğundan dolayı, bölge geçmişte birçok kez işgale, saldırıya ve yağmaya maruz kalmıştır. Bu tip saldırılardan kendilerini koruyabilmek için bölgenin yerel halkı girişi gizlenebilen ve bu sayede dışarıdan gelen saldırganların fark edemeyeceği mağara ve oyuklarda yaşamayı seçmiştir. Uzunca bir süre yer altında kalmaları gerekebileceğinden, bu mağara evler içerisinde su kaynakları, yiyecek saklayacak depolar, şaraphaneler ve ibadethaneler ihtiva eden yer altı şehirleri haline gelmiştir. Bunların bazıları Hıristiyanlık öncesi döneme aittir.

    GÖRÜLECEK YERLER

    Uçhisar

    Nevşehir'in yedi kilometre yakınındaki Uçhisar ilçesinin harikulade görüntüsü dayanılmaz bir cazibeye sahiptir. Uçhisar kalesinin burçlarından, tüm bölgeyi eşi benzeri olmayan bir manzara ile seyredebilirsiniz.


    Göreme

    Nevşehir'e on kilometre mesafedeki Göreme ve çevresinin Roma döneminde Avanos ahalisi tarafından nekropol olarak kullanıldığı sanılmaktadır. Göreme yöresinden genelde "inanç merkezi" şeklinde bahsedilir. Göreme Açık Hava Müzesi Hıristiyanlıktaki tüm düşünceleri birleştiren bir eğitim sisteminin temellerini atan Aziz Basil ve kardeşlerinin doğduğu yerdir. Tokalı Kilisesi, Rahip ve Rahibeler Manastırı, Aziz Basil Kilisesi ve Elmalı, Yılanlı, Karanlık ve Çarıklı kiliselerindeki mimari ayrıntılar ve freskler bugün bile ilk günkü kadar yeni ve canlıdırlar.

    Ürgüp

    Göreme yakınlarındaki Ürgüp şarapları, tarihi yerleri ve doğal güzellikleri ile ünlü bir ilçedir. Şarabınız isterse basit bir toprak testide isterse de kristal bir kadehte gelsin, neticede asla unutamayacağınız bir deneyim yaşarsınız. Yerel şarap üreticilerinin bazılarının modern şarapçılık tekniklerini kullanmaya başlamasına rağmen hala antik ve zamanın eskitemediği yöntemlerle şarap yapanlar da vardır.

    Mustafapaşa

    Ürgüp'ün altı kilometre güneyindeki Mustafapaşa eşsiz taş işçiliği ile ünlü bir ilçedir. Aziz Basil Şapeli ikon kırıcı düşünce sistemini yansıtan motiflerle süslüdür. Nevşehir'e 18 kilometre mesafedeki Avanos ilçesinde Hitit döneminden beri yaşatılmakta olan bir çömlekçilik geleneği vardır.
     
  3. kapodakyanın tarihinin İngilizce cevirisi
     

Bu Sayfayı Paylaş