Kanuni Sultan Süleymanın fermanları nelerdir

'Tarihi Bilgiler' forumunda Mavi_Sema tarafından 22 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kanuni Sultan Süleymanın fermanları nelerdir konusu Kanuni Sultan Süleymanın fermanı, Kanuninin fermanları, Sultan Süleymanın fermanı

    Ogul,
    Insanlar vardir, safak vaktinde dogar, aksam ezaninda ölürler.
    Avun oglum avun.
    Güçlüsün, kuvvetlisin, akillisin, kelamlisin.
    Ama:
    Bunlari nerede, nasil kullanacagini bilmezsen sabah rüzgarinda savrulur gidersin.
    Öfken ve nefsin bir olup aklini yener.
    Daima sabirli, sebatli ve iradene sahip olasin.
    Dünya senin gözlerinin gördügü gibi büyük degildir.
    Bütün fethedilmemis gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin fazilet ve erdemlerinle gün isigina çikacaktir.
    Anani, atani say, bereket büyüklerle beraberdir.
    Bu dünyada inancini kaybedersen yesilken çorak olur, çöllere dönersin.
    Açik sözlü ol. Her sözü üstüne alma. Gördün söyleme, bildin bilme.
    Sevildigin yere sik gidip gelme, kalkar muhabbeti itibar olmaz.
    üç kisiye aci:
    Cahiller arasindaki alime,
    Zenginken fakir düsene,
    Hatirli iken itibarini kaybedene.
    Unutma ki! Yüksekte yer tutanlar asagidakiler kadar emniyette degildir.
    Hakli oldugunda mücadeleden korkma.
    Bilesin ki; atin iyisine doru, yigidin iyisine deli derler.
    "Ey ogul! Artik Beysin...
    Bundan sonra öfke bize, gönül almak sana...
    Suçlamak bize, katlanmak sana...
    Acizlik bize, yanilgi bize, hos görme sana...
    Geçimsizlikler, çatismalar, uyumsuzluklar, anlasmazliklar bize, adalet sana...
    Kötü göz, som agiz, haksiz yorum bize, bagislamak sana...
    Ey ogul!
    Bundan sonra bölmek bize, bütünlemek sana...
    üsengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, sekillendirmek sana...
    Ey ogul!
    Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz...
    Sunu da unutma: Insani yasat ki devlet yasasin.
    Ey ogul!
    Yükün agir, isin çetin.
    Allahü Teala yardimcin olsun!"
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Ben ki,

    Sultanlar sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve Karaman’ın ve Rum’un ve Dulkadir Vilayeti’nin ve Diyarbakır’ın ve Azerbaycan’ın Acem’in ve Şam’ın ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke’nin ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen’in ve daha nice memleketlerin ki, yüce atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dâhi ateş saçan zafer kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı Sultan Bayezıd Hân'ın torunu, Sultan Selim Hân'ın oğlu, Sultan Süleyman Hân’ım.

    Sen ki,

    Françe vilayetinin kralı Françesko (François, Fransuva)’sun.

    Sultanların sığınma yeri olan kapıma, adamın Frankipan ile mektup gönderip, memleketinizin düşman istilâsına uğradığını, hâlen hapiste olduğunuzu bildirip, kurtulmanız hususunda bu taraftan yardım ve medet istida etmişsiniz (istemişsiniz). Her ne ki demiş iseniz benim yüksek katıma arz olunup, teferruatıyla öğrendim.

    Padişahların mağlup olması ve hapsolması tuhaf değildir. Gönlünüzü hoş tutup, hatırınızı incitmeyiniz. Bizim ulu ecdadımız, daima düşmanı kovmak ve memleketler fethetmek için seferden geri kalmamıştır. Biz dahi onların yolundan yürüyüp, her zaman memleketler ve kuvvetli kaleler fetheyleyip gece, gündüz atımız eğerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmıştır. Allah hayırlar müyesser eyleyip meşiyyet ve iradatı neye müteallik olmuş ise vücuda gele. (Allah hayırlar versin ve iradesi neyse o olsun.) Bunun dışındaki vaziyet ve haberleri adamınızdan sorup öğrenesiniz. Böyle bilesiniz.
     
  3. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    KANUNİ'NİN (1520-1566) BELGRAD KADISINA GÖNDERDİGİ FERMAN

    "Devlet askerleri (Sipahiler), biçilmeyip el ile yolunan ottan zorla vergi alırlar imiş, kaldırdım. Askerler, ev yakınında bulunan bağ, bahçe ve bostanlardan yemeklik için üretim yapanlardan para almak isterler imiş, almasınlar, yasakladım. Boş yerlere tarla açanlardan, ihya edenlerden vergi alınmasın.

    Nehir üzerlerindeki dolap ve karaca değirmenler, yeni yapılmış olsalar dahi fazla vergi alınmasın. Askerler, tarla ürünlerini satmak için, halka pazar yerine götürmelerini isterler imiş, pazara götürülmesin, teklif dahi edilmesin. Askerler ‘boyunduruk hakkı’ diye vergi almasınlar. Askerler savaşa gitseler, geride kalan mallarını köy halkından güvenilir adamlar korusunlar.

    Yeni evlenen yeniçerilerden ‘gerdek hakkı' diye vergi alınır imiş, bundan böyle alınmasın. Savaş esnasında bile askerler eve girip arı kovanlarına dokunmasınlar. Ve yerleştiği yerde, evleri önünde, sancakları altında kendi geçimleri için ürettikleri arı kovanından dahi vergi alırlar imiş. Onu dahi göresin. Başka kovanlık olmayıp, evleri yanında ve sancakları altında olan kovandan dahi vergi aldırmayasın.

    Kovan hakkı bahanesi ile askerler savaş esnasında bile bu bahaneyle evlere girmekten men eylensin. Bu husus için şikayet ettirmeyesin."
     

Bu Sayfayı Paylaş