Kansere Mantarla Çözüm

'Genel Sağlık' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 19 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kansere Mantarla Çözüm konusu ABD'de yapılan bilimsel çalışma sonrası meme ve prostat kanserlerinin ölümsüzlük mantarıyla yok edilebileceği kanıtlandı. 'Ganoderma Lucidum' adı verilen bu ölümsüzlük mantarı'nın meme ve prostat kanseri tedavisinde etkili olduğu tespit edildi.

    [​IMG]

    Ganoderma lucidum, Çin, Kore ve Japonya başta olmak üzere çeşitli Asya ülkelerinde 2000 yıldan fazla süreden beri folklorik bitkisel ilaç uygulamalarında sağlığı koruyucu ve bağışıklık sistemini güçlendirici olarak kullanılıyor. Bu amaçla kullanılan yenilebilir mantar türleri içersinde en önemli türlerden birisi olan “Ölümsüzlük Mantarı” ancak, 21. yüzyılın başlangıcından itibaren, batı ülkelerinin uzak doğu kültürüne ilgi duymasıyla dünyada yavaş yavaş tanınmaya başlandı. Bunun sonucunda araştırmacılar, bağışıklık sistemini güçlendirmesinin dolaylı bir sonucu olarak, astım, alerji, hemoroid, hepatit, saç dökülmesi, nefrit, artrit, ülser, yüksek tansiyon ve uykusuzluk hastalığı (insomnia) tedavilerinde kullanılabileceğini belirledi. Söz konusu mantarın içinde bulunan Reishi'nin hem hastalığı önleyici hem de tedaviye yardım edici etkileri var. Son yıllarda Reishi’nin meme kanserinde tümör yayılımını engellediği belirlendi. Reishi’nin sözkonusu etkinliğini sağlayan en önemli maddelerin başında polisakkaritler ve triterpenler geliyor Sağlık Yayıncılık

    Moleküler Ve Hücresel Düzeyde Kanser Hücrelerinin Yayılmasını Durduruyor
    ABD’de Methodist Araştırma Enstitüsü, Kanser Araştırmaları Laboratuvarı’nda Dr. Daniel Sliva ve ekibi tarafından yapılan bir araştırma sonucunda, meme ve prostat kanseri vakalarında, Reishi ekstratlarının kemoterapi ve radyoterapi sırasında besin desteği olarak hastalara verilmesinin moleküler ve hücresel düzeyde kanser hücrelerinin yayılmasını durdurduğu belirlendi. Bu etkinin hem polisakkaritler tarafından bağışıklık sisteminin uyarılması hem de Ganoderma lucidum’un doğrudan kanserli hücreler arasındaki iletişimi bozarak, kanserli hücrelere kendilerini yok etme emri (apoptosis) göndererek metastazı engellemesinden kaynaklandığı tespit edildi. Meme kanseri vakalarında uygulanan kemoterapi ve radyoterapi tedavisi ile kombine olarak son yıllarda Ganoderma lucidum’un kullanılması ile hastalığın durdurulması ve iyileştirilmesine yönelik kayda değer başarılar elde edildi. Bu konu umut vaad etmesi bakımından son derece dikkatle ele alınması gereken bir konu olarak değerlendiriliyor.

    Ayrıca Reishi’nin ihtiva ettiği çeşitli maddeler sonucunda insanlar üzerinde psikolojik olarak rahatlatma etkisine sahip olması, özellikle kanser hastalığında hastalığı yenmede çok büyük önem arz eden moral gücü kazanmaları bakımından da ikinci bir fayda sağladığı bildirildi. r.

    İlbay, “Üretimde İleri Teknoloji Yöntemler Kullanıyoruz”
    Reishi ve diğer pek çok önemli yenilebilir tıbbi mantarın üretimi ve topluma sunumunu yapan “Fungal Grup Ltd. ” adına bilimsel çalışmalar gerçekleştiren Yrd. Doç. Dr. M. Ertuğrul İlbay, Ganoderma’nın kesinlikle ilaç kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. İlbay, “Ganoderm sözkonusu hastalıklarda koruyucu ve tedavi sürecinde ise destekleyici bitkisel bir besin desteğidir. Ülkemizde sapla samanın birbirinden ilk aşamada hemen ayrımı yapılamadığından tüketicilerin bilinçli olmaları gerekir. Hastaların Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan gerekli onay ve izinleri alan firmalarının ürünlerini tercih etmeleri çok önemlidir. Firmamızda, uzun bilimsel araştırmalar sonucunda, Reishi ve diğer pek çok önemli tıbbi mantarlar üretilmektedir. Besin desteği olarak tüketim amacıyla en uygun yöntemin yerli ve yabancı literatür araştırması sonucunda “sıvı konsantresi” olduğunu görüyoruz. Bu nedenle de üretimi toz kapsül formuna göre çok daha zahmetli ve titiz üretim koşulları gerektiren “sıvı konsantresi (ekstrakt)” formunu üretmeye karar verdik. Bu mantarların içeriğinde bulunan ve en önemli etkili maddelerin başında gelen, beta-glukan gibi polisakkaritlerin insan hücrelerine nüfuz edemeyecek kadar büyük moleküler yapıya sahip olmaları nedeniyle, bunların hücrelerden geçerek vücudun yararlanabileceği çok daha küçük moleküllere parçalanmaları gerekmektedir. Literatür bilgilerinden, Reishi’nin bünyesinde bulunan bu büyük moleküllü maddelerin ancak, ileri teknoloji yöntemler kullanılarak daha küçük moleküllere parçalanması gerektiğini tespit ettik. Bu teknolojiyi kurarak üretimi gerçekleştiriyoruz” dedi.

    Yavaş: “Bu Mantarı Doğadan Toplamak Çok Tehlikeli”
    Konuyla ilgili açıklama yapan Fungal Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Yavaş ise, “Bu mantarın doğadan toplanması çok tehlikelidir. Çünkü doğada bu mantara benzer zehirli mantarlar olabilir. Bu mantarların üretilmesi için son derece özel laboratuvar koşullarının olması gerekir. Amerika, Avrupa ve birçok gelişmiş ülkedeki bilimsel yayınları yakından takip ediyoruz. Bu nedenle Ganoderma’nın hastalıkların tedavisinde kullanımı ile ilgili yapılan bilimsel yayınları her zaman basın mensuplarıyla paylaşmak istiyoruz. Ülkemizde tıp adamları geç de olsa konuya eğilmeye başlamışlardır. Bu arada Fungal Grup yöneticisi Gıda Yük. Müh. Hatice Yavaş Gürel konuyla ilgilenen bir-kaç üniversitenin olduğunu ve ortak projeleri yürütmeye başlayacağımızın müjdesini şimdiden verebiliriz” şeklinde konuştu.
     

Bu Sayfayı Paylaş