Kanserden korunmanın yolları

'Genel Sağlık' forumunda Dine tarafından 1 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kanserden korunmanın yolları konusu
    Kanserden korunmanın yolları

    Günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze yemek; sigaradan uzak durmak şart!​

    Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belek Turizm Merkezi'nde Hacettepe
    Üniversitesi öncülüğünde düzenlenen 3 Prevantif Onkoloji Semineri'nde
    ''kanserden korunmayla'' ilgili konular masaya yatırılıyor​

    [​IMG]

    Sempozyum Başkanı Prof Dr İsmail Çelik, Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş
    Dairesi Başkanı Prof Dr Murat Tuncer ve Hacettepe Üniversitesi Onkoloji
    Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç Dr Mutlu Hayran
    ile basın toplantısı düzenledi​

    Prof Dr Çelik, basın toplantısında, kanserden korunmak için sempozyumda
    belirlenen bulguları paylaştı​

    Kanserin çoğunlukla yaşam tarzı kökenli olduğunu belirten Çelik, ailevi
    kanserlerin (genetik) tüm kanserlerin binde birinden daha az olduğunu söyledi​

    Tütün ve alkol kullanımı, fazla kilo, fiziksel aktivite yetersizliği ve
    enfeksiyonların tüm kanser nedenleri arasında yüzde 95'lik kısmı kapsadığını
    vurgulayan Çelik, ''Tütün kullanımı her çeşit kanseri artırır Tüm kanserlerin
    yaklaşık yarısının nedeni tütün ve tütün mamulleri kullanımıdır Şişmanlığın,
    çoğu kanser çeşidini artırdığı gözlenmiştir'' dedi​

    Alkolün kanseri tetiklediğini, ''az miktarda olsa bile'' alkolün
    kansorejen etkisi gösterdiğini ifade eden Çelik, alkolün özellikle sigarayla
    kullanıldığında kanserojen etkisinin daha fazla olduğunu belirtti​

    Basın organlarında kanserden korunmada çeşitli beslenme şekilleri
    önerildiğini, ancak bunların çoğunun bilgi kirliliği oluşturduğunu anlatan Çelik,
    şöyle konuştu:​

    ''Kanserden korunmak için tek ve geçerli beslenme önerisi, günde en az 5
    porsiyon meyve ve sebze içeren yiyecekler tüketin Düşük yağlı, lifçe yüksek
    besinler tercih edin Kırmızı et, haftada birden fazla yenmemeli Bu öneriye bir
    kelime eklemek ya da çıkarmak doğru değildir''​

    MAĞARA İNSANI FORMÜLÜ
    Kanserden korunmak için ''mağara insanı'' yaşam biçimini öneren Prof Dr
    Çelik, mağara insanında neden kanser görülmediğini şu şekilde açıkladı:​

    ''Sigara içmezdi ve çevresinde de sigara içilmezdi Ne bulursa onu yerdi
    Vitamin hapı, takviye gibi diyet kandırmacalarına maruz kalmazdı Yiyeceğini
    bulmak için saatlerce koşturur, egzersiz yapardı Alkol kullanmazdı Güneş
    ışığından korunmada modern insana göre daha dikkatliydi Güvenli cinsel yaşam
    konusunda daha şanslıydı''​

    Üniversite bünyesinde Sigara Bırakma Ünitesi kurduklarını ve bıraktırma
    oranlarının Avrupa ve ABD'nin çok üstünde olduğunu bildiren Çelik, şöyle devam
    etti:​

    ''Sigarayı bırakmak için hiçbir yaş geç değil Tütün ve tütün mamullerini
    kullanan kişinin hemen bırakma girişiminde bulunması ve bunun için tescilli
    sigara bırakma merkezlerinden yardım alması gerekmektedir Sigara hem fiziksel
    hem psikolojik bağımlılık yaptığından destek almadan bırakılması zordur''​

    Çelik, Sigara Bırakma Ünitesine son 2 yılda 574 başvuru olduğunu, bu
    kişilerde sigarayı bıraktırma oranının yüzde 60'a ulaştığını söyledi​

    KANSER HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
    İsmail Çelik, bilgi kirliliği nedeniyle kamuoyunda kanserle ilgili birçok
    ''efsanenin'' dolaştığını vurguladı​

    Üç yıldır düzenledikleri sempozyumlarla doğru bilgiyi elde etmeye
    çalıştıklarını ve bunları toplumla paylaştıklarını belirten Çelik, şunları
    söyledi:​

    ''-Soyanın içindeki kadınlık hormonu olan östrojene benzer maddeler,
    yüksek dozda alındığında meme ve rahim kanserlerine yol açabilir Ceviz, fındık,
    fıstık gibi zararsız olduğu, kolesterol içermediği söylenen yağlı gıdaların
    (zeytinyağı dahil) çok miktarda alınması şişmanlatır​

    -Domates, brokoli ve lahana gibi gıdaların yüksek miktarlarda
    tüketilmesinin kanserden koruduğuna dair veriler yeterli değildir​

    -Aspartam ve sakarin gibi yapay tatlandırıcıların kansere neden olduğu
    bilgisi ispatlanmamıştır​

    -Kahve tüketiminin kansere neden olduğu ve yeşil çayın kanserden
    koruduğuna dair bilimsel bulgu yoktur​

    -Genetiği değiştirilmiş gıdaların, kanser riskini artırdığına dair
    bilimsel bulgu yoktur​

    -Hazır gıdalardaki katkı maddelerinin, uygun oranlarda kaldığı takdirde
    kanser yapıcı etkisi mevcut değildir''​

    ''YİYECEKLER İLAÇ DEĞİLDİR''
    Yiyeceklerin ilaç olmadığına değinen Prof Dr Çelik, hekim önermediği
    sürece gıda takviyesinde bulunulması ya da beslenme şeklinin değiştirilmesinin
    uygun olmadığını vurguladı​

    Bitkilerin, meyve ve sebzelerin bilinçsiz tüketilmesinin yarardan çok
    zarar verebileceğini anlatan Çelik, bilinçsiz tüketimin çeşitli organlarda hasara
    yol açabileceğini ve kanser dışında başka hastalıkların oluşmasına zemin
    hazırlayabileceğini bildirdi​

    Prof Dr Çelik, şöyle devam etti:​

    ''Vitamin takviyesi ve kapsüllerinin kanserden koruma etkisi yoktur,
    aksine kanseri tetiklediğini gösteren çalışmalar mevcuttur Havuçta da bulunan
    beta-karoten maddesinin fazla alınması, sigara bağımlılarında akciğer kanseri
    riskini artırabilmektedir Yapılan bir araştırmada, sigara içenlere beta-karoten
    tableti verildiğinde, ölüm oranlarının arttığı belirlenmiştir Bu havucun
    tüketilmemesi anlamı taşımaz, aksine sigara içenlerin sigarayı bırakmaları daha
    yaşamsaldır Havuç günlük gıda alımı içinde taze olarak yenilebilir ve böyle
    tüketildiğinde kanserden koruyucudur''​

    Cep telefonu kullanımına bağlı kanser gelişimi konusunda verilerin
    yetersiz olduğuna, kullanımının kısıtlanmasına dair bilimsel öneri de
    bulunmadığına işaret eden Çelik, şunları kaydetti:​

    ''Sadece ABD, Belçika ve Tayvan'ın belli bölgelerinde yeryüzünün derin
    katmanlarından içme suyuna karışan arseniğin uzun süre tüketilmesinin kanser
    yapıcı etkileri tanımlanmıştır Türkiye'deki içme suyunda arsenik düzeylerine ait
    bilgiler yetersizdir Arseniğe maruz kalma, arsenikle çalışanlarda, önemli
    miktarda şarap içenlerde, ahşap içeren evlerde yaşayanlarda ve geçmişte arsenik
    içeren pestisit kullanılan çiftliklerde yaşayan kişilerde olabilmektedir Doğum
    kontrol hapları ve menopoz sonrası hormon replasman tedavisinin (menopoz
    öncesinde vücutta üretilen dişilik hormonlarını takviye etme veya yerine koyma
    tedavisi) hem kanser hem de kalp rahatsızlıkları açısından önemli yan etkileri
    vardır Bu nedenle kesinlikle doktor tavsiyesiyle alınmalıdır''​

    PROF DR TUNCER
    Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof Dr Murat Tuncer de
    kanserin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirterek, ''Ancak önemli olan
    kanserin oluşmasını önlemektir'' diye konuştu​

    Kanser oluşumunda sigaranın etkisine değinen Tuncer, sigara
    bağımlılığının da hastalık olarak görülmesi ve tedavi edilmesi gerektiğini ifade
    etti​

    Kişi iradesinin sigarayı bırakmada çok az etkili olduğunu anlatan Tuncer,
    ''İradeyle şeker, yüksek tansiyon nasıl yok edilemiyorsa sigara bağımlılığı da
    yok edilemez Gelecekte sigara üreticileri taammüden adam öldürmek suçlamasıyla
    yargılanabilir'' dedi​

    Kapalı mekanlarda sigara içilmemesi ve dumansız hava sahası
    uygulamalarına yönelik bazı kişi ve kurumların yürütmeyi durdurma davası
    açtıklarını belirten Tuncer, ''Sigarayla pazarlık, kanserle pazarlıktır Bu
    yüzyılda 1 milyar insan sigaradan ölecek'' dedi​

    Tuncer, SGK'nın sigarayı bırakma tedavisinde kullanılan ilaçları da ödeme
    kapsamına almasını istedi​

    Gelecekteki kanser profilini annelerin belirleyeceğini ifade eden Tuncer,
    bebeklerin 2 yıl anne sütüyle beslenmesinin, ilk 6 ayda ise sadece anne sütüyle
    beslenmesinin çok önemli olduğunu, emzirmenin meme kanserinin oluşmasını da
    önlediğini kaydetti​

    Sempozyum yarın sona erecek​
     

Bu Sayfayı Paylaş