Kanserden korunmak için kilo vermenin önemi

'Genel Sağlık' forumunda Dine tarafından 12 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kanserden korunmak için kilo vermenin önemi konusu Kanserden korunmak için kilo vermenin önemi

    Araştırmalar, sağlıklı beslenme, uygun kilonun korunması ve düzenli egzersizle kansere yakalanma riskinin yaklaşık yüzde 35 oranında önlenebileceğini gösteriyor.

    [​IMG]

    Şişman bireylerde kanser görülme sıklığının normal kilolu kişileri oranla iki kat daha fazla olduğu biliniyor. Ayrıca kanser hastalarının doğru beslenmesi tedavinin seyrini de etkileyebiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir, kanser ve beslenme arasındaki ilişkiyi anlattı, merak edilen sorulara cevap verdi.

    "Kadın ve erkeklerde görülen kanser vakalarının yüzde 35’i beslenme alışkanlıklarına bağlıyken, şişman bireylerde kanser görülme sıklığı iki kat daha fazla olmaktadır. Bu nedenle şişman veya obez bireylerde başta meme, kolon, rahim (endometrium), özefagus (yemek borusu) ve böbrek kanserinin görülme riski ideal kilodaki bireylere kıyasla daha yüksektir. Ayrıca, obezitenin, serviks, safra kesesi, lenfoma, yumurtalık, pankreas, tiroid ve prostat kanserlerinin de riskini arttırdığı bilinmektedir. Bunun yanında kilo kaybının, meme kanseri gibi bazı spesifik kanser türlerinin oluşma riskini azalttığı, çeşitli araştırmalarla da kanıtlanmıştır.

    Beslenme alışkanlıkların kanserden korunmada etkisi var mıdır?
    Beslenme alışkanlıklarının da kanser riski üzerinde etkili olduğunu biliyoruz. Yüksek kalori alımının obezite için risk faktörü oluşturup, kanser riskini arttırdığı kabul edilmektedir. Bunun yanında beslenmemizde yapacağımız bazı değişiklikler kanser riskini olumlu yönde etkilemektedir. Örnek olarak, sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme düzeni, akciğer, ağız, özefagus, mide ve kolon kanseri riskini düşürdüğü bilinmektedir. Meyve ve sebzelerin yapısında bulunan C vitamini, E vitamini, karotenoidler ve diğer birçok fitokimyasallar gibi bir takım antioksidan maddeler, metabolizma sonucu açığa çıkan oksidan maddeleri etkisiz hale getirerek kanser gelişimini önlediği bilinmektedir. Oksidan maddeler hücre hasarına neden olarak kanser riskini arttırmaktadır. İşte bu mekanizmanın önlenmesinde vücut meyve ve sebzelerdeki antioksidan maddeleri kullanır. Antioksidan preperatların kanseri önlediğine yönelik klinik çalışmalar henüz yeterli değildir. Bu nedenle şu an için kanserden korunmanın ve bu antioksidan maddeleri vücuda almanın en güvenli, kolay ve ucuz yolu taze sebze ve meyveleri tüketmektir.

    Hangi besinleri tüketmek ve hangi besinlerden uzak durmak gerekiyor?
    Posa yada lif insanlar tarafından sindirilemeyen bir çeşit karbonhidrat türü olup bir çok hastalığın önlenmesinde ve denetlenmesinde rol oynamaktadır. Kurubaklagiller, tam tahıl ürünleri, meyve ve sebzelerde bulunan posanın kanser oluşma riskini azalttığı bilinmektedir. Beslenmemizde bulunan yağ miktarı ve türü de kanser oluşumunu direkt ve dolaylı yoldan etkileyebilmektedir. Öncelikle yüksek doymuş yağ tüketiminin kanser riskini arttırabileceği bilinmekte olup özellikle balıkta bulunan omega-3 yağ asidi, zeytin ve kanola yağında bulunan tekli doymamış yağ asitleri ve diğer çoklu doymamış yağ asitlerinin de kanser riskini düşürebileceği bilinmektedir.

    Yüksek yağ tüketimi, diyetle fazla kalori alınmasına yol açarak obeziteyi ve beraberinde obeziteye bağlı gelişen kanser türlerini de getirebilmektedir. Sosis, sucuk, salam gibi birtakım işlenmiş et ürünlerinin de kanser oluşumunu sağlayan nitrit gibi birtakım koruyucu maddeler içerdiği bilinmektedir. Bu gibi besinlerin yapısına renk vermesi ve tazeliğini koruması amacıyla konulan nitrit, vücutta nitrozaminlere dönüşerek hücre hasarına neden olmaktadır. Bu nedenle bu besinler tüketilmemeli, tüketildiği taktirde, bu besinlerin zararlı etkilerini azaltan C vitamininden zengin besinlerle tüketilmelidir.

    Besinleri pişirme şekli önemli midir?
    Besinleri pişirme de kanserden korunmak için dikkat edilmesi gereken bir başka önemli uygulamadır. Araştırmalar, yağda kızartma, ateşe yakın yapılan ızgara işlemleri gibi besinin hızlı pişmesini sağlayan pişirme yöntemlerinin, kanser riskini arttıran birtakım kimyasal maddelerin açığa çıkmasına neden olduğunu göstermiştir. Bu nedenle suda ve buharda haşlama, buğlama ve fırında pişirme yöntemleri daha az kimyasal açığa çıkmasına neden oldukları için tercih edilmesi gereken pişirme yöntemleridir.

    Kansere karşı sağlıklı beslenme önerileriniz nelerdir?
    Obezite günümüzde katlanarak büyüyen önemli bir sağlık sorunu olmakla beraber başta, kalp damar hastalıkları, diyabet ve kanser gibi ölümcül hastalıkların görülmesinde önemli bir risk faktörü oluşturmaktadır. Kilo durumunun saptanmasında yaygın olarak kullandığımız beden kitle indeksi (BKI) kilonun, boyun metre kare cinsinden oranıyla elde edilen bir değerdir. Bu değerin 20-25 arasında olması ideal kilo, 25-30 arasında olması kilolu, 30’un üzerinde olması obez olarak kabul edilir. Örnek olarak 1,63m 73kg ağırlığındaki bir bireyin BKI değeri: 73 / 1.63 x 1.63= 27.4 olarak bulunur ve kilolu kategorisinde değerlendirilir. Bu değer gebelerde, çocuklarda ve yoğun fiziksel aktivite yapan bireylerde doğru sonuç vermez. Size BKI değerinizi 20-25 arasına çekerek ideal kiloya ulaşmanız ve kanserden korunmanız için birkaç öneri:

    Besin çeşitliliğini sağlayın, değişik türde ve renkte meyve sebze ve besinler tüketmeniz farklı besin öğelerinden faydalanmanızı sağlayacaktır. Günde 3 ana 3 ara olmak üzere toplam 6 öğünde beslenin. Böyle bir beslenme düzeni gün içerisinde fazla acıkmayacağınız için fazla kalori almamanızı ve metabolizmanızın daha hızlı çalışmasını sağlar. Şeker ve tatlı tüketimi mümkün olduğunca sınırlandırın, tatlı tercihiniz sütlü tatlı olsun. Meyve, sebze, tam tahıl ürünleri ve baklagilleri tüketerek günlük posa alımını arttırın. Günde en az 5 porsiyon taze sebze ve meyve tüketin.Düşük yağlı ve düşük kolesterollü besinler tercih edin.

    Yüksek kalsiyumlu besinler tüketin.Katı yağlardan uzak durun. Tuz tüketimini azaltın. İşlenmiş et ürünlerinden uzak durun. Vücut için birçok önemli görevi olan su tüketimini arttırın. Etli sebze yemeklerinin içerisine ayrıca yağ eklemeyin, et yeterince yağ içerir. İçeriği bilinmeyen yüksek enerjili besinler tüketmeyin. Fiziksel aktivitenizi arttırmaya özen gösterin. Ağız ve diş sağlığına dikkat edin. Kesinlikle sigara içmeyin. Alkol ve kafein alımını sınırlandırın. Besinleri doğru hazırlayın ve doğru pişirin. Hızlı kilo verdiren diyetlerden uzak durun.
     

Bu Sayfayı Paylaş