Kanser ve Kantaron Otu

'Şifalı Bitkiler' forumunda Dine tarafından 27 Ağustos 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kanser ve Kantaron Otu konusu Kanserden Korkmayanlar Saglık Egitim ve Araştırma Dernegi Kurucusu

    Av.İLHAN DEMİR

    Merhaba,

    Bu siteyi hazırlamaktaki amacım, yüzbinlerce insanımızın derdi olan
    kanserden korkmamanız içindir. Kanserle yaklaşık 3 yıl önce tanıştık.
    Eşim göğsünde bir sertlik olduğunu söyledi. Hemen doktora gittik.
    Pataloji sonucu; kanser olduğunu öğrendik.

    Hemen ameliyatla göğsü alındı. Bir ay kadar sonra kemoterapiye
    başladık. 6 kür boyunca eşim öldü öldü dirildi. Mide bulantısı ve
    kusma ile geçti bu 6 kür. Yatak döşek yattı. Hiç alışık olmadığımız
    bir şeydi. Çoluk çocuk perişan olduk eşimin bu haline. Ama eşim daha
    çok perişan oldu. Çünkü bütün sıkıntıyı çeken kendisiydi.

    Radyoterapiye gerek görmediler. Kemoterapi bitince ayda bir
    kontrollere başladık. Her şey gayet iyi gidiyordu, ta ki, eşim bir
    sabah sırtında ağrılarla uyanana kadar.

    Önce soğuk algınlığı zannettik. Fakat MR çekilince eşimin kemiklerine
    yayıldığını öğrendik. Boynu, sırt kürek kemiği, belinde iki kemik,
    kalça kemiği ve ayak dirsek kemiğinde tutulum yani kanser
    vardı. Önce radyoterapi uygulandı. 6 kemiğe birden radyoterapi
    verilemezdi. Bu yüzden en fazla tutulum olan iki kemiğe radyoterapi
    verildi. Radyoterapi bitince bir hafta aradan sonra kemoterapiler
    başladı. 4. kürde eşimin karnında bir tümör oluştu. Doktorumuz
    kemoterapiye devam etti. 6. kür bittiğinde eşimin karnındaki tümör 25
    cm olmuştu.

    Hemen radyoterapiye sevk edildik. Burada uygulanan radyoterapiden
    sonra eşim dinlenmeye çekildi. Bu arada çekilen MR sonucuna göre
    kemoterapi hiçbir fayda vermemişti. Aksine tutulum (kanser) kemik
    iliğine sıçramıştı.

    Bu noktada artık radyoterapi ve kemoterapiye güvenimiz kalmadı.
    Doktorumuz da çaresizlik içerisinde ilaçların ve tedavilerin fayda
    etmediğini söyledi.

    Artık alternatif tıp tedavisine yönelmenin zamanı gelmişti. Yapacak
    başka bişi kalmamıştı. Klasik tedavi fayda vermiyordu.

    İşte tam bu sırada, değerli dostum Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
    KBB Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdoğan İnal, kantaron otundan
    bahsetti. Dediğine göre, kayınpederi mesane kanseri imiş ve 7 kere
    ameliyat geçirmiş. Mesanesin alınmasına karar verildiği bir sırada
    kantaron otunun kansere iyi geldiğini öğrenmiş ve zaten kaybedecek
    bir şey yok deyip kayınpederine uygulamış. 3,5 ay sonra alınan
    neticelerde, kanserden eser kalmadığını görmüş. Benimde eşime
    kantaron tedavisi uygulamamı önerdi.

    Zaten bizimde yapacak bir şeyimiz kalmamıştı. Hemen kantaron suyu
    tedavisine başladık. Ozon tedavisi ile birlikte kantaron tedavisini
    de yürüttük. Yaklaşık 2 ay sonra yapılan patalojik inceleme de eşimin
    karnındaki kitlede kanser tümörünün kalmadığı şeklinde bir rapor
    aldık.

    Kemiklerdeki durumu henüz MR çekilmediği için bilmiyoruz. Ancak eşim,
    alternatif tedavi ve Prof. Dr. Erdoğan İnal hocanın tavsiyeleri
    sonucu şimdi gayet iyi.

    Böyle bir tedaviyi herkesle paylaşmak istedim. Kanserden korkmayın.
    Tedavisi var. Yeter ki doğru tedaviyi uygulayın.
     

Bu Sayfayı Paylaş