Kanaat duygusunu özledik...

'Gebelik ve Annelik' forumunda Siraç tarafından 31 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kanaat duygusunu özledik... konusu
    Kanaat duygusunu özledik...

    90'lardan önce doğan pek çok kişinin çocukluk kışları, tüm aile bireylerinin bir arada olduğu, evin en sıcak odasında, kibrit kutusundan yapılmış arabalar gibi el yapımı oyuncaklarla, biraz daha şanslılarsa yurtdışından gelen akrabaların getirdikleriyle oynayarak geçerdi.

    Pek çok oyuncağımız yoktu ama yine de annelerimiz bizleri oyunların başından kaldırıp yataklarımıza zorla gönderene kadar zamanın nasıl geçtiğinin farkında olmazdık .

    Yeni çağın çocukları bilgisayarından PlayStation'ına, oyuncakların her türlüsünden odaların en sıcağına sahip olsalar da geçen anların sıkıcılığından dem vurup oynayacak bir şeyler bulamamaktan yakınıyor. Kendi anne-babalarımız bizden çok daha zor şartlarda büyümüş olsalar da biz bugünün anne-babaları da kanaat günlerinde büyüme şansına sahip olmuş bireylerdeniz. Öyle ki günümüzün istenilen her şeye, istenildiği anda sahip olabilme zamanları, gerek bizdeki gerekse çocuklarımızdaki "elde olan ile mutlu olabilme" yeteneğini ortadan kaldırır hale geldi.

    Hâlbuki zenginliğin her şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymak olduğu öğütleriyle büyütüldük bizler. Her istediğini yiyebiliyor olmanın, ara sıra yediğiniz güzel tatların kıymetini azalttığı, her istediğinizi giyebiliyor olmanızın, giydiğiniz kıyafetlerin değerini gölgelediği öğretildi bizlere.

    Kanaat devirlerinin çocukları olan biz bugünün ebeveynlerine, bu duyguları çocuklarımıza aktarmak için büyük görevler düşüyor. Bizler bizzat bu öğretilerle büyüdüğümüz için belki çok da gerek yok yapılabilecekleri anlatmaya, yeter ki kendimiz örnek olalım bizden sonrakilere. Evlerimizde en ufak bir yiyeceği bile israf etmediğimizi, ihtiyacımız olmadıkça yeni bir giysi almadığımızı, çok çöp üretmek değil her akşam en az çöpü çıkarabilmenin bir yetenek olduğunu görsün küçük gözlemciler.

    Böylelikle onlar da farkına varsın çok oyuncağın değil, oyuncaklarla geçirilen zamanların değerli olduğunu ve tadabilsin kanaat denilen bu muhteşem duyguyu.

     

Bu Sayfayı Paylaş