Kalıcı Organik Kirleticiler Hakkında Bilgi

'Doğa ve Bitkiler' forumunda DeMSaL tarafından 16 Haziran 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kalıcı Organik Kirleticiler Hakkında Bilgi konusu Kalıcı Organik Kirleticiler - Organik Kirleticiler - İnsan Ve Çevre Sağlığı



    On iki belalı zehir diye de adlandırılan, doğada uzun süre kalabilen, besin zinciri yolu ile insan ve canlı organizmaların yağ içeren dokularında birikim yaparak insan ve çevre sağlığı üzerinde zararlı etkilere neden olan organik kimyasal bileşiklerdir.
    Kalıcı organik kirleticiler ( KOK) tarımın ve sanayi sektörünün bir çok alanında kullanılmak üzere üretilen 12 adet kimyasal bileşikten oluşmakta olup, bunlardan sekiz adeti tarımsal mücadelede ve çeşitli zararlı böceklere karşı kullanılan pestisitlerdir. Kalıcı organik kirleticilerin bir kısmı ise sınai ve yakma işlemlerinin sonucunda yan ürün olarak ortaya çıkmaktadır.
    KALICI ORGANİK KİRLETİCİLER YA DA 12 BELALI ZEHİR
    Pestisitler
    Aldrin – Zararlıları öldürücü bir bileşiktir. 1979 yılında yasaklanmıştır.
    Chlordan – Zararlıları öldürücü bir bileşiktir. 1979 yılında yasaklanmıştır.
    DDT – Zararlılar tarafından yayılan hastalıklara karşı korunmak için kullanılmış olup, 1985 yılında yasaklanmıştır.
    Dieldrin – Zararlılar tarafından taşınan hastalıklarla ve tarımsal zararlılarla mücadele için kullanılmış ve 1971 yılında yasaklanmıştır.
    Endrin – Tarımsal zararlılara karşı kullanılmış, 1979 yılında yasaklanmıştır.
    Heptachlor – Tarımsal zararlılara karşı kullanılmaktadır.
    Mirex – Ateş karıncaları, diğer karınca türleri ve termitlerle mücadelede kullanılmaktadır. Türkiye’de kullanımına izin verilmemiştir.
    Toxaphene - Tarımsal zararlılara karşı kullanılmış olup, 1989 yılında yasaklanmıştır.
    Hexachlorobenzene ( BHC) - Ekinleri etkileyen mantarları öldürmektedir.

    Sanayide Kullanılan Kimyasallar

    Poliklorlu Bifeniller (PCB’ler) – Isı aktarım sıvısı olarak elektrik transformatörlerinde, kapasitörlerde ve ayrıca boya, karbonsuz kopya kağıtlarında, yalıtım malzemelerinde ve plastiklerde kullanılmaktadır. Bu maddeler, sanayi ve belediye atıklarının yakma işlemi sonucunda da oluşmaktadır.
    Hexachlorobenzene (BHC) - Lastik, alüminyum, mühimmat ve boya üretiminde, ahşap korumada kullanılmaktadır.
    Mirex - Plastiklerde, lastiklerde ve elektrikli araçlarda yangın geciktirici olarak kullanılmaktadır.

    İstenmeden Üretilen Kalıcı Organik Kirleticiler

    Dioxin’ler - Atıkların yakılması işlemleri sonucunda bazı pestisitlerin ve diğer kimyasal maddelerin imalatı sırasında istenmeden üretilmekte ve açığa çıkmaktadır.Ayrıca, bir takım metal geri kazanım işlemleri ile kâğıt hamuru ve kâğıt ağartma işlemleri dioxinlerin açığa çıkmasına neden olabilmektedir. Egzoz gazları, sigara, odun ve kömür dumanında da bu bileşiklere rastlanmaktadır.
    Furan’lar - Bu bileşikler atıkların yakılması sonucunda ve dioxinleri açığa çıkaran aynı işlemlerde istenmeden ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, ticari PCB karışımlarında da bulunmaktadır.

    KALICI ORGANİK KİRLETİCİLER KÜRESEL BİR SORUNDUR

    Kalıcı organik kirleticiler ( KOK’lar), gıda zinciri yoluyla insanlar, balıklar, kuşlar ve diğer hayvanlarda etkisini göstermektedir. Daha çok yağlı besinlerde ( balık, anne sütü, süt, yoğurt, peynir, tereyağı) görülmektedirler. Dioksin ve furanların meyve ve sebze üzerinde yoğunlaşması sonucunda oluşan kirlilik gıda zinciri ile insanlarda yağlı dokularda birikmekte ve kansere yol açmaktadır.
    KOK’lar dirençli olmaları nedeniyle çevreye bulaştığında ortamda uzun süre kaldığından, besin zinciri yoluyla insan ve hayvanların dokularında birikerek onların sağlığı üzerinde tehlike oluşturduğundan, hava akımları yoluyla çok uzaklara yayılabilmesinden dolayı küresel düzeyde bir çevre ve sağlık sorunu oluşturmaktadır.
    Sorunun büyük ve dünya çapında olması nedeniyle, sözü edilen kalıcı organik kirleticilere (KOK) ilişkin uluslararası düzeyde önlem almak, insan sağlığını ve çevreyi söz konusu kirleticilerden korumak amacıyla Stockholm Sözleşmesi imzalanmıştır.
    Türkiye’ nin de içinde yer aldığı 125 ülke tarafından 22 Mayıs 2001 de imzalanan uluslar arası bir sözleşme olan Stockholm Sözleşmesi 17 Mayıs 2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

    TÜRKİYE’DE DURUM VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

    Türkiye’nin Stockholm Sözleşmesi’ne taraf bir ülke olarak Ulusal Uygulama Planı (NIP) geliştirmesi ve yürütmesi yükümlülüğü bulmaktadır. Ancak, sözleşme TBMM’ den henüz geçmedi. Sözleşmenin bir an önce TBMM’ den geçip onaylanması gerekmektedir. Sözleşme onaylanmadığı sürece, Birleşmiş Milletler Yardım Fonu’ ndan (GEF) yardım almamız gerektiği halde bu yardımı alamayacağız.
    Türkiye’nin taraf ülkeler konferansına sunduğu uygulama planında yapılması öngörülenlerin hiçbirisinin yapılmadığı belirtilmektedir. Gerek uluslararası düzeyde gerekse Türkiye’ de yasaklanmış bulunan bazı kalıcı organik kirleticilerin (özellikle pestisitler) ülkemizde kullanıldığı belirtilmektedir. İstenmeden üretilen ve açığa çıkan kalıcı organik kirleticilere yönelik ülkemizde herhangi bir önlem alınmamıştır.
    Türkiye’de 300 bin dolayında trafonun mevcut olduğu, bunların 50 bin tanesinin etiket incelemesinin yapıldığı, yapılan incelemede tamamen PCB ile dolu toplam 290 transformatör, 2000 kondansatör olduğu saptanmış, ancak, envanter çalışmasının bitmesi durumunda bu sayının 3-4 katına çıkabileceği tahmin edilmektedir. Bununla birlikte, özel sektör dâhil toplam PCB miktarının yaklaşık on bin ton olduğu tahmin edilmektedir.
    Diğer taraftan, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın stoklarında 10930 kg. DDT, Merkim Sanayi Ürünleri AŞ.nin Şirintepe, Derince - Kocaeli’ deki depo binasında 2700 ton heksaklorbenzen kontrol altında bulundurulmaktadır. Ayrıca, Karadeniz sahilinde Sinop ve Samsun arasındaki kıyı şeridinde yasadışı olarak deşarjı yapılmış 150 ton kalıcı organik kirletici (KOK) bulunmaktadır.
    KOK’ların tümü kanserojen olup, yakılarak imha edilmeleri gerekmektedir. Ancak, uygun yakma tesisi yoksa dioksinler ve furanlar oluşup çevreye yayılmaktadır. Türkiye’de uygun bir yakma tesisi bulunmamaktadır. Bunun için Türkiyenin acilen KOK’larla ilgili kirlilik envanterinin ve kirlilik haritasının çıkartılarak uygun bir yakma ve imha tesisini oluşturması gerekmektedir.
    Bununla birlikte, belirli bir plan ve proje kapsamında Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın eşgüdümünde insan, hayvan ve çeşitli gıda maddeleri üzerinde KOK’lar yönünden araştırma, inceleme ve testler yapılarak, sonuçlar kamuoyuna açıklanmalı ve tüketiciler bilgilendirilmelidir.
    Turhan ÇAKAR
     

Bu Sayfayı Paylaş