Kafanı Çarp , Kapıyı Çarpma

'Makaleler-Denemeler' forumunda semyav5mitq tarafından 23 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Kafanı Çarp , Kapıyı Çarpma konusu
    Kafanı carp , kapıyı carpma
    “Kapıyı hızlı çarpıp çıkma. Geri dönmek zorunda kalabilirsin” demiş
    büyüklerimiz... “Kapıdan kapıya değişir” diye düşünebilirsiniz.
    Değişmez
    aslında. Bazen öfke, hırs ya da intikam, kalbinizi kapının çarpma
    hızından
    daha hızlı çarpar.

    Sevgilinizi, işinizi ya da en iyi arkadaşınızı terk ederken çarptığınız
    kapılar aynıdır. Hepsinde geride bıraktığınız insanlar vardır. Onları
    “sizsizliğe” mahkum edip mutlu olurken, farkında olmadan kendinizi de
    onlardan “eksiltmiş” olursunuz.

    Bazen çarpma öncesinde “neden” sorusu gelir. Gelmezse bilin ki
    çarptığınız
    kapı bir daha size hiç açılmayacaktır. Hayat politika gibi değildir.
    Pişkinlik ve yüzsüzlük kaldırmaz. Pişmanlığa bile esnekliği çok azdır.
    Terazisi, “çıkarlardan” çok, “duygularla” tartar. Kefenin birine kırık
    bir
    kalp koyduğunuzda, diğerine ne koyarsanız koyun dengelemez. Kalp cam
    gibidir. Kırıkları yapıştırsanız da izleri yok edemezsiniz.
    Sevgilinizi, “sevgisizlikten” değil, “bencillikten” terk ediyorsanız,
    bundan
    sonra çarpacağınız daha çok kapı var demektir. Her “çarpıntı”
    hayatınıza
    attığınız bir çarpıdır. Bu çarpı, matematikteki görevini üstlenip
    “artırıcı”
    etki yapmaz. Görevini, “eksi”ye devreder.
    İşyerinizi, yeni bir iş bulduğunuz için terk ediyorsanız, kapıdan
    girerken
    verdiğiniz sözleri hatırlamanız gerekir. Kimse hayatını aynı işyerinde
    geçirmek zorunda değilse de, sözlerini tutmak zorundadır. Tabi bu
    sözleri
    tutmak kendi elinde olduğu sürece...
    Yasal zorunlulukları bir kenara atın. Patronun sizi Pazartesi çağırıp,
    Salı
    günü atma lüksünü de... Patron sizi gönderirken, geride kalanların
    durumundan çok kurumun devamlılığını düşünür. Kurum yoksa iş de yoktur.
    Hedeflenen satışa, kara ve verimliliğe ulaşmadıkça Pazartesi-Salı
    döngüsünden sıyrılmak da mümkün olmaz.
    Siz giderken durum biraz daha farklıdır. Sevgilinizi terk etme
    nedeniniz
    işiniz için de ortaya çıkarsa “çarpı” işaretinin “eksiltici” etkisi bir
    kez
    daha devreye girer. Elinizdeki işleri devretmeden, geride kalanları zor
    durumda bırakarak “çarparsanız” bu kez birden çok kişiyi hayatınızdan
    eksiltirsiniz.
    En iyi arkadaşınızı terk ediyorsanız vay halinize. Kaç kişinin “en iyi”
    arkadaşı vardır? “En iyi” arkadaşı edinmek kaç yıllık emek ister? “Kaç
    yılda” edinilen “en iyi” arkadaş, “kaç saniyede” harcanır? “En iyi”nin
    boşalttığı yeri doldurmak için kaç tane “iyi” gerekir?
    Kapıları çarptıktan sonra kafayı çarpmamak için düşünmekte fayda var.​
     

Bu Sayfayı Paylaş