Kadınlarda "Histeri" Riski Daha Yüksek

'Psikoloji' forumunda Mavi_Sema tarafından 8 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kadınlarda "Histeri" Riski Daha Yüksek konusu Psikiyatrist Doç. Dr. Arif Verimli, ilkçağ Yunan
    uygarlığında kadın rahminin azarak bedende gezdiği,
    Ortaçağ'da cin çarpması sanıldığı, Freud'a göre ise
    bilinç dışına bastırılmış duyguların beden dili ile
    ifade edilmesi olarak tanımlanan histeri hastalığının
    başlıca özelliğinin, hastaların kendi hareket ve
    sözlerine özel bir ilgi ve beğeni gösterip, aynı ilgi ve
    beğeniyi beklemeleri olduğunu kaydetti.

    Histeriklerin, hem tedavi olmak için psikiyatriste
    başvurduklarını, hem de hastalıklarından asla kurtulmak
    istemediklerini ifade eden Doç. Dr. Verimli,
    ''Histerikler, bu çelişik tavırdan inanılmaz zevk
    alırlar'' diye konuştu.

    Doç. Dr. Verimli, ''Histerikler tiyatraldir. İsteklerini
    çocuksu sesler çıkarak, kekeleyerek ya da çocuk taklidi
    yaparak dile getirirler. Genelde kalabalığın olduğu
    yerde bayılırlar. Tek başına bayılmazlar. Bu esnada
    kendini yaralamaz, kendine zarar vermez ve çevrede olup
    biteni duyarlar. Ağlayarak kendilerine gelir, taşkınca
    ve saçlarını sıkıca tutarak ayılırlar'' dedi.

    Histerinin ciddi bir psikiyatrik bozukluk olduğunu ifade
    eden Doç. Dr. Verimli, şunları kaydetti:''Sözel olarak
    ruhsal gerilimini ve sıkıntısını anlatamayan hasta,
    beden dili ile dış dünyaya püskürür. Bu püskürme felç,
    körlük, konuşma bozukluğu, tikler, sara nöbeti, benzeri
    nöbetler, yürüyüş bozukluğu ve titremeler olarak ortaya
    çıkar. Histeriye, depresyon ve anksiyete (telaş, kaygı)
    eşlik eder.

    Eski Türk filmlerindeki ani körlükler, kendini yatağa
    atarak ağlamalar, üzüntüden felç inen fakir kız, aniden
    hafızasını kaybetmiş gibi olan zengin erkek.histeriyi
    çağrıştırır.'' Histerinin, en basit anlamıyla ''Ben
    kendi sıkıntımı ancak bedenime yansıtarak dışa
    vurabildim. Şimdi siz bana acıyın, beni önemseyin, beni
    görün'' olduğunu ifade eden Doç. Dr. Verimli,
    histeriklerin, içlerindeki gerilim ve öfkeyi dışarı
    püskürterek ve hasta olduğu için önemsenme ve ilgiyi
    üzerinde toplama şeklinde 2 tip kazanım sağladığını
    bildirdi.

    Histerinin çok zor bir hastalık olduğunu anlatan Doç.
    Dr. Verimli, ''Ülkemizde psikiyatriste başvuran histeri
    hastalarının oranı yüzde 10'dan az olmamakla beraber
    yüzde 30'a kadar çıkmaktadır. Ergenlik sonrasında
    kadınlarda erkeklere oranla 20 kat fazla görülür. Geri
    kalmış ülkelerde görülme oranı daha düşüktür. Tipik bir
    gelişmekte olan ülke insanı hastalığıdır'' dedi.

    ''Tedavide tecrübeli hekime başvurmak şarttır'' diyen
    Doç. Dr. Verimli, şunları kaydetti:''Çünkü beden
    yakınmalarının başka bir fiziksel dayanağı olmadığı
    ispatlanmalıdır. Tedavide psikoterapi birincil, ilaç
    tedavisi ikincil çözümdür. Tedavide içinden çıkılmaz
    durum ise; hasta tedavi edildiğinde son derece mutsuz
    olur, depresif tavırlar sergiler. Bir hekim tedavi etsem
    mi etmesem mi ikilemine düşebilir. Bu anlamda önce ikna
    ve terapi gerektirir. Histeri Türk kadınında
    anksiyeteyle başa baş oranda fazlaca görülen bir
    hastalıktır. Çok yaygındır.''

    haydi.net
     

Bu Sayfayı Paylaş