Kadınların Evlerde Yaptığı İşler İçin Sevap ve Mükafat Belirten Hadis-i Şerifler

'Sünnetler & Hadisler' forumunda Dine tarafından 19 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kadınların Evlerde Yaptığı İşler İçin Sevap ve Mükafat Belirten Hadis-i Şerifler konusu Kadınların Evlerde Yaptığı İşler İçin Sevap ve Mükafat Belirten Hadis-i Şerifler

    Bir hadis rivayetinde şöyle buyurulmuştur: “Evlatlarınıza yüzmeyi ve (ok vb.)atıcılığı öğretin. Mümin bir bayan için evinde dokuma işini yapması/yün eğirmesi ne güzel bir eğlencedir.” (Kenzu’l-Ummal h. No. 45343).

    Diğer bir rivayette şu ifadelere yer verilmiştir: -Bayanlara hitaben; “Sizden birinizin kendi evinde yapacağı bir iş mücahitlerin yaptığı cihat sevabını kazandırır inşaellahu tealâ.” (Kenzu’l-Ummal h. No. 45146).



    Bu ve benzeri rivayetlerden Peygamber Efendimiz (asm) zamanında kadınların ev işlerinde çalıştıklarını görmekteyiz. Hatta Hz. Peygamber'in en sevgili kızı Hz. Fâtıma'nın ev işlerinin en ağırını en çok rahatsız edenini bile yaptığını bu yüzden ellerinin yara omuzlarının ezik ve bere içinde kaldığını görmekteyiz. Bundan dolayı bir hizmetçi isteyen Fatıma validemize Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Allah'a olan farzlarını eda et ailenin işlerini yap Yatağına girince otuz üç kere sübhanallah otuz üç kere elhamdülillah otuz dört kere Allahuekber de. Böylece hepsi yüz yapar. Bu senin için hizmetçiden daha hayırlıdır" (Buhari Fedailul Ashab 9; Müslim 80 (2727); Ebu Davud Harac 20 (2988 2989)



    Ayrıca kocasının ihtiyaçlarına yardım eden çocuklarının bakımını yerine getiren ve ev işlerini yapan kadınların bu işlerden dolayı erkeklerin yaptıkları ama kadınların yapamadığı bazı ibadetlerden mahrum kalmadıkları bu ibadetlere o kadınların da ortak oldukları müjdelenmiştir. Nitekim şu olay bunun en güzel örneklerinden biridir:



    Esma isimli sahabiye çok yerinde ve güzel konuşan akıllı bir hanımdı. Rasûlullâh (s.a.v)’ın huzûruna çıktığında Efendimiz'e derin bir saygı içerisinde ve tatlı bir ifâde ile şunları söyledi:

    "Anam babam sana fedâ olsun ey Allâh'ın Rasûlü! Ben kadınlar tarafından elçi olarak gönderildim. Allah seni bütün erkeklere ve kadınlara Peygamber olarak göndermiştir. Biz kadınlar sana ve senin Rabbine îmân ettik. Lâkin biz evlere kapanıp kalıyoruz. Beylerimize hizmet edip çocuk yetiştiriyoruz. Siz ise Cumâ namazları kılmak câmilere ve cemâate gitmek hastaları ziyâret etmek cenâze namazı kılmak hac üstüne hac yapmak daha da önemlisi Allâh yolunda muhârebe ve cihâd etmek gibi fazîletlerle bizden üstün oluyorsunuz. Ancak siz hac umre ve kâfirlerle mücâhede etmek üzere evinizden çıktığınız vakitlerde biz sizin mallarınızı korur iplik eğirip elbiselerinizi dokur ve çocuklarınızı besleriz. O hâlde bizler de o hayır ve sevaplı işlerin ecirlerinde sizlere ortak olur muyuz?"

    Peygamber Efendimiz (asm) Esmâ'nın bu sözlerini dinledikten sonra yanlarında bulunan ashâbına dönerek: "Siz hiç din işlerinde soru soran bir kadından bundan daha güzel sözler işittiniz mi?" buyurdu. Onlar da: "Ey Allâh'ın Rasûlü! Biz bir kadından böyle güzel ifâdeler beklemezdik!" dediler.

    Rasûl-i Ekrem tekrar ona hitâb ederek:

    "Ey hatun! Diyeceklerimi belle ve seni gönderen kadınlara da anlat ki; hanımların kocası ile iyi geçinip kocasının hoşnutluğunu kazanması o fazîletlerin hepsine eşit olur." buyurdu. (Beyhakî Şuabu'l-îmân VI 421; Heysemî Mecmau'z-zevâid IV 305)

    Bu güzel haberle sevinen Esmâ hatun hemen gidip duyduğu gerçekleri Ashâb-ı kirâmın hanımlarına muştulamış ve vazîfelerinin kıymetini anlamalarını sağlayarak şevklerini artırmıştır.

    Evin hanımının; evi temizlemesi eşine ve çocuklarına yemek yapması çocuklarıyla ilgilenerek kocasının yükünü hafifletmesi hep kendisi için bir sadakadır. Dolayısıyla beş vakit farz namazını kılmak şartıyla evi için yaptığı her çalışma da ibâdettir. Hanımların işi hayli zordur ama bu zorluk alınacak mükâfatın yanında hiç hükmünde kalır.

    Alıntıdır​
     

Bu Sayfayı Paylaş