Kadıdondurma Köyü Meriç Edirne

'Edirne Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 1 Mayıs 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kadıdondurma Köyü Meriç Edirne konusu
    Kadıdondurma Köyü Meriç Bilgileri - Kadıdondurma Köyü Hakkında -Kadıdondurma Köyü Tanıtımı - Kadıdondurma Köyü Resimleri







    İlçe: MERİÇ - İl: EDİRNE


    Köy Muhtarı: EMİN DALTABAN



    Muhtarlık Erişim Bilgileri:

    Telefon:

    0(284) 485 95 01

    Cep Telefonu:

    0 532 447 13 40

    Edirne
    Bilgiler
    Nüfus 938 (2000)
    Koordinatlar
    Posta Kodu 22600
    Alan Kodu 0284
    Yönetim
    Coğrafi Bölge Marmara Bölgesi
    İl Edirne
    İlçe Meriç
    Web Sitesi
    Kadıdondurma, Edirne ilinin Meriç ilçesine bağlı bir köydür.
    Kadıdondurma, Edirne'ye 100 ilçe merkezi Meriç'e 5 km uzaklıkta 970 nüfuslu bir Rumeli köyüdür.Günümüzde Edeköy,Kadıdondurma veya Kadıköy olarak isimlendirilen köyümüzün kuruluş ismi Edeköy'dür
    Köyün kuruluşuna dair elimizde net belgeler bulunmamakla beraber,köyün kuruluşunun Oğuz Türklerinin Balkanlara geçiş dönemi olan 14.yy olduğunu söylemek mümkündür.Köyde yaşayan insanlar kendilerini "Gacal" olarak tanımlamaktadırlar. Gacal'ın tanımına veya kökenine baktığımızda ise karşımıza Avrupa Hunlarına kadar uzanan derin bir tarih sayfası çıkmaktadır. Gagavuz kaynaklarında ve bazı ırkçı Türk sitelerinde Gacalların Müslüman olmuş Gagavuzlar olduğuna yönelik bir çok yazıyı okuyabilirsiniz.
    Adı geçen yazılarda kişiler fikirlerine temel sağlayabilmek için Gagavuz ağzı ve Gacal ağzı karşılaştırılmıştır. Bu çalışmalara baktığımızsda ise %99 aynı ağız olduğunu görüyoruz.
    1940-41 kışına kadar şimdiki yerleşkenin yaklaşık 2 km kuzeybatısında, Meriç nehrinin kenarında kurulu olan köy, yoğun yağışlar sonucu taşan nehir suları ile tarip olunca ilk etapta civar köylere yerleşildi.
    Birkaç yıl Alibey,Nasuhbey,Umurca,Meriç (Büyük Doğanca),Küçük Doğanca hatta Keşan tarafına dağılan ahaliden bazı komşular köyü tekrar canlandırmak ister.Kadıköy'ün kuzeyine yerleşim izni için resmi başvuru yaptıklarında, sadece ahır,kümes tarzı yapılanma için izin alabilen köylülerimiz kısa zamanda evlerini de inşa eder, Köyün tekrar kurulmaya başladığını öğrenen Edeköylüler de Kadıköy'ün kuzeyine yerleşir ve devlette bu birleşimden oluşan köyü Kadıdondurma köyü olarak resmiyete geçirir.
    Köy 1980'lerin ikinci yarısından sonra tarlaların miras yoluyla üleşilmesi ve eğitim gibi çeşitli sebeplerden ötürü göç vermiştir.Günümüzde köyde bir İlköğretim okulu ve Kütüphane,3 adet sulama kooperatifi halen faaliyettedir.Öğrencilerimiz 1,2,3,4, ve 5. sınıf eğitimini köyde tamamladıktan sonra ilçe merkezindeki ilköğretim okuluna devam etmektedir.

    Tarihi

    Kuruluşundan 31.10.1912 tarihine kadar, kayda değer elim olayın meydana gelmediği köyde Balkan Coğrafyasının acımasızlığından nasibi fazlasıyla alacaktır. I.Balkan savaşında ortaya çıkan kargaşayı fırsat bilen Sofulu'da yaşayan Rum çırakların, bölgeyi işgal eden Bulgar komutana, "Edeköy Türklerinin, civardaki Rum ve Bulgar köylerine eziyet ettiği, onların mallarına tasallut ettiği" yönünde rapor yazdırmayı başarır.Bu sahte rapora dayanarak Köy halkına ültumatom verilir.Tedirgin olan Köy halkı nehir kenarında nöbet tutmaya,Sofulu'dan gelecek olası saldırıyı beklemeye başlar. Bu arada Sofulu'da Rumlar tarafından yakalanan Müftü, Rumlar tarafından zorla nehrin beri yakasına doğru yüksek sesle konuşturulur. Müftü, "Korkmayın, bunlardan size zarar gelmeyecek,günlük hayatınıza dönün" diye seslenir. Müftü'nün Rumlar tarafından bu beyana zorlandığını bilmeyen Edeköylüler nehir kenarını terk eder...

    Köyün varsıl simalarından olan Osman oğlu Mehmet (İPEKÇİ). Okuma yazma bildiği için Balkanlarda yaşananları farklı gözle görebilmektedir. Etrafını toparlayan Mehmet aga, maiyeti ile birlikte şimdi pazaryol diye tabir ettiğimiz yoldan,Küplü,Adasarhanlı istikametinden Çanakkale'ye oradan da Anadolu'ya geçmeye karar vermiştir.Ablasının da evli olduğu Adasarhanlı köyüne geldiklerinde, Adasarhanlıların "geri dönün,dünya artık değişti,kimse kimseye fenalık yapmıyor hangi devirde yaşıyoruz,köyünüzü dağıtmayın yazık bunca insana!" telkinleri ile kafası karışan Osmanoğlu Mehmet Bey, "Bize engel olmayin yanimdakileri birkaç yıl bakacak kadar param var bırakında gidelim yoksa onca insan kırılacak" demesine rağmen ısrarlar üzerine kendisi de köye dönmeyi kabul eder.

    Tüm bu gelişmeleri Sofulu'dan izleyen bir Rum, tüm cesaretini toplayarak nehirden geçer köye gelir ve Mehmet Bey'e karısını ve çocuklarını kaçırmayı teklif eder. Mehmet Bey de kabul eder bu teklifi. bunu üzerine o korku ve panik ortamında, alalacele, Mehmet Bey’in eşi Lütfiye, en küçük çocukları, kucakta bebek olan Naciye, sonra Remziye, Hakkı, Nigar ve Şaziye yunanlı ile birlikte komitacılar gelene kadar Meriç kıyısına, yani kendilerini sofulu tarafına geçirecek olan yunanlının sandalına ulaşırlar. Ancak korku ve panik içinde, kızlardan ikisi, Nigar ve Şaziye Yunanlı’nın da kendilerine kötülük yapacağından, ‘kendilerini keseceğinden’ korkarlar. İnat ederlar sandala binmemek için. oysa acele etmek gerekmektedir zira kafilenin üzerine yürüyen Bulgar komitacıları onları da farkedip yakalamaları an meselesidir. kızlarının bu inadı üzerine anneleri lütfiye daha fazla ısrar edemez. onlara ve aklına gelen ilk çözümü söyler: “Köyde kalan koca ninenizin yanına gidin, onun yanında saklanın.” Bunun üzerine kızlar köye doğru yollanırken yunanlının sandalı, Lütfiye, kızları Naciye, Remziye ve oğlu Hakkı ile birlikte meriç’e açılır ve sofulu tarafına geçer.

    Bu arada köy Rumlar tarafından basılır ve o an köyde yaşayan insanlar camiye,samanlıklara va hana kapatmaya başlamıştır.Kesileceklerini anlayan kadınlar tüm altınlarını bir küp içine saklarlar ve içlerinden sağ kurutulan olursa altınları ona bırakırlar

    Çetecilerin önde gelerinden biri olan Küplü'lü Vangel. Bir araya topladıkları Edeköylü kadınlara "sakın ağlamayın, artık Türklük bitti! kimse burdan sağ çıkamayacak" diye seslenir. (Vangel'in ismi hala "Hain Vangel" olarak anılmaktadır.) Köydeki tüm insanları kesitklerine inanmayan Rumlar sokak aralarına girer "Korkmayın, gavurlar gitti herkes ciksin" diye bagirirlar.Seslenenlerin Türk olduğuna inanan bazı komşularda saklandıkları yerlerden çıkmışlar ama acı gerçeği değiştirmek için çok geçti.Hepsi Rumlar tarafından katledilmiştir.Köyde 2-3 gün süren katliamlar esnasında 1615 kişi Rum çapulcuları tarafından öldürülmüştür.

    Bu katliamdan sağ kurtulanlar askerde olanlar ve bunların dışında ikisi yakın akrabam olan(Halam ve Büyük Ninem) 6 Kadındır.

    Katliamı sezen bu kadınlar,Bahçelik olarak adlandırdığımız tarafa doğru kaçarlar ve orda altında güvem çalılarının olduğu ağacın altında sabahlarlar. Sabah gözlerini açtıklarında Edeköy'den ses seda gelmemektedir.Hayvanlar başıboş kalmış,bacalardan duman tütmüyor,köyde hayat belirtisi kalmamış. Orada daha fazla kalamayacaklarını bilen kadınlar,Umurca'ya gitmek isterler,lakin Omurca gölünü geçemeyeceklerini anladıklarında herşeyin bittiğine inanmışlar.Kara ölümü düşünürken gölün diğer yakasında atlı birini fark ediyorlar,onun gavur olmasından endişe edip saklanıyorlar,Türk olduğunu anladıklarında ondan yardım istiyorlar ve Umurca'ya geçiyorlar. Umurcalılar, Rumların onlara da zarar vereceğinden korktuğu için bu kadınları daha fazla köyde tutamayacaklarını söylüyorlar ve Kadınlarda Beyköy'e (Nasuhbey) geçiyorlar.Orda da fazla duramayan kadınlar Alibey köydeki akrabalarımıza sığınıyorlar.

    Savaş bitince geri dönenler, ne ana bulabiliyor,ne baba, ne eş, ne de çocuk! Yaklaşık 1800 nüfuslu büyük köyden geriye, savaş gazileri,Sofulu'ya kaçabilen İpekçi ailesinden birkaç kişi ve 6 kadından başka kalan olmuyor!

    Kültür

    Halkın dinlenme ve eğlenme yolları :Köy halkının erkekleri vakitlerinin çoğunu kahvede geçirirler.Kadınlar da kış gecelerini ev gezmeleri ile geçirirler.Cuma günleri yakın akraba ziyaretleri yapılır.(sabahtan akşama kadar oturulur.)

    Düğün ile ilgili adetler :İki gencin evlenebilmesi için mutlaka anlaşmaları gerekir.Anlaşan gençlerden erkek tarafı kız tarafına dünürlüğü gider.Mendil verilir.Kız tarafının istekleri erkek tarafına bildirilir.Nişan için konuşulur.Kararlaştırılan bir tarihte nişan için hazırlık yapılır.Her iki tarafın yakınlarına bohça hazırlanır.Nişan gündüz veya gece yemeksiz fakat:çalgılı yapılır.Yüzükler takılır.Daha sonra kararlaştırılan tarih için düğün hazırlıklarına başlanır.

    Düğünden on gün kadar önce kız ve erkek tarafı düğün alışverişi yaparlar.Düğünden bir hafta önce kız tarafına alınan eşyalar kız evine gönderilir.Kızın çeyizi ile birlikte aynı yere fakat;ayrı bir bölüme konulur.Düğün Cuma akşamı başlar.Davetiye dağıtılır.Ayrıca iki kadın kına dağıtarak düğüne çağırır.Cumartesi ve Pazar günleri erkek ve kadın misafirlere yemek verilir.Cumartesi ve Pazar günü düğün devam eder.Kız evinde ve erkek evinde ayrı düğün olur.Fakat yemek erkek tarafından verilir.Kız gelin adayı ile birlikte kız evinden alınarak erkek evine getirilir ve düğün orada devam eder.Pazar günün akşamı ‘güveyi pilavı’ denen akşam yemeği yakın akraba ve dostlara verilir ve düğün sona erer.

    Mevlüt : Köyde mevlitler iki şekilde olur.Yemekli erkek mevlitleri ve kadın mevlitleri.Kadın mevlitlerinde lokum,şeker,bisküvi,limonata verilir.

    Cenaze : Ölen kimse için camide sela verilir.Ölenin kimliği belirtilir.Ölen kimsenin yakınları cenazeyi evden alırlar.Mezarlığa götürürler.Cenaze namazı çok az kişiyle kılınır.Diğerleri de caminin dışından namazın kılınmasını seyreder.

    Kıyafetler : Erkekler normal ceket,pantolon giyerler.Orta yaşlılar başlarına kasket takarlar.Gençler ise modern bir şekilde giyinirler.Kadınlar şalvar giyerler.Şalvarlar üç veya üç buçuk metreden yapılır.Üstlerine değişik bluz ve kazak giyerler.Başlarına tartma adı verilen örtü örterler.Genç kızlar yerine göre bazen şalvar bazen etek ve elbise giyerler.Hemen her düğün ve nişan için ayrı kıyafet seçilir ve giyilir.

    Yerel Halk Dansları : Köye özgü bir oyun yoktur.Düğün ve nişan gibi eğlencelerde org veya keman,darbuka,zurna ve cümbüşten oluşan enstrüman takımı günün geçerli melodilerini çalarlar ve buna uygun olarak kadın erkek karışık olarak oynarlar.

    Coğrafya

    Edirne iline 95 km, Meriç ilçesine 6 km uzaklıktadır.

    İklim

    Köyün iklimi, Trakya Karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007
    2000 938
    1997 1006


    Ekonomi

    Halkın geçim durumu ve düzeyi : Halk 3 bölümden oluşur; %30 u topraksız işçidir, %65 i orta halli, %5 ise varsıldır.Topraksız olan köylüler hayvan güdücü,tarla işçisi ve çalgıcı olarak çalışmaktadırlar. Başlıca ürünleri : Çeltik,ayçiçeği,pancar kavun,karpuz,fasulye,susam ve buğday en çok ekilen ürünlerdir. Sanayi,işyerleri,etki ve katkıları : Köyde 6 kahve,5 bakkal dükkânı,4 berber vardır.Köylü diğer ihtiyaçlarını Meriç ve Uzunköprü’den temin eder.

    Altyapı bilgileri

    Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır. Köyde kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
    [​IMG]


    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Kaynak : Yerel Net
    Köyünüze ait bilgi ve resimleri bu konu altında paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş