Kabir Ziyaret Adabı

'Dini Sohbetler Dini Forum' forumunda Mavi_Sema tarafından 19 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kabir Ziyaret Adabı konusu
    KABİR ZİYARETİ ADABI


    [​IMG]


    Kabir ziyareti, ilim, tefekkür ve kabrin içindekine dua için yapılır. Ancak, ziyaret edilen kimse, bir peygamber veya veli ise, onların ruhlarından manen istifade edilir ve feyiz alınır.

    Bir peygamber veya salih insanın kabri ziyaret edilirken abdestli bulunmalıdır. Eğer gusül abdesti alınırsa daha bereketli olur. Ziyaret edilen zatı, sanki hayattaymış gibi hürmet ve edebi muhafaza ederek ziyaret etmek gerekir. Büyükler bu konudaki edepleri şöyle belirtmişlerdir:

    Büyüklerden birisinin mezarını ziyaret eden mürid, kalbini her türlü dış alakalardan boşaltmalıdır. İçini dünya endişe ve bağlarından temizleyip kalbini rahatlatmalıdır. Ziyaretini ettiği zatın ruhaniyetini sadece bir nur şeklinde düşünmelidir. Kalbiyle kabirde yatan zata yönelmeli ve kabir sahibinin feyizlerinden bir feyz ve hâllerinden bir hâl zuhur edinceye kadar o nuru kalbinde tutmalıdır.

    Mürid, yüce zatları yüksek makamları ziyaret ederken, mürşidini rabıta ederek, onu önüne alarak ve gönlüne koyarak ziyaret ederse, hem kalbi uyanık olur, hem edebi muhafaza edebilir. O zaman gelen feyiz kendisine göre değil, gönlündeki mürşidine göre olur.

    Allah dostlarının ruhları “illiyyin” makamında bulunur. Bu makam Cenab-ı Hakk’ın huzurunda kabul görmüş kimselerin ruhlarına tahsis edilmiştir. Bu şerefe ulaşan ruhların üzerine devamlı ilahi nur, feyiz, ve ihsan akmaktadır. Bu sebeple onlar feyz kaynağıdır. O kaynağa kalbini bağlayabilen kimse ondaki feyze ulaşmış olur.

    Ziyaretçi, kabre yaklaşıp evvela selam verir. Mezarın ayak ucuna yakın sağ tarafında durur. Ona karşı hayatta nasıl davranması gerekiyorsa aynı edebine muhafaza eder. Bir Fatiha ve on bir ihlas okur. Sevabının bir mislini ziyaret ettiği zata ve diğer müminlere hediye eder. Sonra oturur. Feyz almak için kalbiyle kabirdeki velinin ruhaniyetine yönelir. Kalbinde bir eser doğuncaya kadar bu hâl üzerinde kalır.

    Ziyaretçi feyz almaya ve mevta da feyz vermeye kabiliyetli ise muhakkak bir eser zuhur eder. Ziyaret edilen zat, seyr-i sülukundan sonra hâlkın irşadı için geriye döndürülmüş ve irşada mezun kılınmış bir veli ise, meydana gelen nispet eseri yavaş, durgun ve devamlı olur. Eğer mevta, cezbe hâlinde kalmış ve irşat izni verilmemiş velilerden ise, gelen tesir ani, keskin, hızlı, geçici ve çabuk olur.

    Ziyaret edilen veli, ziyaretçi müridin mensup olduğu yolun büyüklerinden değilse mürid, “telebbüsî” rabıta içinde, yani mürşidini önüne alıp onun hâl, hareket ve kıyafetine bürülü olarak oturması lazımdır. Böyle yaparak feyz alma işinde mürşidini arada vasıta etmelidir.

    Bir velinin kabri ziyaret edilince, veli ziyaretçiyi tanır, selamını alır. Veli kabri üstünde Allah’ı zikretmeye başlayan ziyaretçi ile beraber zikreder. Allah dostları ölümle, bir evden diğerine geçmiş gibidirler. Vefatlarından sonra onlara edilecek hürmet, hayatlarında olduğu gibidir, kendilerine, hayatta gösterilen edebin aynısını göstermek lazımdır.109

    Bereket olsun diye elini kabre sürüp eli yüze meshetmek veya kabri öpmek uygun değildir.110 Kabre karşı namaz kılınmaz. Okunan sûre ve ayetlerin sevabı Resûlullah (s.a.v) Efendimizden başlayarak geçmiş büyüklere, kabirdeki zata, varsa etrafındaki mevtalara, vefat eden anne babaya, yakın akrabaya ve diğer müminlere hediye edilir.

    Kabrin başında Fatiha ve ihlas sûresi yanında Yasin, ve Mülk sûreleri de okuNâbîlir. İstenirse, Bakara sûresinin ilk beş ayeti (Elif Lam Mim), Ayete’l-Kürsi, Amenerrasûlü, Takasür sûresi ve kolayına gelen başka sûreler okuNâbîlir. En dar zamanda, mevtaya selam verdikten sonra bir Fatiha üç ihlas okuyup bağışlamak yeterlidir.

    Büyük zatları ziyaret eden mürid, hayatta olan mürşidine de dua etmelidir. Duanın kabul edileceği kıymetli zaman ve mekanlarda müridin mürşidini dualarına katması, sadakatın ve sadık evlatlığın gereğidir. Bu aynı zamanda duasının kabulü için en güzel bir vesiledir. Efendimiz (s.a.v) kardeşin ve dostların gıyabında yapılan dualara meleklerin amin dediğini ve bu duayı Yüce Mevla’nın hemen kabul ettiğini müjdelemiştir.111

    Kabirdeki veliden bizzat bir şey istenmez; o vesile edilerek her şey Allahu Teala’dan istenir. Mesela; ey Allah’ın dostu, beni affet, bozulmuş işlerimi düzelt denmez. Ancak:

    “Ya Rabbi, şu kabirde yatan peygamberinin (a.s) veya dostunun hürmetine, ona verdiğin nur ve aşkın şerefine senden affımı diliyorum, şu işimde hayırlı bir sonuç istiyorum” denebilir.

    Kabirleri ziyaret Allah rızası için yapılan bir vazifedir. Vefat eden anne ve babanın kabirlerini Cuma günü ziyaret etmek müstehaptır.112

    ARİFLER YOLUNUN EDEPLERİ
     

Bu Sayfayı Paylaş