Kız erkek ilişkisi

'İslamda Aile ve Kadın' forumunda Mavi_Sema tarafından 13 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kız erkek ilişkisi konusu Kız erkek ilişkisi
    [​IMG]
    Bu tür ilişkilerin evlilik amaçlı olduğunu savunanlar biraz dikkatli baktıklarında bu tür arkadaşlıkların bilinçli olmadığını ve sadece cinsel güdülerin bir getirisi olduğunu anlayacaklardır.
    Kız erkek ilişkisi dediğim şey ilişkinin amaç olduğu bir ilişkidir, ilişkinin hedef olmadığı bir ilişkiye değinecek olursak akrabalık ilişkisi veya iş ilişkisini örnek verebiliriz böyle bir ilişkinin hiçbir sakıncası olamaz zaten.
    Bu ilişkide iki tarafın cinsel yönü ilişkinin bir parçasını oluşturmaktadır yani tarafların birbirine olan bakışı cinsel bir bakıştır.
    Bu ilişkinin en önemli parçalarından birisi de iki tarafın birbirine duyduğu duygulardır.
    Bu ilişkiye baktığımızda cinsellikle duygunun birbirinden ayrılmayacak şekilde kenetlendiğini görebiliriz.
    Sonuç olarak, kız erkek ilişkisi dediğimizde sıcak, samimi ve genellikle gizli bir ilişkiden bahsediyoruz, bu tür ilişkilerde genellikle iki tarafa da duygu egemen olduğu gibi iki tarafın birbirine insani bakıştan ziyade cinsel bakışı vardır, bu tür ilişkilerin diğer bir özelliği de gizli görüşmeler, mesajlaşma, telefon ve benzeri araçlarla yaşanıyor olmasıdır.
    Kız erke ilişkisine yönelik üç ana görüş vardır.
    1- Aşırı görüş: Bu bakış açısından karşı cinsle yaşanabilen her tür ilişki sakıncasız ve serbesttir (liberalizm yaklaşım) Fröyd ve yandaşları geleneksel cinsel ahlakın yasaklar üzerine kurulduğunu ve insanoğlunun yaşadığı bütün sorunların bu yasaklar ve onların insanda yarattığı korkulardan kaynaklandığına inanıyorlar.

    Bertrand Russel aynı konuyu esas alarak “tanıdığım dünya” adlı kitabında şöyle yazıyor: Bir eylem (cinsel eylem) sonucunda topluma herhangi bir zarar gelmiyorsa neden onu yasaklayalım?.
    2- Aşırı Görüş: Bu görüşe göre karşı cinsle yaşanan her tür ilişki kötü olduğu gibi yasaktır, bu görüş diğer görüşün tam karşıt görüşüdür.
    Bertrand Russel diğer bir yerde şöyle yazıyor: Papalar evliliği kötü bir eylem olarak tanımlamışlar, bu riyazetin amacı erkekleri takvalılaştırmaktır dolaysıyla şöyle derler: Değersiz bir eylem olan evlilik, yok olmalıdır.
    3- Orta görüş: Bu görüşe göre tamamen serbestlik kabul edilemediği gibi tamamen yasaklık da kabul edilemez, ancak yalnızca insanca bir ilişki, yalnızca iki tarafın birbirine insan olarak baktığı, cinselliğin bulaşmadığı ve ilişkinin hedef olmadığı bir ilişki kabul edilir ki zaten İslam’ın görüşü de budur.


    Kuran Açısından Kız Erkek ilişkisi.
    Kız Erkek ilişkisini analiz etmeden önce kısaca kuranın bu konuyla ilgili ayetlerine değinmek istiyorum.
    Musa (as) ve Hz. Şuayb’ın kızları.
    Musa (as) Mısırdan kaçarak Medyen’e doğru yola koyulmuştu Medyen yakınlarında bir kuyunun yanından geçerken insanların koyunlarına su verdiğini gördü, bu arada iki kızın kenarda oturup beklediğini görünce neden orada öylece oturduklarını sordu, kızlar ise, koyunlarına su vermek için adamların gitmesini beklediklerini, babalarının da koyunlarla ilgilenemeyecek kadar yaşlı olduğunu söyleyince. Musa (as) onların koyunlarını götürüp su verdikten sonra kendilerine teslim etti ve bir gölgeye çekilerek Allaha dua etti. Musa (as)’ın duası daha bitmeden kızların birisi vakarlı bir şekilde geri dönüp babasının onunla görüşmek istediğini, kendisini eve davet ettiğini söyledi. Musa (as) kızların babası yani Hz. Şuayb ile görüşünce başından geçen olayları anlattı, Şuayb (as) ise artık kurtulduğunu ve korkmaması gerektiğini söyledi, bu arada kızların birisi (Safura) şöyle dedi: babacığım bu adamı işe al o bulabileceğin en iyi işçidir çünkü doğru bir insan olduğu gibi çok da güçlüdür. Hz. Şuayb Musa (as)’a dönerek kızlarının birisini onunla evlendirmek istediğini söyledi.
    Hikayedeki Mesajlar:
    1- Kız erkek ilişkisinin minimum seviyesinde bile davranışlar, bakışlar, giysi ve sözler iffet esaslı olmalıdır. Kuran Hz. Şuaybin kızının yürüyüş şeklini anlatırken şöyle buyuruyor: “Utana utana yürüyordu”. Yürüyüş şekli, konuşma şekli ve giyinme şekli mesaj içeriyor ve karşı tarafla konuşuyor.

    2- Ebeveynler çocuklarının davranışlarını düzeltirken onlara saygı göstererek, kesinlikle aşağılamadan müdahale etmelidirler, gençler de büyüklerin tecrübesinden yararlanmak için onlarla konuşmalıdırlar.
    3- Cinsel bakışlardan kaçınılmalıdır, Allah, kontrolsüz, şehvetli bakışlardan bizi sakındırmıştır.
    Ne Yapılmalı?
    Çocuklarla ebeveyn arasındaki ilişki sıcak ve samimi bir ilişki olmalıdır, ancak böyle bir ortam oluştuğunda çocuklar karşı tarafa güvenip sorunlarını dile getirebilirler.
    Anne ve Babalar, yeni nesil çocukların gerçeklerini anlayıp sabır göstermelidirler, ancak bu şekilde onlarla konuşabilir, sorunlarına çare olabilirler.

    Sağlıklı, Temiz Müslüman gençliği, karşı cinsle yaşadığı ilk etkili karşılaşmadan sonra bunu baba, anne veya bir inançlı danışmanla oturup konuşmalıdır. Ancak bu şekilde onların paha biçilmez tecrübelerinden yararlanabilir ve çok ciddi darbelere maruz kalmadan akıllıca bir karar verebilir.
    Ancak gençlerimiz gün boyunca yaşadıkları ilişkileri tecrübeli insanlarla konuştukları zaman, anne ve babalar çocukların sorunlarının çözümünde aktif rol aldıkları zaman, birçok sağlıksız gizli ilişkinin önlendiğini söyleyebiliriz.


    Hz. Yusuf ve Zuleyha
    Yusuf suresinin 23. ve 24. Ayetleri şöyledir: 23- Evinde bulunduğu kadın, ondan murât almak istedi de kapıları sımsıkı kapattı ve hadi dedi, beri gel. O, Allah'a sığınırım dedi; şüphe yok ki kocan, benim efendimdir ve şüphe yok ki zulmedenler, asla kurtulamaz, murâdına eremez.
    24- Andolsun ki kadın, ondan murât almayı iyice kurmuştu, eğer Rabbinin burhanını görmeseydi Yûsuf da onun hakkında niyetini bozardı, işte biz ondan çirkin ve kötü şeyleri böylece giderdik, çünkü şüphe yok ki o, gönlünü bize bağlamış kullarımızdandı.
    Mesajlar:
    1- Aşk, genellikle yavaş yavaş ve sık görüşmeyle ortaya çıkar. Hz. Yusuf’un, Züleyha’nın evinde olması, zamanla bu aşkın körüklenmesine sebep olmuştu.
    2- Yabancı iki bayan ve erkeğin kapalı bir ortamda yalnız kalmaları günah ortamını hazırlıyor.
    İnsan, Takva ve iradesiyle sapkınlıktan kurtulabilir.
    3- Cinsel günahların tehlikesi o kadar büyüktür ki insan ancak Allaha sığınarak ondan kurtulabilir.

    4- Günahtan önce Allah’ı hatırlamak ondan sıyrılıp kurtulmak için büyük bir etkendir.
    4- Allahın bize yaptığı iyilikleri düşünmek, Günahın sonucunu düşünmek, günahı engelliyor.
    5- Bir anlık günah insanı ebedi saadetten uzaklaştırabilir.
    6- Kendi değerinin farkında olan insan, kendisini ucuza satmaz.
    7- Peygamberler de diğer insanlar gibi şehvet ve benzeri güdülere sahiptirler ancak her an Allahın hazır olduğunu gördükleri için günah yapmazlar.
    8- Kapılar kapalı olsa bile onları açmak için elimizden geleni yapmalıyız, kapıların kapalı olması yeterli sebep değil.

    Kız Erkek ilişkisi Ve Etkileri.
    Kız erkek ilişkisinin birçok geri dönüşümsüz sosyolojik ve psikolojik zararı vardır, bunların bir kaçına değinecek olursak şunları sıralayabiliriz:
    1- Yeteneklerin körelip yok olması

    Gençliğin ilerlemesini engelleyen en önemli faktörlerden birisi, cinsel duyguların ona egemen olmasıdır. Genç, bu duyguyu kontrol edemediği takdirde bütün enerjisini o doğrultuda harcıyor, pratikte bir şey yapamıyor olsa bile bütün düşüncesini ona adapte ettiği için var olan yeteneklerini zamanla kaybettiği gibi potansiyel yeteneklerinin de ortaya çıkmasını engellemiş olur. Bütün vücudunu kaplayan bu ateş, gencin şahsiyet bahçesindeki bütün iyilik ağaçlarını yakıp yıktığı gibi yeni filizlenen temiz duyguları da kökünden söküp atar.
    Bir alim’e sormuşlar: Neden İslam içkiyi yasaklamıştır.

    Alim: insanın insanlığına akıl gücü hayat veriyor, insandaki akıl olmasaydı diğer hayvanlarla ne farkı olurdu? Aklın en büyük düşmanı alkoldür, akıl, insanın en değerli varlığı olduğu için ve alkol da onu yok ettiği için, İslam, alkolü yasaklamıştır.
    Tekrar sormuşlar: Tamam, aşırı alkol insanı sarhoş ediyor ama az miktarda alkolün böyle bir etkisi yok, bu durumda neden İslam az miktarda alkol’e bile müsaade etmiyor.
    Alim: İnsan sürekli fazlasını isteyen bir varlıktır, iyilikte de kötülükte de doymak bilmeyen bir varlıktır. İslam az miktarda alkol’e müsaade etmiş olsaydı insanoğlu onunla yetinmezdi ve azar azar alkol miktarını arttırırdı bu yüzden de İslam baştan alkol’e tam bir yasak koyarak azını da çoğunu da yasaklamıştır. İslam, insanın bu yönünü göz önüne alarak insanoğlunu yavaş yavaş, felakete sürükleyen yolların ta başına girilmez işareti koymuştur.
    Karşı cinse sevgi gösterilmesi de bunun diğer bir örneğidir, bir selamla başlar, iş, ders ve benzeri gerekçelerle başlar ama yavaş yavaş ilişkinin türü değişir, konuşmaların şekli değişir ve o kadar ilerler ki artık insan, bütün enerjisini o doğrultuda harcamak ister, kesinlikle ilk günlerdeki azına yetinmez, bu nedenle ilk günden itibaren duygular üzerine kurulu bu tür ilişkilerin önlenmesi gerekir.
    Dolayısıyla karşı cinse sevgi göstermek, ister yanlış anlaşılsın ister yanlış anlaşılmasın çok yanlış bir eylemdir, bu tür sevgi gösterileri, yanlış anlaşılmasa bile gençlerimizi geri dönüşümü çok büyük girdaplara sürükleyebilir. Bunu söylerken psikoloji uzmanlarının verilerini göz önünde bulundurarak söylüyorum.
    İşin ilginç yanı, bu girdaplara yakalananların çoğusu ilk başta kendisine çok güvenen, kesinlikle yasak bir ilişki düşünmeyen insanların olmasıdır.
    2- Eğitimde Başarısızlık.
    Bu tür ilişkilerin diğer bir yan etkisi de iki tarafın ilişki üzerinde çok yoğunlaşmasıdır, öyle ki artık buluşmak, konuşmaktan başka bir şey düşünmezler, bu da doğal olarak öğrenim kalitesini kötü yönde etkiliyor. Bir öğrencinin öğrenim hayatında en çok ihtiyaç duyduğu şey temerküz, diğer adıyla konsantrasyondur dolayısıyla eğitim danışmanlarının her zamanki tavsiyesi şudur: Öğrencinizin kafasının rahat olmasını sağlayın, sınav döneminde, evlilik nişan gibi konuları açmayın, onu geleceğe yönelik kaygılandırmayın.
    Ders dışında kitap okumak, araştırma yapmak ve benzeri aktiviteler öğrencinin geleceğinin iyi yönde şekillenmesi için birer önemli etkendir, malesef bu tür ilişkilere kapılan öğrenciler bu tür aktivitelerden tamamen yoksun kaldıkları için iş hayatında çok ciddi zorluklarla karşı karşıya kalıyorlar.
    Önemli şahsiyetlerin hayatına baktığımızda onların bu tür boş heveslerden uzak durduğunu ve makul seviyedeki bir meşru ilişkiyle yetindiklerini görüyoruz.
    Bütün vücudunu şehvet ateşiyle saran birisi, her şeyini yasak arkadaşlıklara kaptıran birisi, aynı zamanda bilimden de geri kalmadığını söylüyorsa sizce ne kadar doğru olabilir?
    Kız ve erkeğin ilk tanışmasından sonra yavaş yavaş birbirlerine olan bağlılıkları artıyor, sevmek ve sevilmek ihtiyacının da bu yaşta doruklarda olduğunu düşünürsek, özellikle günümüzde şartların daha müsait olmasıyla bu ilişki çok hızlı bir şekilde gelişerek içinden çıkılmaz bir sorun haline geliyor. Ama ne var ki artık insanlar bu tür ilişkilerden bahsederken süslü püslü sözlerle iyi bir şeyden bahsedermiş gibi konuşuyorlar bu da otomatik olarak gençlerin aslında o kadar da önemli bir kötü iş yapmadıklarını zannetmelerine, bu tür ilişkilere süslü adlar takmalarına ve artık kötü saymamalarına sebep oluyor.
    Malesef bu tür ilişkilerin sonucu olarak da gençlerimizin artık derslere katılmadıklarını, katılsalar bile kendilerini derse veremediklerini ve nihayet başarısızlıktan başka bir şey elde etmediklerini görüyoruz.
    3- Şüphe ortamı
    Genellikle bu tür ilişkiler evlilikle sonuçlanmıyor, evlilikle sonuçlansa bile kısa bir süre sonra birbirlerine şüphe duydukları için huzurlu bir birliktelikten yoksun kalıyorlar.
    Erkek, kendi kendine şöyle düşünebilir: Benimle o kadar rahat yasak bir ilişki yaşamayı kabul eden birisi kesinlikle inançlı birisi olmasa gerek, böyle birisinin benimle birlikteyken başka birisiyle birlikte olmayacağı ne malum?. Kız da aynı şekilde düşünebilir. Dolayısıyla bu tür evlilikler sağlam temeller üzerine kurulu olmadıkları için çoğu zaman ayrılıkla sonuçlanıyor.
    Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre evlilik öncesi birlikte olan eşler evlilik hayatında daha çok sorunla karşı karşıya kalıyorlar ve bu tür evlilikler diğer evliliklere göre daha sık boşanmayla sonuçlanıyor.
    Dr katrin kohan, Pansilvania üniversitesi eğitim üyelerinden, şöyle diyor: son araştırmalar gösteriyor ki evlilik öncesi ilişki yaşayan eşler, evlilik hayatındaki sorunlarını çözmekte diğer eşlere göre daha başarısızdırlar bu da aslında birbirine güvenmediklerinden kaynaklanıyor.
    Dr. Kohan bu konuda şöyle diyor: Serbest ilişkilerin doğasında, çiftlerin kendilerini daha az savunma isteği vardır bu tür çiftler kendi yeteneklerini daha az göz önünde bulunduruyorlar ve sanırım bu tür eşler diğer eşlere göre daha çabuk ayrılıyorlar. Bence evlilik öncesi ilişki, evlilik hayatına yardımcı olamaz.
    İlahi aşk insanı ehlileştiriyor yalancı aşk ise insanı vahşileştiriyor.
    İlahi aşk insana sabır öğretiyor yalancı aşk ise insanı sabırsızlaştırıyor.
    İlahi aşk insana hayat veriyor yalancı aşk ise insanın hayatını yakar.
    İlahi aşk bencilliği yok eder yalancı aşk ise insanı bencileştirir.
    İlahi aşk insana sevinç veriyor yalancı aşk ise insana kederden başka bir şey vermez.
    İlahi aşk süreklilik taşır, ilahi âşık bütün varlıkları Allahın bir tecellisi bilir ve onları sever yalancı âşık ise sadece kendi isteklerini sever.
    Kız erkek ilişkisi genellikle ebeveynler ve toplum tarafından kabul görmediği için bir nevi rahatsızlık ve stresle birlikte yaşanıyor. Günah hissi ve ebeveynlerin baskıları da bu stresin kesintisiz devam etmesini sağlıyor. Bu tür ilişkilerin en büyük olumsuz etkilerini sayarken gençlere geri dönüşümsüz zararlar veren stresi bunların başında sayabiliriz.
    Bunun yanı sıra, yalancı heyecanlar, mutlu bir evlilik hayali ve olmayınca da psikolojik iflas, kızların ve ailelerinin toplum içinde rüsva olması, intihara teşebbüs ve benzeri birçok olumsuz olayı bu tür ilişkilerin yan etkileri olarak sayabiliriz.
    4- Gerçekçilikten yoksun kalmak
    Bu tür ilişkilerin evlilik amaçlı olduğunu savunanlar biraz dikkatli baktıklarında bu tür arkadaşlıkların bilinçli olmadığını ve sadece cinsel güdülerin bir getirisi olduğunu anlayacaklardır.
    Hz. Ali (as) Şöyle buyuruyor: sevgi insanı körleştiriyor.
    Kız ve erkeğin birbirine aşırı bağlılık duyması gelecekleri için doğru eş seçmelerini engelliyor, bu bağlılık onların gerçekleri görmemelerine, birbirlerini çok iyi görmelerine ve karşı taraftaki olumsuz yönleri fark etmemelerine sebep oluyor. Bu tür arkadaşlar birbirlerine sevgi gözüyle baktıkları için olumsuz yönleri göremiyorlar oysa ki seçici bir gözle bakacak olsalardı belki de karşılarında bir kâbus olduğunu çok iyi görebilirlerdi.
    5- Temiz Bir Evlilikten Yoksun Kalmak
    Her insan, fıtratı gereği temiz şeyler ister. Kirli ilişkiler peşinde olan kızlar aslında kendi geleceklerini karalıyorlar, bu yaptıkları, onların toplumda kötü tanınmasına ve dolayısıyla temiz bir evlilik şansını kaybetmelerine sebep oluyor. Onların bu yaptıkları, erkeklerin daha geç evlenmesine sebep oluyorsa da aslında bu da kızların aleyhinedir.
    Kız erkek ilişkisi faydalı olmaktan ziyade aile müessesesini tehdit eden ciddi bir tehlikedir, istatistiklere baktığımızda evlilik öncesi ilişki yaşayan çiftlerin boşanma oranı diğer çiftlere göre çok daha yüksektir. Diğer yandan, bu tür ilişkilerin, çifterin birbirini daha iyi tanımasına sebep olmadığı gibi birçok yanlış bilgiye de sebep olduğunu görüyoruz. Genellikle bu tür ilişkilerde, kişi, rahatlıkla kendi kişiliğini gizleyip çok cazip bir görünüm verebiliyor veya en azından, taraflar, birbirlerine sevgi gözüyle baktıkları için karşı taraftaki eksi yönleri görmeyebilir. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki maalesef bu tür ilişkilerdeki davranışların birçoğu yapmacıktır.
    Sizce sağlıklı bir ilişki nasıl olmalıdır? Acaba geçici hevesler üzerine kurulu bir ilişki, sağlıklı ve sağlam bir ilişki olabilir mi? Acaba herhangi birisi arkadaşlık yapmak için uygun mudur? Acaba aşk sermayesini boş yere harcamadan, önümüzdeki uzun hayat için yatırım yapmamız daha doğru olmaz mı?
    6- Evlilikten uzak kaçmak.
    Bu tür arkadaşlıklar genellikle eğlence amaçlı başlar ama ilişki esnasında kızların çabuk güvenmesi ve kendilerine olan güvenleri suiistimal edilerek çok kötü durumlara maruz bırakıları. Maalesef gençlerimiz aşk ve heves arasındaki farkı bilmiyorlar, aşkın geçici ve kirli heveslerle yakından uzaktan hiçbir benzerliği yoktur. Heves üzerine kurulu bu tür ilişkiler kısa bir süre sonra cazibesini kaybederek normalleşiyor ve genellikle ayrılıkla sonuçlanıyor. İnsandaki değişiklik isteği bir yönden, insanı engelleyecek bir faktörün olmaması da diğer bir yönden kişide birleşince evlilik isteğinin kaybolmasına yol açıyor. Evlilikten uzak duran bir toplumun gelişmesi düşünülemez, birçok olumlu insani sıfat, sağlıklı bir aile çatısı altında oluşuyor ve gelişiyor.
    7- Ahlaki Çöküş
    İnsanın kişiliği, beraber olduğu insanların kişiliğinden etkilenerek şekil alıyor, dolayısıyla insanın birlikte olduğu arkadaşları onun geleceğini etkileyen en önemli faktörlerden birisidir.
    Birçok değerin ayaklar altına alınması, insanı günaha sürükleyen bu tür arkadaşlıkların bir semeresidir, bunun açık örneklerini batı ve Amerika ülkelerinde görüyoruz, elimizdeki veriler doksanlı yıllarda Amerika’da doğan her üç çocuktan birisinin gayrimeşru olduğunu gösteriyor, ahlakın bu ülkelerde çökmüş olduğu, bizzat bu ülkelerin yetkilileri tarafından söylenen bir gerçektir.
    Kız erkek arkadaşlığı insanın kemalini engelleyen en önemli faktörlerden birisidir, bu tür yanlış arkadaşlıklar, gençlerin türlü değişik davranış, giyim kuşam uğruna akla gelmez zahmetlere katlanmasına, diğer bir tabirle gecesini gündüzünü bu tür değersiz şeylere harcayarak asıl amacından yani insanlığın hedefinden uzak durmasına sebep oluyor.
    Ergenlik çağındaki her genç, cinsel yönden çok zorlanmasına rağmen utandığı için, cinsel eylemlerden uzak durmaya çalışıyor, gençler bu dönemde cinsel hormonların salgılanmasıyla birlikte karşı cinse yönelik aşırı bir eğilim ve istek duyarlar ama onlardaki utanmak hissi kendilerini küçümsemelerine ve bu tür eylemlerden uzak durmalarına sebep oluyor.
    Büyük şahsiyetler, takvalı ve temiz bir hayatı olan insanlardırlar, onlar, hiçbir zaman, kendi yüceliklerini şehvet uğruna feda etmeyen insanlardırlar.
    Ama ne yazık ki gençlerimizin önemli bir bölümü iradesizlik veya tecrübesizlik yüzünden nefsani isteklerine boyun eğerek temiz fıtratlarını kirleterek ebedi saadetin kapılarını kendilerine kapatıyorlar.
    Kuran açısından insan tanımına bakacak olursak bu tür ilişkilerin insanın yüceliğiyle çeliştiğini açıkça görebiliriz.
    Hz. Ali (as) oğluna şöyle buyuruyor: “Kendini küçümseme, sana zevk verecek olsa bile hiçbir alçaklığa boyun eğme çünkü hiçbir şey senin şerefine karşılık olamaz. Başkalarına kulluk etme çünkü seni yaratan, Allah’tır.”, “Şerefli insan, kesinlikle kendisini, günahın alçaklığıyla küçük düşürmez.”
    8- En Büyük Sermayenin Kaybı.
    Çiftler, eşlerinin evlilik öncesi ilişki yaşayıp yaşamadığını az çok anlayabilirler, ama evlilik öncesi bu tür ilişkilerden uzak duran insanlar eşlerine daha iyimser baktıklarından dolayı daha tatlı bir evlilik hayatı yaşıyor evlilik hayatından daha çok zevk alıyorlar.
    Daha önce ilişki yada ilişkiler yaşayan kişilerde ise tam aksine iyimser bir bakış söz konusu olmadığından, evlilik hayatı bir kabusa dönüşebiliyor, bunun yanı sıra bu tür ilişkilerin bir yan etkisi olarak, eşlerin birbirine cazip gelmemesi, çekiciliğin kaybolması gibi olumsuz etkileri sayabiliriz.
    Türlü insanlarla birlikte olan insanlar, evlilik hayatının daha ilk yıllarında eşlerinin onları yeterince tatmin etmediğini, onlara yeterince cazip gelmediğini düşünüyorlar. Erkekler, her zaman, daha önce herhangi birisiyle birlikte olmayan birisiyle evlenmek isterler.
    9- Günah Hissi.
    Biz Müslüman bir toplumda yaşıyoruz ve bu toplumun saygı duyduğu değerler vardır. Kız erkek ilişkisi toplumumuzun beğenmediği ilişkilerdendir, zaten dini öğretilere bakacak olursak kız ve erkek ilişkisinin çerçevelerini ve kurallarını açıkça görebiliriz. İslam bu tür ilişkilerin serbestçe yaşanmasını yasakladığı gibi onun çerçevelerini de çok açık beyan etmiştir.
    Bu gibi toplumlarda bilinçsizlik yüzünden veya herhangi bir nedenden dolayı bu tür ilişkiler yaşayan gençler bir süre sonra kendilerine geldiklerinde, yaptıkları işin ne kadar kötü olduğunun farkına varıyorlar. Bu da onlarda çok büyük bir pişmanlık duygusunun oluşmasına sebep oluyor. Söz konusu bu duygu ise birçok psikolojik olumsuzluklara yol açmaktadır.
    Evet geçmişte yapılan yanlışlıklardan dönüp iyiliğe yönelmek iyi bir eylemdir ama bahsettiğimiz günah hissi, ümitsizlik gibi birçok olumsuz hissi peşinden sürükleyerek gencin düşünce gücünü önemli derecede etkiliyor bu da kaçınılmaz olarak onun geleceğine yansıyor.
    10- Eşini Aldatmak.
    Genellikle evlilik dışı cinsel birlikteliği olan insanlar birbirleriyle evlenmiyorlar, birlikte oldukları süreden sonra başka birileriyle evleniyorlar, bu ise evlenecekleri kişiye bir ihanettir. Herkesin vücudu ve manevi bütün sermayesi eşine aittir, hiç kimse bu sermayeleri başkaları için harcayamaz, ama malesef bu işi yaparak eşini aldatanların sayısı az değildir. Bu iş Ailenin sıcak ortamını ciddi şekilde etkiliyor.
    En güzel hayat, İslam’ın sunduğu hayattır.
     

Bu Sayfayı Paylaş