Kızıldereliler Hakkında.Yaşamları-Savaşları-Savaşcıları-Giyimleri-Sözleri-Resimleri

'Ülke Kültürleri' forumunda UquR tarafından 5 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kızıldereliler Hakkında.Yaşamları-Savaşları-Savaşcıları-Giyimleri-Sözleri-Resimleri konusu Kızıldereliler Hakkında.Yaşamları-Savaşları-Savaşcıları-Giyimleri-Sözleri-Resimleri



    [​IMG]


    [​IMG]
    Gunese aya ruzgara ovguler duzerlerdi.topragi agaci kusu dinler dunyayi onlarla birlikte algilar onlarla birlikde dus kurarlardi.Sarkilari otlarin yapraklarin ciceklerin renklerine karisirdi.Gece Şahini alarm verir.pumanin kukreyisi her seyin yolunda gittigini bildirirdi.

    Safak sokerken berrak derelerde yuzlerini yikar topragin uyanisini derin bir sessizlik icinde karsilarlardi.
    [​IMG]
    Haftanin butun gunleri yilin butun aylari kutsaldi.

    Ama beyaz adam onlari putperest saydi ve "kayip ruhlar" olarak gordu.
    Doganin vahsi oldugunu ilk kez beyazlardan duydular ve o andan sonra onlarda "vahsi"ligin icinde kaldilar.

    Hersey Kristomp Kolomp'un 1492 yilinda Amerika'ya ayak basmasiyla basladi.Beyazlar tanriydi ve tanri baris istemedi.Son kizilderili direnisci Apache reisi Geronimo 1886 da teslim oldugunda yuzlerce kizilderili ulusu,yuzlerce dil yuzlerce kultur yeryuzunden silinmis binlerce yillik bilgelik yok edilmisti.

    [​IMG]



    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]

    Dil Avrupali'larin gelmesinden once Kuzey Amerikada konusulan kizilderili dilleri
    300 den fazla fazlaydi.Bu dillerin en az yarisi belgelenemeden ortadan kalkti
    ve geri kalanlarda yok olma tehlikesiyle karsi karsiya
    su anda en cok konusulan diller arasinda novalp (100.000),cree(70.000),
    Ojibwa(50.000) ve Sloux(20.000) bulunuyor.ozellikle ticareti kolaylastirmak
    amacli ortak Jargonlar gelismissede Kizilderili dilleri bir genelleme
    yapilamiyacak kadar farkli yapilara sahipdir.Sanilanin aksine ayni bolgede Kizilderililer bile aralarinda anlasamazdi.buna karsilik Kuzey Amerikadaki bircok yer hala Kizilderili adi tasiyor.Minnesota(mne sota-berrak su) Oklahama(kizil insanlar) Chicago gibi

    [​IMG]

    Kartal Tüyü [​IMG][​IMG]


    K A R T A L T U Y U
    Kutsal Yaraticinin dunyanin butun kuslarini yarattigi ilk zamanlarda , O onlarin tuylerini bir cicek demetinin renkleri gibi cesit cesit renklerle donatti. Sonrada gerbirine farkli farkli sarkilar ogretti.Yaratici onlara her yeni gunu guzel sarkilarindan olusan koroyla karsilamalari talimati verdi. Yaratici bütün yarattigi kuslar arasindan lider olarak KARTAL’ ı secti. O yaratilanlar içinde en yüksege ucabilen,en uzagi gorebilen di ve Kutsal Yaraticinin habercisiydi.

    Lakota ulusu olarak bizler bu nedenle herzaman dort kutsal torenlerinde saclarimiza kartal tüyü takacagiz. Inacimiz; Onu tutmak veya takmakla Yaraticinin mesajlarini daha cabuk ve dogru alabilecegimiz seklindedir.Yaratici kartal tüyü ile bizleri en yüksek mertebeyle onurlandiracaktir.Bir kisiyi kartal tuyu ile karsilamak demek onu minnetle ve en buyuk saygi ile karsilamak demektir.

    Bu yolda Kutsal Yaratici ve Kartal yeni kartal tuyu sahiplerine isim vereceklerdir.


    [​IMG]

    KARTAL TUYUNUN SEMBOLIZMI

    Kutsal ruh baslangicta hayvanlar ve kuslara bilgelik verdi ve onlara insan ile konusma gucu ve bilgisinide verdi.Bu secilmis temsilcilerini insanogluyla iletisim kurmak ve iclerindeki kendilerini gormelerini saglamak ve onlara kutsal sarkiyi ve dansi ogretmek icin gonderildiler ve onlarda kendilerine verilen bu gorevi yerine getirdiler.
    Kutsal Ruh’un yarattıkları içerisinde en kutsali KARTAL’dı misyonu hayatin anlamini anlatmasi idi.Kartal bilindigi gibi iki yumurta yapar.Dünya gercegide bilidigi uzeri iki üzerine kurulmuştur iki rakami kutsallıgi ifade eder,hersey ikiye bolunmustur.Erkek-kadin,disi-erkek, bu havanlar,kuslar,insanlar,agaclar ,cicekler kisaca hersey icin gecerlidir herseyin dünyaya verdigi aramaganlar iki turludur yani disi yada erkek ve bu sayede yasam ilk gunden bugune devamini saglamistir.Insan iki göze iki ele,iki ayaga,,ruha ve bedene,maddeye ve golgeye sahiptir.Gozleri guzel ve guzel olmayani gorur,kulaklari güzel seyleri duyarken kotuler onu mutsuz eder.Aklindan gecenlerde seytani(kotu) ve guzel dusunceler arasinda bolunmustur. Iki elimiz mevcuttur ve sag el genellikle kotu seyler icin kullanilmistir,savasta öfkeli anlarda onu oncelikle kullanir insan oglu fakat sol el kalbe daha yakindir daima naziklik ve hosgoruludur ve bu yolda kullanilir.Sag ayak hep yanlis tarafi gosterir insanogluna,sol ayak daima dogru yonu gosterir ve o yonde goturur .Insan karanligi-aydinligi,yazi-kisi,savasi-barisi,hayati ve olumu bilir.
    Yaraticinin insana vermek ve ogretmek istedigi dersi hatirlamak ve anlamak icin Buyuk Kartal’a bakmak yeter. O Kutsal Ruhun yarattiklari içerisindeki favorisidir.Kartal Tüyündede ikiye bölünmü? ikilemler ve semboller vardir.birkismi parlak beyaz,birkismi siyahtir buda aydinligi karanligi,yazi kisi,savasi baris,hayati ve olümü anlatir ve bu imgelemleri gösterir bize. Oyleyse kartala bakin derken ne soylemeye calistigim ortaya cikiyor,kanatlarin hayatin hikayesini anlattigi kisacasi.
    Ellerimdeki bu iki kartal tuyune bakin sag elimdeki buyuk ve mukemmel gorunuslu erkegi sembolize ediyor.sol elimdeki kucuk narin ve duz olani kadini sembolize ediyor.kartal yüyünün bu siyah ve beyaz a bolunmus iki parcasi gun isigini ve karanligi ,yazi kisi sembolize eder.
    Cocuklarim onlara ne soylemek istedigimi hatirladiklarinda sececekleri parcanin hayatiniz ve geleceginiz icin secilmi? oldugunu bilmeli ve o yone gideceklerini bileceklerdir. IYI YADA KOTU YONE.
    Sharon Locklear
    [​IMG]

    [​IMG]
    KonuŞan Ruhlar
    [​IMG]

    Bir çok söz duydum ama hiçbiri yapılamadı ,güzel sözler uzun sürmedikçe birşey ifade etmezler. Sözler benim ölülerimi geri getiremez.Beyaz adamın istila ettigi ülkeminde karşılığını ödemez.Onlar babalarımızın mezarlarını korumaz. Atlarımız ve hayvanlarımızın degerini ödemez.Güzel sözler bana çocuklarımı geri veremez.Güzel sözler bize saglık vermeyecek ve onlar ölümleri durdurmayacak.Güzel sözler halkıma istedikleri yerlede özgür ve mutlu yaşamaları icin bir vatan vermeyecek.Konuşmaktan yoruldum ve bunlar kalbimi yaraladı,bircok güzel söz ve yerine getirilmeyen söz hatırlıyorum.Bunlar konuşmaya layık olmadıkları halde konuşanların sözleriydi.
    Reis Joseph
    "HIN-MAH-TU-YAH-LAT-KEH"
    "Daglarda Gümbürdeyen Gökgürültüsü"
    (Nez Perche Ulusunun Büyük Reisi-1840-1904)
     
  2. UquR

    UquR Üye

    Duaları [​IMG]

    Amerikan Yerlisi nin Kutsal Ruh'a Dua'si
    " Ulu Tanri , ruzgarin icinde duydugum ses kimin sesi,butun dunyaya hayat veren kimin nefesi -duy beni-. Senden once geldim . Senin cocuklarindan biriyim.ben kucuk ve gücsüzüm , senin gücüne ve bilgeline ihtiyacim var. Güzellikler icinde yürüyelim ve gözlerim hep farkina varabilsin kirmizi ve mor gün batiminin. Ellerim saygi gostersin senin yaptigi ve yarattiklarina,kullaklarim acikca duyabildin sesini.
    beni oyle bilge yap ki ben benim insanlarima ogrettiklerini anlayabileyim ve kayalara ve yapraklarina arasina gizledigin derslerini anlayabileyim. En büyük düsmanim olan kendimle savasip kendi icimdeki
    gücü bulabileyim ve hazir olayim sana gelirken;Temiz ellere ve saf gözlere , oyleki yasam batan bir günbatimi gibi solmaya basladiginda ruhum sana saf ve lekesiz gelebilsin."


    SARI ATMACA, SIOUX SEFI

    cherokee sukran duasi
    cennetin ilik ruzgarlari
    esebilir usulca evinin ustune
    her kimki girerse iceri
    kutsal ruh onu kutsasin
    karda yürüdügünde
    makosenlerin
    mutlu izler biraksin
    ve gokkusagi dokunsun
    daima omuzlarina.
    derleyen : Geronimo Yalniz Kartal

    KUTSAL SAVASCI
    Hayat bize kural savasci olma sansini verir
    Savasci cesaretle girer karanliklarin icine ,
    arastirip bulmaya varliginin gerçegini
    Kutsal savasci olmak icin ordan alir cesatetini ,dayanma gucunu ve sabrini
    Yol dar,arazi engebeli ,kayalik.
    Sen yalniz yürüyeceksin:karanlik magralardan gececek,
    sarp kayalardan tirmanacak,sIk ve buyuk ormanlari asacaksIn.
    Sen karanlik tarafinla tanisacaksin.Korkunun yüzleri,düzenbazlik,hüzün
    bekliyor olacak senin gelmeni orada.
    Bu yolculuga cikan baskasi olmaycak fakat sen gideceksin.
    Hayyatta secip gitmemiz gereken yollarin oldugu zamanlar gelecek
    Asla geri dönüsü olmayan bir yola cikmaya baslarken gerekli olanlari almaya karar vermeliyiz
    ..Hayatimiz sonsuza dek degisecek bu yolculukta.
    orada bircok yer olacak incinde gizlenebilecegimiz.
    Fakat yol sürecek.
    Kutsal savasci yolundan dönmeyecek,yaralanacak,yorgun düsecek
    ve enerjisi bitecek
    Savasci tekrar düsmeden önce cabalayip ayaga kalkib bir kac adim atacak.
    Dinlenecek,güclenecek
    ama devam edecek bu tehlikeli yolda.
    ayrilmayacak yolundan.
    Gücsüz düsecek ama asla yilmayacak
    Birgün,savasla birgun yalnislikla birgun umutsuzlukla carpisacak....

    Günes bulutlarin arasindan görünecek;
    kuslarin tatli melodisi duyulacak
    Orada enerji degismi olacak
    derin bir degisim yasanacak
    Savasci cesurca savasti
    ruhu kazandi sonunda karanlik gecenin savasini
    yeni bir enerjiyle doldu içi
    --onlarin yeni bir yolu var simmdi--
    bu bilgelik ile doldurdu icini savascinin
    kisisel savasini kazanip isigi ile halkina yol gosterici oldu
    Digerlelerinin bu yolda yurume izni yoktu
    Onlar onu yalnizca sevebilir ve dogruluk ve dürüsürtlük yolunda kendilerine
    örnek alabilirler.
    iste buydu Ruhani Savasci'mizin yolu

    Yazar:Bilinmiyor
    Derleyen : Geronimo L.E

    [​IMG]

    Şiirleri
    [​IMG]

    Wakan tankaya
    IHTIYARIN MAKOSENLERI

    Astim sizi duvara ,yipranmis güderi makosenler
    Astim sizi oraya,öylece durun
    Birhayvandan yuzmustum sicagi sicagina
    Getirmistim sizi karima

    Ozenle isledi sizi
    Kesti ,dikti ,susledi
    Grurla giydim sizi
    Giydim dereler tepeler boyunca

    Simdi oturuyorum kemikleimi sizlatan
    nice kistan sonra
    Siz duvarda duracaksiniz,ben oturacagim
    Gecenin gelmesini bekleyecegiz birlikte
    ROMANA CARDEN

    [​IMG]

    Reis Joseph'e Övgü
    REIS JOSEPH'E OVGU

    Hic ulasamayacak Kanada'daki vadedilmiz topraga
    HIN-MAH-TU-YAH-LAT-KEH
    "Daglarda Gümbürdeyen Gökgürültüsü"
    Kacak reis oturuyor
    Oklohama yolundaki
    Cezaevi vagonunun bir kosesinde

    Savascilarina kelepcelemisler
    Sürgundeki tuyu dökülmüs sahini
    Pencereden bakiyor
    Disarida firtinanin ortasinda kazlar
    Biliyor kar firtinasinin
    top atesinden fazla insan oldurdugunu

    Hala gözlerinin önünde ucusurken
    Bababsinin Walowa Vadisi savunmasi
    geyik ve ceylan lesleri
    karanligi yutuyor bir cekirge

    Ne cok türküler söyledi su ihtiyar
    soguga ve hastaliga karsi
    su buz daglari ulkesinde
    öksürüp soluklandikca halki

    Simdi gozleri bekci kadar uykusuz
    Tren tangirdadikca
    dislerinin arasinda,gozlerin icinde.
    Öfkesini tutmus ,avuclarinin icinde
    halkin gelecegi karisiyor ormanin dumanina

    Kemikleri raylarda
    ruhu trenin isliginda
    DUANE NIATUM

    [​IMG]

    SALLANAN YELPAZE
    Bir zamanlar Bakir göklerde dogmus bir
    kartalin vahsi guzelligi
    simdi kutsal bir yelpazede
    boncukla süslü yüyler

    güclendirirken sogumus ruhu yatisirmak icin kivranan
    parmaklarin tutusunu, can cekisiyor
    göyaslari icinde,
    ayni anda yüregide agliyor
    Hayat birdaha ne eski parlakligini kazanabilir
    ne de asla eski sicakligini duyurabilir

    Bunu belki ölüm ögretti,
    Son soluklari duymuyorum,belkide bilgelik
    Yalnizca yaslilara gelmeyecek artik
    Ölümsüzlük uçuyor simdi giden
    ruhun kanatlarinda,

    Bak,
    Bir davul çaliyor,uzakta olsan ;
    sallanan yelpazelerden geliyor sesi
    Avlanan ölüm kusu bekliyor
    cagiriyor
    GREY-COHOE

    [​IMG]


    ÖLMEK IÇIN GÜZEL BIR GÜN
    Onalti gündür at sirtinda general
    atlar susamis ve yorgun
    hain sefin!! izini surmekte
    onun gelisini takdir etti!
    askerler tepelerin gerisinde saklanmisti
    kampin etrafi sarilmisti

    bir atli surdu atini reise dogru
    onlar koyu almak ve yagma etmek icin gelmislerdi

    "kollarinizi asagi indirin"
    "mizraklarinizi asagi indirn"

    Reisin gözlerinde hüzün vardi
    Fakat gözlerinde korku görünmüyordu

    "Ölmek icin güzel bir gün"

    Gözlerinizi kurulayin cocuklarim aglamayin

    "Ölmek icin güzel bir gün"

    O konusmustu beyaz adam gelmeden cok önce,
    Onlarin silahlari ve wiskisi hakkinda
    Halkini uyarmisti

    Onlar tarihlerini yazmadan önce

    General inanmadi onun sözlerine
    ne de yüzüne.

    Fakat O biliyordu daha cok insan ölecegini
    sonrada bu kara lekenin yasanacagini
    Bu kanun nasil yikilir
    Neyanlis yaptim ben?
    ki beni gömmek öldürmek istiyorsun
    bu kan izleri üzerinde

    Biz topraklarimiz, toraklarimiz bizim icin endiseli

    Ve bu yol daima olmali
    Asla daha fazlasini sorma asla
    Ve simdi soyle bana son sozunu

    Silahlarimi asagiya indirdim
    Basimi egdim
    Simdi istersen beni atabilirsin bu yerden
    Gidecek bir yeri olmadan

    Ve insanlarina dönüp yasli gozlerini kurulamalarini soyledi
    bizler huzurlu ve rahatiz
    ve sesi gökyüzünde yankilandi
    "ÖLMEK ICIN GÜZEL BIR GÜN."
    YAZAN :Robbie Robertson
    Ceviren :Geronimo L.E

    [​IMG]

    HAYALET DANSI

    Karga mesaji getirdi
    Günesin cocuklarina
    Buffalo nun dönüsü icin,
    Ve güzel günler yakinda
    Sen bedenimi öldürebilirsin
    Ruhuma lanet okuyabilirsin
    Senin tanrina inanmadigim icin

    Benim dualarim karsisinda durma sansin yok
    Sevgime karsi durma sansin yok
    Onlar yasakladilar Hayalet dansini

    Fakat biz tekrar yasayacagiz,tekrar yasayacagiz
    Kiz kardesim yukarida
    Kizila boyanmis
    O yarali dizde Öldürüldü
    bir azize o simdi
    büyük davulun var senin masafeler otesinden
    gökyüzünde siyah kus
    duydugun bu ses ve muzik
    buffallonun aglamasidir.

    Cilgin At gizemliydi
    kendinden gecmenin en iyisini bilirdi
    ve Oturan Boga büyük havariydi
    Hayalet Dansinda

    Gelin comanche ler
    Gelin blackfoot lar
    Gelin shoshone ler
    Gelin Cheyenne ler


    Biz tekrar yasayacagiz

    Gelin Arapaho lar
    Gelin Cherokee ler
    Gelin Paiute ler
    Gelin Siouxlar

    Tekrar yasayacagiz
    Yazan :Jim Wilson ve Robbie Robertson
    Ceviren:Geronimo L.E

    [​IMG]

    KUTSAL SAVAŞCI
    Ben kutsal ateşin koruyucusum
    Temizlik ateşinin
    Alevlendiriyorum oku ..Alevin koruyucusuyum
    Ben büyük gizemli sirlarin icinden gectim
    Ve dokundum Kutsal Ruh'un yüzüne

    Kartalın ve kuzgunun kanatlarında dolaştım
    Acını gözyaşlarını gördüm
    Hatıralar,pismanlık,barış ,sevinç
    Bunlarin gücünü hissettim

    Şifa cemberi sonsuza dek döner
    Ve ben dört bir yandan öğrendim
    Oturdum büyük konsül ateşinin etrafında Büyük Babalarla
    Onların çağrılarına cevap verdim..ŞAMAN..
    Hayallerimin sessizliğine daldım
    Çatılmış pipoların hüznüne.
    Kartalın yuvasını besledim
    Ve cevirdim ağlayan nehri gülen suya.

    Kutsal kadının çağrılarını cevapladım
    Dinledim Onun eski şarkısını
    Ve yavaşça davuluma vurdum Toprak Ana'nın
    Kalp atışları gibi.
    Şarkıyı beraberce söyledik

    Ruhani savaşcıyım ben
    Görevim barış

    Büyük sırrın içinde Kuzgunun siyah kanatlarına binecegim
    Ve döneceğim Beyaz Güvercinin barışcıl kanatlarında

    Ben Ruhani Savaşcıyım
    Yazan: Frances Vandine

    [​IMG]

    Gözyaşı izleri
    [​IMG]
    Büyük Baba'nın daha göçe zorlanmayacakları sözünü verişinden sonra topraklarından tam beş kez sürüldüklerini anımsatan bir reis şunları söyler: "Bana kalırsa Kızılderililere tekerlek takın. Böylece istediğiniz zaman sürüp götürebilirsiniz onları."

    Kızılderililer tekerleği beyaz adamdan öğrenirler. Ama işin garip yanı, danslarında çember kullanıyorlardı. Meksika vadisi'nde yerleşen kabilelerde ise çocukların tekerlek oyuncakları vardı. At gibi güçlü bir hayvanın olmayışından olsa gerek , Kızılderililer ulaşımda tekerleği önemsememişlerdir.

    Altına pick-up çekmiş bir Kızılderili aşık dağlara ve bufalolara

    Kızılderilerin İroquois boyundan olan bu kabile, adını daha güneyde yaşayan Moskogee'lerin dilinden alır. Cherokee "mağara insanı" demektir. Cherokeelerin karşılaştığı ilk beyaz adam İspanyol seyyah Hernando de Soto'dur. 1540 yılındaki karşılaşmanın ardından iç kesimlerde yaşadıkları için Cherokeeler'in uzun bir süre beyaz adam ile fazla bir teması yoktur. fransızlara karşı İngilizler'in yanında yer alan bu kabile, kolonilerin bağımsızlık savaşında bile kraldan yana olmuşlardır. Bundan yararlanmak isteyen kraliyet, Cherokeeler'i kolonilerin üstüne saldırtır. Melezlerin önceden yapmış oldukları uyarılar doğabilecek olan büyük bir savaşı önler
    1820 yılına gelindiğinde Cherokeeler, ABD modeline uygun olarak bir hükümet kurarlar. Ancak Georgia Eyaleti Kızılderililer'in toprakları üstüne hak iddia ederek mahkemeye başvurur. Karar verecek olanlarda elbette ki beyaz yargıçlardır?... Ve sonunda Cherokeeler'in toprakları ellerinden alınır. Ordu, katliamlar yaparak yerli halkı göçe zorlar. Clark Wissler "Kızılderililer'in Tarihi" adlı kitabında konuyla ilgili şu açıklamayı yapar: "olayların insanlık dışı ve vahşi yanlarını buraya almıyor ve okurların duygularına dokunmuyoruz; ancak her sadık Amerikalı, yüksek bir ulusal değerler seviyesini koruma azmini güçlendirmek için bu kayıtları okumalı."

    [​IMG]

    Katliamın boyutları sayfalara sığmayacak kadar korkunçtur. Cumhurbaşkanı Andrew Jackson'un zulmünden kurtulmayı başaran Cherokeeler'in büyük bir kısmı daha batıda bulunan "Kızılderililer Ülkesi" ne yerleşirler.
    Beyaz adamın açlığa mahkum ettiği birçok kabile gibi Cherokeeler de topraklarının bir bölümünü para karşılığında satmak zorunluluğunda bırakılırlar. Chiokasaw, Choctaw, Creek ve Seminol kabileleriyle birlikte oluşturdukları özgür toprakların son karışı da 1907 yılında Oklahoma Eyaleti'ne tapu edilir!..
    İngilizler tarafından George Guess diye bilinen, annesi Cherokee babası ise beyaz olan ve Hristiyanlığı kabul etmeyen "Sequoya" adlı bir melez, 1821'de Latin harflerinden yararlanarak 86 işaretli bir hece yazısı oluşturur.
    okur yazar bir ulusun haklarını daha iyi savunabileceğine inanan Sequaya, beyaz adam ile kavgalarına silahların en güçlüsünü de katar böylelikle:Yazı!..

    [​IMG]

    1760 yılında doğan Sequoya, bir Kızılderili olarak büyür ve bir kaza yüzünden topal kalır. Adına, kağıt üstünde ilk kez 1816 yılında yapılan antlaşmalar ve belgelerde rastlarız. 1827'de harfleri Boston'da kalıba döken Sequaya "Cherokee Phenix"adında ilk Kızılderili gazetesini yayınlar.
    Gazetede iki dil, Cherekeece ve İngilizce kullanılır. Batı Cherokeeler'ine yazıyı tanıtmak amacıyla yola koyulan SequoyaMissisipi'yi geçer. Bu toprakları çok sever ve yerleşmeye karar verir. Tüm Kızılderililer tarafından kullanılan bir alfebinin özlemini kuran Sequoya'nın düşünceleri gerçekleşmez ve 83 yaşında olmasına rağmen Meksika'ya yaptığı bir yolculuk sırasında ölür. Kendisi gibi Cherokee melezi olan Willam Eubanks ve misyoner Moror'ın geliştirmeye çalıştıkları alfabe sistemleri de zaman içinde tutunamazlar.
    Cherokeeler 1838-39 yılları arsındaki göçlerine "gözyaşı izleri" adını verirler. Batı'ya gitmeye zorlandıklarında küçük bir grup bunu kabul etmeyip Carolina'da bulunan Dumanlı Dğlar'a saklanır. Bir dağ aracı olan Jeep'e "Cherokee" adını veriliş nedeni işte budur.

    [​IMG]

    Beyaz Adam'a
    [​IMG]


    BEYAZ ADAM YÜREĞİN NE KADAR KARA İMİŞ

    " Ulu Tanri , ruzgarin icinde duydugum ses kimin sesi,butun dunyaya hayat veren kimin nefesi -duy beni-. Senden once geldim . Senin cocuklarindan biriyim.ben kucuk ve gücsüzüm , senin gücüne ve bilgeligine ihtiyacim var. Güzellikler icinde yürüyelim ve gözlerim hep farkina varabilsin kirmizi ve mor gün batiminin. Ellerim saygi gostersin senin yaptigi ve yarattiklarina,kulaklarim acikca duyabilsin sesini.
    Beni oyle bilge yap ki ben benim insanlarima ogrettiklerini anlayabileyim ve kayalara ve yapraklarina arasina gizledigin derslerini anlayabileyim. En büyük düsmanim olan kendimle savasip kendi icimdeki gücü bulabileyim ve hazir olayim sana gelirken;Temiz ellere ve saf gözlere , oyleki yasam batan bir günbatimi gibi solmaya basladiginda ruhum sana saf ve lekesiz gelebilsin."

    [​IMG]
    Kizilderİlİ AtasÖzlerİ [​IMG][​IMG]

    Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz. (Ute Kabilesi)
    Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder. (Hopi Kabilesi)
    Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım. (Apache Kabilesi)
    Şeytan hakkında konuşmayın. Gençlerin kalbinde merak uyandırır. (Siyu Kabilesi)
    Bir kere "Al şunu" demek, iki kere "Ben vereceğim" demekten iyidir. (Kabilesi bilinmiyor)
    Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli. (Siyu Kabilesi)
    Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce, daima kendi makoseninin içine bak. (Sauk Kabilesi)
    Bir düşman çok, yüz dost azdır. (Hopi Kabilesi)
    Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır, ya da güneş açacaktır. (Cherokee Kabilesi)
    Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü! (Cheyenne Kabilesi)
    Doğum yapan herşey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatın dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır. (Mohawk Kabilesi)
    Unutmayın çocuklarınız sizin değildir. Onu Yaratıcı'dan ödünç aldınız. (Mohawk Kabilesi)
    Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti degil. Halbuki bilgi mazidir, hikmet ise istikbal. (Lumbee Kabilesi)
    Aşkı tanıdığında, Yaratıcı'yı da tanırsın. (Fox Kabilesi)
    Allahın kelimeleri meşe yaprağı gibi sararıp düşmez; çam yaprağı gibi ilelebet yeşil kalır. (Mohawk Kabilesi)
    Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı , biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık.

    [​IMG]
    Little Big Horn
    [​IMG]

    Güneş ,tüm kış ayları boyunca elinin tersiyle itip attığı Paris'i bağışlar gibiydi.Çaresiz ,züppe kızı Paris'e de verecekti bir dilim ilkbahar.Güzelim kelntle arasına giren kara bulutları birkaçgünlüğüne kovaladı ,masmavi bir gökyüzünden gösterdi nur yüzünü.Biz ölümlüler de ,ısınınca biti kanlanan zombiler gibi döküldük yollara .Görülecek pek çok şey vardı.

    Seine nehrinin üstünden gecirilen değerli yüzüklerden Güzel Sanat Köprüsü ahşap olup ,taştan oyulan azametli benzerleriyle inceden inceye dalga geçer.Güzel Sanatlar geçidi aslında köprü değil köprücüktür ve nazik bedenini yalnızca yayalar çiğner.İşte bu ahşap köprünün bir büyük heykel sergisine dönüştüğünü ve Senegal'li sanatçı Ousmane Sow'un "Little Big Horn" savaşını temsil eden yontularına sahne olduğunu biliyordum.Ama gidip görmeden önce Little Big Horn'un ne menem bir savaş ,General Custer'ın de kimin necisi olduğunu öğrenmem gerekiyordu.Aslında Küçük Dev Adam filminden,hayal mayal birşeyler vardı kafamda.Ancak Anglasakson kültürüm zayıftı,bilgime güvenemiyordum.

    [​IMG]

    Açtım telefonu en uzman Anglosaksoncumuz Mehmet
    Baydur'a.Çin 'den mahiçine yedi düvelin tarihinden haberli ve Anglosakson kültürü dışında saksafonda bilip çalan mehmet'in teşhisi kesindi. General Custer ,beyaz Amerikan tarihindekien ırkçı militanlardan biri ,üsütüne üstlük megolomandı.Ömrünce Kızılderili avlamış,büyük soykırımı başlatmış,Little Big Horn denilen yerde Siyu'ların tuzağına düşmüş ve adamlarıyla birlikte öldürülmüştü.Ancak beyazlar ,bu yenilgiden sonra tüm Kızılderilileri Kuzeye sürmüşler ve topraklarını ilelebet almışlardı ellerinden.Aklımda kalanlar doğruydu ,bu yenilginin beyaz ırk için zafere dönüşen öyküsünü anlatırdı Kücük Dev Adam filmi.

    Güzel Sanatlar Köprüsüne Little Big Horn konusunda donanımlı gittim.Ama gördüklerim ,hertürlü gerçek ve hayali aşıyordu.Köprünün ortası 11 at,24 asker ile General Custer'in tuzağa düstüğü savaş alanına ayrılmıştı.Ancak heykeltraş Ousmane Sow,bu savaşın ırkçı neden ve sonuçlarını anlatmak istiyordu aslında .Little Big Horn 'da olup bitenleri otuz heykel seyirciyle cevrelemişti.Bu heykeller ,Afrikalı Nuba,Zulu,Masai ve Peul kabilelerinin savaşcıları ve beyaz ırk tarihinde Amerikalı Kızılderili kardeşlerinin kaderlerini paylaşan kıtalar ötesi sessiz tanıklardı.
    [​IMG]


    Ousmane Sow,62 yaşında bir taze yontucu .Dakar'da yaşıyor ve on yıl önce,gözünün önünde soyu tükenen Nuba kabilesinin heykellerini yaparak başlamış yontuculuğa .Kendi kendisine:"Eğer dünya benimle ilgilenirse ,belki Nubalarla da ilgilenir ,kurtarmaya çalışır" diye düşünmüs.Dünya çapında kazandığı yeni şöhreti ,başını döndürmemiş."İnsanın emekliliği düşündüğü yaşta gelen bu ünü,Afrika için kullanmak istiyorum.İnsanlar,bu kıtada ne güzel insanlar yaşadığını bilsinler,çocuklar dünyanın onların önünde açık olduğunu öğrensinler diye düşler yaratıyorum."diyor.

    Bilmem Masai kabilesi savaşçılarının dünyanın en biçimli insan vicutlarına sahip olduklarını ,Etiyopya kadınlarının ince uzun ve inanılmaz güzelliğini bilirmisiniz? Beyazların ırkçı kapitalist emelleri,bir kıta dolusu birbirine yediriyor hala,Afrika'da .
    Paris'ten sonra Japonya'ya gidecek Little Big Horn sergisi,onlarında insan ,üstelik bazen çok daha insan olduğunu anlatıyor anlamak isteyen dünyaya .

    [​IMG]




     
  3. UquR

    UquR Üye

    67 yıl süren haklılık savaşı
    [​IMG]

    Yarış sonrası Coubertin Ona "Atletlerin atleti "ismini vermişti.İsveç
    Kralı V. Güstav da "Siz dünyanın en büyük atletisiniz" demişti.İki altın madalya kazanmıştı ama,yarışmalardan bir yıl sonra Uluslar Arası Olimpiyat Komitesi'nden bir mektup gelecek,kazandığı iki altın madalyası elinden alınacak,ogün ikinci olan İsveç'li Hugo Wieslander'e verilecekti.O buna bir mana veremiyecekti ama, bu çetrefilli mesele Uluslararası Olimpiyat Komitesi 'ni 25 yıl meşgul edecekti.

    Aynı oyunlarda 5 bin 10 bin metre koşularla o tarihte yapılan 8000 metre krosta birincilik elde eden Hannes Kolehmainen bir Fin efsanesinin öncüsü olurken "O" kürsüye cıktığı andan itibaren efsane olmuştu.Fakat ,yasamı boyunca önce kazandığı sonra elinden alındığı madalyalarının etkisinden kurtulamadı,ölümünden sonra girişilen teşebbüslerde sonuç vermedi.Yıllar yılı herşey hasıraltı edildi.Fakat,bu işte isin ilginç bir yanı vardı.O tarihte U.A.O.K başında onunla birlikte Amerikan takımında yer alan Avery Burundage bulunuyordu.Bu adam uzun yıllar başkan olarak kalmış ,ancak ancak başkanlıktan ayrıldıktan sonraki hasıraltı edilen itiraz ortaya cıkmış Bu defa U.A.O.K 1979 onun hakkında verilen profesyonellik kararını iptal ederek onun amatörlügünü kabul etmişti. Etmesine etmisti ama 25 yıl sürümcemede kalan itirazı Birleşik Amerikan Kongresi ile Birleşik Amerikan Senatosu ele almıştı.Senato 11 eylül 1979 tarihinde ,yani hadisenin 1912 Stockholm olimpiyat Oyunlarında vuku bulduğu tarihten 67 yıl sonra Onun haklı olduğunu ilan ederek Uluslararası Olimpiyat Komitesine(U.A.O.K) :
    -"Onun hakkını verin" diye mektup yazmıştı . Ne yazıkki O bu karardan 28 yıl önce ölmüş ve 1951 yılında son sözleri şu olmuştu:
    -"Madalyalarım ,madalyalarımı geri verin "<
    Bir iddiaya göre O ,1909 ve 1910 Güney Caroline eyaletinde bir beyzbol takımında profosyonel olarak oynamış ve bundanda topu topu 60 dolar para almıştı .Bu mesele U.A.O.K 'ni 25 yıl meşgul etmişti.Çünkü O ,Kızılderili asıllı idi.
    Fakat ,dedik ya ,aslında yıllar önce bir ciftlikte çalışırken kasaba takımının iddalı bir beyzbol maçında oynayabilmesi için o gün kaybedeceği yevmiyesinin kendisine ödenmesi yıllar sonra koskoca bir şampiyonun profosyonel sayılmasına sebep olacaktı.Fakat,bunun bir bahane olduğu herkesce anlaşılmıştı.Bir Kızılderilinin Amerika'da Milli kahraman haline gelmesi beyazlar tarafından hazmedilememişti.Halbuki Jim Thorpe ismindeki Amerikalı atlet ,Amerika'ya hem pentatlon hemde dekatlonu kazandırmıştı.

    [​IMG]

    Geronimo'nun Hayatı
    [​IMG]


    Geronimo (Gokhlayeh), (d. 16 Haziran 1829 – ö. 17 Şubat 1909). Kızılderili lideri. Beyazlara karşı mücadele veren kahraman ve son kızılderili olarak tanınmıştır. Kendi adı öz dilinde Gokhlayeh olarak biliniyor.
    [​IMG]


    Geronimo/ Gokhlayeh (en sağda) ve savaşcıları, 1886Geronimo veya diğer adıyla Goyathlay, günümüzde Yeni Meksika olarak adlandırılan bölgede doğmuştu. Şef Mahko’nun torunu olan Geronimo, bir Bedonkohe Apache yerlisiydi. Meksikalı askerler ona Geronimo, İspanyollar ise Jerome derlerdi. İsmi bu nedenle, sonradan Geronimo olarak bilinecekti. Sonora-Arispe’deki Apache yerlileri için, aslında o bir lider olarak görülüyordu. Geronimo’nun savaş kariyeri bir Chiricahua (Apacheler arasında en çok saygı duyulan apacheler) ve aynı zamanda şefi olan kayınbiraderiyle de bağlantılıydı. Juh adındaki bu şefin, sözcüsü olarak beyazlarla ilişki kurmuştu. Geronimo Amerikan hükümetine karşı savaşan son liderlerden biriydi. Apacheler arasında ise son savaşçıydı. O sıralar Amerikalı yerleşimcilerin yanı sıra İspanyollarda bu bölgeye akın etmeye başlamıştı. Geronimo’nun hayatındaki en kötü anı da bu dönemde gerçekleşti. 1858 yılında bir gün eve döndüğünde, eşi, annesi ve 3 çocuğunu İspanyollar tarafından öldürülmüş olarak buldu. Anlatılanlara göre Geronimo, beyaz olan herkese karşı nefret duymuş ve elinden geldiği kadar beyaz öldürmeye çalışmıştı. Onun bu intikam ateşi Apacheler arasında bir üne sahip olmasını sağlamıştı. Arizona ve New Mexico’da yaşayan beyaz yerleşimcilere suratındaki agresif ifadesi ve vücudundaki Apache kanından dolayı hep korku saçacaktı. Geronimo, aslında bir şef değildi; ama bir şamandı (şaman: tıp adamı – şifacı – büyücü) ve bu yönü diğer özellikleri ile de birleşmiş, sonuçta ruhsal ve entellektüel bir lider olmasını sağlamıştı.

    [​IMG]
    Apache şeflerinin hepsi, onun görüşlerine ve gücüne saygı duydu. 1870’de rezervasyon bölgesine (San Carlos) yerleştirilen Geronimo, buradan kaçmaya çalışacak; fakat tutuklanıp bölgeye geri gönderilecekti. Üç kez daha kaçmayı deneyen Geronimo, dördüncü kaçışında başarılı oldu ve yakalanamayınca, 500 izci ve 3000 Meksikalı asker onun peşine düştü. İzciler sonunda onu buldu ve rezervasyon bölgesine geri götürüldü. Ancak özgür ruhlu Geronimo bir yıl sonra 35 savaşçı, 109 kadın, cocuk ve gençle bu bölgeden de kaçmayı başardı. 1885’teki bu kaçışından 1894’ yılına kadar Geronimo bulunamadı.

    [​IMG][​IMG]


    Bir keresinde 24 adamı ile 5000 süvariden kaçan Geronimo Dumanlı Dağlar’a sığınmış ve dağları didik, didik arayan süvariler ilginçtir ki Geronimo’nun izine bile rastlayamamıştı. Geronimo’yu yakalayamayan süvariler köylere saldırıp kadın ve çocukları öldürmeye başlamışlardı. Bunu duyan Geronimo sonunda dayanamadı ve halkına zarar gelmemesi için teslim oldu ve Oklahoma’daki Fort Sill’e yerleştirildi. Geronimo teslim olduğunda yanında en son 16 savaşçı 12 kadın ve 6 çocuk kalmıştı. Lawton’daki okul müdürü S.M. Barrett’a yerli bir çevirmen aracılığı ile hayatını kaydettirdi. Geronimo bir savaş suçlusu olduğundan müdür Barrett, dönemin başkanı Teddy Roosevelt’e varıncaya dek, her makama yazarak “Sürgündeki Kızılderili’nin sözlerini kaydetmek için izin istemişti. Geronimo anılarını anlatmaya Apache’lerin yer yüzüne geliş hikayesinden başlamıştı. İlk söyleşinin sonuna gelip, Barrett bir soru sorduğunda alacağı cevap şu oluyordu, “Ne söylüyorsam onu yaz.” Ölümünden önce son günlerini geçirmek için Arizona’daki evine dönmek istemiş ancak izin verilmemişti. Ve 1909 yılında bir savaş mahkumu olarak Oklahoma’da öldü. Kimilerine göre Geronimo işkence yapılarak öldürülmüştü. Öldükten sonra Geronimo rezervasyon bölgesinin arka tarafına gömülmüştü fakat ertesi gün Geronimo gömüldüğü yerde değildi. Çünkü o bir efsaneydi ve efsaneler ölmezdi..
    Geronimo; Son Apaçi
    [​IMG]
    Beyaz Adam Amerika'yı keşfettiğinde, doğal zenginliklerinden deliye döndü. Doğaya ve doğal zenginliklerine el koyma girişiminden Kızılderililer de payını aldı. Çünkü Kızılderililer doğanın bir parçası, doğanın ta kendisiydi...

    [​IMG]

    Amerika kıtasının 1492'de Colomb tarafından keşfedilmesinden sonra Avrupa'nın çeşitli yerlerinden denizci uluslar, İspanyollar, Portekizliler, İngilizler ve Hollandalılar başta olmak üzere Amerika kıtasının zenginliklerine el koymak amacıyla aralarında yarışa girdiler. Bu yarış, Amerika kıtasının barışçı yerlileri aleyhine büyük felaketlere yol açtı. Meksika'daki Aztekler ve Peru'daki İnkalar başta olmak üzere birçok yerli kabile Avrupalıların egemenliği altına girdi, topraklarını ve özgürlüklerini kaybetti.
    Avrupalı beyazlara en büyük direnişi gösteren Amerikan Kızılderilileri arasında Apaçiler ilk sırayı alır. Apaçiler bugünkü Arizona ve New Mexico bölgesinde, Mogollon ve Sierra Madre dağ silsileleri başta olmak üzere çorak ve dağlık arazilerde yaşıyorlardı.

    [​IMG]

    Yüzyıllar boyunca güneydeki İspanyol kökenli Meksikalılarla savaşmışlar, bu savaşlar sırasında da iyice sert, acımasız ve vahşi tabiatlı bir karakter geliştirmişlerdi. Meksikalılar Apaçileri gördükleri yerde sorgusuz sualsiz öldürüyor, çocuklarını kaçırıp köle olarak kullanıyordu. Buna karşılık da Apaçiler sık sık Meksika'ya yağma baskınları düzenliyordu. Bu karşılıklı güç dengesi kuzeyden Avrupalıların yaklaşması ile değişmeye başladı. 1860 yılından itibaren Siular, Cheyenneler, Comancheler ve Kiowalar gibi büyük Kızılderili ulusları beyazlarla savaşarak topraklarını kaybetmeye başladı. Beyazlar Apaçileri bütün Kızılderililer arasında en vahşi ve en tehlikeli ulus olarak görüyordu.

    [​IMG]
    1863 yılında Apaçilerin savaş reisi aynı zamanda barışçı bir kişi olan yaşlı Mangas Colorado, beyaz bayrak altında hile ile tutsak edildi. Yaşlı reis kısa bir süre sonra öldürüldü. Bunun üzerine Apaçiler olanca güçleriyle savaşa girdiler ve reislerinin intikamını almaya çalıştılar. Mangas'ın yerine geçen Cochise ile genç savaş liderleri Victorio ve Geronimo'nun önderliğindeki küçük Apaçi çeteleri iki yıl boyunca fırtına gibi esti. Silah olarak sadece ok ve yayları vardı ama üç tüylü ve uzun oklarının uçları iyice sivriltilmişti. Bu okların kullanılması büyük bir ustalık gerektiriyordu, ancak bir kere hedefine ulaştığında da girdiği yeri kurşun gibi paramparça ediyordu.

    [​IMG]
    Apaçiler büyük bir mücadele verdiler, ancak bir Apaçiye karşı yüz beyaz düşüyordu ve bu savaşın kazanılmasının mümkün olmadığı belliydi. İki taraf da savaşmaktan yorulunca kabuğuna çekilmeyi tercih etti. Sonraki beş yıl ufak tefek olaylarla geçti. 1871'de Apaçi liderlerinden Eskiminzin, beyazlarla iyi ilişkiler kurarak yerleşik düzene geçmeye karar verdi. Kurduğu köye kısa sürede 200'ü aşkın Apaçi toplandı. Bu sıralarda yakındaki Tucson kenti ise birçok kumarbaz, meyhaneci, maceracı ve vurguncunun toplandığı bir yer olmuştu. Tucsonlular için ordunun Kızılderililer ile savaşması ekonomik canlılık anlamına geliyordu. Dolayısıyla Eskiminzin'in barışçı köyü, onlar için tehlikeli bir gelişmeydi. Tucsonlular yeni bir Kızılderili savaşı çıkarabilmek için Eskiminzin'in köyüne bir baskın gerçekleştirdiler. Hemen tamamı kadın ve çocuk olmak üzere 144 Apaçi bu baskında öldürüldü. Baskını gerçekleştiren katillerden bir kısmı mahkeme önüne çıkarıldıysa da ceza almadan serbest bırakıldılar.

    [​IMG]
    Bundan sonraki birkaç yıl boyunca Amerikan hükümeti Apaçiler için çorak yerleşim bölgeleri kurmaya ve Kızılderilileri buraya kapatmaya çalıştı. 1875'te Apaçilerin çoğu ya yerleşim bölgelerine kapanmış ya da Meksika'ya kaçmıştı. Sözde bir barış havası vardı ama beyazların büyük çoğunluğu için Apaçiler hâlâ kana susamış vahşiler olarak görülüyordu. 1874'te büyük reis Cochise yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak öldü. Apaçilerin önemli bir bölümü için Cochise'in barışçı oğulları Taza ve Naiche lider kabul ediliyordu. Ancak, beyazlarla dost olmamaya karar vermiş ve Meksika'ya kaçarak özgür bir hayat sürmekte olan bir savaşçının da büyük bir otoritesi vardı.

    [​IMG]
    Bu savaşçının adı Geronimo idi. 1881'den itibaren Geronimo'nun üzerindeki baskı artmaya başladı. Artık Amerika kıtasında hemen hemen tüm Kızılderili kabileleri sindirilmişti. Oysa Geronimo, yanında kendisine ölümüne bağlı çetesiyle kâh ABD topraklarında, kâh Meksika'da at koşturuyordu. Birkaç kez teslim olmak zorunda kaldıysa da her seferinde tekrar kaçtı. 1886'ya gelindiğinde Amerikan topraklarındaki tek silahlı ve özgür Kızılderili grubu Geronimo'nun 24 kişilik çetesiydi. Peşlerinde ise 6.500 kişilik bir ordu vardı. Daha fazla dayanamayarak teslim oldular ve hapis hayatı yaşamaya başladılar. Geronimo 1909'da öldüğünde hâlâ savaş esiri kabul ediliyordu. Apaçi mezarlığına gömüldü. Ancak çok geçmeden kemiklerinin mezarından çıkarılıp Apaçi dağlarına gömüldüğüne inanılıyor. Geronimo, Apaçi reislerinin ve özgür Kızılderili savaşçılarının sonuncusuydu.

    Hayalet Dansı
    [​IMG]

    Minneconjoi Siouxlarından Big Foot'un öldürüldüğü Yaralı Diz Katliamını ateşleyen danstır.1890'da Dakotalar arasında bir kurtarıcının gelip;topraklarını alan kişilerden kızılderilileri kurtaracağı inancı yaygınlaştı.Bu durumu ayinsel bir gösteri haline getirerek Hayalet Dansını yapmaya başladılar.Amerikan orduları bu dansı bağımsızlık hareketi olarak algılayıp yasakladı.Lakotalar bu törenlere Pine Ridge ve Rosebud Reservasyonlarında da katılmıştı.Rezervasyondaki ajanlar hükümete haber verdi ve şef Oturan Boğa bu dansı yaptığı için öldürüldü.Bu dans Circle of the Life olarak tanımlanır ve dans ederken daireyi tamamlamak esastır.
    Pueblo-Pow Wow
    [​IMG]

    Pueblo
    Pueblo ,İspanyolca köy ve halk demektir.Ayrıca A.B.D'nin güneybatı eyaletlerindeki Kızılderili toplulukları için kullanılır. A.B.D'de yerlilerinin tarihindeki en ileri medeniyet ve en kalabalık yerleşim birimleri bu bölgede görülmüştür. Bu kültürün karekteristik bir özelliği kurutulmuş çamurdan yapılmış evleridir.

    [​IMG]

    Pow Wow
    Algonquin kabilesinde rüya gören ya da şaman anlamına gelen bir terimdir. Pow Wow Amerikan ordularıyla savaşmadan önce Kızılderililerin şaman ritüeli olarak toplanmalarını sembolize eder. Amerikan Orduları Sioux Kızılderilini 1890'da Wounded Knee çayının kenarına getirdiler. Ertesi gün, soğuktan donmak üzere olan Big Foot,diğer kızılderililerle birlikte bu dansı yaptı. Ghost Dance ve diğer kızılderili danslarında olduğu gibi bu dansta da önemli olan; yaşam döngüsü diye tabir ettikleri çemberi dansederek tamamlamaktır.
    [​IMG]

    Kızılderili Kabileleri
    [​IMG]


    Algonquin
    Apache (kabile)
    Arapaho
    Cherokee
    Cheyenne
    Chickasaw
    Choctaw
    Comanche
    Creek
    Hopi
    Kickapoo
    Kiowa
    Mohawk
    Navaho
    Nez Perce
    Omaha (kabile)
    Osage
    Ottawa (kabile)
    Ponca
    Potawatomi
    Sac and Fox
    Shawnee
    Siyular
    Ute


    [​IMG]Kızılderili mitolojileri
    [​IMG]
    Zuni mitolojisi

    Zuni mitolojisi Zuni halkının mitolojik inanç yapıları ve bunun içerdiği mitlerin bütünüdür. Zuniler Pueblo insanlarından olan Zuniler, ABD'nin güneybatısında yer alırlar.


    Yaratılış [değiştir]Zuni mitolojisinde Awonawilona yaratıcı tanrıdır. Bulut ve okyanusları yaratır. Okyanus yeşil alglerle kaplıydı, bunlar sertleşip yarılmış ve gök-baba Awitelin Tsita ile dünya-ana Apoyan Taçu'yu oluşturmuştur. Awitelin Tsita ile Apoyan Taçu Dünya'daki tüm yaşamın ebeveyni, sebebidirler.

    İnanışa göre ilk insanlar yer altı dünyasındaki dört mağaradan gelmiştirler. Arz su ve canavarlarla kaplı tehlikeli bir yerdi. Güneş'in çocukları insanlara acımış ve arzı yıldırımlarla kurutup sertleştirmiş, onların zamanına (yani bugüne) kalan hayvanlar dışındaki çoğu hayvanı taşa dönüştürmüştürler. Böylece arz insanlar için yaşanabilecek, uygun bir yer olmuştur.


    Bazı Mitolojik Figürler [değiştir]Zuni mitolojisinde birçok canavar bulunur. Bunlardan bazıları şunlardır:

    Açiyalatopa tüy yerine bıçakları olan bir canavardır.
    Uhepono yer altı dünyasında yaşayan kıllı bir devdir. İnsan gibi kol bacaklara sahip bu canavarın çok büyük gözleri vardır.
    Bunların dışında diğer yakın halklardaki gibi ruh kavramı da mevcuttur; örneğin Amitolane, gökkuşağı ruhudur.

    Yanauluha isimli bir kültürel kahraman vardır. Zunilere tarım, tıp ve adetlerini getirmiş, başlatmış olan bu kahramandır.

    Birçok güneybatı kabilesinde tapınılan Kokopelli isimli tanrıya Zuniler de tapınırdı. Zunilerde bu tanrı aynı zamanda bir yağmur tanrısıydı ve Ololowişkya olarak da anılırdı.

    [​IMG]
    Akna (İnuit)
    Akna İnuit mitolojisinde bereket ve doğum tanrıçasıdır. "Anne" manasına gelir
    İlk Amrikalılar
    [​IMG]

    İlk Amerikalılar

    Buzul Çağı’nın en şiddetli döneminde, M.Ö 34.000 - M.Ö 30.000 yıllarında, dünyadaki suyun önemli bir bölümü büyük kıtasal buz katmanları halindeydi. Bunun sonucunda, Bering Denizi bugünkü düzeyinden yüzlerce metre daha aşağıdaydı ve Asya ile Kuzey Amerika arasında, adına Beringia denilen, bir kara köprüsü oluştu. Beringia’nın en geniş döneminde 1.500 kilometre kadar olduğu sanılıyor. Nemli ve ağaçsız bir tundra olan bölge, otlar ve diğer bitkilerle kaplıydı ve bu da ilk insanların yaşamak için avladıkları büyük hayvanları çekiyordu.

    Kuzey Amerika’ya ilk erişen insanlar, yeni bir kıtaya ayak bastıklarını hemen hemen kesinlikle bilmiyorlardı. Herhalde, atalarının binlerce yıldır yaptığı gibi Sibirya kıyılarında av peşinde koşuyorlardı ve sonra da kara köprüsünü aşmışlardı.

    M.S ilk yüzyıllarda, bugün Arizona’da Finiks kentinin bulunduğu yöreye yakın yerleşim birimlerinde, top oynamak için alanların ve Meksika’da bulunanlara benzeyen piramit biçimli kümbetlerin yanı sıra kanal ve sulama sistemleri kuran Hohokumlar yaşıyordu.

    [​IMG]


    Bir kızılderili savaşçı
    Şükran Günü'nün Anlamı

    1620'lerde Avrupa'dan yerleşim için ilk kez May Flower (Mayıs Çiçeği) gemisiyle ABD’ye gelen Pilgrimler (yerleşimci ve hacı) ilk geldiklerinde aylarca süren yolculuklarından dolayı yorgun, hasta ve açtırlar. Kızılderililer onları karşılar ve yiyecek verir, hindi avlamasını, mısır ekmesini öğretirler. Üç yıl sonra İngiliz Vali William Bradford büyük bir yemek hazırlar ve Kızılderililer’i çağırır. Kızılderililerin şefi Massoit 90 kişiyle bu törene katılır.

    O günden sonra her hasat sonrasında yemek geleneği sürer. 1863’de Başkan Abraham Lincoln Şükran Günü’nün ulusal bayram olmasını önerir, ancak bu öneri Kongre’de 1941’de karara bağlanır ve her yılın kasım ayının son perşembesi Şükran Günü olarak ulusal bayram ilan edilir.

    İlk yerleşimciler Seminoller, Çerokiler ve Mişuki kabileleri ile karşılaştılar. İspanyol kaşifler ise Kaliforniya'da Soson, Payitu, Kahula, Mevuk ve diğer bazı kabilelerle karşılaşmışlardır. 19. yüzyılda, Avrupalı kaşifler batıya doğru göç ederken Kızılderili kabileleri kendi topraklarından sürmüşlerdir. Bu dönem batıda Apaçi, Siyu ve Komançi ve diğer kabilelerle yapılan utanç verici savaşlar dönemidir. Bu savaşlardan geriye kalan çok az sayıda yerli ise, Rezervasyonlarda (kızılderililer için ayrılmış araziler) olarak bilinen küçük bir alanda yaşamaya mecbur edilmişlerdir.

    [​IMG]


    Bugün ABD'de hükümet tarafından resmen tanınan 554 Kızılderili kabilesi vardır.
    Kızılderililer 1952 yılına kadar Rezervasyon denilen toplama kamplarında yaşamışlardır. 1626 yılında Hollandalıların satın aldığı New York'ta günümüzde 85.000'den fazla Kızılderili yaşamaktadır.

    [​IMG]

    Toplama Kampları
    Amerika’da ilk kızılderili yerleşim bölgeleri, 1840’lı yıllarda oluşturuldu. O yıllarda, Avrupa kökenli Amerikalılar, ülkenin batı bölgelerine yerleşmek için kızılderili kabilelerini de önlerine katarak ilerliyordu. Kızılderililer, doğup büyüdükleri toprakları terk etmek ve “rezervasyon” adı verilen, anavatanlarından çok daha küçük bölgelere yerleşmek zorunda bırakıldı.

    Günümüz ABD'sinde Kızılderililerin yaklaşık % 85'i rezervasyonların dışında yaşamaktadır[kaynak belirtilmeli] ve her büyük kentin kendi Kızılderili toplumları vardır. Amerika’da 300’den fazla kızılderili yerleşim bölgesi bulunmaktadır.
    [​IMG]



    Ekonomi
    ABD'de ekonomik olarak 3 büyük kabile bulunmaktadır: Misissippi Choctawlar (5 bin kişi. kumarhane, hoparlör işleri yapıyor) Oklahoma Choctawlar (35 bin kişi. Kumarhane, benzin istasyonu ve oteller zincirleri var) ve Oklahoma Chickasawlar (200 bin kişi).

    Amerikan Bayanlar Ulusal Basketbol Birliği'nde (WNBA) tek bağımsız takım, sahibi bir Kızılderili kabilesi olan Konektikıt San. Konektikıt eyaletinin Mohegan Kabilesi 2003'te Orlando Miracle kulübünü satın aldı ve Konektikıt'a taşınan takım artık maçlarını Mohegan Sun adlı devasa kumarhane ve eğlence kompleksindeki salonda oynamaya başladı. O zamana kadar her WNBA profesyonel takımı bir NBA kulübüne aitti.

    Rezervasyon bölgeleri dışındaki ilk yatılı okulda 1879'dan 1918'e kadar okuyan yaklaşık 10.000 Kızılderili çocuk; medenileştirilme hedefi ile kendi yerli dillerini konuşan ve kültürlerinin diğer yönlerini korumaya çalışan öğrencilerin cezalandırmaya dayandığı bir ortamda yetiştirilmişlerdir.

    Kanadalı araştırmacı Ethel G. Stewart, 250 bin nüfuslu Navaho kabilesinin Orta Asya Türkleri'nin konuştuğu Atabaşkan dilini konuştuğunu gösterdi.

    [​IMG]


    ABD Yayılmacılığı Altında Yok Olan Kabilelerin Ürünlerde Yaşayan İsimleri
    Yaptıkları karşısında vicdan azabı duyan Amerikalılar ise tüm dünyaya pazarladıkları ürünlerinden birkaçına Kızılderili kabileleri isimleri vermiştir. Örnek olarak;

    Cherokee: Chrysler tarafından üretilen bir Jip
    Apache: ABD Hava Kuvvetleri tarafından üretilen bir Helikopter markası, bir bilgisayar donanım ürünleri üreten marka, bir server ismi
    Comanche: ABD Hava Kuvvetleri tarafından üretilen bir Helikopter Markası
    Chevrolet: Dünyanın önde gelen spor otomobil üreticilerinden bir ABD firması.
    Corvette: Chevrolet markasının bir modeli.
    Pontiac (Ünlü Kızılderili Şefi): 80’li yılların ABD kaynaklı en meşhur spor araba markalarından biri
    Chayanne: Porsche’nin ilk kez ürettiği Jip’e verdiği isim
    Fox: ABD’de bir TV kanalı
    Kentucky: Kökeni; Iroquois Kızılderililerinin kullandıkları dilde “ken-tah-ten” sözcüğünden gelen ve “Yarının Ülkesi” anlamına gelen kelime. Aynı zamanda tüm dünyaya yayılmış bir restoranlar zincirinin ismidir. (Kentucky Fried Chicken).''

    Kızılderili ve Türk Dillerinde Kullanılan Ortak Kelimeler

    Tepek Tepe
    Yatkı Ev, yatılan yer
    Dodohişça Dudak
    T-sün Uzun
    Yu Su, yu-mak, yıkamak
    Lı-ık Vatan, ili
    Tete Dede
    Tamazkal Hamam, temiz kal
    Hogan Kerpiç ev, Hopan
    Missigi Mısır
    Türe Türe, Töre
    Hu Selam
    Yanunda Yanında
    Aş-köz Yemek
    İldiş Dişleme


    Koloni Dönemi ve Kızılderililer
    Avrupalı kaşifler Amerika'ya geldiğinde, Amerika'da yüzlerce farklı kabile bulunmaktaydı. Bu kabilelerden bir çoğu ortak bir dili ve kültürü paylaşıyorlardı. Önce İspanyol asıllı denizciler İspanyol Kraliçesi adına bu topraklara ayak basmış daha sonra başta İngiltere olmak üzere diğer Avrupa sömürgeci devletleri de aynı rotayı izleyerek Amerika'ya askerlerini, kaşiflerini göndermişlerdir. Avrupalı beyaz adamın şiddet düşkünlüğünden haberdar olmayan yerliler onları sevinçle karşılamış, ellerindeki altın vs. gibi şeyleri onlarla paylaşmak istemişler ancak sömürge güçlerinin baskısı hatta katliamı altında can vermişlerdir.

     
  4. UquR

    UquR Üye

    Buhar Kulubesi
    [​IMG]
    Buhar Kulubesi
    Buhar kulübesi, Kuzey Amerika yerlileri (Kızılderililer) tarafından kullanılan törensel buhar banyosunun gerçekleştirildiği küçük yapıdır. Çeşitli stillerde yapılan buhar kulübeleri vardır. Kubbeli olanları kadar, Kızılderili çadırları (tipi ) gibi olanları hatta yerde açılmış basit bir çukur şeklinde olanları da bulunur. Kulübe dışında yakılan ateşte kızdırılan taşlar kulübenin ortasındaki bir deliğe yerleştirilerek kulübede yüksek sıcaklık sağlanır.




    [​IMG]


    Buhar kulübesi ritüelleri
    Kızılderili ritüel ve gelenekleri bölgeden bölgeye, kabileden kabileye değişmekle birlikte ritüellerde genellikle dualar, davul çalma ve ruhlar dünyasına armağanlar sunma gibi unsurlar içerir. Buhar kulübesiyle ilişkili bazı ortak uygulamalar ve temel unsurlar şunlardır:

    Oryantasyon – Kapı genellikle ateşe dönüktür ve ateş ile kulübe arasındaki ikiliği gösterir. Bu ikilik çoğu Kızılderili geleneğinde erkek-kadın veya yer-gök ikiliklerinin temsilidir. Bir göl kenarında inşa edilen kulübe gölün ruhuyla temas amacıyla yapılmış olabilir.
    İnşa – Kulübe genellikle büyük bir özenle ve kullanılan malzemeye ve çevreye saygıyla inşa edilir. Çoğu gelenekte kulübe inşası sırasında tam bir sessizlik söz konusudur ancak bazen inşa sırasında davullar çalınır. Bazı geleneklerde oruç tutulur.
    Giysi - Geleneksel kulübelerde uygulamaya katılanlar basit bir giysi veya havluya sarınır.
    Sunular - Tütün, tatlı bitkiler, sedir veya diğer bitkiler dua sırasında şükran göstergesi olarak sunulur. Barış çubuğu veya mısır koçanı çubuğunda tütün tüttürülebilir, sıcak taşlara veya ateşe su serpilir. Kişi kulübeye girmeden önce ruhlar dünyasından destek almak için kendini arındırır.
    Destek – Çoğu Kızılderili geleneğinde bir veya iki kişi (köpek askerler ) buhar kulübesinin dışında kalır ve töreni korur ve uygulayıcıya yardım eder.

    Yaralı Diz Katliamı Wounded Knee Katliamı, (Türkçe'de "Yaralı Diz" anlamına gelir) Lakota Siuları ile Birleşik Devletler arasındaki son büyük çatışmadır. General Nelson A. Miles tarafından Yerli İşleri Komisyonuna yazılan bir mektupta çatışma sonrasındaki olaylar katliam olarak nitelendirilmiştir.


    [​IMG]

    Katliam
    1890'da ABD hükümeti Amerikan yerlileri (Kızılderili) arasındaki "Hayalet Dansı" nın bir savaş dansı olduğundan şüpheleniyordu. Ancak bu dans Kızılderililer için kutsal bir seremoni idi ve bazı yerliler ellerinden alınan haklara bu kutsal dansı icra ederek kavuşacaklarına inanmışlardı. Savaş Bakanlığı yerlilerin bir isyan hareketine kalkışacakları düşüncesiyle 7. Süvar alayını Pine Ridge ve Rosebud bölgelerindeki Lakota yerlilerinin kamp yerine göndermiş, bu kutsal dansı icra edenleri tutuklamak istemişti.

    29 Kasım 1890'da Birleşik Devletlerin beş yüz kişilik 7. Süvari alayı Minneconjou Lakota yerlilerinin kamp yerlerini çevirmiş ve çıkan çatışmada yirmi beş süvariye karşılık, aralarında altmış iki kadın ve çocuğun yer aldığı 153 Siu öldürülmüştür. Ancak çatışma sırasındaki kargaşada tam olarak kaç kişinin öldüğü bilinmemektedir.


    Silahlı Amerikalılar ve Kızılderililerin cesetleriDee Brown 1970 yılında yazdığı Bury My Heart at Wounded Knee adlı incelemesinde (Türkçe'ye Kalbimi Vatanıma Gömün olarak çevrilmiştir) Kristof Kolomb'un İspanya Kraliçesine Kızılderililerle ilgili şunları yazdığını aktarır: "Yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına Majestelerin önünde ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar." Ancak sözlerine şöyle devam eder: "Elli adamla bu halkın hepsini boyunduruk altına alabilir ve onlara her istediğimizi yaptırabiliriz.”

    [​IMG]
    Kızılderili şefi Koca Ayak'ın karlar üzerindeki cesedi1890'da Wounded Knee'deki Siu katliamı Kizilderili özgürlüğünün sembolik olarak sonu oldu. Katliamı yaşayan Kara Geyik o gün bir başka şeyin daha öldüğünü söyler: "O zaman kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi kocamışlığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda, yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları hâlâ o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada, o çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum. Evet, bir halkın düşü öldü orada..."

    Bu katliamı yaşayanlardan biri, Gelincik Louise yaşadıklarını şöyle anlatıyordu: "Kaçmaya çalıştık. Ama yaban sığırı gibi bir bir vurdular bizi. Beyazların içinde de iyi insanlar bulunduğunu biliyorum, ama kadınları ve çocukları da vurduklarına bakılırsa askerler çok kötü insanlar olmalı. Kızılderili askerler beyaz çocuklara asla böyle yapmazlardı."


    Katliam sonrası [değiştir]Amerikan Ordusu katliam sonrasında ölüleri gömmek için sivil vatandaşlar kiraladı. Savaş meydanına gelenler soğuk havada 84'ü erkek, 44'ü kadın, 18'i çocuk Lakota cesedi ile karşı karşıya kaldı. Katliamdan yaralı kurtulan 7 Lakotalı Wounded Kne Creek bölgesindeki Pine Ridge hastanesinde öldü.

    General Nelson Miles, katliamın sorumlusu Albay Forsyth'ı görevden almış, Askerî Araştırma Mahkemesi taktik hatasından dolayı kendisini eleştirmiş ancak yine de mahkemede hakkında beraat kararı çıkmıştır.

    [​IMG]
    Daha sonra The Wonderful Wizard of Oz'un yazarı olarak ünlenecek olan genç editör L.Frank Baum 3 Ocak 1891 yılında Aberdeen Saturday Pioneer'da şunları yazmıştı:

    "Öncüler daha önce güvenliğimizin tek yolunun Yerlilerin tamamen yok edilmesine bağlı olduğunu ilan etmişlerdi. Asırlardır onlara karşı hata edip durmaktansa medeniyetimizi korumak adına daha büyük bir hata yapıp bu evcilleşmeyen ve evilleştirilemeyen yaratıkları dünya üzerinden tek bir iz kalmamacasına yok etseydik daha iyi yapardık. Biz sıradan insanlar ve beceriksiz komutanların emri altındaki askerler için gelecek güvenliğimiz bunda yatmaktadır. Aksi takdirde gelecekte de geçmişte olduğu gibi kızılderililerle tümüyle sıkıntı yaşayacağımızı bekleyebiliriz."


    Dee Brown'un eseriYirminci yüzyılın sonlarında Wounded Knee Katliamına karşı protesto sesleri daha da yükselmiş, tarihçi Dee Brown aynı adla bir kitap yazmış, Buffy Sainte-Marie ise protest bir müzik bestelemişti. Ünlü oyuncu Marlon Brando 1973'de Baba (The Godfather) filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu dalında verilen Oskar ödülünü Yaralı Diz Katliamı sebebiyle reddetmişti. 27 Mart 1973'teki ödül törenine kendi adına konuşma yapması için Sacheen Littlefeather adlı Kızılderili genç bir kadını gönderdi. Brando'nun kaleme aldığı, genç Kızılderilinin zaman darlığı nedeniyle tümünü okuyamadığı yazının bir bölümü şu şekildeydi:

    [​IMG]
    Sacheen Littlefeather, Brando'nun Oscar Ödülü'nü reddediş mektubunu okurken"Marlon Brando... benden zaman darlığı ile şu anda sizinle paylaşamayacağım uzun bir konuşma yapmamı istedi ancak basınla paylaşmaktan memnuniyet duyacağım şey şu ki o... çok üzülerek bu cömert ödülü kabul edemiyor. Ve bunun sebebi de... günümüz film endüstrisinin ...beni affedin.. ve televizyonlardaki filmlerdeki yeniden çevrimlerde Amerikan Yerlilerine yaptıkları ve Wounded Knee'deki son olaylardır. Bu akşam aranızda bulunamadığım için beni affedin gelecekte kalplerimiz ve anlayışlarımızda sevgi ve cömerlikte biraraya geleceğiz. Marlon Brando adına sizlere teşekkür ederim."

    Littlefeather, zaman darlığı sebebiyle tamamını okuyamadığı konuşmanın tam metnini basına dağıtmıştır. Brando'nun basına dağıtılan metininden bir bölümün çevirisi;

    "200 yıl boyunca toprağı, ailesi, ve özgür olma hakkı için savaşan Yerli halka şöyle dedik: "İndir silahını arkadaş gel birlikte oturalım. İndirirsen eğer silahını arkadaş senle barıştan söz ederiz, senin hayrına anlaşırız birlikte." Silahlarını indirdiklerinde onları katlettik biz. Onlara yalan söyledik. Onları topraklarından koparmak için kandırdık. Onları açlığa mahkum ettik ki antlaşma dediğimiz ama hiçbir zamanda andımıza sadık kalmadığımız o hileli anlaşmaları zorla imzalasınlar. Onları, yalnızca yaşamın anımsayacağı kadar uzun bir süredir yaşam vermiş bu kıtada dilencilere döndürdük. Ve tarihi istediği kadar çarpıtılmış dahi olsa nasıl yorumlarsanız yorumlayın: Biz doğru yapmadık. Ne adil davrandık ne de dürüst. Onlara karşı ne haklarını iade etmek zorundaydık ne de anlaşmalarımıza sadık kalmak, çünkü gücümüzün üstünlüğü bize diğerlerinin haklarına saldırma, mallarını gaspetme, yalnızca yaşamlarını ve özgürlüklerini savunmaya çalışırken onların yaşamlarını ellerinden alma hakkını sağlıyordu ki onların erdemleri suça dönüşürken bizim ahlâksızlıklarımız erdem oluyordu.

    Fakat öyle bir şey var ki bu sapkınlığın ulaşamayacağı, o da tarihin büyük hükmü. Emin olun ki tarih bizi yargılayacaktır. Ama umurumuzda mı? O nasıl bir ahlâki şizofrenidir ki tüm dünyanın işitmesi için ulusumuzun en tepesindeki sesle ciğerlerimiz patlayana kadar bizim taahhütlerimizi tuttuğumuzu haykırırız da tarihin tüm sayfaları, Amerikan Yerlilerinin yaşamındaki son 100 yıl boyunca geçirdikleri tüm o aç, susuz günler ve geceler bu sesin dediklerinin tam zıttını söyler........" __________________

    Manitu
    [​IMG]
    Manitu kimi Amerika Kızılderilileri tarafından kullanılan bir terim olup, Algonquin Kızılderilileri’ne göre, gözle görülmez, gizemli bir güçtür. İnsan kendisine sağladığı bireysel enerjiyi manitu’dan edinir. Kabile şamanları insanlara yardım amacıyla bu güçle irtibat kurabilirler. Bu güç Siu Kızılderilileri’nde "Wakan", İroquois Kızılderilileri’nde ise "Orenda" adını almıştır. Kızılderililerdeki bu kavramın çeşitli kültürlere ait birçok tradisyonda prana, mana, qi ya da ch’i vb. gibi çeşitli adlarda belirtilen evrensel yaşam gücü kavramıyla hemen hemen eş olduğu görülmektedir. Fakat Kızılderili tradisyonlarında, manitu teriminin başına “Yüce” sözcüğü getirildiğinde terim çok farklı bir anlam kazanır : “Yüce Manitu” tüm yaratılışı canlandıran, ahengi sağlayan, her şeyin en güçlüsü olan “Ulu Ruh” anlamına gelir.

    [​IMG]Beş Uygar Kabile
    [​IMG]

    Beş Uygar Kabile Cherokee, Chickasaw, Choctaw, Creek ve Seminole kabilelerine beyaz insan tarafından verilmiş bir isimdi. Bu kabilelerin beyaz toplumlar arasında "uygar" olarak anılmasının sebebi, bu beş kabilenin plantasyon ve köle sahibi olmak da dahil olmak üzere sömürgecilerin adetlerini benimsemeleri ve genellikle komşularıyla iyi ilişkiler kurmalarıydı. Beş Uygar Kabile, ülkenin diğer bölgelerine -özellikle günümüz Oklahoması'na yerleştirilmelerinden önce Amerika Birleşik Devletleri'nin güneydoğusunda yaşamaktaydı.

    Bugün özellikle diğer kabilelerden gelen birçok yerli Amerikalı, "Beş Uygar Kabile" yaftasını patronluk taslayıcı ya da ırkçı bulmaktadır. Kendi aralarında kabilelerden konuşurken, bazen düzeltilmiş "Beş Kabile" adı kullanılmaktadır; böylece bu beş kabile dışında kalan diğer yerli Amerikalıların vahşi oldukları iması ortadan kaldırılmaktadır.

    Beş kabile, Federal hükümet tarafından izin verilmiş yerlilerin yerinin değiştirilmesi operasyonlarıyla birkaç on yıl içerisinde, anavatanları olan Mississippi Nehri'nin doğusundan o zamanlar "Kızılderili Arazisi" denilen, bugünse Oklahoma eyaletinin doğusunu oluşturan topraklara yerleştirilmişlerdir. Bu yer değiştirme operasyonlarının en kötü üne sahip olanı 1838'de gerçekleşen Gözyaşı Patikası'dır. Başkan Martin Van Buren Cherokeeler'le yaptığı -Cherokeeler'in topraklarını batıda onlara verilecek yeni topraklarla değişmesini öngören- tartışmalı New Echota Antlaşması'nı yürürlüğe koyarak kabileyi yer değiştirmeye zorlamıştır. Yaklaşık 4000 Cherokee'nin ölümüne neden olan bu zorunlu göç, Cherokee kabilesinin olayı anmak için kullandığı Nunna daul Isunyi—"Ağladığımız Yol"- isimlendirmesinden dolayı diğer kaynaklarda da "Gözyaşı Patikası" olarak geçmektedir.

    [​IMG]
    Beş kabile Amerikan İç Savaşı sırasında bölündüler. Choctaw and Chickasaw kabilelerinin büyük kısmı güneyli Konfederasyon devletleri yanında savaşırken; Creek, Seminole ve özellikle Cherokee kuzeyli Birlik'i destekleyenler ve güneyli Konfederasyon'u destekleyenler olarak ikiye ayrıldı. Bu nedenle, Cherokee kendi kabilesi içinde de bir iç savaş yaşadı.

    [​IMG]
    Beş kabile Kızılderili Arazisi'ne yerleştirildikten sonra Amerika Birleşik Devletleri hükümeti bu kabilelere, beyazların onların yaşadıkları topraklara yerleşmeyeceklerine dair güvence vermişti. 1893'e kadar tek tük beyaz yerleşimleri dışında bu kurala uyuldu, fakat anılan tarihte hükümet Oklahoma Bölgesi civarındaki Cherokee Yerleşimi'ni dış yerleşime açtı. 1907 yılında Oklahoma Bölgesi ve Kızılderili Arazisi Oklahoma Eyaleti ismi altında birleştirildi. Beş Uygar Kabile'nin bugün o topraklarda önemli bir varlığı söz konusudur. [​IMG] Kutsal Ruh Ve Onun Ziyaretcisi
    [​IMG]

    KUTSAL RUH VE ONUN ZIYARETCISI


    Yasli bir adam donan nehrin kenarindaki küçük kulübesinde yalnizbasina
    oturuyordu. Kis yaklasmaktaydi ve yakacak neredeyse bitmisti. Çok yasli
    ve terkedilmis görünüyordu. Saçörgüleri yasindan ötürü bembeyazdi ve bütün
    eklemleri titriyordu. Günler yalnizlik içinde geçiyordu. Ilk düsen
    karlari önüsira süpüren firtinadan baska hiçbirsey duymuyordu.

    Bir gün tam ates sönmek üzereyken yakisikli genç bir adam geldi ve
    kulübeye girdi. Yanaklari gençlik atesiyle kipkirmiziydi; gözleri hayat dolu
    parliyordu; ve dudaklarinda bir gülümseme vardi. Hafif ve hizli adimlarla
    yürüyordu. Alninda savasçi banti yerine taze çayirlardan bir taç vardi ve elinde bir demet çiçek tasiyordu.

    Ah oglum, ? dedi adam, ?seni gördügüme sevindim. Içeri gel. Gel de
    bana basindan geçen maceralari ve görmeye gittigin o degisik ülkeleri anlat.
    Geceyi beraber geçirelim. Ben de sana kendi yigitliklerimi ve
    kahramanliklarimi ve anlatabilecegim daha pek çok seyi anlatirim. Sen de aynisini yap ve birbirimizi eglendirelim.?

    Daha sonra çuvalindan incelikle islenmis eski bir pipo çikartti ve
    içini bazi kurutulmus yapraklarla hafifletilmis tütünle doldurup misafirine ikram
    etti. Bu isle mesgul olurken konusmaya basladilar.

    Nefes veririm,? dedi yasli adam, ? ve irmaklar kimildamaz. Su tas gibi
    kati ve sert olur.?

    [​IMG]

    Nefes alirim,? dedi genç adam, ?ve bütün ovalarda çiçekler boy verir.?

    Eklemlerimi titretirim,? diye karsilik verdi yasli adam, ? ve ülkeyi
    kar kaplar. Yapraklar istegim üzerine agaçlardan dökülür ve nefesim onlari uzaklara sürükler. Kuslar su üstünden havalanip uzak diyarlara uçar. Hayvanlar
    kendilerini bir bakisimdan sakinir ve üzerinde yürüdügüm su yer
    çakmaktasi kadar sertlesir.?

    Saçlarimi savururum,? diye yanitladi genç adam, ?ve yumusak yagmurun
    ilik damlalari yeryüzüne düser. Bitkiler neseyle gülümseyen çocuklarin
    parlayan gözleri gibi baslarini yerden kaldirirlar. Sesim kuslari yeniden
    çagirir. Nefesimin sicakligi nehirleri çözer. Yürüdügüm her agaçligi müzik
    kaplar ve doga tümüyle gelisimi kutlar.?

    [​IMG]

    Nihayet günes dogmaya basladi. Etrafa tatli bir sicaklik yayildi. Yasli
    adamin dili sustu. Narbülbülü ve mavi kus kulübenin üstünde sarki söylemeye
    basladi Irmak kapinin ardinda söylenmeye basladi ve büyüyen bitkilerin ve
    çiçeklerin kokusu esen dag rüzgariyla beraber yavasça geldi.

    Gün isigi genç adama, kendisini agirlayan kisinin kimligini açikça
    sergiledi. Ona baktiginda buz kadar soguk yasli Kis Ruhu Peboan ?in çehresini
    gördü. Adamin gözlerinden irmaklar akmaya basladi . Günes yükseldikçe gövdesi gitgide ufaldi ve sonunda tamamen eriyip gitti. Kulübenin söminesinde genç ziyaretçi Baharin Ruhu Seegwun? un alnina Kuzey in ilk hatirasi olarak taç yaptigi çevresi pembe küçük beyaz mis-kooded çiçeginden baska hiçbir sey kalmadi.İki Simge
    [​IMG]
    İKİ SİMGE
    Yaşlı kızıldereli reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede
    birbiriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyorlardı. Köpeklerden
    biri beyaz, biri siyahtı ve oniki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli
    o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı.

    [​IMG]
    Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri kurt
    köpeğiydi bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu
    düşünüyor, dedesinin ikinci köpeğe neden ihtiyacı olduğunu ve renklerinin
    neden illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. O merakla,
    sordu dedesine: Yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı.
    - "Onlar" dedi, "benim için iki simgedir evlat."
    - "Neyin simgesi" diye sordu çocuk.
    - "İyilik ile kötülüğün simgesi. Aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik
    ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe
    ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları.
    Çocuk, sözün burasında; 'mücadele varsa, kazananı da olmalı' diye
    düşündü ve her çocuğa has, bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:
    - "Peki" dedi. "Sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?"
    Bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa.
    - "Hangisi mi evlat?
    Ben, hangisini daha iyi beslersem!Indians
    [​IMG]
    "Zamanın başlangıcında davullar vardı. Dünya yaşamının temposunu tutturuyordu bu davullar. Gök gürültüsü, deniz kıyılarındaki düzenli gelgitler, birbirinden diğerine yavaşça geçiveren mevsimler, kuşların göç edişi, kış uykusuna yatan hayvanlar... Bu tempo içinde herşey kendi zamanını biliyor, akıl sır ermez bir şey bu. Bileğinizdeki kalp atışlarını bir dinleyin. Yaşamın temposunu yansıtır o atışlar.Eğer tempoda bir aksaklık varsa hastasınız demektir."

    Jimalee Burton, Cherokee Kabilesi

    [​IMG]
    [​IMG]
    İşte en ünlü kızılderililer Yıllarca Amerika Kıtası'nın gerçek evsahipleri kızılderililere karşı savaşan ve kısa sürede çoğunu yeryüzünden silen 'beyaz Amerikalılar', kaderin bir cilvesiyle dönüp dolaşıp yine kızılderililere 'hayran' oldular.

    'Solukbenizli' ABD'lilerin yere göğe sığdıramadığı Hollywood'un dünyaca ünlü yıldızları arasından bazılarının ataları, gerçek kızılderililer.

    İşte en ünlü 'yerli' Hollywood yıldızları:

    Burt Reynolds: Hollywood'un 55 yaşındaki maço yıldızı. Dörtte bir kızılderili. Babasının annesi Cherokee kızılderilisi (anne tarafı İtalya'dan göç etti). Filmlerinde 1966 ve 68'de iki kez kızılderili rolü oynadı.

    Cher: Gerçek adı Cherilyn Sarikissian Lapierre. 44 yaşındaki güzel yıldız yarı kızılderili. Annesi Cherokee kızılderilisiydi. Ten rengi, çekik kahverengi gözleri ve kalçası yerli kanının en belirgin özellikleri.

    Raquel Welch: Hollywood'un 50 yaşındaki ölümsüz erotizm ilahesi de sekizde bir kızılderili kanı taşıyor. Bolivyalı babasının büyükbabası kızılderiliydi. Welch de 28 yıl önce doğan kızına, en ünlü kızılderili isimlerinden Tahnee'yi koydu.

    Tina Turner: Müzik dünyasının efsane yıldızı. 51 yaşındaki Turner da sekizde bir kızılderili. Büyükbabası dörtte üç Navajo, büyükannesi dörtte üç Cherokee dörtte bir zenciydi. Her zaman kızılderili kanıyla gurur duydu.
    Ülkemiz ile ilgili Depremzedeye "kizilderili" moral
    Marmara depreminden duydugu üzüntüyü siirle anlatan ve bu siirle Amerika’da katildigi bir yarismada ödül alan kizilderili Lynn Van Coonis, Adapazari’na geldi.
    Adapazari Büyükiehir Belediyesi’ni ziyaret ederek, Baskan Yardimcisi Sinan Çileli ile görüsen Coonis, Sakarya halkina güç verecegi inanciyla bir kartal fotoirafi hediye etti. inanislarina göre, kartal tüyünün, verildigi savasçiya 40 kat güç kazandirdigini ifade eden Coonis, söyle konustu: “Kartal tüyü, bizde mücadelenin sembolü olmustur. Ben de bu sembolik hatirayi Sakarya halkina, 1 yil önce yasanilan felaket sonrasinda, cesaretini yeniden toplamalari için veriyorum. Ben Türkler ile Kizilderililerin kardes olduguna inaniyorum. Yüzyillar önce bu iki kavmin yollari ayrilmis. Türkler'in sicak ve içtenligi, bunun kaniti.”



    Meclis’te “Kizilderili” arastirmasi
    FP’li Uzunkaya, Amerika’da Kizilderililere uygulanan soykirim ile zencilere uygulanan irk ayrimi konusunda Meclis Arastirma Önergesi hazirladi.

    FP Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya, tarihte Amerika’da Kizilderililere karsi uygulanan soykirim ve zencilere karsi uygulanan irk ayriminin ortaya konulmasi amaciyla Meclis Arastirmasi Önergesi hazirladi. Önergede, Amerika’nin kesfi sonrasinda yapilan Kizilderili soykiriminin, “tarihin en büyük soykirimlarindan birisi” oldugu ifade edildi. Silahsiz ve savunmasiz insanlara karsi çagin en modern silahlari kullanilarak yapilan bu toplu imha hareketinin tarihte kara bir leke olarak yerini aldigi kaydedilen önergenin gerekçesinde söyle denildi:

    “Tarihte Amerika kitasinda Kizilderililere karsi uygulanan bu soykirim harekatinin ve Zencilere karsi uygulanan irk ayriminin tüm sebep ve sonuçlariyla ortaya konulabilmesi, bu insanlik suçlarinin müsebbiplerinin tespiti, mazlum ve magdurlarin maddi ve manevi haklarinin kendilerine iadesini saglayacak girisimlere destek olunmasi amaciyla bir Meclis Arastirmasi açilmasini arzederim.” Önergenin, imzalarin tamamlanmasinin ardindan 2 Ekim tarihinde TBMM Baskanligi’na verilecegi ögrenildi.




    Bitki tohumlarina Geronimo ismi
    Tarim Bakanligi , yeni elde edilen tohumlara, Bitki Çesitlerinin Tescili Yönetmeligi kapsaminda ad takti. Ekmeklik bugdaylara Altay 2000, Turan, Kirgiz, izgi, Alparslan gibi adlar verildi. Mercimege Malazgirt, Sazak 91; nohuta Çagatay; ayçiçegine Türkay ismi uygun düstü.
    Geronimo ile Apaçi
    Hashas ise Anayurt 95 adiyla anilacak. Tasnifte, 'Kizilderililer Türk'tür' tezi de unutulmadi: Salkimotuna Geronimo, kamissi yumakotuna Apaçi adi seçildi.
    Yorum: Yok artik daha neler ugrasacak baska sey bulamayinca gundemde kalmanin anormal yollarina basvuruluyor ,aslinda bu haberi buraya koymak icin uygun bulmasamda tuhaf ve sacmaligi paylasmak istedim ..her firsatta zenciler ve çinliler haric herkesle soydaslik yollarini anormal sekillerle baglamanin nasil bir mantigi oldugunuda kavrayabilmis degilim kan bagiyla degilde dusunsel yaklasimlarimizla bag kurabilmek dilegiyle ..
    __________________Bazı Kızıldreliler
    [​IMG] Şef Joseph. Fotoğraf 1900'lü yıllarda çekilmiştir.
    [​IMG] Bir Nezperce
    [​IMG] Achomawi anne ve çocuğu
    [​IMG] Alice Cunningham Fletcher'ın gençlik resmi. Fotoğraf Ormsbee's First National Gallery, New York'ta bulunmaktadır. (Alice Cunningham Fletcher as a young woman. Photograph by Ormsbee's First National Gallery, New York.)
    [​IMG] Piega tipi bir çadır.
    [​IMG] Asarsi mutfağı. (Asarsi kitchen)
    [​IMG] Assiniboin yaycısı, okçusu.
    [​IMG] Atso Tohkomi Blood.
    [​IMG] Kiraz toplayıcıları. (berry pickers.)
    [​IMG] Birch.
    [​IMG] Black Elk Holy man of the Oglala Sioux, 1863-1950


    [​IMG]Sandalları
    [​IMG]Çömlekleri
    [​IMG]Kadın eşyası


    AV HALİNDE BULUNANLAR



    [​IMG]
     
  5. Google

    Google Özel Üye

    Paylaşım için teşekkürler
     

Bu Sayfayı Paylaş