Kıymetini bilin yerine yenisi gelmiyor

'Ağız ve Diş Sağlığı' forumunda EbruLi tarafından 5 Ocak 2009 tarihinde açılan konu

  1. EbruLi

    EbruLi Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kıymetini bilin yerine yenisi gelmiyor konusu Memetcan Demiray
    Nedense dişlerin değeri hep ağrıdığında anımsanır. Oysa yaşamın ayrılmaz parçası olan dişler, düzenli bir bakımdan fazlasını istemiyor.
    Köken farklılığı bir yana, imkansız aşklar ile diş ağrısı arasında ne çok ortak payda vardır. Çürük bir dişin özellikle geceleri verdiği acıyı basit bir nezleden ötürü sanmak, imkansız bir aşkın gerçekleşeceğini düşlemeye benzemez mi? "Köken" farkı gereği dişin çürüdüğünü bildiren "diş doktoru"; aşkın gerçekleşmeyeceğini söyleyen ise "sevgili" olarak adlandırılır.
    Zihinlerde kurgulanan aşkın sorunları nasıl çözümlenir bilinmez ama diş sağlığının somut bir konu olduğu gerçek. Hep denir ya, günde en az iki kez dişleri fırçalamak en temel bakımdır. Ancak İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ile birlikte İstanbul'da 8 bin 579 ilkokul öğrencisini muayene eden Signal, bu en temel bakımın bile yapılmadığını saptamış. Araştırmada, çocukların yüzde 89.9'unda çürük dişe, yüzde 43.8'inde ise dişeti kanaması problemine rastlanmış. Bugüne değin hiç diş hekimine gitmemiş çocukların oranı yüzde 29.1 olarak belirlenirken, yüzde 28.8'inin diş doktorundan korktuğu öğrenilmiş. Diş sağlığı konusunda daha bilgili olan kız öğrenciler, erkeklere oranla diş doktorundan daha fazla korkuyormuş.
    Bu araştırmaya imza atan Signal'in yanı sıra piyasada birçok markanın diş bakım ürünleri var. Farklı diş fırçalarından diş ipleri ve anti - bakteriyel sıvılara kadar birçok ürün ile diş bakımı yapmak, dişleri korumanın temel adımı. Özellikle diş ipi kullanımı, arayüz çürüklerini yüzde 70'e yakın oranda azaltıyor. Tüm bu korumalar başarılı olsa bile 6 ayda bir diş doktorunun kontrolünden geçmek de periyodik bakım kapsamına giriyor.
    Ancak korkulan son gelir de diş çürürse ne olacak? Diş doktoru Nur Fidan, lokal anestezi ile tedavi sırasındaki acının tamamen önlendiğini söylüyor. Fidan, yine de dişleri çürütmemek gerektiğini vurgularken, dişlerin üzerindeki tırtıklı yüzeyi kapatan cilaları öneriyor ve özellikle çocukların dişlerini 6 ayda bir florlamak gerektiğini söylüyor.
    Nur Fidan, dengeli ve sağlıklı beslenmenin diş sağlığına olumlu yansıdığını belirtirken, şeker ve asidin dişlere verdiği zarara da değiniyor. Yatmadan önce şekerli süt içip dişini fırçalamayan çocuklarda yaygın çürüklere rastlandığını söylüyor.
    Dişlerin rengi ve şekli de sağlık kapsamında ele alınıyor. Nur Fidan, "estetik" anlamda en yeni yöntem olarak "porselen laminate"in kullanıldığını ve bu yöntemle dişleri tam olarak kesmeyip aşındırarak üzerine ince porselen tabakalar yerleştirdiklerini söylüyor. Bu yöntemle dişlerin beyazlatılması ya da şekillendirilmesi mümkün. Nur Fidan, diş vidalama olarak bilinen "implant" yöntemiyle de tüm dişlerini yitirmiş insanların bile yeniden diş sahibi olabildiğini belirtiyor. Nur Fidan'a göre, estetiği değil de sağlığı ön plana alarak bu tip uygulamalara karar vermek gerekiyor. Yonca Evcimik de dişlerindeki sorun nedeniyle sahneye ilk çıktığı yıllarda estetik yaptırmış. Evcimik, "Ya tel taktıracaktım ya da estetik yaptıracaktım. Sahneye çıkmayacak olsam tel taktırırdım, çünkü insanın kendi dişi gibisi yok," diyor. Evcimik son dönemdeki "tavşan diş" görünümünü ise imaj için seçmediğini vurguluyor. Anımsanacağı gibi "Dağ dağa kavuşmaz, diş dişe kavuşur!" diyen Tarkan Tevetoğlu da, ikinci albümünü çıkardığı yıllarda "ayrık" dişlerini birleştirtmişti.
    Sonuçta saçlar için kullanılan "Kökü bende nasıl olsa," deyimi dişler için de kullanılabilir. Ama bir farkla; yitirilen dişin yerine yenisi çıkmıyor. Dişlere önem vermek için yeterli bir neden değil mi bu?
     

Bu Sayfayı Paylaş