Kırklareli Kültür Durumu

'Kırklareli Tanıtımı' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 2 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Kırklareli Kültür Durumu konusu Kültür Durumu


    --Kültürel kurumlar--

    Kırklareli'nde 12 halk kütüphanesi ve bir müze bulunmaktadır.

    Folklor

    Halk Edebiyatı

    Ata Sözleri Bilmeceler
    Bağda izin olsun, yemeğe yüzün olsun
    Ağaç üstünde kara şopar. (Zeytin)

    Eşeğin canı yansa, yarış atını geçer.
    Çarşıda satılmaz, elle tutulmaz Ondan daha tatlı bir şey bulunmaz. (Uyku)

    Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz.


    Deyimler
    Maniler

    El etek çekmek
    Fıkır fıkır kaynamak

    Var delisi olmak

    Yaş yere basmamak

    Nal çakmak
    Bahçelerde sardunya

    Sardunyayı kırdın ya

    İstemiyom dermişsin

    Yine bana kaldın ya.


    Maddi Kültür

    Halk Mimarisi

    Mimari yapıların oluşmasında, şekillenmesinde arazinin yapısı, iklim, bölgedeki doğal malzeme ile yapıyı yapan ustanın bilgi ve becerisi etkili olmaktadır.

    Bulgaristan sınırında ve Karadeniz kıyılarında yer alan Kofçaz ve Vize ilçeleri ve köylerinin yer aldığı bölgeler ormanlık olup, taş malzeme bol miktarda bulunmaktadır. Bu nedenle yapılarda taş ve ağaç, çatıda ise kirmit kullanılmaktadır. Kırklareli merkez ilçenin güneyinde kalan bölgesi, Babaeski, Lüleburgaz ve Pehlivanköy ilçeleri ile Pınarhisar ilçesinin güneyinde kalan bölümünde orman ve taş hayli azalmakta, bunların yerini tahıl ekilebilir düz toprak arazi almaktadır. Bu nedenle bölgedeki evler kerpiçten olup, çatı malzemesi yine kiremittir.

    Gelenek Görenek ve İnançlar

    Düğün Geleneği

    Düğünler, süre ve uygulamalar bakımından yer yer göçmen gruplar arasındaki farklılıklardan dolayı değişiklikler göstermektedir.Düğün telaşı en az bir hafta öncesinden başlar ve genellikle Cumartesi-Pazar günü olan düğünlerde, Perşembe günü kızın çeyizi alınır, bu arada yengeler sandık üzerine oturarak damattan hediye isterler.

    Çeyiz oğlan evine götürüldükten sonra Cuma akşamı kız evinde kına gecesi yapılır, Gelinin yüzüne renkli krep örtülerek gelinin yengesi tarafından, gelinin el ve ayaklarına kına yakılır. Bir darbuka eşliğinde söylenen ayrılık türküleri ile gelin içlenir ve ağlar.

    Cumartesi günü sabah gelinin el ve ayaklarına yakılan kınalar yetim bir çocuk tarafından açılarak içine konulan paralar ona verilir. Öğlene doğru damadın evine davullar, gelinin evine çalgılar gelir. Akşamüzeri oyunlar eşliğinde gelinin ahreti tarafından hazırlanan baklava, hediye bohça ve süslü çiçekler alınır ve bu çiçek yörede bereketin simgesi olarak nitelendirilir.

    Gelinin ahretine hazırladığı elbise bohçası verilerek gelinin bulunduğu eve getirilir. Aynı gün damadın sağdıcı tarafından hazırlanan baklava, kurbanlık koç davullar eşliğinde alınarak damadın evine getirilir.

    Aynı gece damat halayı kız evine davullar eşliğinde giderek, takılar okuyucu eşliğinde teker teker takılır. Pazar sabahı damat evinde, damadın arkadaşları eşliğinde davullu ve zurnalı damat tıraşı yapılır.

    Daha sonra gelin halayı gelerek, gelinin erkek kardeşi, amca ve dayıları tarafından gelin arabasına bindirilir. Gelinin arkasından buğday ve darı atılarak gideceği yere bereket getirmesi dilenir.

    Damat evine gelen gelini etrafa para ve şekerler atarak karşılar. Sonra gelinin duvağını kaldırarak kendi hediyesini takar. Damat son kez yakın akrabaları ve arkadaşları ile oynar. Gerdek gecesi imam nikahı kıyılır.

    Pazartesi günü gelin damadın yakın akrabalarının elini öperek onlara hediyeler verir. Bir hafta sonra gelinin ailesine yemeğe gidilir. Birkaç gün sonra gelinin ailesi de damat evine iki ailenin daha iyi kaynaşması amacı ile yemeği gider. Yörede kız kaçma olayları çok sık görülüp, yadırganmamakta ve iki aile arasında anlaşmalar sağlanmaktadır.

    Yöresel Kıyafetler

    Günümüzde Kırklareli halkı hazır elbise giymekte ve giyim tercihi moda akımına göre zaman zaman değişebilmektedir. Eski yıllarda köy ve şehirlerde yaşayanlar arasında gözle görülür farklılıklar bulunmakta iken, bugün aradaki fark oldukça azalmıştır. Köylerde özellikle elli yaş ve üzerindeki kadınlar dışarıda çarşaf, ferace denilen siyah renkli giysileri kullanmaktadır.Renkli basmalardan yapılan şalvar, bluz, ayaklarına koyun yapağından örülme çetik,başlarına eşarp ya da beyaz bezden oluşan baş örtüleri ise ev içinde giyilmektedir. Erkekler genelde hazır olarak aldıkları ceket ve pantolon giyer, başlarına ise kasket ya da şapka takarlar. Yaşlı olanlar sıcak tutsun diye kışları şayak (aba) pantolon giyerler. Gençler ile yaşlılar arsında giyimde büyük farklılıklar vardır. Genç kızlar saçlarını örtmezler. Bu durum ilk zamanlar aile büyükleri tarafından yadırganmasına rağmen, bugün hoş karşılanmaktadır. Genç erkekler de gayet modern giyinmektedir.




    Halk Oyunları Kıyafetleri

    Kadınlar, başa çember, oylaı yemeni, grep, yazma, kıvrak, tartma, vala; sırta iç donu, bürümcek gömleği, cepken, şalvar, fıta, uçkur, fistan, yağlık, toka; ayağa ise yemeni, çetik (şaşon), çorap giymekte ve boyunlarına kurdeleye dizili altın, kulaklara da küpe takarlar.

    Erkekler, başa fes; sırta gömlek, cepken, kollu ve kolsuz cemedan, potur, kuşak, peşkir; ayağa ise yemeni, çarık ve çorap giymektedir.

    Özel Günler ve Kutlamalar

    Atatürk'ün Kırklareli'ne gelişi

    20 Aralık'ta kutlanmaktadır.

    Olaylar çıkmış, olaylar tarih olmuş...

    Kişiler gelmiş, kişiler olaylara ve toplumlara yön vermiş ve Kırklareli'ne 20 Aralık 1930 cumartesi günü saat 13.30'da bir beyaz trenle Gazi Mustafa Kemal gelmiş.




    Gazi Mustafa Kemal 20 Aralık 1930 cumartesi günü saat 13.30'da Kırklareli'ne geldi. Muazzam bir kalabalık tarafından büyük sevgi gösterileriyle karşılanan Gazi buradan Vilayet Makamına geldiler. Vilayetten Süvari Tümen Karargahına geçildi. Buradan Cumhuriyet Caddesi takip edilerek Belediye Binasına gelindi. Belediyede iki saat kalan Gazi daha sonra Halk Fırkası binasına geldi. Dört buçuk saat burada kalan Gazi geceyi geçirmek üzere trenine geçti. Pazar günü saat 14.30'da Türk Ocağı'na geldi. Ziya Gökalp İlkokulu'nu da ziyaret eden Gazi Edirne'ye gitmek üzere otomobille Kırklareli'nden ayrıldılar.



    Kurtuluş Günleri büyük Coşku ve heyecanla kutlanmaktadır.

    Kırklareli 10 Kasım 1922, Babaeski 9 Kasım 1922, Demirköy 11 Kasım 1922, Kofçaz 11 Kasım 1922, Lüleburgaz 8 Kasım 1922, Pehlivanköy 9 Kasım 1922, Pınarhisar 9 Kasım 1922 ve Vize 1 Kasım 1922'de düşman işgalinden kurtulmuştur. Kurtuluş günleri il ve ilçelerimizde coşkulu törenlerle kutlanmaktadır.

    Kırklareli Belediyesi tarafından her yıl Mayıs ayının ikinci haftası düzenlenen Kırklareli Karagöz Kültür Sanat ve Kakava Festivali Halkın büyük ilgi katılımıyla gerçekleşmektedir.

    Her yıl Mayıs ayının ikinci haftasında Kırklareli Karagöz Kültür sanat ve Kakava Festivali festival ateşiyle başlar. Değişik yarışmaların düzenlendiği festivalde sergiler açılmakta, konserler verilmektedir.

    HIDRELLEZ

    Kırklareli'nde hıdrellez kışın sonu, yazın başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Kırklareli'de çok uzun yıllar önce Hıdrellez’in kutlandığı yerlere "Hıdırlık" denilmekteydi. Eğlenceler 1990 yılından itibaren Mayıs ayının ikinci haftasından başlayarak Kırklareli Belediyesinin organize ettiği "Karagöz Kültür, Sanat ve Kakava Şenlikleri" ismi ile Kırklarlı merkezine 5 kilometre uzaklıkta bulunan Şeyandere'de kutlanmaktadır. İl'de bugün için Hıdrellez kutlamalarını Hamdibey, Sinanlı, Sivriler, Balaban, Düğüncülü, Taşağıl, Ertuğrul, Kuleli, Nadırlı, Karakoç, ve Erikleryurdu köyleri devam ettirmektedir
     

Bu Sayfayı Paylaş