Kırantaş Köyü Hakkında Bilgi Maçka Trabzon

'Trabzon Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 17 Haziran 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kırantaş Köyü Hakkında Bilgi Maçka Trabzon konusu Kırantaş Köyü - Kırantaş Köyü Maçka - Kırantaş Hakkında - Kırantaş Köyü Resimleri



    İlçe: MAÇKA

    İl: TRABZON

    Kırantaş, Trabzon ilinin Maçka ilçesine bağlı bir köydür.

    Tarihi

    Kırantaş köyü tarihini daha iyi anlayabilmek için Trabzonun tarihini bilmek gerekir.

    İyon kökenli Miletoslular Batı Anadolu'dan sonra M.Ö. 7. Yüzyılda Karadeniz'e de gelerek kıyılarda koloni kentleri kurmuşlardır. Trabzon da, merkezi Sinop olan bu kolonilerin arasında sayılmaktadır ve birçok araştırmacı, kentin ilk kuruluşu olarak bu dönemi göstermektedir. Oysa Kolkhlar, Driller, Makronlar gibi yerli kavimler Trabzon civarında çok daha önceden beri yaşamaktaydılar.

    Aynı yüzyılda Karadeniz Bölgesi Kafkasya'dan gelen Kimmerler ve onların ardından İskitlerin akınlarına uğramıştır. Ancak bu akımların kolonilerin kuruluşundan önce mi yoksa sonra mı olduğu konusu tartışmalıdır. M.Ö. 6. Yüzyılda ise Trabzon Perslerin egemenliğine girerek, Pont Kapadokyası adı verilen satraplık içinde kalmıştır.

    Makedonya Kralı Büyük İskender M.Ö. 334 yılında tüm Anadolu'da Pers hakimiyetine son vermiştir.

    İskender'in ani ölümünden sonra oluşan karışıklık sırasında Pont satrabı II. Ariantes'in oğlu Mithridates, yerli halkın desteğiyle Karadeniz'de Pontus Devletini kurmuştur. Trabzon, M.Ö. 280 yılında merkezi Amasya olan Pontus devletinin sınırları içinde kalmıştır.

    M.Ö. I. Yüzyılda batıda güçlenen Romalılar Anadolu'yu da işgal etmeye başlamışlardır. Roma kralı Pompeius'un Pontus Kralı V. Mithridates'i Kelkit vadisinde bozguna uğratması üzerine Pontus Krallığı dağılmıştır. Böylece Trabzon , M.Ö. 66 yılında Roma yönetimine girmiştir. Roma'da Avgustus'la birlikte M.Ö. 27 yılındanitibaren imparatorluk dönemi başlamıştır. Avgustus'un idari düzenlemesi sonucu Trabzon, Pontus Polemoniacus adı verilen vasallık içinde yer almış, İmparator Tiberius zamanında (M.S. 14-37), diğer bir idare bölüm olan Kapadokya Eyaleti sınırları içinde kalmıştır. İmparator Nero döneminde ise (54-68) serbest kent olma ayrıcalığına kavuşturulmuştur. Trabzon bu dönemde "ünlü" ve "zengin" kent tanımlamasıyla tarihçilerin kitaplarında yer alır. Roma İmparatorluğunun doğu sınırının savunmasına önem veren Vespasian zamanında (69-79) Trabzon, Kapadokya -Galatya Eyaletine dahil edilmiştir.

    Ünlü Roma İmparatoru Hadrian Döneminde (117-138) tüm imparatorlukta olduğu gibi Trabzon'da da önemli imar etkinliklerinde bulunulmuş, birçok dini ve askeri binalar ile yollar, su kemerleri ve yakın zamana kadar kalıntıları görülebilen yapay bir liman inşa edilmiştir Hadrian'dan sonra Trabzon'un parlak dönemi sona ermiş, 244 yılında para basma yetkisi elinden alınmıştır. Roma Döneminde basılan Trabzon sikkelerinin ön yüzlerinde Roma İmparatorlarının büstü olmakla birlikte, arka yüzlerinde Pontus Krallığı döneminden beri süregelen kendi mitolojik figürlerine yer verilmiş ve Grekçe yazı kullanılmıştır

    Trabzon, 276 yılında tüm Doğu Karadeniz Bölgesine akınlar yapan Gotların saldırısına uğramış, bu saldırıda tüm kent yakılıp yıkılmıştır. Roma İmparatorluğunun son dönemlerinde 4. Yüzyılın başında Diocletian Maximian, Constantinius ve Galerius'tan oluşan dörtlü idare zamanında Trabzon'da yeniden bir takım imar etkinliklerinde bulunulduğunu Trabzon Müzesindeki Latince bir kitabeden anlıyoruz.

    Roma İmparatorluğu 395 yılında ikiye ayrılınca Trabzon, merkezi İstanbul olan Doğu Roma / Bizans İmparatorluğunun sınırları içinde kalmıştır. Bizans İmparatoru Justinianus (527-564) Trabzon'da kent surlarını restore ettirerek yeni bir imar etkinliğini başlatmıştır. Heraclius zamanında (610-641) imparatorluk askeri bölgelere ayrılmaya başlanmış, Trabzon, Teophilos zamanında (829-842) kurulan Khaldia Temasının merkezi olmuştur.

    Müslüman Araplar 8. Yüzyılın başlarından itibaren Anadolu'ya düzenledikleri baskınlarda Doğu Karadeniz ve Trabzon'a gelmişlerdir.

    Bizans İmparatorluğunun 1204 de IV. Haçlı seferleriyle gelen Latinlerin eline geçmesi üzerine, imparator I. Andronikos Komnenos'un İstanbul'dan kaçan torunları Alexios ve David, Gürcü Kraliçesi Tamara'nın da yardımıyla Trabzon'da 1204 yılında bağımsız olarak Komnenos Krallığını kurmuşlardır. Anadolu Selçukluları ile evlilik bağı oluşturarak ve vergi ödeyerek siyasi varlıklarını sürdürebilen Komnenos Krallığı, I. Manuel Komnenos zamanında (1238-1265) en parlak dönemini yaşamıştır. Gümüşhane'deki gümüş madenlerinin etkisiyle de ekonomik olarak güçlenen Manuel I'in sikkeleri üzerinde "en mutlu" ünvanı yer almaktadır.

    I. Bayezid'in 1398 de Samsun yöresini almasından sonra Trabzon Komnenos Krallığı Osmanlı Devletine yıllık vergi ödemek zorunda bırakılmıştır. David Komnenos, iktidarı döneminde (1458-1461) vergi ödemeyi durdurarak, önceden ödediklerini de Akkoyunlu Devleti Sultanı Uzun Hasan aracılığıyla geri istemiş, Osmanlılara karşı Avrupa'daki büyük devletlere ittifak önerisinde bulunmuştur. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet'in öncülüğündeki Osmanlı Kuvvetleri Bölgeyi kuşatarak, 1461 yılında Trabzon'u ele geçirmiş ve Komnenosların egemenliğine son vermiştir.

    Trabzon, Osmanlı Döneminde önce eyalet ve sancak olarak şehzade ve mutasarrıflar tarafından idare edilmiştir. İlk sancak beyi Hızır Bey'dir. 1470 yılında sancak beyliği küçük yaşta Şehzade Abdullah'a verilmiş; Abdullah, annesi Şirin Hatunla birlikte 1479 yılına kadar Trabzon'da yaşamıştır. Yavuz Sultan Selim de şehzadeliği sırasında (1491-1512) Trabzon'da Sancak Beyi olarak bulunmuş, sonradan Kanuni ünvanı alacak olan oğlu Sultan Süleyman burada doğmuştur.

    Trabzon 16. yüzyılda, merkezi Batum olan Lazistan Sancağı ile birleştirilerek eyalete dönüştürülmüş ve bu yeni idari birimin merkezi olmuştur. 1867 yılında Trabzon'da büyük bir yangın çıkmış, bir çok kamu binası da bu sırada yanmış ve kent daha sonra yeniden düzenlenmiştir. 1868 yılında vilayet olmuş, merkez sancağı dışında Lazistan, Gümüşhane, Canik Sancakları da buraya bağlanmıştır.

    Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ruslar Trabzon'a saldırır (14 Nisan 1916). Trabzonlulardan oluşan vurucu güçler (Milis), bu saldırı sırasında gerilla savaşı verirler. Bu sıralarda, cepheye gönderilmek üzere Hamidiye Zırhlısının desteğinde Trabzon Limanına gelen cephane Trabzonlu gençlerce büyük bir heyecan içinde boşaltılıp Maçka'ya taşınır.

    Çaykara'da Sultan Murat Yaylasında (10 Haziran 1916), Of'ta Baltacı, Arsin'de Yanbolu Derelerinde Ruslara karşı başarılı savaşlar verilmiş, ancak o yıllardaki koşullar altında düşmanın Trabzon'a girmesine engel olunamaz ve Ruslar 14 Nisan l916 yılında Trabzon'a girer. Rusların Trabzon'da kaldığı bir yıl, on ay, on günlük süre içinde özellikle Ermeniler, yerli halka büyük işkenceler yaparlar; sayısız insan öldürürler.

    1917'de Rusya'da Bolşevik Devrimi olur, Çarlık Yönetimi yıkılır. Bundan sonra Ruslar Trabzondan çekilmeye başlar ve 24 Şubat 1918 de Türk ordusu Trabzona girer.Kırantaş köyüne de bundan sonra türk nüfusu yerleşimi başlar. Kırantaş köyüne asıl yerleşim 1929'dan sonra olur. Bu zamna kadar burada daha çok islamiyeti kabul eden ve Türkleşen Rumlar yaşamakta iken 4 Temmuz 1929 yılında Çaykara bölgesinde meydana gelen büyük sel felaketinden sonra Çaykara başta olmak üzere , Of - Hayrat, ve Sürmene - Köprübaşı ilçlerindeki insanlar bölgedeki değişik yerlere göç etmiştir. Bunların bir kısmı da Kırantaş köyüne yerleşmiştir. Nitekim bugün köy nüfusunun tamamına yakını bu göç edenlerin torunlarıdır.

    Bu eski medeniyetlerin Kırantaş Köyündeki yerleşimleri hakkında herhangi bir arkeolojik çalışma olmadığı için bunların bu köyde ne zaman ve ne kadar yaşadığı bilinmemektedir.köyde en önemli yerleşim izlerininin Pontus Rumlarından kaldığı bilinmektedir. Rumlardan birçok kilise ev ve köprü kalmış ancak son yılllarda bunların önemli bir kısmı yıkılmıştır. Bununla birlikte köyde yapım tarihi tam olarak bilinmeyen kalenin bölgede hüküm sürmüş olan Pontus krallığına ait olduğu sanılmakla birlikte bu kalenin İyonyalılardan da kaldığı ileri sürülmektedir. Kaleden günümüze yalnızca kuzey ve doğu yönünde uzanan sur duvarı kalıntısı gelebilmiştir. Bu sur duvarı 6–7 m. uzunluğunda, yüksekliği de 10 m. yi bulmaktadır.Kale kalıntıları ve sur duvarları 1 m. kalınlığında olup, moloz taştan yapılmıştır.

    Kültür

    Karadeniz kültürünün etkileri belirgin olarak görülür.Gelenek ve görenekleri itibariyle türk - islam sentezinde buluşan bir yapıya sahiptir.Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş adet ve geleneklerimiz belirli ölçüde burada da yaşatılmaya çalışılmaktadır.Ancak bir önceki kuşağı yaşayan ve adetlere bağlı olan insanların sayılarının azalmasıyla bu adetler de gün geçtikçe daha az hatırlanmaktadır. Kuymak,muhlama,lahana sarması,lahana çorbası,mısır (korkot) corbası gibi yöresel yemekler yapılmaktadır. Köyde yayla ve mezerecilikte halen devam eden bir kültürdür. Köyde Rum kültürünün de etkisi görülmektedir. Nitekim köydeki yaşlıların tamamına yakını Rumcayı konuşmakta ve anlayabilmektedir ki bu Rumca bugün Yunanistanda kouşulan dille çok benzemektedir. Köyün rumca ismi olan Kudula bugün bile Türkçe isminden çok kullanılmaktadır.

    Coğrafya

    Trabzon’a 35 Maçka’ya yaklaşık 9 km (6,21 mil) uzaklıktadır. Ayrıca Sümela Manastırına da 15 km (9,32 mil) uzaklıktadır. Kuzeyinde Maçka, güneyinde Gümüşhane, Batısında D.Karadeniz dağları doğusunda ise yaylalar bulunur. Dik ve engebeli bir alanda kurulan kırantaş; Bakımlı, Akarsu, Ardıçlı Yayla ve Yazlık köyleriyle sınır konumundadır. Köy halkı yaz mevsimini coğrafi harikalar olan yaylalarda geçirir. Köyün denizden yüksekliği yaklaşık olarak 850 metre (2.788,71 fit )civarındadır. köyün genel coğrafi özelliği dağlık ve yamaç oluşudur.

    İklim

    Genel hatlarıyla Karadeniz iklimi görülse de dağların kıyıya paralel uzanması sebebiyle Karadenizin nemli ve ılık iklimi etkisini kıyılarda olduğu gibi göstermez. Bu sebepledir ki yaz mevsimleri daha kurak ve az yağışlı geçer.Köy arazisi çorak bir yapıya sahip olduğu için bu kuraklıktan kolay etkilenir ve ürün verimliliği azalır.Ürün verimliliğini azaltan diğer bir unsurda yüksekliktir.Köyde sonbaharda sert ve etkili rüzgarlar eser.Uzun süren bu rüzgarlarda yüksekliğin ve dağlardan gelen rüzgarlara açık oluşu birinci derece de rol oynar.Bu mevsimde yağmur da az yağar.Kasım ayıyla birlikte sonbahar etkisini yavaş yavaş kaybeder ve kış etkisini gösterir.Ancak kar yağışı genellikle Aralık aylarında kendini gösterir.Bazı yıllar kar kalınlığı 60-70cm (2,2966 fit) yi bulur.Sıcaklık ise -20 dereceyi bulur.Bununla birlikte bazı yıllar kar oranı daha aşağılara düşer.Mart ayı sonlarına doğru kış etkisini kaybeder ve Nisan ayıyla birlikte ilkbahar etkisini gösterir.İlkbaharda görülmeye değer bir manzarası vardır.Yeşilin her tonu bulunur.Bunda ilkbahar yağmurlarının etkisi büyüktür. İlkbaharda Karadeniz iklimine paralel olarak metrekareye düşen yağmur fazlalaşır. İlkbaharla birlikte gür otlaklar ve ağaçlar yeşermeye başlar. Genel hatlarıyla Karadeniz iklimi hâkim olsa da D.Anadolu iklimine de yakın bir görüntü sergiler

    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri

    2007 290
    2000 292
    1997 325

    1980 öncesine kadar 2000 lere ulaşan nüfus bugün 200 lere kadar inmiştir. Bunun başlıca sebebi işsizlik nedeniyle halkın İstanbul İzmir ve Bursa; yurt dışında da Almanya Fransa Belçika ve Hollanda gibi büyük kent ve ülkelere göç etmesidir. Bugün köyde yaşayan nufusun yaş ortalaması 35 civarındadır. Köy nüfusu yaz mevsiminde iki üç kart artar. Bunda il dışına göç etmiş olan gurbetçilerin yaz tatili için burayı tercih etmesi belirleyici rol oynar. Köyde dört mevsim kalan nüfusun önemli bir kısmı memurdur.

    Ekonomi

    Köyde tarım ve hayvancılık önemli bir geçim kaynağı niteliği taşır. Bunun yanında Köyde kalan insanların önemli kısmı maaş aldığı için(devlet görevlisi) tarım daha çok kendi ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılır. Zaten Karadeniz bölgesin birçok yerinde olduğu gibi burada da üretilen ürünler iç piyasaya girmez. Hem buradaki araziler az verimlidir hem de Kırantaş da olduğu gibi bi çok yerde tarım hala kazma ve bel gibi eskiden kalma usullerle yapılmaktadır. Bunda da buraların dik bir arazi yapısına sahip olması rol oynar. Bu yüzden köyde üreticiye maddi kazanç sağlayacak en önemli ürün fındık'tır. Fındığın dışında köylüye bi kazanç sağlamasada köyde Mısır, Fasulye, Patates, Salatalık,Soğan,Lahana,Domates gibi zirai ürünlerle; Çeviz,Dut,Elma, Üzüm, Ayva Çilek Erik gibi meyveler yetişmektedir.Burada yetişen tüm ürünler organiktir. Köy halkı gıda ve giyim gibi her türlü ihtiyacını Maçka ve Trabzon’dan karşılamaktadır.

    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.Muhtarlık seçimleri için 2009 yılı verilerine göre 168 seçmen kayıtlıdır.

    Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

    2009 - HAMZA AYAR
    2004 - OSMAN ÖZDEMİR
    1999 - MUSTAFA ÇOŞKUN
    1994 - OSMAN ÖZDEMİR
    1989 - OSMAN ÖZDEMİR

    Altyapı bilgileri

    Köyde herhangi bir kanalizasyon çalışması yapılmamıştır.Köyde 1 sağlık Ocağı,1 ortaokul ve 1 ilkokul binası bulunmakta ancak hiçbiri hizmet vermemektedir.3 adet Cami bulunan köye internet 2009 Mart ayında bağlanmıştır. Elektrik hizmetimin verildiği köyde elektrik hatları yeterli kaliteye sahip değildir.Köye giden anayolun tamamına yakın asfalttır.

    [​IMG]

    Köyünüze Ait Resim Ve Bilgileri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz

     

Bu Sayfayı Paylaş