Kırıldım Belki Defalarca Bil ki Eğilmedim

'Resimli Şiirler' forumunda KaRDeLeN tarafından 28 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kırıldım Belki Defalarca Bil ki Eğilmedim konusu

    Kırıldım Belki Defalarca Bil ki Eğilmedim

    [​IMG]


    Ellerinden değil ayaklarından öpüyorum
    Sebebim ustam koca babam
    Sana yazıyorum ey gidi ihtiyar
    Ellerinden değil ayaklarından öpüyorum



    Köylüydün belki ama onurlu mamur
    Bilirdin bir çok şeyi bir çok bilenden
    Sıcaklar altında orak sallayan
    Güneşten kavrulan teni bilirdin
    Kendini bilirdin kendini
    Onaltı yaşındaydım
    Bir gün türkiye tanıyacak diyordum beni
    Rençperiydim vahşi ve çılgın saflıkların
    Gülerdim benden ileri ve geri olanlara
    Dengesiydim her ikisinin

    [​IMG]

    Çocuksu, saf, masum gülerdim
    Birazda erkekçe
    Onaltı yaşındaydım


    Kırıldım belki defalarca bil ki eğilmedim
    Utanmadım ruhuma çizilen resmin yırtılışından

    [​IMG]

    Bir gül dalıydım koparılan


    Çelik bir kol
    Her fırsatta kasırgalaşan yellerinde
    Yerlerinde yeller eser diyebilecek kadar büyümüştüm

    [​IMG]

    Kırıldım belki defalarca bil ki eğilmedim.

    [​IMG]

    Nefesim acıyor.
    Sözlerim gözde kaldı artık
    Kaşlarım sual.


    Duymasın güzellerin gülü can birazdan gideceğimi
    Birikmesin gözlerinde intihar yüklü bulutlar

    [​IMG]

    Ben de yolculuk telaşı var.


    Bu ezan hangi selaya çıkar baba.
    Vurgun yedim baba vurgun
    Oltu taşı tesbihim , tütün tabakam ve siyah çakmağım şahit
    Bir de yüreğime çizdiğin resmin vardı yanımda

    [​IMG]

    Üç damla kan düştü geceye
    Üç damla baldıran zehri


    Vurgun yedim baba vurgun
    Ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba
    Altından azgın suların geçtiği demir köprüde olacaktım
    Rakipte olacaktı
    İkimizin elinde iki 14'lü ve gece
    Birbirimize sıkarak koşacaktık birbirimize
    Yıldızlar yağacaktı üzerime
    Beni sabaha götüren.
    Ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba.
    Bir gece düşüme giren ihtiyar adam
    "murad olsun söyleyim oğul" dedi
    Zafer nerde gizlidir dedim
    Ömrüne ömür can güzelin yüreğinde
    Peki güneş nerede saklanır dedim
    "yavuzun atının ak yelesindeki sırdır oğul" dedi
    Bir gece düşüme giren ihtiyar adam.
    Burda insanların yalnız ağzı var
    Siyah beyaz bir fotoğrafın içindeyim muzdarip
    Düşüncelerim kurşuna dizildi sabaha karşı
    Esselatu hayrun minen nevm derken ezanlar
    Açıldı sonsuza giden yol
    Burda insanların yalnız ağzı var.
    Ne açtı yüreğini güzellerin gülü can
    Ne de beyaz atın yelesindeki sır'a erdim
    Ve buyur eyledi ötelerden o ihtiyar adam
    Hoş geldin oğlum osman hoş geldin
    Ne açtı yüreğini güzellerin gülü can
    Ne de beyaz atın yelesindeki sır'a erdim


    Osman Öztunç

    E-kart= masal

     

Bu Sayfayı Paylaş