Kırık bir sesin yüzüne yaslanarak

'Şiirler' forumunda GizLi_ÖzNe tarafından 2 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Kırık bir sesin yüzüne yaslanarak konusu Kırık bir sesin yüzüne yaslanarak
    umutsuzluk tarafından vurulan
    sevgimin saflığındaki yalnızlığımla
    seni bekledim vapur iskelesinde
    Uykularıma yakışan düşlerimde
    saadetten utanan kavuşmalarım
    kınayanın kınamasından aldırmayan yanlarımla
    pembenin kadife koynunda
    Tuvallerde dünya sevdalarına uyarlanmış inanç çizgileri
    ve dikiz aynasında Şakülü kayan portre
    Yüzünün ödünç aldığı gözlerim
    yıllardır deniz ülkesi işgalleri yaşıyor
    Her köşede vurulan çocuk resimleri
    Yıllardır umut ve korku üzere
    beklemelerim devam ediyor
    Göğsümde sakladığım pelesenk yalnızlığı takatimi tüketiyor
    Sen gelmiyorsun
    Tüm senlerin susturulduğu
    susturulamayan sadece kalplerde vicdan senleri
    Üşüyorum gelmeyişinin rüzgarından
    düşüyorum güz yapraklarına
    Azalan sevinçlerim
    çoğalan kederlerime devrediyor boğazımdaki hıçkırık düğümlerini
    İkindi aydınlığına uzanıyor tılsımı yitik
    bakışlarım
    Toprak avlularda ağlayan sokaklarım
    sancılı
    Yarınsız iz bırakmayan ağıtlarım
    tesellisiz
    Ve
    karanlık kokan hallerim
    savunmasız
    Giden her ömür vapurun ardından;
    kıyılara vuran yalnızlığım ve beni terk eden yanlarım
    Gelen her vapurda;
    susuz kalan çocukluğuma ağlayan tebessümün
    ve tensel duyguların masumiyeti
    Fanuslu lambalardaki kadife çerçeveli
    karanlıklar sunuluyor her köşe başında
    Armağanlar dolusu yalan yüzler geliyor dört bir koldan
    tüllerin perdelerin ışıkla birleştiği akşamlar geliyor
    maalesef sen gelmiyorsun
    Özlem bulutları gözlerimde
    salonları paylaşılmış gönül konağımın üzerine
    yağmur olup düşüyor
    Enfiye kutularına uzanan efkarım
    kalemlere sürülemeyen yazgıma yeniliyor
    Senden bir karış kaçamayan gençliğimle
    yıldızları çalınan gökyüzüme bakıyorum
    Yakalayamadığım saatler ellerimdeki utancıma akıyor
    Kirpiklerime değen denizde
    bu giden günün son vapuru
    Tek sermayem
    bakire çarşaflardaki sessiz ağlayışlarım
    Gül gamzesine düşülen not: Yarın yine seni bekleyeceğim
    Acaba sen gibi kaç gerçek var bekleyeceğim
    Sende gelmezsen sokakta kaldığım gündür
     
  2. BİR
    GÖÇ Kİ
    BİR
    NEFES
    KADAR
    YAKIN

    İlk giden
    Şarkılarımızdı
    Alaturka
    Bir
    Umuda
    Asılı
    Ardından
    Seninle
    Gözyaşı
    Dökmüştük
    Bir yarayı
    Dağlar gibi
    Bakıp
    Güneş deviren
    Bir ok gibi
    Şimdi
    Giden sensin
    Artık
    Hangi yandan
    Eserse essin
    Bu
    Deli rüzgar
    Bıraksın kıyıya
    Ne varsa
    Senden yana
     
  3. Hayat İle Arama Yokluğunu Bırakıp Gittin



    Bir Tek Adın Kaldı Dudaklarımda



    Bir De Gözlerimde Hatıraların



    Tabutum Olacak



    Gözbebeklerinden Düşen Küflü Çığlıkların



    Kefenim Olacak



    Ömür Boyu Susmaların…



    Ve Bir Gün



    Sensiz Ölmenin Acısını Bırakacağım Satırlara



    Neden Diye Sorma



    Sadece Yoksun



    Yokluğun İle Varlığın Arasında



    Sadece Ölüyorum;



    Ötesi Yok İnan




    Varlığının Kepenklerini İndirip



    Sensizliğinde Yaşamaya Gidiyorum Yine



    Ve Uyandığımda



    Değişen Hiçbir Şey Olmayacak





    Sen Hep Bana Uzak



    Ben Hep Sana Yasak…





    Hani Dik Duracaktık Kanlı Pusulara?



    Hani Aynı Yürekle Gülüp



    Aynı Gözlerde Ağlayacaktık Mutluluğa?



    Yağmurları Bana Emanet EdipGittin Sadece…



    Şimdi Yalnızlığın İpi Geçti Boynuma



    Yokluğunu Yükledi Sırtıma





    Gittin



    Bir Tek Acıların Kaldı Senden Bana



    Oysa Ben Yemin Etmiştim



    Acıların İçin Sırtımı Semer Bileceğim Diye



    Söz VermiştimSensiz Ölmeyeceğim Diye



    Şimdi Sensizlik Duruyor Baş Ucumda



    Şimdi Ayazlar Yüreğimi Sorguluyor



    Ayrılığınla Yüzüme Vurduğun Kapımda





    Söyle Ne Olur



    Beni Unuttuğunu Söyle



    Hiç Sevmediğini Haykır!



    Yeminlerinin Yalan Olduğunu



    Sevginin Sahte Olduğunu Vur Yüzüme



    Yemin Olsun ki;



    Bir Damla Gözyaşı Düşmez Artık


    Çünkü Gittiğin Gün


    Ayak Uçlarında
     
  4. Ardından
    Bir ceylan ürkekliği kentlerim
    Hıçkırıklarım
    Duyarlı terazilerle şenlenen
    Alemlere olan hasretim
    Ve yüreğinin eşiğinde
    Buse mühürlü çığlıklar

    Ağıt yakılası düşlerimde
    Her endamın
    Nadaslık bir umut
    Göç mevsimi
    Ümitsizlik içinde
    Susma zamanı
    Duygular hazan

    Heybemde
    Tanyeri ışıkları
    Eriyen beyaz gül
    Bir “ben” arkasında
    Yenilmiş üzgün gururum
    Ve Sana adanmış
    Bakışlarının kuyusunda
    Yıkanacak olan sevdam
     
  5. Sevdanın
    Gölgesindeki gönlümün
    Sana olan hasretini yazmak istiyorum
    Koridor seherlere sığmayan
    Kardelen kokusu
    Haykırışlarımı

    Cebimde çalınan
    Al mendilleri
    Gerçeğin yiten şahitlerini
    Tomurcuklarına
    Güveler bulanmış hayatı
    Kahkaha kenarındaki
    Ölümcül sen’sizliği Yazmak

    Gülmehla fotoğraflarını
    Sen ağırlıklı düşüncelerden
    Beyin ahşabımın
    Ağardığını Yazmak

    Peşimizdeki ölümü
    Hafifletemediğimiz yükü
    Gözlerine yaslanarak çöküşümü
    Yazmak istiyorum
    Unutmadan
    Birde
    Vurgun yemiş
    Gökyüzü gönlümü
     

Bu Sayfayı Paylaş