Kütahya Doğum Gelenekleri - Kütahyada Doğum Adetleri

'Kütahya Tanıtımı' forumunda Mavi_Sema tarafından 9 Ağustos 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kütahya Doğum Gelenekleri - Kütahyada Doğum Adetleri konusu Kütahya Doğum Gelenekleri - Kütahyada Doğum Adetleri

    Kütahya tarihinde yaşadığı muhteşem olayları bilinç altında yaşatmasını ve bugüne ulaştırmasını bilmiştir. Yaşanan her toplumsal olay, adeta bir saray protokolü gibi belirli kurallara bağlı, geçmişten günümüze uzanan zevk süzgecinden geçmiş vakarlı bir törenler silsilesidir. Yüzyıllar öncesinin çini sanatı nasıl bugün aynı heyecanla devam ettiriliyorsa, bir çok sosyal olayda aynı hassasiyetle geçmişten bugüne ve geleceğe, yalnız hatıralarda değil, bilfiil yaşanarak ulaştırılmaktadır. Doğumla ilgili geleneklerde bunun bir parçası durumundadır. Bir çocuğun, kız olsun, erkek olsun dünyaya gözlerini açması; Kütahya için başlı başına bir olaydır ve dolu dolu yaşanır.





    "Gözaydınlık"
    Doğum yapan gelin hastaneden eve gelince, akrabalar, komşular, eş-dost, ''gözaydınlık'' için eve akın ederler. Kimisi birkaç kilo lokum, kimi bir kilo çay, kimi 250 gr. Kahve, iki kilo küp şeker, kimi irice bir karpuz, kimi birkaç kilo kuru pasta, kimi iki kilo süt, kimisi de bir miktar nişasta armağan getirir, gözün aydına eli boş gelinmez. Gelin yirmi gün ayağa kalmaz. Misafirleri yatakta karşılar. Kalkarsa nazar değmesinden endişe edilir. Yirmi gün dışında kırk gün doluncaya kadar geline iş yaptırılmaz. Sağlığı açısından önemli kabul edilir.




    “Lohusa Döşeği”
    Doğum olayı büyük sevinç meydana getirdiği için günler hatta aylar süren bir kutlamaya sahne olur. İlk yirmi gün dolunca kaynana, akrabalardan, sözü-nazı geçen dostlarından ağır işlemeli "baş tülbentleri" toplar. Bunlar çok kıymetli kumaşlardan olup dört kenarı eski iş simle işlenmiştir .Her isteyene verilmezler . Yatağın dört bir yanına çıtalar konur. Çıtaların çevresi sim işlemeli çarşaflarla renk-renk, boğum-boğum süslenir. Bürümcük ipek çarşaftan kapılar yapılır. Ortasında boğumla fiyonk bağlanır. En güzel karyola takımları gerilir, en güzel yatak takımları serilir. Sonra hısım-akraba, konu komşuya haber salınır. Kahve içmeye davet edilir. Gelin hanım misafirleri ipekli bir kıyafetle karşılar. Oyalı başıyla misafirlerin elini öptükten sonra özel döşeğe hafifçe oturur. Bebek oğlansa başına mavi kurdele, kız ise mavi kurdele takılmıştır. Hoş geldiniz güle güle dışında hemen hiç konuşmadan oturur. Misafirlere kahve, çay, pasta, börek yanında özel yapılmış, baharatlı, tarçınlı, karanfilli sıcak lohusa şerbeti ikram edilir. Şerbetin yanında tuzlu bisküvi, kraker vs. ikram edilir. Şerbeti ağır gelenlerin şerbetine limon sıkılarak hafifletilir. Ziyarete gelenler yakınlık derecelerine göre altın, bilezik, küpe, bebeğin adının baş harfi yazılı altın harfler takarlar. Bunlar yatağın başucuna bir yastığın üstüne kırmızı kurdele ile takılarak sergilenir. bazı misafirler para takar, bazıları bebek takımları hediye ederler. Gelinin kendi annesi damada, kızına ve bebeğe olmak üzere üç tane bohça hazırlar. Her biri için uygun giysiler konup önceden hazırlanmıştır. Gelin misafirlerini ayrı bir kıyafetle uğurlar. Bu olay bir tören şeklinde günlerce sürdürülür. Hemen hiçbir ayrıntının atlanmamasına dikkat edilir. Bunlar tarihin derinliklerinden, yüzyılların süzgecinden süzülüp gelen, bozulmadan yaşanarak sürdürülen, toplumun mutluluğuna katkıda bulunan geleneklerdir .
     

Bu Sayfayı Paylaş