Kütükçü Köyü Hakkında Bilgi Hacıbektaş Nevşehir

'Nevşehir Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 22 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kütükçü Köyü Hakkında Bilgi Hacıbektaş Nevşehir konusu Nevşehir Köyleri - Hacıbektaş Kütükçü Köyü - Kütükçü Köyü Hakkında - Kütükçü Köyü Tanıtımı - Kütükçü Köyü Resimleri



    Kütükçü, Nevşehir ilinin Hacıbektaş ilçesine bağlı bir köydür.

    Tarihi

    Düzenle Bu madde ya da bir kısmı, Vikipedi standartlarına uygun değildir ve bu nedenle düzenlenmesi gerekmektedir.
    Maddeyi Vikipedi standartlarına uygun biçimde düzenleyip, geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. NOT: Gerekli değişiklik yapılmadan bu şablon kaldırılmamalıdır.
    Bu madde Nisan 2009 tarihinden beri, düzenleme isteğiyle etiketlidir.

    Köyün adı Beydili boyundan türkmenlerin yerleşerek kurdukları ve geçimini kütük satarak kazanan bir türkmenin Hacıbektaş'ta kütükçü amca olarak anılmasından geldiği söylenmektedir.

    Orta Asya'dan gelip Anadolu'yu yurt tutan 230 oymak, 1500'u aşiret ve 5800'ü de cemaat olmak üzere 7230 dolayında Türkmen oymak, aşiret ve cemaat bulunmaktadır. Kırşehir ve yöresini yurt tutmuş irili ufaklı 450 Türkmen aşiretinden biride Oğuzların bozok koluna mensup Beydili boyudur.1750 li yıllarda bugünkü kırıkkale Hasandedeye 84 000 hane ile yerleşen ve burada yerleşik hayat yaşamaya başlayan beydili türkmenlerinden rahatsız olan devlet yönetimi sudan sebeplerle çıkardığı çatışmalar sonunda beydili boyu yusuf paşa komutasındaki orduyla rakkaya (Suriye) sürgün edilir. sürgün esnasında ana kütleden ayrılarak küçük oymaklara ayrılan türkmenler tehlike geçinceye kadar saklı hayat yaşadıktan sonra kendi köylerini kurmuşlardır. Bu köylerden biriside Kütükçü Köyüdür. Dulkadirli Beyliğini teşkil eden cemaatlerin çoğunluğu Bayat, Avşar ve Beydili boylarında idi. 1520 - 1570 tarihlerinde Beydili, aralarında Ceridlerin de olduğu bir çok obayı barındırmaktadır.

    Anadolu'ya geldikten sonra şimdiki Şanlıurfa’nın Karacadağ yöresinde ilk önce Akkoyunlu devletine, daha sonra da Dulkadir beyliğine bağlı olan Beydilli, Bozulus'un 1613'de dağılması üzerine, bir kolu Gaziantep, Maraş, Kayseri üzerinden, diğer bir kolu da Toroslardan Adana, Karaman, Aksaray’ı takip ederek Kırşehir merkez olmak üzere tekrar Orta Anadolu'ya ulaşmışlardır.

    Yerleşik düzene geçmiş hâlkın şikâyetleri üzerine 1690-1691 yılında Beydili boyu, bütün obaları ile birlikte şimdiki Suriye bölgesine sürülmüşlerdir. Rakka bölgesindeki köyleri harap eden yağmacı Tay ve Urban Araplarına karşı Anadolu'daki Beydili obalarını Belih ırmağının Harran altındaki Akça-Kale'den Rakka'ya kadar uzanan bölgeye yerleştiren Osmanlı, Beydili ile diğer bir çok oymakları da Urfa'nın doğusundaki Colab ırmağı kıyıları ile Boz-âbad ve Urfa'nın diğer bölgelerine yerleştirdi. Böylece kendisine boyun eğmeyen bu Türkmenlerden kurtulmuş oldu.

    Musacalu, Cerid, Avşar, Köşekli, Boynuinceli ve Karacayurt Türkmen oymakları da bunlar arasındaydı. Devlet sert ve ciddi tedbirler almasına rağmen, bütün bu oymaklar aynı yıl içerisinde Anadolu'ya geri kaçtılar. Çünkü bu bölgeler, Türk oymaklarının yerleşebileceği Anadolu'daki serin yaylaların coğrafi yapısında bir yer değildi. Toprağı verimsiz kuru ve susuz olduğu gibi, kavurucu çöl sıcaklarının hüküm sürdüğü bir yerdi. Rakka bölgesi Arap kabileleriyle Türkmenler arasında geçen savaş türküleriyle dolu olduğu gibi, Türkmen oymaklarının adeta bir sürgün yeri idi.

    Bu sürgünde en büyük ızdırabı Beydili ve ona bağlı oymaklar çekmiştir. Yine bu olaya dair acı hatıralar, Kırşehir başta olmak üzere Keskin yöresinde hâla yaşatılmaktadır. Aşağıdaki türkü bunun acı bir kanıtıdır.

    Toplandık aşiret geldik Colab'a Başımızda esen boran değil mi? Şahin Bey, Karaca konduk yanyana Hacı Ali'nin yurdu Seylan değil mi?

    Urumdan öteye yığnak düzüldü Aşiretler isim isim yazıldı Koca Berk Ağa'nın bendi bozuldu Cerit onu tozlu duman değil mi?

    Kurt Karaca Ulaşlı'nın beyine O da kondu Şahin Bey'in sağına Firkat girdi Ağca-Kale dağına Yusuf Paşa cana kıyan değil mi?

    Misis'ten göçünce Irakka yolu Anavarza üstü Bayındır eli Perişan düştü de koca Badili İstanbul belimiz kıran değil mi?

    Süleyman’ım haymalarım kurulsun Çekilsin sancaklar aşret derilsin Gündeşlioğlu destan olsun çığrılsın Firuz Bey'in yurdu Ören değil mi?

    1696'da ikinci kez Rakka'ya sürgün edilen Türkmenler, şimdiki Suriye çöllerinin sıcağına dayanamayıp tekrar Anadolu`ya geri kaçtılar. Rakka beylerbeyi Ahmed Paşa Türkmenlerle baş edemeyince görevinden alındı ve Bozok-Çorum sancak beyliğine atandı. Rakka valiliğine Başkomutan payesi verilen Anadolu müfettişi Yusuf Paşa tayin edildi.

    Yusuf Paşa, büyük bir askeri birlikle yerlerini terk eden Türkmenleri Rakka'ya geri göndermek için harekete geçti. Yusuf Paşa, Kadıoğlu namıyla bilinen Kürtlerden Bektaş Bey'in oğlunu Türkmenlere gönderip Rakka'- ya iskan giderlerse ne ala, gitmezlerse padişahtan gelen ferman gereği hepsinin kılıçtan geçirileceğini bildirdi.

    Rakka'ya iskan edilmeyi reddeden Beydililer düzenli Osmanlı ordusunun üzerlerine geldiğini görünce direnmek için isyan ettiler. Yusuf Paşa'nın kuvvetleriyle savaştılar. Beydiliye destek veren Mamali aşiret reisi Deveci Ali ile Paylı namıyla bilinen Rişvanli Halil Bey'in arasına nifak sokan Yusuf Paşa, Payli Halil Bey'e Mamali aşiret reisi Deveci Ali'yi tuzağa düşürtüp öldürttü. İç çekişmelerden zayıf düşen Beydili aşireti Yusuf Paşa'ya yenildi. Türkmen aşiretleri arasında yaşayan Ozan Budala bu olayı şöyle dile getirmiştir.

    Ali Beyim on batman gürz atardı Kurd Karaca bir orduya yeterdi Cerid Bekir al kanlara katardı Nice alayları yardı Beğdili.

    Suluca Karahöyük belli yurtlan Aldı beni Beğdili'nin dertleri Çöle düştü Beğdili'nin kurtları Rakka çölünün kurdu Beğdili.

    Taylı uğrun uğrun çaldı kalemi Urbanoglu Yusuf Paşa gulamı Beğdili'nin name tuttu alemi Zorunan Rakka'ya vardi Beğdili

    Budala'm der ne olacak hâlimiz Ara yerde telef oldu elimiz Bundan sonra Rakka'dır yolumuz Rakka'ya sürgün oldu Beğdili.

    Şiirde adları geçenlerin dışında, bu dönemde Beydili içindeki obaların başında tespit edebildiğimiz şu beyler bulunuyordu. Firuz Bey oğlu Şahin Bey, Cafer Bey, Kenan Bey, Kurd Bey, Ömer Bey, Hasan Bey, Murtaza Bey, Ganem Bey, Karakoyunlu Battal Bey. Edna bey, Gündüz bey İsyanın elebaşıları olduğu bildirilen otuz Türkmen beyi idam edildi. İdam edilenler arasında Şahin Bey'in olduğunu şık Süleyman şu mısralarla dile getirmektedir.

    Yusuf Paşa tuğlu fermanlı vezir Sâf tutmuş ordusu emrine hazır Bağlandı derbentler bulundu kusur Uyan Şahin Beyim dön bak ardına

    Hoyrat girdi aslanların yurduna. Duman almış şu görünen dağları Zalim kırmış goncaları gülleri İpe gitti obaların beyleri

    Uyan Şahin Beyim dön bak ardına Hoyrat girdi aslanların yurduna. Hilibaz feleğin bize mi kasti Aslana sığarmı tilkinin postu

    Aşiret direği kara gün dostu Uyan Şahin Beyim dön bak ardına Hoyrat girdi aslanların yurduna. Rakka'dan Colab'a döküldük yola

    Kesilen kelleler gelmiyor dile Suçumuz ne idi sürüldük çöle

    Bazı Türkmen beylerini yanına çeken Yusuf Paşa, Beydilileri önüne katarak mal, yiyecek ve davarlarıyla birlikte tekrar Rakka'ya sürgün eyledi. Halk bu konuda şöyle bir destan anlatır.

    Türkmen beyleri kılıçtan geçirilmiştir. Bu sırada kocası öldürülen Beydili aşiret reisinin hanımı üçüz oğlan doğurmuştur. Çocukların öldürüleceğinden endişe duyan kadın, sürgüne gitmeden önce çocukları dağdaki bir mağaraya götürür bırakır. Bir kaş yıl sonra Beydili aşireti sürgünden eski yurtlarına döner. Kadın, hizmetçisi kadınla birlikte çocukları bıraktığı mağaraya gider, gördüğü manzara karşısında gözlerine inanamaz. Üç oğlu da ellerinin baş parmağını emerek sıhhatli bir şekilde yaşamaktadır. Çocukların kimler tarafından korunup beslendiğini öğrenmek isteyen kadın, bir kenara gizlenir beklemeye başlar. Gün batarken bir kurt ağzında yiyecekle gelir ve çocukları besler. Üç oğlunu alıp çadırına dönen ana, karayağız kıllı oğluna Kurd Karaca, İnce uzun sırım gibi oğluna Cerid, kafası iri boynu ince oğluna da Boynuince diye isim verir. Daha sonra Türkmen obaları içinde bu üç kardeşin obaları, 'Boynuinceli', ‘Karacakurd' ve 'Cerid' olarak anılır.Günümüzde Türkmen geleneğini en otantik yaşayan Tokat Almus Hubyar Köylüleridir.Hubyar ocağına bağlı bazı talip gruplarının adı hala Cerit ler olarak geçmektedir.Bölgede Karacakurd ve İnceboyun adlı mıntıkalar hala mevcuttur.

    Boynuinceli (Boynuincelü), Boynuincelüler: Aksaray Sancağı, Sıvas, Kırşehri, Konya, Karaman, Bozkır Kazası (Beğşehri Sancağı), Koçhisar Kazası (Aksaray Sancağı), Adana, Maraş, Nevşehir, Develi, Ilgaz Kazası (Kengıri Sancağı),Niğde, Danişmendlü (Danişmendlü-i Sağir) Kazası (Niğde Sancağı). Konar-Göçer Türkman Yörükanı Taifesinden. Danişmendli Türkman taifesinden Boynuinceli Aşiretinin yaylakları Develi ve Erciyes kazalarında olup, kışlakları Aksaray ve Kırşehir Sancakları idi. Boynuinceliler Kabilesi, kendi halinde kâr-ü kisb ile meşgul ve ekseri okur-yazar Haccülharemeyn ve zikudret kimseler olduklarına binaen, Nevşehir’de yerleştirilmişlerdir. Boynuincelilerden Nevşehirde sakin olanlar, Karacakürd ve Herekli ve Sadıklı ve Savcılı ve nefs-i Boynuinceli oymakları ve bunlardan maada on adet oymaktır. Onsekiz cemaatı vardır.


    BOYNUİNCELİ OYMAĞI

    Boynuinceli oymağı, Herikli, Karacakürt, Deller(Deliler), Sıdıklı(Sadıklı), Savcılı, Karacalı, Kelemenli, Kurutlu (Kurtlu), Kızılhalilli cemaatlerinden oluşur.

    Bu oymak için “Osmanlı İmparatorluğunda Oymak, Aşiret ve Cemaatler(*)” adlı yapıtta, “Rumi 1140 Mahalli İskan Fermanı’yla Aksaray Sancağı, Sivas, Kırşehri, Konya, Karaman, Bozkır Kazası(Beğşehri Sancağı), Hacıbektaş Kazası (Kırşehri Sancağı), Koçhisar Kazası (Aksaray Sancağı), Adana, Maraş , Nevşehir Kazası (Niğde Sancağı), Develi, Ilgaz Kazası (Kengiri-Çankırı) Sancağı, Niğde, Danişmendlü (Danişmendlü-i Sağir) Kazası (Niğde Sancağı)’na yerleştirilmiş olup, konar göçer Türkman Yörükani taifesindendir.” denmektedir.

    HERİKLİ CEMAATİ

    Cevdet TÜRKAY’ ın hazırladığı ve geniş bir araştırmaya dayanan “Başbakanlık Arşivi ve Belgelerine göre OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA OYMAK, AŞİRET ve CEMAATLER(*)” adlı yapıtın 417. sayfasında, Herikli, Herekli, Herekeli, Herecli Cemaati başlığı altında yer alan bilgilere göre Herikli Cemaati’nin; Kırşehri, Karaman, Konya, Aksaray, Kayseri, Malatya, Kütahya, Bozok(Yozgat), Aydın, Halep, Adana, Sivas, Hacıbektaş Kazası(Kırşehri Sancağı), Arabsun (Gülşehir), Afyon, Tokat, Nevşehir, İzmir ve Van’a yerleştirildikleri, ayrıca hepsinin de Danişmentli aşiretine mensup Türkmen taifesinden oldukları belirtilmektedir. Araştırmamız sonucunda Danişmentli aşiretinin, Boynuinceli oymağına, Boynuinceli oymağının da Oğuz kollarından Bozoklar’ın Yıldızhan (Beğdili boyu) koluna bağlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.


    Adı geçen yapıtın 63. sayfasında (arşiv kayıtlarından alınmış şekliyle), “Danişmentli Türkmen taifesinden Boynuinceli oymağının yaylakları Develi ve Erciyes Dağı civarı, kışlakları Aksaray, Hacıbektaş kazası, Kırşehir sancakları idi. Boynuınceliler oymağı, kendi hallerinde kar-ü kısb(*) ile meşgul ve ekserisi okur yazar, haccül haremeyn ve zikudret kimesnelerdi. Binaen Nevşehir’e yerleştirilmişlerdi. Boynuinceliler’den Nevşehir’e sakin olanlar (yerleştirilen), Karacakürt ve Herikli ve Savcılı ve Sadıklı ve Nefsiboynuinceli oymakları ve bunlardan maade on adet oymak ve onsekiz cemaat vardır.” denilmektedir.

    Kültür

    Anadolu kültürüne bağlı yaşıyan, örf ve adetlerine sahip çıkan onu herzaman sahiplenen yaşatan anadolu köylerinden birisidir.

    Coğrafya

    Nevşehir iline 51 km, Hacıbektaş ilçesine 8 km uzaklıktadır.

    İklim

    Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007 62
    2000 60
    1997 65

    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

    Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

    2004 - Yalçın Kurt
    1999 - Devris kurt
    1994 - Ramazan Dundar
    1989 - Necati Gunes
    1984 - Bektas Gunes
    1978 - Dursun DÜNDAR

    Altyapı bilgileri

    Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi

    Kaynak : Yerel Net


    Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz.
     

Bu Sayfayı Paylaş