'Kürtçe' Sahnedeydi Bu Defa..

'Kültür Sanat Haberleri' forumunda daxe tarafından 3 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. daxe

    daxe Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    'Kürtçe' Sahnedeydi Bu Defa.. konusu
    [​IMG]


    DİYARBAKIR- Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), yeni sezonu Orhan Asena'nın yazdığı ''Ölümü Yaşamak'' adlı oyunla açtı. Oyun büyük ilgiyle izlendi. DDT, Devlet Tiyatroları'nda ilk kez bir oyunda Kürtçe küçük bir anlatımın da yer aldığı, Orhan Asena'nın yazdığı Tamer Levent'in yönettiği ''Ölümü Yaşamak'' oyunuyla dün gece seyircisiyle buluştu. Kan davasının anlatıldığı oyunda, oyunun temasına katkı sağlayan ''dengbejlik'' (yöresel kültürde enstrümansız destansı anlatım) geleneğinden örnekler de sunuldu. Vali Hüseyin Avni Mutlu, prömiyerin ardından çok etkileyici ve hayatın içinden bir oyun olduğunu belirterek, ''tıpkı hayatın sahneye taşınması gibi. Fevkalade gerçek. Aktarılan her duygu her söz fevkalade doğru'' dedi. Sosyal hayatın çok önemli bir kesitini izlediklerini, oyundan çok etkilendiğini anlatan Vali Mutlu şöyle konuştu: ''Ve herkesin de çok etkilendiğini hissediyorum. Etkilenmemek mümkün değil. Oyun harikaydı. Orhan Asena'nın mükemmel bir eseri, bölgemizle ilgili bizim hayatımızı yazmışlar. Yönetmen ve oyuncular mükemmeldi. Bastan aşağıya müthiş bir konsantrasyon vardı. Çok zor bir oyun. Çok duygu yükü bir oyun. Böyle bir oyunu bu kadar yoğun bir şekilde yaşayarak, seyirciye aktarabilmek gerçekten büyük bir sanat gösterisiydi. Sahnedeki ve sahne gerisindeki ekibi yürekten kutluyorum.'' Vali Mutlu oyundaki Kürtçe anlatıma ilişkin de şunları söyledi: ''Bu da hayatın içinden bir kesit. Olayın yasandığı yer bölgemiz ve sanat toplumla, gerçekle, her yönüyle bağdaşmalı. Bana göre toplumumuzun mevcut değerlerini sahneye sanat yönüyle aktarmada fevkalade önemli bir vurguydu. Ve eksiksizliği tamamlıyordu. Onun için bana göre her şeyi tam bir sahne oldu, her şeyi tamdı. Galiba çok geniş kitleler tarafından izlenmesi için biz de özel gayret sarf edeceğiz ve tiyatromuzu destekleyeceğiz. Çok iyi ve doğruydu, mükemmeldi. Her türlü yöresel motif kullanılmıştı. Sanat evrensel zaten. Toplumun kültürünü yansıtıyor. İçinden geldiği toplumun bütün değerlerini yansıtıyor, dolayısıyla o ana temayı dili de kullanması fevkalade doğruydu. Bana göre çok bütünleştirici her şeyi olduğu gibi yansıtan hayatı sahneye aktaran mükemmel bir eser. Bu yönüyle bana göre doğru olan yapılmış.'' ''KAN DAVASI BİTSİN DİYORUZ''
    DDT Müdürü Orkun Gülşen de gazetecilere, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünün bu sezon 60. yılını kutladığını, tüm bölgelerde 60 yerli oyunun seyirciye ulaştırıldığını anımsattı. Mart ayında bu 60 oyunu tamamlamak üzere Orhan Asena'nın ''Ölümü Yaşamak'' adlı oyuna karar verdiklerini ifade eden Gülşen, oyunun daha önce 1993-2002'de Diyarbakır Şehir Tiyatrosunda oynandığını hatırlattı. Ancak oyunun Devlet Tiyatrolarında ilk kez DDT sahnesinde seyirciyle ''Merhaba'' dediğini anlatan Gülşen, şöyle konuştu: ''Oyunumuz kan davasını anlatan bir oyun. Sadece bu bölgede karşılaştığımız bir durum değil, kan davası. Tüm yurtta ve tüm dünyada örneklerini göreceğimiz görebileceğimiz sosyal bir problem. Biz DDT olarak bu sosyal probleminin kan davası sorununun çözümüne katkı sağlamayı amaçladık. Ölümü Yaşamak aslında insanın kendiyle, töreyle, toplumsal çatışmaların neticesinde yaşadığı, toplumla çatışmalarının neticesinde aklını vicdanını ve insani değerleri ön plana çıkararak hukukun üstünlüğünü kabul ederek, karar verdiği, davrandığı bir barış oyunu olarak karşımıza çıktı. Asena Diyarbakırlı. 1993-94 yıllarında DT'te edebi kurulunda kurul başkanlığını yapmış çok değerli bir tiyatro oyun yazarı. Diyarbakır'ın diline o kadar hakim ki oyunda sesten kaynaklanan bir müzik var. Ve bu müzik bizi ister istemez yörenin dilini kullanmaya yöneltti. Oyunda bir cenaze sahnemiz var. Bu cenazede kadınlarımız ağıt yakıyorlar, bu ağıtları hem Türkçe hem de Kürtçe yakıyor. Oyunda kan almak üzere bir uğurlama sahnemiz var. Burada yörenin kendi türkülerinden birini sanatçılarımız sahnede Kürtçe olarak seslendirdi. Biz kan davasına karşı duruşumuzu hem Kürtçe hem de Türkçe olarak bu oyunda dile getirdik.'' Gülşen, daha iki gün önce Van adliyesi önünde kan davası ile ilgili bir çatışma olduğunu, aynı şekilde Şanlıurfa'da da benzer bir olayın yaşandığını belirterek, ''20. yüzyılda kan davasının artık nedeni bile bilinmiyor. Bizim oyunumuz da öyle. Bir kız kaçırma davası mıdır, bir toprak meselesi midir ne olduğu bilinmeyen kavga yüzünden her iki ailenin de erkeklerine kıran girmiş gibidir. Ve biz kan davası bitsin diyoruz'' dedi. Vatandaşlardan Necati Güvenç de, oyunu büyük bir ilgiyle izlediğini ifade ederek, ''Ben bunu kültür bakanımızın büyüklüğüne yorumluyorum. Bakan beyin Diyarbakır'a bir jesti olarak yorumluyorum. Diyarbakır'da Kürtçe türküler çalındı diye bir yıl kapatılan televizyonları biliyorum. Ve sıkıntılar yaşanan düğünler biliyorum'' dedi. Kan davasının anlatıldığı ve Ebru Nil Aydın, Filiz Kılıç, Pınar Gün, Şivan Binici, Yurdaer Okur, Ali Çelik, Uğur Çınar, Murat Bölük, Dilek Alpaslan, Faruk Acar, Ercan Kılıçarslan, Zehra Takmaz, İbrahim İçözlü, Sebahat Kızılkaya ve Hasan Çatalkaya'nın rol aldığı oyunun yönetmen yardımcılığını Orkun Gülşen, Şamil Kafkas ve Yurdaer Okur yaptı. Dekoru Hakan Dündar'a kostümü Sevgi Türkay'a ait oyun, perşembe, cuma ve cumartesi günleri sahnelenecek. (AA)

     

Bu Sayfayı Paylaş