Küresel ısınmayla ilgili haberler - Küresel ısınma haber

'Haber Arşivi & Gündem' forumunda Mavi_Sema tarafından 10 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Küresel ısınmayla ilgili haberler - Küresel ısınma haber konusu Küresel Isınma Hakkında Haber
    küresel ısınma haberleri
    Küresel ısınma ile ilgili son haberler

    Mersin Orman Bölge Müdürü Mustafa Gözükara, Küresel Isınmanın ve İklim Değişikliğinin Olumsuz Etkilerinin Yaşandığı Şu Günlerde Ormanlara Düşen Görevlerin Her Geçen Gün Arttığını Söyledi.

    Mersin Orman Bölge Müdürü Mustafa Gözükara, küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin yaşandığı şu günlerde ormanlara düşen görevlerin her geçen gün arttığını söyledi.

    2011 Uluslararası Orman Yılı dolayısı ile çalışmalar hakkında bilgi veren Gözükara, bölgelerinde sosyal ormancılığı her zaman ön planda tutarak çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

    Ormanları koruyarak verimli orman alanını arttırdıklarını kaydeden Gözükara, "Özellikle halkımızın içme su kaynakların içinde bulunduran su toplama havzalarında su rejiminin düzenli olması için yapılan ağaçlandırma çalışmaları en önemli önceliklerimizdendir." dedi. Ormanların sağladığı ekosistem hizmetlerinin şimdiki ve gelecek nesillere aktarılması için sürdürülebilirliğin korunması ve ormanların önemi konusunda her seviyede bilgi ve bilincin artırılması amacıyla BM Genel Kurulunun 20 Aralık 2006 tarihli ve 61/193 sayılı kararı ile 2011 yılının Uluslararası Orman Yılı olarak kabul edildiğini belirten Gözükara, şehir merkezindeki 5 adet ışıklı panoda Orman Yılı logolu yayınlarla Mersin halkına 2011 Uluslar arası Orman Yılını halka duyurduklarını ifade etti.

    Gözükara, ormancılık yılı nedeni ile birçok faaliyet gerçekleştireceklerini sözlerine ekledi.


    Cihan Haber Ajansı
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    KÜRESEL ISINMA HABERLERİ

    Küresel ısınmaya dikkat çeken Prof.Dr. Kurt, Türkiye'nin 50 yılda çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını iddia etti: Bitki ve hayvan türleri yok olabilir, kum fırtınaları başlayabilir!

    Küresel ısınmanın, Türkiye’yi yakın yıllarda ciddi oranda bitki ve hayvan türünün yok olması, gelecek 50 yılda ise çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya bırakacağı bildirildi.

    Şehirleşme, yanlış arazi kullanımı ve doğal habitatlar üzerindeki baskıların, son 20 yıl içinde 13 bitki türünü tamamen yok ettiği, baskıların devam etmesi durumunda ise önümüzdeki 10 yıl içinde bin 500’e yakın bitki türünün tehdit altına gireceği kaydedildi. Hayvan türlerinin de aynı tehlike ile karşı karşıya bulunduğu, Anadolu parsı, çizgili sırtlan ve Akdeniz fokunun yok olma tehlikesi bulunan türlerden bazıları olduğu bildirildi.

    Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Ekoloji ve Çevre Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Latif Kurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doğada her canlının yaşam zincirinin bir halkası olduğunu kaydetti. Kurt, "Türlerin ve genetik çeşitliliklerin yok edilmesi, doğanın kısır ve kırılgan bir yapıya bürünmesi, insan dahil diğer canlı türlerinin yaşamlarının tehlikeye girmesi anlamına geliyor" dedi. Kurt, "Dünya nüfusunun katlanacağını hepimiz biliyoruz. Bunu durdurmanın ilk ve en etkin yolu, nüfus artışını kontrol altına almak olmalı. Asıl olan, sürdürülebilir kalkınma yerine, sürdürülebilir yaşam ilkesidir" dedi.
    Her ülkenin ekonomik, kültürel ve biyolojik olmak üzere üç tür zenginliği olduğunu ifade eden Kurt, "Biyolojik zenginlik açısından dünyanın en önemli bölgesinde bulunuyoruz. Ancak biz bu zenginliğimizin farkında değiliz" diye konuştu.

    "CANLILAR ISINMAYA AYAK UYDURAMAZ"

    Kurt, yaşam kuşaklarının kaymasının, canlı türlerini zora sokacağını, bunun sonucunda meydana gelecek değişikliklere, birçok canlı türünün ayak uyduramayacağını ve yok olacağını söyledi. Kurt, şunları kaydetti:
    "Zira canlılar için elli, yüz yıllık periyotlar çok kısadır. Canlılar ancak yüzbinlerle, milyonlarla ifade edilen süreçlerdeki değişikliklere uyum sağlayabilirler. Asırlarla ifade edilen ani değişimler, bitki ve hayvan türlerini tehdit etmekte ve canlılık, küresel bir yok oluşla karşı karşıya kalmaktadır.
    Nitekim, birçok canlı türü yok olmuş ve birçoğu da yok olma tehdidiyle karşı karşıyadır. Özellikle biz insanlarla benzer ekolojik isteklere sahip olan memeli türlerindeki yok oluş, insan nesli için de tehlike çanlarını gündeme getirmektedir."

    "BİN 500’E YAKIN TÜR TEHDİT ALTINDA"

    Eski SSCB Devlet Başkanı Michael Gorbaçov’un "21. yüzyılda ulusları bekleyen en önemli tehdit, askeri olmaktan çok ekolojik felaketler olacaktır" sözünü hatırlatan Kurt, Gorbaçov’un bu görüşünde yanılmadığını söyledi. Kurt, şunları kaydetti:
    "13 bitki türünün nesilleri tükenmiştir ve bin 500’e yakın tür, 10 yıl içinde yok olma tehdidi altındadır. 843 tür çok yüksek risk, 181 tür ise doğada çok kısa bir sürede yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Aynı yok oluş hayvanlarda da görülüyor. Herkesin bildiği gibi Anadolu Parsımız vardı. En son 1970’lerde gözlendi. Maalesef, parsı bugün Anadolu’da gören yok. Tamamen yok
    olduğu düşünülüyor. Bunun gibi, çizgili sırtlan, Akdeniz foku, Karakulak gibi bazı hayvan türleri üzerinde de yakın gelecekte bir yok oluş bekleniyor."

    KONYA’DAKİ KUM FIRTINALARI

    Türkiye’yi çölleşmenin beklediğini savunan Kurt, "Bizim güneyimizde bir çöl kuşağı var. Küresel ısınmayla dünyadaki yaşam kuşakları yer değiştirecek ve Türkiye, güneydeki çöl kuşağının etkisine girerek tamamen çölleşecek. Önümüzdeki 50 yıl içerisinde bu durum bekleniyor" dedi.
    Konya’da geçen hafta yaşanan kum fırtınasının, bunun bir göstergesi olduğunu vurgulayan Kurt, şunları söyledi:
    "Aynı şekilde bizim güneyimizdeki Irak ve Suriye çöllerinden kalkan kum fırtınalarının Gaziantep, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa gibi güneydeki illerimizi zaman zaman etkisi altına aldığını görüyoruz. Bütün bunlar çöllerin kuzeye doğru ilerlemekte olduğunun ve bizim çölleşmeye doğru gittiğimizin bir göstergesidir.
    Zira, Anadolu çölleşmeye çok müsait olup, bu durum geçmişte de Konya Karapınar çevresinde yaşanmıştır. Konya Karapınar’da yaşayan insanlar sabah kalktıklarında kapı önlerinin kum yığınlarıyla kaplandığını görmüşler ve bu nedenle yöreden büyük bir göç yaşanmıştır."

    KÜRESEL ISINMA DOĞAL PERİYOT DEĞİL

    Dünyanın 4,5 milyar yaşında olduğunu belirten Kurt, dünya iklimleri üzerinde etkileri olan bir takım doğal süreçlerin bulunduğunu belirtti. Kurt, "Örneğin, dünyanın 93 bin yılda bir kutuplardan basıklaşması, 23 bin yılda bir güneş yörüngesinden sapması ve bin yılda bir de kuraklaşması söz konusudur. Bunlar doğal süreçler iken günümüzde yaşanan küresel ısınma ve kuraklık ise bu doğal periyotlardan tamamen bağımsız ve insan kaynaklıdır" diye konuştu.
    Kurt, değişik jeolojik dönemlerde, dünyada gözlenen volkanik faaliyetlerin dünya iklimleri üzerinde etkisinin bulunduğunu ancak günümüzde aşırı volkanik herhangi bir faaliyet olmamasına rağmen dünyanın ısınmaya devam ettiğini söyledi.

    "TÜKETİM ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞMELİ"

    Küresel ısınmanın nedenlerinden birisinin de tüketim alışkanlıkları olduğuna işaret eden Kurt, "Çılgınca, fütursuzca tüketiyoruz. ’Ne kadar tüketirsen o kadar insansın ya da yaşam kaliten o kadar yüksek’ diye insanlar aldatıldı.
    Kalkınma çabaları veya bir takım uluslararası şirketler, kar amaçlı olarak toplumları tüketime yönlendirdi. Bu gidişata dur demek için hepimiz bir takım alışkanlıklarımızdan vazgeçeceğiz. Bir takım şeylerden taviz vereceğiz" dedi.

    Tüketicinin yönelişlerinin, uluslararası tröstleri çevreye dost olan ürünleri üretmeye zorlayacağını belirten Prof. Dr. Latif Kurt, "Fosil yakıtların kullanımını düşürmek gerekiyor. Toplu taşımaya yönelmek, yürüme alışkanlığını geliştirmek ya da bisiklete binmeye insanları alıştırmak gerekiyor. Bunların sağlık açısından yararları da vurgulanmalı" dedi.

    AA
     
  3. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    TÜRKİYE, KÜRESEL ISINMA GİRİŞİMİNE ISINMAYA BAŞLADI

    Firtinalarin, kurakligin ve saganak yagıslarin siddetinde giderek artislar kaydediliyor.

    Türkiye, yakıcı bir sorun olan küresel ısınma ile mücadelede uluslararası topluma katıldı.Türk Hükümeti ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), 405.000 dolarlık bir proje belgesi imzalayarak, Türkiye'nin küresel iklim değişikliği sorunuyla baş edebilmesi için atacağı adımlar konusunda anlaşmaya vardı. Ağustos 2005'te imzalanan anlaşma, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin uygulanması yolunda Türkiye'nin ne gibi adımlar attığını gösterecek olan Birinci Ulusal Bildirim adlı raporun hazırlanması başta olmak üzere, gelecekte bu konuda yapılacakları ortaya koyuyor. Projenin finansmanı, UNDP'nin girişimiyle, kalkınmakta olan ülkelerin yararlandığı Küresel Çevre Fonu'ndan sağlandı.

    Türkiye, uluslararası topluluğu küresel ısınmayla mücadele konusunda seferber etme amacını taşıyan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ni, 2004 yılında imzaladı. Sözleşme, ozon tabakasını incelten ve atmosfere salınan (emisyon) sera gazlarının aşağı düzeylerde tutulmasını öngörüyor.

    Üzerinde anlaşmaya varılan proje çerçevesinde, iklim değişikliğinin olası etkileri incelenecek ve sera gazları emisyon envanteri oluşturulacak. Bu çalışma ayrıca, 2020

    yılına kadar öngörülen sera gazı emisyon hesaplarını da içerecek. Proje kapsamında, alternatif enerji senaryoları değerlendirilecek, emisyonların azaltılması için olası önlemler üzerinde çalışılacak. Ağırlıklı olarak yerel uzmanların katkısıyla, Birinci Ulusal Bildirim hazırlanacak ve aynı zamanda kamuoyunu bilinçlendirme kampanyaları düzenlenecek.

    Proje çerçevesinde, Çevre ve Orman Bakanlığı öncülüğünde, bakanlıklar arasında Ulusal İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kuruldu. Projenin uygulanmasını, bu konuda danışma hizmeti de verecek olan, BM Kalkınma Programı Türkiye Temsilciliği üstlendi.

    Küresel Çevre Fonu hakkında daha fazla bilgi için
    www.thegef.org
     

Bu Sayfayı Paylaş