Kültepe Kazılarında Ortaya Çıkan Eserler ve Hayvan Figürler

'Tarihi Eserler Antikalar' forumunda Mavi_Sema tarafından 6 Haziran 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kültepe Kazılarında Ortaya Çıkan Eserler ve Hayvan Figürler konusu ]Kültepe Kazılarında Ortaya Çıkan Eserler ve Hayvan Figürler


    KÜLTEPE KAZILARINDA ELE GEÇEN HİTİT DÖNEMİ SERAMİKLERİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ VE HAYVAN FİGÜRLÜ KAPLAR

    THE GENERAL CHARACTERISTICS OF HITITE CERAMICS AND ANIMAL FIGURECL POTTERIES IN THE KÜLTEPE EXCAVATIONS


    Ayça EREN

    Uludağ Üniversitesi, İznik Meslek Yüksekokulu, Bursa-Türkiye



    1. ÖZET

    Orta Anadolu, M.Ö. 3000’li yılların son çeyreği, Asurlular’ın Mezopotamya’dan Anadolu’ya göçüyle ve burada ticaret kolonileri kurmasıyla, sanatsal ve kültürel açıdan hareketlenmiştir.

    M.Ö.2000’li yıllarda yerli bir kavim olan Hattiler’le kaynaşarak Anadolu’ya göç eden Hititler’in ilk izlerine Kültepe’de rastlanmaktadır.

    Bu dönemde Anadolu, seramik tornasıyla tanışmış, perdahlama tekniğine önem verilmiş ve formlar inceltilmiştir. Seramik çeşitleri genelde ana tanrıça figürleri, idoller, ritonlar, hayvan figürlü kaplar, ikiz ve süzgeçli kaplar, gaga ağızlı testiler, çaydanlık ve meyveliklerdir.

    Hitit seramiğinin en önemli özelliği olan törensel içki kaplarına riton denir. Asurlu tüccarların kullandıkları tabletler Anadolu’nun ilk yazılı tabletleridir.

    Koloni çağında hayvan figürlü ve hayvan biçimli içki kapları önemli bir yer tutmaktadır.


    2. ABSTRACT

    The migration of Assyrians from Mezopotamia to central Anatolia and formation of trade colonies, put this region into cultural and artistic motion in the last quarter of 3000 B.C.

    In 2000 B.C. they got into relation with Hitites a native tribe of Anatolia. As a result, firot prducts were coincided in Kültepe excavations.

    In thi period, Anatolia met ceramic lathe, the glaze tecnique had on importance and forms
    became thinner. The figurs of goddess, idols, rhitons, animal shaped potteries, double and filtered potterres, back mouthed jugo and tea pots were some of the samples.

    The most important from of the Hitite ceramics were drink cups, called as rhitons.

    Assyrian merchonts wrote their commercial relationship on clay tablets, and these tablets were the first written documents of Anatolia.

    In the colony age animal fugures made on some animal shaped drink cups were important models.



    3. GİRİŞ

    M.Ö. 2000’li yıllarda Kültepe çok parlak kültüre ve sanat anlayışına sahip olan Anadolu’nun önemli merkezlerinden birisi olmuştur. Bu merkezden çıkarılan Asur Ticaret Kolonileri ve Hitit dönemi seramiklerinin Kayseri Arkeoloji Müzesi Prof. Dr. Tahsin Özgüç Salonu’nda sergilenen örnekleri tarafımdan incelendi ve araştırıldı.

    Orta Anadolu M.Ö. 3000’in son çeyreğine Mezopotamya ve Suriye ile ticari ilişkilere girerek koloniler döneminde doruk noktasına ulaşmıştır. Kültepe Kayseri’nin 22 km doğusunda Kayseri-Sivas karayolu üzerinde Karahöyük köyündedir.

    Anadolu’da maden işçiliğinin gelişmesi, Asurlular’ın Mezopotamya’dan Anadolu’ya göçünü ve burada ticaret kolonileri kurmalarını sağladı. Koloni döneminde torna ve perdahlama teknikleriyle seramikler ****l kaplara benzetilmeye çalışılmıştır. Bu sebeple ticari alanda rekabet şansını devam ettirip, görsel çeşitlilik sağlanmış oluyordu.

    Asur ticaret kolonileri Kültepe’de yerli halkın oturduğu Kaniş ile eteklerinde Asurlu tüccarların oturduğu Karum’dan oluşmaktadır. Kültepe-Kaniş bu kolonilerin başşehri olmuş ve Anadolu’da buraya bağlı dokuz Karum daha kurulmuştur. Asurlu tüccarların oturdukları Karum’da M.Ö. 2000-1600 arası yaklaşık 350 yıllık zamanı kapsayan döneme ait 900 adet tablet bulunmuştur. Asurca çivi yazısı ile yazılmış olan bu tabletler Anadolu’nun ilk yazılı tabletleridir. Bu belgeler bize Asurlular’ın ticari ilişkileri ve sosyal hayatları hakkında bilgi vermektedir. Kültepe’de gerçekleştirilen ilk kazılar sonucu 1925’de Çek Arkeolog ve dil uzmanı Bedrich Hrozyn başkanlığında bine yakın tablet ortaya çıkmıştır. 1948’den bu yana Prof.Dr. Tahsin Özgüç de Kültepe’de sistemli kazılar yapmıştır. Özgüç’ün Kültepe’de 2001 yılında bulmuş olduğu 4000 yıllık en eski tablet ise, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

     

Bu Sayfayı Paylaş