Kültürlerarası Psikoloji

'Psikoloji' forumunda Dine tarafından 21 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kültürlerarası Psikoloji konusu
    Kültürlerarası Psikoloji


    Kültürlerarası psikoloji psikolojik olguların dünyanın çeşitli bölgelerine göre farklılıklarının ve insan davranışının içerisinde cereyan ettiği kültür ile davranışın etkileşiminin incelendiği bir çalışma alanıdır.

    Kültürlerarası psikoloji son yıllarda özellikle genel psikoloji ve sosyal psikoloji başta olmak üzere kognitif psikoloji gelişim psikolojisi klinik psikoloji gibi alanlarda açık veya Örtülü bir tarzda kültürlere göre karşılaştırma yapma gereği hissedildikçe giderek önem kazanmaktadır.

    Zira büyük ölçüde Batı dünyasının (Amerika-Avrupa) antropolojik eğilimlerini yansıtan halihazırdaki psikolojik bilgilerin çeşitli kültürlerde sınanması incelenen olguların farklı kültürlerdeki görünüşlerinin veya belirli bir kültürde mevcut olmayan ancak bir başka kültürde mevcut olan yeni olguların ortaya konması ve nihayet bulguların entegrasyonu vasıtasıyla evrensel bir psikoloji bilimi oluşturulması kültürlerarası psikolojinin başlıca amaçlan arasında yer almaktadır (Jahoda & Krewer 1997).

    Modern anlamda kültürlerarası psikolojinin ortaya çıkışı II. Dünya Savaşı sonrasına denk düşmektedir. Bir yanda savaşın hatırlattığı etnik sorunların etkisi öte yanda savaş sonrasında insanı ve toplumu anlamaya yönelik teorilerin belirli bir kültür dünyasının veya ulusallığın dar sınırlarından kurtarılması motivasyonu kültürü dikkate alan çalışmaların gelişmesine neden olmuştur (Segall Lonner & Berry 1998).

    Bugün birçok yazara göre günümüzde ulusal toplulukların etnik ve kültürel açıdan giderek daha çeşitli hale gelmesi uluslararası iletişimin artması eğitim iş vb. nedenlerle giderek daha fazla sayıda insanın doğup büyüdüğü kültürden farklı bir kültürde yaşamını sürdürüyor ya da ikamet ediyor olması kültürlerarası psikolojinin özellikle 1980'lerden sonra hızla kurumsallaşmasında etkili olmuştur.

    Kültürlerarası çalışmalarda kültür çoğunlukla bireyin davranışlarını çeşitli açılardan etkileyen bir bağımsız değişken veya bağlamsal değişken olarak görülmekle birlikte günümüzde bu biraz değişmeye başlamıştır.

    Kognitif psikolojinin ve sosyal inşacıların teorik katkılarının da etkisiyle insana yalnızca kültürün bir ürünü sonucu hatta adeta kurbanı gözüyle bakma eğilimi terkedilmiş; insan aynı zamanda onun yaratıcısı değerlendiricisi ve yorumlayıcısı olarak da görülmeye başlanmıştır. Özellikle sosyal inşacılara göre kültür bireyin verili bulduğu bir gerçeklik değil birey ve çevresi tarafından günlük etkileşimlerde yeniden ve yeniden üretilen bir süreçtir (Misra ve Gergen 1993; Segall Lonner ve Berry 1998).

    Bu perspektiften hareket eden (şimdilik sınırlı sayıdaki) araştırmalarda kültür yalnızca bir grup insanı (çoğunlukla belirli bir etnik veya ulusal grubu) tanımlama etiketi olarak bir bağımsız değişken olarak görülmediği gibi belirli bir sosyal politik ve tarihsel bağlamı ifade eden bağlamsal bir değişken de değildir; burada bireyin kültür üzerindeki etkisi öne çıkarılmakta ve kültür bir süreç (Greenfield) bir bağımlı değişken olarak ele alınmaktadır.

    Kültürlerarası psikoloji yaygın olarak bireycilik-toplulukçuluk eğilimleri değerler iş ve çalışma değerleri yarışma ve işbirliği eğilimleri gruplararası ilişkiler çatışma ve çatışma çözümü sözel olmayan iletişim kişilik kişilerarası çekim zeka yetenek kişilik vb. testlerinin evrensel geçerliği gibi konularla ilgilenmektedir.​
     

Bu Sayfayı Paylaş