Kül Mevsimi

'Şiirler' forumunda NeslisH tarafından 12 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kül Mevsimi konusu
    Senin yüzün geçmişe dönük be usta,
    Aşındırmaz hiçbir telaş içini..
    Geçerken yaktığın köprüler kurulsa da yeniden
    suyuna göz değdirdiğin nehirler
    hiç aynı kalmayacak unutma..


    Gündelik hüzünlere bastırılmış bir yüzün var senin,
    kayıp bir şehrin sırrını tutuyor
    yaşam çizgilerinde,
    Kim baksa sana ve kime baksan sen
    İçindeki emekçi sevdanın izleri daha da
    belirginleşiyor…
    Yüreğinden koparılmış bir can var belli,
    Bir başka şehrin yabanıl ikliminde
    Nefes sürüyor hayata,
    Ya da aynı şehrin ayrılığında,
    Sizin gözlerinizde birleşiyor gökle deniz..

    Şairin dediği gibi;
    Kim çabukluğuna kaçsa unutmaların,
    Unutulduğu hissiyle kalmıyor mu kendine..?

    Alıştığın ne varsa
    Duyguya dönüşmedi mi sanki,
    Duygusuzca eğilimlerin de alışkanlığa
    Yüz sürüşüdür belki bu suskunluklar
    kim bilir,
    Zamanını bekle sen..
    Gül diyemem belki ama
    Yüzündeki bir gülümsemeyi hayal et
    En azından,
    Sımsıkı sarılırken herkes doğru bildiği yalana,
    Sen uzak tut ellerini aldanışlara sarılmaktan..
    Elini vicdanına götürmene bir sebep yokken
    Ortalarda,
    Vebal komalarına sokma kendini,
    Bırak günahı hatırlatma asıl sahiplerine
    Onlar ki soludukları havanın
    yabancısı olarak ölecekler zaten..

    Yaranı belli etmemek için mi
    Yardan kaçışların söylesene,
    Düştüğün uçurum kenarı hallerinden
    güçlü bir duruşla çıkışın aydınlığa
    İçindeki şairin kendine bir yalanı mı ..?

    Sen bu şehre fazlasın yüreğinle,
    Yüreğin fazla sana be usta..
    Hangi et parçası dayanabilir ki
    Bunca kanırtılmışlığa..
    Sıladan gel diy(ecek)leri düşürmüşken çoktan
    Dudaklarının ve sol yanının uzağına,

    Gurbetim dediğine sarılışın hep;
    İçindeki yaranın kül mevsiminden mi yoksa..?
     

Bu Sayfayı Paylaş