kötü haber nasıl verilir....

'Fıkra & Komik Yazılar' forumunda Dine tarafından 11 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    kötü haber nasıl verilir.... konusu İstanbul’da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına
    telefon etmiş.

    "Baba, Merhaba.. Ben Lale...."
    "Ooooo. Güzel kızım benim. N'abersin bakalım?..."

    "Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla..."

    "Hayırdır? Bir sorun mu var?...

    Kız ağlamaya başlar; babası ise üzüntü ve meraktan
    kafayı yemektedir: "N'ooldu kızım? Anlatsana..."

    "Murat evi terk etti. Boşanmak istiyormuş..."

    "Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin de
    boşanıyorsun?..." "Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı ya.
    Ben onunla evlendim."
    "İyi halt ettin, zilli. Neyse, artık yapacak bir şey yok. Versin
    mahkemeye, hemen boşanın..."

    "Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı İnternetten herkese yollayacakmış...." "Püüh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?" "Ama babacığım. O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir puş..uk yapacağını."
    "Peki. Olan olmuş artık. Yarın havale ederim parayı...Öğleden
    sonra bankaya gidip çekersin; sonra da alıp yakarsın o kahrolası
    fotoğrafları..." "Sagol baba. Eeee. Şey....Bir de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var..." Adam artık iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur:

    "Kürtaj mi? Bir de hamile mi kaldın o çocuktan sen?..."

    "Aslında ondan değil... Zenci bir çocuk vardı...Zaten o yüzden
    ayrılıyoruz ya...."
    Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık
    inleyerek konuşmaktadır:

    " Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin

    Allahım.Nedir bu başımıza gelenler...Okulu bitirir bitirmez Ankara'ya
    dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını..."
    "İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan
    atıldım çünkü..."
    Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi basından aşağıya
    devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürebilir:
    "Okuldan mı atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık,
    zilli?...Eh ulan?
    Sen hele bir gel buraya. Ben sana yapacağımı bilirim. Evden
    dışarıya adim attırmıycam sana. İlk isteyenle de evlendiricem...."

    "O iş zor be baba.. Biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler
    birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar... Pek iyi bir rapor
    sunacağımı zannetmiyorum ben..."
    "Allahım, çıldıracağım... Bir de cinsel hastalıklar Haaa.....Kesin o zencidendir..."

    "Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artık hangisinden
    kapmışımdır..." Güm diye bir ses duyulur. Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir; ancak
    hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.
    "Hemen bu aksam dayını yolluyorum oraya. Seni alıp gelecek. Adresini ver bakiyim..."
    " Mahmut pasa Karakolu’ndayım... Gelirken kefalet için de biraz
    para getirsin yanında..."

    "Karakol mu?...Bir de karakola mi düştün layyynnn? Ne yaptın?...."

    "Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. O
    kafayla Arnavut köy’de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse ki kimse
    ölmedi.
    Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım..."

    Adam artık iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime; adeta
    kahrolmuştur.Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar konuşmaya
    başlar:
    "Babacığım. Sakın üzülme. Bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece
    sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım..."
    Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır: "Canın sağolsun be güzelim, boşveeerrr. Okul da neymiş? Hiç mühim
    değil, tatlı canın sağolsun senin güzelim benim...."
     

Bu Sayfayı Paylaş