Jean Paul Belmondo hakkinda (kimdir)

'Sanatçı Tanıtımları' forumunda Fatma tarafından 5 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Jean Paul Belmondo hakkinda (kimdir) konusu [​IMG]

    Ona ülkesinde “Bebel” diyorlar. Haşarı, sevimli ve kesin ‘şeytan tüyü’ taşıyan Jean Paul Belmondo, Paris yakınlarında 1933 yılında dünyaya geldi. Uzun süre bir yerde kalamadığı için çeşitli okullarda okudu. Genç yaşta boksörlüğe ciddi merak saldı; kırık burnunu o zamanlar edindi. Uslanmayan ruhunu tiyatroyla yatıştırmaya karar verdi. Konservatuara yazıldı ama mezun o****en hocalarının ondan pek umudu yoktu. Nedeni yeteneği değil, serseri görünüşlü yüzüydü, onlara göre...
    1957 yılında Marc Allegret’nin “Sois Belle et Tais - Toi - Uslu Bir Kız ol... Ve Konuşma” filmiyle sinemaya adımını attı. Aynı filmde, ilerde en büyük rakibi olarak gösterilecek olan Alain Delon da oynuyordu.
    Birkaç küçük filmde daha oynadıktan sonra, geleceğin büyük yönetmenlerinden birinin Jean - Luc Godard’ın ilk uzun metrajlı filminde, “Serseri Aşıklar”da -dedikodulara bakılırsa birkaç yemek parası karşılığı- oynamayı kabul etti. Geriye dönüp bakıldığında iyi ki kabul etmiş diyor herkes...
    Evet, sinemada Yeni Dalga akımının doğuşu bu filmle müjdelenmişti. Bu tarihten sonra sinemada herşey yeni bir anlayışla ele alınacaktı. Yeni bir başlangıcın yeni kahramanları olacaktı elbette... Jean Paul Belmando, 1960 yılında starlığını böyle ilan etti.
    Fransa’nın en ünlü oyuncularıyla adı anılır olmuştu. Dünyada da Humphrey Bogart veya James Dean’la kıyaslanmaya başlanmıştı.
    Çirkinliğini ve sempatikliğini öyle ustalıkla kullanıyor, kamera karşısında öyle doğal, öyle içten davranıyordu ki, bu ani gelen şöhret uzun yıllar devam etti. Bu süre içinde birbirinden güzel yapımlarda rol aldı.
    Peter Brook’un “Moderato Cantabile”si, Vittorio de Sica’nın “La Ciociara - İki Kadın”ı, Jean Becker’in “Un Nomme la Rocca - Parmaklıklar Arkasında”sı, Jean - Luc Godard’ın “Kadın Kadındır” ve “Çılgın Pierrot”su peşi sıra geldi.
    Bu kadar başarılı yapımlara rağmen Belmondo adını tüm dünyaya duyuran, biraz hafif bir macera filmi oldu. Yönetmenliğini Philippe De Broca’nın yaptığı 1962 yapımı “Cartouche - Sevimli Haydut” aktörün kaderini de belirledi denebilir. Fransız Devrimi öncesinde geçen filmde Belmondo, kralın adamlarına kafa tutan, bol bol kılıç sallayıp, oradan oraya sıçrayan, etrafıyla dalga geçen; vakit bulduğunda da güzel Claudia Cardinale’ye kur yapan bir maceracıyı canlandırıyordu. Artık seyirci, konusu ne olursa olsun sevimli aktörü bu tür aksiyon filmlerinde, bu tipte görmek istiyordu.
    Bu isteğe hiç karşı çıkmadı; 1964’te yeniden De Broca’yla “Rio Macerası”nda buluştu.
    1960’ların ikinci yarısında ününü pekiştiren macera, aksiyon filmlerine tam hız devam etti: Tatlı Serseri, Çılgın İhtiras, Çin Macerası, Büyük Reis filmleri geniş kitleleri sinema salonlarına çekti.
    Ama bu arada, François Truffaut, Louis Malle gibi yönetmenlerin sanat yönü ağır basan yapımlarında da yeteneğini gösteriyordu.
     

Bu Sayfayı Paylaş