Japonya'da Müzeler ve Sanat - Japonya'da Müzeler ve Sanat Bilgiler

'Japon Dili Ve Edebiyatı' forumunda NeslisH tarafından 2 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Japonya'da Müzeler ve Sanat - Japonya'da Müzeler ve Sanat Bilgiler konusu Japonya'da Müzeler ve Sanat

    Müzeler ve Sanat Galerileri


    Japonya’nın uzun kayıtlı tarihi ve engin sanatsal eserleri bir çok ayrıntı içermekte olup çeşitli müzelerde sergilenmektedir.
    Gerçekten de bu müzelerde sergilenen arkeolojik eserler, el sanatları eserleri ve sanatsal şaheserler, ülkeyi ve insanlarını bir bütün olarak yansıtan küçük ve zarif simgelerdir.
    Belki de Japonya’daki en önemli müzeler ulusal müzelerdir. Ueno Park’taki Tokyo Ulusal Müzesi 1871 yılında açılmış olup bu müzelerin ilki niteliğindedir. Müzenin geniş koleksiyonu, geleneksel Japon sanatının tüm tarihini kapsamlı bir bakış açısından yansıtır. Müzede ayrıca bilimsel ve doğal tarihle ilgili sergiler mevcuttur.
    Tokyo’daki Ulusal Modern Sanatlar Müzesi’nde, Japonya’nın modern sanatlarına ait şaheserler, kronolojik olarak sergilenmektedir.
    Kyoto Ulusal Müzesi, önceden bölgedeki tapınaklardan toplanan tablolar, heykeller ve diğer hazinelerin sergilendiği bir müzeyken artık tüm dönemlerden Japon sanatı örneklerini gözler önüne sermektedir. Nara Ulusal Müzesi, özellikle Budist heykel koleksiyonu ile ün salmıştır.
    Tokyo’daki Müzeler ve Sanat Galerileri
    Tokyo’da, Japon geleneksel güzel sanatlarının paha biçilmez çalışmalarını koruma altında bulunduran hem kamuya ait hem de özel sayısız sanat müzesi bulunmaktadır. Yalnızca birkaç tanesinden bahsetmek gerekirse, Gotoh Müzesi, sahip olduğu koleksiyonu arasında, ulusal bir hazine olan “Genji’nin Hikayesi’nin Resimleri” ile övgü toplar. Nezu Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde çay seremonisi eserleri ve Budist sanatına ait koleksiyonlar sergilenir ve Hatakeyama Memorial Güzel Sanatlar Müzesi’nde, yine çay seremonisine ait eserler yer alır. Aynı zamanda ziyaretçiler, güzel sanatlara ait bu eserleri rahatlatıcı bir atmosferde görebilsinler diye, bu üç müzenin Japon tarzı bahçeleri de mevcuttur. Bu müzelerin yanı sıra, gezmeye değer diğer müzeler ise şunlardır:
    Hem Japonya hem de Çin’e ait kaligrafi, tablo ve çanak-çömlek koleksiyonu ile Idemitsu Sanat Müzesi; geleneksel yaşama ilişkin güzel antik sanat eserlerinin sergilendiği Suntory Sanat Müzesi; modern ve çağdaş Japon tablolarının yer aldığı Yamatane Sanat Müzesi, çanak-çömlek ile kıyafet gibi günlük yaşamda kullanılan güzel el sanatları parçalarının sergilendiği Japon Folklor Eserleri Müzesi ve Ukiyoe tablolarının yer aldığı Ukiyoe Ota Memorial Sanat Müzesi.
    [​IMG]Geleneksel güzel sanatlar müzelerinin yanı sıra, farklı türde müzeler de bulunur. Edo-Tokyo Müzesi, büyük maketler ile Tokyo’nun tarihini ve yaşam tarzını yansıtır. 1933 yılında inşa edilmiş olan Tokyo Büyükşehir Teien Müzesi kendi başına gerçek bir sanatsal yapıdır ve ödünç koleksiyonlar sergiler.
    Çağdaş güzel sanatlar aleminde yer alan Japonya, seçkin bir yaratıcılığın dünyaya aktarılmasında önemli rol oynamaktadır. Bu bakımdan, Japonya’daki çağdaş sanatlar müzeleri, ülkenin son yaşam tarzı, düşünce biçimi, ortamı ve diğer özellikleri ile ilgilenenleri beklemektedir. Japonya’da türünün en büyük örneklerinden biri olan Tokyo Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde, hem Japonya’ya hem de diğer ülkelere ait geniş bir yelpazede çağdaş sanat eserleri sergilenmektedir.
    Tokyo Opera City Sanat Galerisi, çağdaş sanatların “yeni tasarım” sergilerinde başı çeker. Tokyo’nun Shinagawa semtinde bulunan Hara Çağdaş Sanatlar Müzesi, çeşitli çağdaş sanatlar çalışmalarına ev sahipliği yapan Bauhaus stili zarif bir yapıdır. Tokyo’nun kuzeyinde, Ibaraka Eyaletinde bulunan Sanat Kulesi Mito’daki Çağdaş Sanatlar Merkezi, çağdaş sanatlara ait eşsiz eserleri ile ünlüdür.
    Nagoya ve Shizioka’daki Müzeler
    Nagoya’daki Tokugawa Sanat Müzesi, Noh kostümleri, kılıçlar, zırhlar ve samurai’lardan kalan diğer eşyalar üzerine ihtisaslaşmıştır.
    Shizuoka Eyaleti’nde yer alan Tokaido Hiroshige Sanat Müzesi’nde, Japonya’nın en ünlü Ukiyoe ressamı Hiroshige Utagawa’nın çalışmalarını sergiler. Müzede, 1200’den fazla baskı eser bulunur.
    Kansai Bölgesindeki Müzeler
    Kansai bölgesindeki geleneksel güzel sanatlardan söz etmek gerekirse, Osaka’daki Fujita Sanat Müzesi, zengin antik güzel sanatlar koleksiyonu ile öne çıkar. Ancak bu müze yalnızca ilkbahar ve sonbahar aylarında açıktır. Diğer ünlü müzeler ise, Çin ve Kore’ye ait paha biçilmez antik seramiklerin yer aldığı Osaka Belediyesi Doğu Seramikleri Müzesi ve Çin ve Japon antik güzel sanatlar çalışmalarına ilişkin zengin koleksiyonu ile Osaka Belediye Sanat Müzesi’dir.
    Kyoto’daki Oyamazaki Sanat Müzesi Villası, en güzel çanak-çömlek eserlerinin sakin ve huzurlu bir atmosferde sergilendiği villa tipi, etkileyici bir yapıdır. Bu arada, Osaka’daki Suntory Müzesi Tempozan’da belirli olaylar afişler yardımıyla anlatılır.

    [FONT=Arial,Helvetica,sans-serif]Japonya'da bir Osmanlı sergisi


    Topkapı Sarayı Müzesi'nden 110, Türk-İslam Eserleri Müzesi'nden de 29 parça eseri "Muhteşem Osmanlı İmparatorluğu" sergisi için Japonya'ya gönderdik


    [​IMG] Japon milleti müze düşkünüdür; gerçi ülkelerinin zengin ve eski bir tarihi var ama bu daha çok tahrip edilmiş bir tarihi çevredir. Japon sanatçılar mimaride de, heykelde de ahşabı çok kullanmışlar. Onun için Çinlilerde olduğu gibi her köşede 2 bin yıllık bir heykel, her tepede bin yıllık bir mabet ve pagoda yükselmiyor.
    Japonya dünya tarihinin en eski seramik işlerine sahip. Çömlekçi çarkı kullanılmadan üretilen bu parçalar Çin, Mezopotamya, Mısır'dan daha yaşlı ve ön planda yiyecek saklamak ve pişirilmek için kullanılmış. Japonya daha 18'inci yüzyılda kadın ve erkek nüfusunun aşağı yukarı eşit oranda yüzde 40'ının okuryazar olduğu bir toplum. Onun için güzel yazı sanatının sayısız örneği yanında kitap baskı sanatının da çarpıcı güzellikte başarılı örnekleri var.

    "Efendi" ziyaretçiler
    Asıl önemlisi Japonlar doğulu bir millet; sabah akşam "Helen-Hıristiyan uygarlığı" diye yapıştırma bir sloganla büyümüyorlar. Etrafa daha soğukkanlı ve mütevazı bir merakla bakıyorlar. İmparator Hirorito'nıun kardeşi olan hanedanın en yaşlı üyesi 92 yaşındaki Prens Mikasa; Osmanlı minyatürlerini, bahusus IV. Murad'ın at üzerindeki tasvirini seyrederken, "Bu atın adım atışına bizdeki imparatorluk törenlerinde de rastlanır" diyor.
    Japon için Osmanlı harem, odalık, Müslüman terörü falan değil; belki de atalarının Asya'daki uzak mazilerinden aşina oldukları bir komşu ve bu kültüre yakınlıkla bakıyorlar.
    Tokyo Milli Müzesi'nde Zenbudizm ile ilgili bir sergi var. Sergide muhtelif manastırların zengin arşiv ve depolarından toplanan resim, yazı örnekleri ve heykeller teşhir ediliyor. Manastırların ünlü başrahiplerinin ahşaptan yontulan heykellerinin yüzlerindeki ifade ve ölçüler 12 ila 14'üncü asırların İtalyan Rönesans'ıyla mukayese edilebilecek, hatta edilemeyecek ölçüde mükemmel.
    Bu Japonların sanatı niçin daha ileri gitmedi ya da öncü olmadı sorusunun cevabı tartışılabilir ama sanat ve edebiyat ürünlerine karşı dindar bir huşu ile yaklaşan bir millet var. Japon müze ve sergi ziyaretçisi, dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek ölçüde "çıt yok", "dikkatli", "efendi bir kalabalık" gibi kelimelerle tasvir edilebilir.
    Bu kavmin ülkesine Topkapı Sarayı Müzesi'nden 110, Türk-İslam Eserleri Müzesi'nden de 29 parça eseri "Muhteşem Osmanlı İmparatorluğu" sergisi için gönderdik. Sergi altı ay boyunca Tokyo, eski başkent Kyoto ve Nagoya'da ziyarete açık olacak.

    Prens gerçek bir dost
    Japon imparatorluk hanedanı 40 yıldır ilk defa bir erkek üyenin, prensin doğumuna şahit oldu. Onların bu sevincini kutlamak için hazine dairesindeki beşik de başkentteki sergiye yollandı. Son 10 yılda Batı Avrupa müzelerindeki manasız birtakım sergilere ("Türkler" hariç) göre bunun anlamlı bir faaliyet olduğunu söylemek mümkün, ev sahibi kitlenin ilgisi büyük ve nitelikli. Etrafı iyi gözleyen büyükelçimiz Sermet Atacanlı da bunu söyledi. Serginin en iyi düzen ve telsimle teşhir edildiği görülüyordu. Japonya bu sergiyi Prens Mikasa'nın himayesinde düzenledi.
    Prens Mikasa arkeoloji ve sanat tarihi uzmanı. Japon heyetlerinin Türkiye'deki kazıları onun himaye ve ilgisinde yürütülüyor. Kaman'daki Kalehöyük kazıları itina ile yürütülüyor ve çevre koruma şartlarına dikkat ediliyor. Ayrıca kazı alanının yanında arkeolojik koruma ve restorasyon ile ilgili bir seminer teşkil edildi. Prens kazıların yanındaki Mustafapaşa (eski Sinasos) ilçesinde kurulan vakıf yüksek okulunun, Kapadokya Meslek Yüksekokulu'nun teşvikçi ve destekçilerinden. Bu yüksekokulda bir Japonca bölümü kuruldu.
    Prens Mikasa'nın Türk dostu diye bilinen ve geçinen birçok yabancı devlet büyüğüne göre gerçek bir dost olduğuna hiç şüphe yok.
    Teşhir, ilgi, müze rehberliği ve gelen objelerin çoğaltılmış örneklerinin yani röprodüksiyonlarının pazarlanması mükemmel. Tokyo ve Kyoto'da Osmanlı sergisi bir zevk örneği olacak.
    Bizim Topkapı Sarayı'ndan beslenen dış sergilere çok taraftar değilim. Nitekim Batı Avrupa'dan gelen taleplerin kısılması gibi bir politika izleniyor. Ama Japonya'daki serginin, Osmanlı sanatının en iyi teşhir örneklerinden olduğu açık. Tabii Londra'daki "Türkler"den sonra bu tip sergilerin aslında Moskova, Tahran, Kahire, Şam ve Yeni Delhi'de tertiplenmesi gerekir.

    [​IMG]
    [​IMG] [/FONT]
     
  2. Google

    Google Özel Üye

    paylaşım için teşekkürlerr...
     

Bu Sayfayı Paylaş