Japon Dili ve Edebiyatı bölümü

'Meslekler Rehberi' forumunda NeslisH tarafından 2 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Japon Dili ve Edebiyatı bölümü konusu Japon Dili ve Edebiyatı bölümünde Japon dilinin özellikleri, Japon kültürü ve edebiyatı Japon dilinin diğer dillerle ortak yönleri okutulmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, turizm kuruluşları, elçilikler, tercüme büroları Çalışma Alanları:dır. Japon dili ve edebiyatı programında Japon dilinin özellikleri, Japon kültürü ve edebiyatı, Japon dilinin diğer dillerle ortak yönleri okutulmaktadır
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Japon Dili ve Edebiyatı



    Uzakdoğu'da konuşulan üç önemli dilden biri Japonca'dır.

    Japonca
    Japonca, Japonya'da yaşayan 122 milyon ve Japonya dışında yaşayan 1 milyon insanın konuştuğu bir dildir. Belli bir Japon lehçesini konuşanlar başka bir Japon lehçesini konu*şanları her zaman anlayamaz. Oysa ülkenin her yerinde ve okullarda öğretilen resmi Japonca'yı herkes konuşup anlayabilir.
    Japonca Altay dil ailesi içinde yer alan ve en çok Kore diline yakın olan bir dildir. Ama aralarında Moğol dilleriyle Türkçe'nin de bulunduğu öbür Altay dillerinin birçoğuna benzemez.

    Birçok Japonca sözcük birkaç heceden oluşur. Japonca'da toplam olarak yalnızca 100 hece vardır. Sözcükler belirgin bir vurgu olmadan söylenir. Japonca yazı dili dünyanın en karmaşık yazı sistemidir. 1.500 yıl öncesine kadar Japonca'yı yazıya dökmenin olanağı yoktu. Daha sonra, Çin'den ve Kore'den gelen Budacı keşişler bir yazı sistemi geliştir*diler. Bu sistemde kanci denen binlerce Çince karakter kullanılarak Japonca yazı dili oluştu*ruldu. Her iki dilde de "erkek", "insan" anlamına gelen karakter Çince'de rın, Japon*ca'da ise hito olarak okunuyordu. Kökeni Japonca olan ve Çin harfleriyle yazılan söz*cüklere kun sözcükleri denir. Zamanla, Ja*ponlar Çince'den yalnızca karakterleri almak*la kalmadılar, birtakım Çince sözcükler de aldılar, ama çoğu zaman bu sözcüklere yeni anlamlar yüklediler. Çince kökenli bu sözcük*lere Japonca'da on sözcükleri denir.

    Japonca Çince'den çok farklı olduğu için yalnızca Çince'den alınan karakterlerle yazıl*ması olanaksızdı. Sözcüklerin bazı bölümleri, özellikle de sözcük sonlarında kanci kullanıl*mıyordu. Böylece, 8. yüzyılda Japonlar, ken*di dillerine özgü bu sözcük parçalarını ve hecelerini kancf den yararlanarak yazabilecek*leri bir yazı sistemi geliştirdiler. Birer hece belirten bu yeni işaretlere kana deniyordu. Kana, zamanla, hiragana ve katakana denen ve her biri 50 karakter içeren, birbirine paralel iki hece sistemine dönüştü. Japonca batı dillerine göre çok daha az heceli bir dil olduğundan, sözcüklerin yazımı için yalnızca 50 harf yetiyordu.

    Başlangıçta hiragana'yı kadınlar, katakana' yı ise din adamları ve resmi görevliler kulla*nıyordu. Bu ikinci gruptakiler genellikle ka*dınların bilmediği arı Çince ile de yazıyorlar*dı. Günümüzde ise hiragana genellikle bütün metinlerde, katakana ise yalnızca (televizyon anlamına gelen te - re - bi gibi) batı kökenli sözcükleri yazmak için kullanılmaktadır. Ay*rıca kana ile birlikte birçok kanci karakteri de bulunabileceğinden bir sözcükte hem kana, hem de kanci karakterleri olabilir.

    II. Dünya Savaşı'ndan sonra Japon yöneti*mi yazı sistemini değiştirerek sadeleştirdi. Kanci (Çin) karakterlerinin sayısı gerek res*mi, gerek günlük kullanım için 2.000'den daha aza indirildi, biçimleri de yalınlaştırıldı. Japonca'da her şey, çocukların daha ilkoku*lun ilk yıllarında öğrendikleri kana yazısı ile yazılabildiği için, kanci yazısının büsbütün bırakılmasını isteyenler de oldu. Bugün kanci gelişmesini sürdürürken, halkın okuduğu ki*taplarda olsun, ders kitaplarında olsun, kanci ile kana karışımı bir yazı kullanılmaktadır. Yalnız çocuk kitapları kana karakterleriyle basılmaktadır.
     

Bu Sayfayı Paylaş