Issız Kadınlar..

'Seviyeli-Ciddi Konular' forumunda KaRDeLeN tarafından 23 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Issız Kadınlar.. konusu Issız Kadınlar!

    Aslında konunun "Issız Adam" değil, "Issız Kadınlar" olduğunu anladığımda, filmden çıkalı epey olmuştu..

    Aslında acı çekmekte olanın, hayatı talep edenin, çocuğu deli gibi arzulayanın, bir baba bulup, düzgün bir erkeği severek annelik tatmak isteyenin, "Issız Kadınlar" olduğunu anladığımda vakit çok geçti...
    Issız Adam'ı konuşurken, yüzlerce Issız Kadın'la konuşmuştum bile...
    Issız Adam'ı konuşuyorum derken, Issız Kadınları konuşmuştum zaten...
    25'li, 30'lu, 35'li, 40'lı, hatta 45'li yaşlarında, düzgün ve sevilecek bir adamdan çocuk isteyen Issız Kadınlar...
    "Nedensiz giden adamlar"la doluydu hayatlar...
    Arıza heriflerin arkalarından yakılan ağıtlar, ruhlarda umut bırakmamıştı...
    Her "olacak" denen herifçioğlunun olmaması, hayatlarını karartmıştı...
    Daha başlarken bir ilişkiye, "yine olmayacak" denen şey işte buydu...
    Sevgiyle yaşayan bir kadın o anda hatırlattı ki, "Doğuracakları çocuklara baba bulamayan Issız Kadınlar'dır onlar..."
    Etrafta doğru düzgün bulamadığı bir adamdan çocuk yapmak yerine, sevgiliden ya da kocadan vazgeçip Amerika'da Sperm Bankası'ndaki bir meçhulden kendini spermleyen Leyla Bilginer Issız Kadınlar'a en belirgin örnektir...
    "Doğru babayı bulmuş olsaydım..." diyor Leyla Bilginer;
    "Aşık olsaydım...
    Birini sevip güvenseydim...
    Bu adamdan bir çocuk istiyorum diyebilseydim...
    29 yaşında binlerce kilometre yol aşıp Sperm Bankası'ndan spermlenmezdim..."
    Hayata egemen olan bugün Issız Kadınlar'dır...
    Kendilerini annelerinin bile gerisinde görüp hüzünlenen...
    Aşık olmaktan ürken...
    Aşık olduğunda, mutlaka erkek tarafından rezil edileceğine hükmeden...
    Kendisinin gücünün erkeği, kaçıracağından ürken...
    Şu sözler Leyla Bilginer'in:
    "Hayatımda bir erkek olacaksa, yüreğiyle var olabilen ve bana destek olabilen biri olsun istiyorum...
    Şöyle bir kol kanat olsa da beni sarsa dediğim zamanlar oluyor...
    Fakat bu kadar güçlü bir kadın da erkekleri korkutuyor...
    Ve hâlâ hayatımda birisi yok..."

    Kim bu doğuracağı çocuğun babasını arayan Issız Kadın?..
    Çok mu şey istiyor bir erkekten?..
    Muhtemel babadan?..
    İstikbaldeki erkekten?..
    "Birlikte olacağım erkekte öyle tip falan aramam...
    Hiçbir sevgilim inanılmaz yakışıklı değildi benim...
    Ama zekaya hastayım...
    Zeki adam arıyorum ben... Saatlerce sıkılmadan bir şeyler paylaşabileceğim bir adam...
    Beni şımartmalı, ama kıskanmamalı..."

    Onu şımartacak, ama kıskanmayacak, çok yakışıklı olmasa da zeki olacak, bu arada tipi de muhtemelen sırıtmayayacak, her halükarda karizma takılacak, bütün bunlara ek, onu sevecek onunla olacak, ondan çocuk yapacak...
    Nerede bu erkek?..
    Yok...
    Yok oldukça, Issız Kadın iyice ıssızlaşacak, güveni gidecek, arıza yapacak, çıngar çıkaracak, heriflerden intikam alacak, pas geçecek, 'vermem öyle kolay kolay' diyecek...
    Yalnızdır bu kadın...
    Issızdır...
    Esasen erkeklerden yana ıssız...
    Çoğu zaman en yakınındaki kızlardan da yana yalnız...
    En yakın kız arkadaşları bile kendi derdinde olacak, onu anlamayacaklardır...
    Yine Leyla Bilginer konuşuyor:
    "Hiç dostum yok benim... Hep kazık yedim arkadaşlarımdan... Onlar gecenin üçünde bile kapıma gelip bana dertlerini anlattıklarında dinlerdim... Her zaman destek olur, pozitif enerji verirdim...
    Ama benim en acılı günlerimde o insanların hiçbiri yoktu...
    Reina'ya bir gece gitmemek çok mu büyük kayıptır?..
    Evde delirmişim, ağlıyorum, konuşamıyorum bir dosta ihtiyacım var...
    Ama bakıyorum yanımda kimse yok..."

    Issız Kadınlar, "erkeklerin arızalı ve sıyrık olduğuna" inanırlar...
    İki peşinden koşturur, istediğini alıp sonra peşinden koşturtur diye düşünürler...
    Her ilişkiye başlarken, "belki" diye ümitlenirler, hep alerttirler, "ne zaman olmayacak" diye beklerler...
    Aslında Issız Kadınlar hiç toz kondurmazlar ama kendileri de bir parça sıyrıktırlar...
    Zaman zaman onlar da erkeğin sıyrıklıklarını tetiklerler...
    Erkeğe güvenmezken, erkeğe güven vermezler...
    Kadına güvenmeyen erkek sıyrıklıkta ve hoyratlıkta sınır tanımaz, arıza çıkarmadan duramaz...
    Erkek sıyrıklaşıp, hoyratlaştıktça, kadın 'işte' der 'ben zaten söylemiştim...'
    En cesurları Leyla gibileridir...
    Kendi göbeğini kendi keser...
    Kendi spermini Amerikan Sprem Bankası'ndan spermler...
    Çocuğunu kendi spermler, kendi besler, kendi yapar, erkekten uzak tutar...
    Konu şudur ki, böyle olsa da Issız Kadın sadece çocuktan yana şanslı olacaktır...
    25'lerinde, 30'larında, 35'lerinde, 40'larında, 50'lerinde, 60'larında çocuklar olduğunda, ya da büyüdüğünde "bir sağlam erkek" arayışı şartlara ve duruma göre hep aranacaktır...
    Issızlar ve tenhalar arzulanmayacaktır...
    Bir kol, bir kanat, bir yoldaş, bir arkadaş, bir sevgili, her halükarda adam gibi bir her daim aranacaktır...
    Çevrenize bir bakın...


    Issız Kadınlar, gülerken birden dalıp giden hüzünlü gözlerden anlaşılacaktır...
     

Bu Sayfayı Paylaş