Islak İmza - Zübeyir Kındıra - Kitap Özet

'Kitap, Resim ve Dergi' forumunda Dine tarafından 25 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Islak İmza - Zübeyir Kındıra - Kitap Özet konusu Islak İmza - Zübeyir Kındıra - Kitap Özet


    Kitap Özet

    Bu kitap, Türkiye'nin en ünlü belgesinin ve imzasının, perde arkasındaki çok özel bilgilerini de içeren öyküsünü anlatıyor. Belge aslında bir başka sürecin aracıydı. O sürecin ne olduğunun yanı sıra süreci başlatan asıl hamleleri, “ tetiği çeken iki özel sesi ” de anlatıyor. Biri çok yakından diğeri çok uzaktan gelen bu iki sesten biri, adeta belgenin içinden konuşuyordu. O seslerin sahiplerini, ne dediklerini, belgenin gerçek hikâyesini bu kitapta bulacaksınız…

    “ Belge aslında ne diyordu ve en çok kime yaradı? “ , “ Belge neden askeri formata uymuyordu? “ , “Belgeye ilişkin ilk inceleme raporunu hangi kurum verdi ve ne dedi? “ , “ Belge kaç kez incelendi? “ , “ Çift kilitli dolap neredeydi ve kırıldı mı? “ , “ Belgeyi dosyadan alındığını söyleyen ihbarcının yalanı hangi raporla belgelendi? “ bu soruların ve merak edilen birçok sorunun yanıtını da bu kitapta bulacaksınız…

    Albayın; şok olduğu günün ayrıntılarını, evindeki tabancanın kaydını, avukatı yokken kime güvenip, kapısını açtığını, küçük kırmızı defterin sırrını, Ergenekon savcılarının şok eden eldiven olayını, sorguya neden geç gittiğini, neden “bu olmamalıydı” dediğini ve gözyaşlarına dokunduğu anı
    Ve
    Koltuk altlarından kan akan subayın, savcı ile albay arasındaki Titanic tartışmasını, saate bakan komutanı, İmzanın ve parmak izi analizlerini, rastlantılarla dolu sürecin ayrıntılarına gizlenen “şeytanın” fotoğrafını da göreceksiniz…

    Gazete yazısı:
    Islak imzalı belgenin bir ihbar mektubu ile Savcılığa ulaştırılmasının ardından; ilginç bir süreç yaşanıyor.

    Bu süreçte Askeri savcılık, ıslak imzalı metni tüm ayrıntıları ile incelemek ve bu süreçte ihbarcının kimliğine de ulaşmak istiyor.

    Sivil yargı ise kendi incelemesini yeterli görüyor . Sivil yargı; ihbarcının peşine düşmek yerine, imzanın 'Dursun Çiçek eliyle atıldığı' yolundaki Adli Tıp raporunu yeterli görüp, belgenin içeriğinin 'suç unsuru' taşıdığı boyutuyla ilgileniyor.

    Askeri savcılıkta inceleme bekleyen Dursun Çiçek, şimdi ikinci kez sivil yargının önüne çıkacak. Çiçek'in tutuklanması ihtimali yüksek.

    İşte bu süreçte; ilginç notlar var.

    1- ÇİÇEK ATTI: İmza, Dursun Çiçek tarafından atılmış, belge de kendi üretimi olabilir. Bu durumda ıslak imzalı metin elde olduğu için; kanıtlamak mümkün ama zor. Kişinin kendi eliyle attığı imzaya bile Adli Tıp ve bilirkişiler ancak, "benzemektedir" diye rapor verebilir. Oysa; Adli Tıp "Dursun Çiçek eliyle atılmıştır" şeklinde rapor verdi. Bu rapor çok tartışma yaratacak. Dursun Çiçek'in Adli Tıp'ın bu raporuna dava açması kaçınılmaz.

    2- BAŞKASI ATTI: İmzayı taklik yeteneği olan bir başkası atmış olabilir. Bu durumda iki alternatif ortaya çıkıyor. Ya ilk metin hazırlandığında ıslak imzalı taklit metin vardı ya da sonradan atıldı. Eğer sonradan atıldı ise; kopya metindeki imzanın birebir kopyası mümkün değil. Eğer zaten ilk başta atılmış bir imza söz konusu ise ve bu orijinal belge şimdi ortaya çıktıysa; bu kez de tartışmalı olmasına karşın; imzanın taklit olduğu anlaşılabilir.

    3- SUÇ UNSURU VAR MI? : Belgenin içeriğine ilişkin olarak farklı hukuki yorumlar yapılıyor. Karargah içinde hazırlandığı kabul edilse bile; bu tür bir belge hazırlamanın suç unsuru olup olmadığı yolunda hukuki tartışma başlayacak. Emir komuta içinde zinciri içinde hazırlanmış bir rapor ise olay Dursun Çiçek'i aşacak. Ancak üst emir olmadan; bireysel bir çalışma yapılmış ise bu durumda da organize bir iş olmadığı için; kişisel düşünce ve düşünceyi yayma özgürlüğü kapsamında bir tartışma yaşanacak.

    4- İHBARCI KİM? : Çiçek cephesinden bakılınca, kesinlikle karargah içini bilen birileri tarafından sızdırma var ve yargı ile basın yönlendiriliyor. İhbarcı da, kendisini gizlemesine karşın, aslında ipuçları bırakıyor. Bu metnin, Ayışığı ve Sarıkız ihbar metni ile aynı kalemden çıktığı yolundaki tartışmalar bu izlerden biri. Ancak asıl izler, Savcılığın elinde bulunan metinde olabilir.

    5- KİMYASAL İZLER: Belge üzerinde kağıt yapımında kullanılan kimyasallar dışında bir kimyasal iz analizi yapıldığı takdirde, metni hazırlayan ve bu belgeye dokunan kişilerin izleri tespit edilebilir.

    6- POSTAHANE İNCELEMESİ: İhbar mektubunun hangi postaneden atıldığının belirlenmesi ve bu merkezin kamera kayıtlarının incelenmesi, ihbar mektubunun zarfı üzerinde kimyasal ve parmak izi incelemesi yapılması da ihbarcının kimliğinin ortaya çıkmasını sağlayabilir.

    7- KAĞIT ESKİTMESİ: Yapılacak incelemede suni kağıt eskitmesi olup olmadığı, kağıtların doğal yoldan eskiyip eskimediği yönünden de inceleme yapılacak. Bu inceleme, orijinal belgenin yaşını, hazırlandığı tarihi de ortaya çıkartacak. kopya belgelerin de ne zaman hazırladığını da belirleyecek. Bu, kronolojik yapı belgenin sahte olup olmadığına da ışık tutabilir.

    8- ASKERİ SAVCILIK İHBARCIYI ARAYACAK: Askeri Savcılık, belge üzerinde yapacağı inceleme sırasında ihbarcının izini de arayacaktı. Dursun Çiçek'in imzasının taklit olup olmadığı yolundaki ayrıntılı ve bilimsel araştırmanın yanı sıra; karargah içindeki 'muhbir' i de bulmak için bir inceleme yapacaktı. Ancak, orijinal belgeyi askeri savcılığa göndermeyen ve sadece Adli Tıp raporunu gönderen, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şimdilik bu incelemeyi durdurmuş oldu.

    9- BELGE ÇOĞALTMA İZLERİ: Orijinal belgenin Genel Kurmay içinde çoğaltılmadığı önceki araştırma ile belirlendi. Şimdi belgenin çoğaltıldığı makine araştırılıyor. Her makinenin kendi parmak izi olarak tanımlanan bir izi var. Çoğaltılan makineye ulaşılırsa; kime ya da hangi kuruluşa ait olduğu ve kimler tarafından kullanıldığından yola çıkılarak, bu metnin kimler tarafından ve niçin servis edildiği belirlenebilir.

    10- ISLAK İMZA MAKİNESİ: Dünyada bu tür ıslak imza atabilen, ıslak metin ya da şekil hazırlayabilen makine üretimi ve kullanımı yaygın. Türkiye'de de bu tür makineler var. Hatta bazı kamu kurumları bile bu tür makinelerden kullanıyor. Bazı makinelerin ürünlerinin incelenmesinde; makine işi olduğu anlaşılabiliyor. Ancak çok gelişmiş bazı makinelerin hazırladığı metinler ve o makinelerde atılan imzaların insan eliyle çıkıp çıkmadığının tespiti çok güç.

    11- ASKERİ SAVCILIĞA NEDEN GİTMEDİ?: İstanbul Başsavcılığı, kendisine gelen ihbar mektubunun soruşturmasını kendisi yapmak istiyor. Ancak, Askeri savcılık konunun kendi sorumluluk alanında olduğunu düşünüyor. Askeri savcılığın incelemek için istediği ıslak imzalı, orijinal metin Askeri savcılığa gönderilmedi. Burada yargının kendi içinde bir 'güven sorunu yaşadığı' yolunda tartışmalar da başlayacak. İhbarcının kimliğinin ortaya çıkmaması için sivil yargının belgeyi askeri yargının incelemesinden uzak tuttuğu yorumları da yapılacak.

    12 - İMZA DEĞİŞİKLİĞİ TARTIŞMASI: Dört ay önceki kovuşturma sırasında Albay Çiçek, savcılıkta farkıl bir imza atmıştı. Bunun nedeninin savcılık ifadesinde kendisine sorulmadığı belirlendi. Ancak Albay Çiçek'in kayıtlara geçmesi için, "Neden farklı imza attığım sorusu sorulmuyor?" dediği ve yanıtını da verdiği öğrenildi. Albay Çiçek, söz konusu belgedeki imzayı 3 yıl önce terk ettiğini ve yeni bir imza kullandığını da savcılara bildirmiş. Bu durumda belgenin sahte olarak hazırlandığı ve hazırlayanların imza değişikliğini bilmediği için eski imzasını kopyalayıp, metne yerleştirdiklerini de iddia etmişti.

    13- İNCELEME NEREDE YAPILACAK?: Askeri Savcılık inceleme yapsaydı, Emniyet Kriminal Şube, Jandarma Kriminal Şube, Tübitak'ın doküman inceleme cihazları üreten birimi ve bazı uzman bilirkişiler tarafından inceleme yapılacaktı. Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Tıp incelemesinin ötesinde bir inceleme yapmadan; Çiçek'i tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edebilir. Bu durumda bu incelemeler ancak Çiçek'in yargılama safhasında talebi üzerine yapılabilir.

    Tüm bunlar belge tartışmasının not edilmesi gereken unsurları.
    Bu tür noktalar bilinmeden ahkam kesmek olsa olsa ucuz yorumculuk ya da kasıtlı, manüple etmeye dayanan yorumlar olur.
    Belgenin içeriği ile ilgili değerlendirmeler ise;
    başka bir yazı konusu.
    Onu da sonra yazarız...

    Kitap Kapak


    [​IMG]


    Islak İmza
    Zübeyir Kındıra
    · Togan Yayıncılık
    · Basım Tarihi : 04 - 2010
    · ISBN : 9789944337236
    · Sayfa Sayısı : 274
    · Etiket Fiyatı : 15.00 TL
     

Bu Sayfayı Paylaş