ipek yolunda türkler hakkında bilgi

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 26 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    ipek yolunda türkler hakkında bilgi konusu ipek yolunda türkler hakkında bilgi

    İPEK YOLUNDA TÜRKLER

    İpek Yolu:

    Çin’den başlayıp Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, İran üzerinden İstanbul’ kadar uzanan yola ipek yolu adını veriyoruz. Çin’den ipek ticareti yaygın olarak yapıldığı için yola bu ad verilmiştir.

    Türk Adının Anlamı Ve Kökeni:

    1-ZiyaGökalp'e göre; Töre kelimesinden gelir. Buna göre Türk: "Türeli=Nizamlı, geleneklerine bağlı" demektir.

    2- Danimarkalı Bilgin WAMBERY'e göre Türemekten (Türük) gelir. Buna göre Türk demek TÜREMİŞ, ÇOĞALMIŞ demektir.

    3- KaşgarlıMahmut'un "Divan-ı Lügatıt Türk" adlı eserinde Türk demek "OLGUNLUK ÇAĞI" demektir.

    4- Genel olarak Türk demek, GÜÇLÜ, KUVVETLİ manasında kabul edilir.


    - İlk Türklerin anayurdu Orta Asya’dır. Fakat zamanla çeşitli nedenlerle göç etmişlerdir.

    Göçlerin Sebepleri:

    1- Nüfus artışı ve toprakların yetersiz kalışı,

    2- Olumsuz iklim şartları(Kuraklık, şiddetli kışlar)

    3- Kendi aralarında ve diğer kavimlerle olan mücadeleler

    4- Salgın hastalıklar

    5- Türklerin Cihan hâkimiyeti düşüncesi.

    6- Çin’in baskı ve hileleri


    Asya Hun Devleti (Büyük Hun Devleti)(MÖ. 220-MS.300)

    - Kurulduğu tarih kesin olarak bilinmemektedir. Tarihte bilinen İLK TÜRK DEVLETİ'dir.

    -** Bilinen ilk hükümdarı TUMAN (Teoman)'dır. Teoman'dan sonra yerine oğlu METE HAN geçmiştir.

    - Asya Hun devleti METE HAN zamanında en geniş sınırlarına ulaşmıştır.

    - Çinliler Türk akınlarına karşı koymak için ÇİN SEDDİ'ni yaptılar. *ÇİN SEDDİ; 2450 km uzunluğunda , 11 metre yüksekliğinde 7,5 m gerişliğinde kalınlığındadır.Yinede Türk akınlarına engel olamamıştır.

    - **Mete orduda 10’luk sistemi uyguladı. Günümüzde orduların çoğu daha bu sistemi kullanmaktadır.

    - Oğuz Kağan Destanını önemli destanlarıdır. Bu destandaki kişinin Mete olduğu sanılmaktadır.

    - Tarihte ilk defa bütün Türkleri tek bayrak altında toplayan Türk Devleti Asya Hun devletidir.

    - Büyük Hun Devleti VERASET SİSTEMİ ve ÇİN SİYASETİ nedeniyle Doğu ve Batı Hun Devleti diye ikiye ayrıldı. Batı Hunları ARAL GÖLÜ civarına göç etmek zorunda kaldılar. Doğu Hunları ise Kuzey ve Güney olarak ikiye ayrıldı. Ve daha sonra Çinliler tarafından ortadan kaldırıldı.



    Kavimler Göçü:

    - Hun Devleti yıkıldıktan sonra Çin baskısından kurtulmak için bazı Hun boyları İtil’in batısına geçerek Karadenizin kuzeyine göç ettiler. Bu göç sırasında önüne çıkan devletleri ya yönetimine aldılar yada onlarda ileri doğru kaçtı.

    - Tarihte devletlerin bu yer değiştirmesine “ Kavimler Göçü” denilmektedir.

    - Göç eden bu Türkler Avrupa Hun Devletini Kurdular..

    Kavimler göçünün sonuçları:

    - Roma İparatorluğunun çöküşü hızlandı.İmparatorluk 395’te ikiye ayrıldı.

    - 476’da batı Roma İmparatorluğu yıkıldı. Toprakları üzerinde birçok devlet kuruldu.

    -Avrupa’nın etnik çehresi değişti.Yeni topluluklar ortaya çıktı.

    - Avrupa bir karışıklık dönemi yaşadı

    -Günümüz Avrupa devletlerinin temelleri atıldı.

    -Avrupada feodalite dönemi başlamıştır.

    -Avrupa Türk kültürüyle tanıştı.Balkanlarda Türk devletleri kuruldu.

    ** Feodalite (Derebeylik): Zengin toprak sahibi olan kişilerin oluşturduğu sistemdir. Toprakta çalışan köylüler toprakla birlikte alınıp satılabilirdi.


    AVRUPA HUN DEVLETİ

    - Kurucusu Balamir Han’dır.

    - Anadolu’ya ilk Türk akınları bu dönemde olmuştur.

    -Atilla döneminde Bizans vergiye bağlanmıştır.

    -Batı Roma üzerine sefer yapılmış, fakat Papanın Hıristiyan dünyası adına Roma’yı kendilerine bağışlamalarını istemesi üzerine buranın alınmasından vazgeçilmiştir.

    -Fransa üzerine düzenlenen Galya seferi Batı Roma’yı yalnız bırakmaya yöneliktir.


    GÖKTÜRKLER

    - Bumin Kağan 552’de Göktürk devletini kurdu. - Ötügen başkent olmuştur.

    - **Türk adını kullanan ilk devlettir.

    -Göktürk adı Göktürk yazıtlarında Kök-Türk şeklinde yazılmıştır.

    - Bumin Kağanın ölümünden sonra iktidar mücadeleleri başladı.

    - Çinliler bu mücadeleyi körükleyince Göktür kağanlığı iyice zayıfladı.ve siyasi birligi bozuldu.630 yılında yıkıldı.


    II.göktürk devleti

    - Kutluk Han 681 den itibaren Göktürkleri yeniden bir araya getirerek 2. Göktürk Devleti kuruldu.Bu devlete bu nedenle Kutluk Devleti de denilmektedir

    .-Bu devlet en parlak dönemini Bilge Kağan, Kültigin veVezir Tonyukuk zamanındadır.

    -Devletin zayflaması üzerine Türk boylarından Basmıller, Karluklar ve Uygurlar isyan ederek 742 yılında yıkıldı.

    -** Göktürklerden günümüzü kalan en önemli eser Orhun Yazıtlarıdır(Göktürk Kitabeleri). Bu kitabeler Bilge Kağan, Kültigin Kağan ile vezir Tonyukuk adına dikilmiştir.

    -** Bunlar yazılı ilk Türk belgeleridir. Orhun alfabesi ile yazılmıştır.

    -** Bu yazıtları Danimarkalı Wilhem Thomsen (Vilyım Tamsın) çözmüştür.



    UYGUR DEVLETİ:

    - Karluk ve Basmiller'le birleşerek II. Göktürk Devletini yıkan UYGURLAR Orhun

    bölgesinde UYGUR DEVLETİ'ni kurdular.(745)
    - Kurucuları KUTLUK BİLGE KÜL KAĞAN, merkezleri Ordubalık (Karabalsagun)'dur.

    - Uygurlar Yerleşik hayata geçen ilk Türk topluluğudur.

    - Manihizm’e inandılar. Bu inanışta et yemek günah sayıldığı için vücut yapıları

    değişti. Ve savaşçı güçlerini kaybettiler.

    -18 harfli Uygur Alfabesini hazırladılar.

    - Cengiz Han'ın egemenliğine girmelerine rağmen medeniyette geliştiklerinden

    Moğollar'ı devlet teşkilatı, ticaret, bilim, sanat, alfabe gibi konularda etkilediler.

    -Moğolların Türkleşmesinde önemli bir rol oynadılar. (Özbek ve Çağatay Türkleri)

    -İlk Müslüman Türk Devleti Karahanlılar'la savaştılar.(Sebep Uygurların

    Budizmi, Karahanlıların İslamiyeti yaymak istemeleri.)

    -Tahta harflerden MATBAA'yı oluşturdular, pamuktan KAĞIT yaptılar.

    - Kırgızlar tarafından 840 yılında yıkıldılar.



    İSLAM TARİHİ

    İslamiyet’ten Önce Arap Yarımadasının Durumu:

    - İslamiyet’ten önce Arap yarımadasında Putperestlik yaygındı. Diğer dinler:-Sabilik : (Yıldız ve gök cisimlerine tapma)

    -Mecusilik: ( Zerdüşt inancı. Ateşe tapma )
    –Hıristiyanlık
    -Yahudiler
    -Hanif : (Hz.İbrahim’in tek tanrı inancı. Puta tapmazlar, içki içmezler ve haksızlık yapmazlardı. Hz. Muhammed’in anne ve babası da Hanif dinine bağlıydılar.)

    - Bu dönemde kabileler arasında kavgalar vardı. Sadece haram aylarda savaşmazlar bu dönemde Kabe’deki putları ziyaret ederlerdi.

    - Arap toplumu göçebe (bedevi) ve yerleşik halk olmak üzere ikiye ayrılırdı.


    HZ MUHAMMED’İN HAYATI:

    - 571 yılında Mekke’de doğdu. Annesinin adı Âmine, babasının adı Abdullah’tır.

    - Babası doğmadan öldü, ona dedesi Abdülmuttalib baktı. Dedesi ölünce bu kez amcası Ebu Talib baktı.

    - Hz. Muhammet amcası ile ticaret yaptı. Güvenirliğinden dolayı “Muhammed’ül emin” (Güvenilir Muhammed) adıyla anıldı.

    - 25 yaşında Hz. Hatice ile evlendi.

    -40 yaşına doğru toplumdan uzaklaşarak zamanın çoğunu Hira Mağarasında geçirmeye başladı. Burada Cebrail (a.s) ona ilk vahiyi getirdi ve peygamberliği başladı. (611)

    - Hz. Muhammed’e ilk inananlar: -Hz.Hatice -Hz.Ali -Hz.Ebubekir -Zeyd b. Harise

    - Hz. Muhammed Mekkeliler tarafından tehdit edilince Mekke’den Medine’ye göç etti. 622 yılında bu göçe “Hicret” adı verilir.

    - Mekke’den Medine’ye göçenlere “Muhacir” (göçmen), Medinelilere de “Ensar” (Yardımcı) adı verilir.

    - Hicretle Medine’de ilk İslam Devleti kurulmuş oldu.


    Hz. Muhammed’in Savaşları:

    Bedir Savaşı

    Tarih: 624 Taraflar: Mekkeli müşrikler - Medineli Müslümanlar

    Sebep: Müslümanlar Mekke’den göç ederken bütün mallarını bırakmışlardı. Bunlara karşılık Mekke kervanını vurmaya karar verdiler.

    Sonuç: 1-Zafer Müslümanların oldu. 2-Esirler 10 Müslüman çocuğa okuma yazma öğretirlerse serbest kalacaklardı.

    Önemi: 1-Mekke ile Medinelilerin ilk savaşıdır. 2-Savaşın diğer bir ismi de Akrabalar savaşıdır. 3- Savaş sonunda Hz. Muhammed’in esirler ile ilgili aldığı karar eğitime ne kadar önem verdiğini göstermektedir.


    Uhud Savaşı

    Tarih: 625 Taraflar: Mekkeli müşrikler - Medineli Müslümanlar

    Sebep: Mekkeliler Bedir Savaşı’nın öcünü almak istediler.

    Sonuç: 1-Hz. Muhammed yaralandı. 2-Hz. Hamza şehit oldu.

    Önemi: Müslümanlar peygamberin sözünün dinlememenin cezasını ilk kez çektiler.


    Hendek Savaşı

    Tarih: 627 Taraflar: Mekkeli müşrikler - Medineli Müslümanlar

    Sebep: Mekkeliler İslamiyet’in yayılmasını istemiyorlardı.

    Sonuç: Selman-ı Farisi adlı bir İranlının tavsiyesi ile Medine’nin etrafında hendekler kazıldığı için Mekkeliler geri dönmek zorunda kaldılar.

    Önemi: Hendek Savaşı, Mekkelilerin Müslümanların üzerine yaptığı son saldırı oldu. Bundan sonra Mekkeliler savunmaya çekildiler.


    Hudeybiye Antlaşması

    Tarih: 628 Taraflar: Mekkeli müşrikler - Medineli Müslümanlar

    Önemli maddeleri: 1-Her iki taraf birbiri ile 10 yıl savaşmayacak. 2-Müslüman olup Medine’ye giden kişiler Medine’ye alınmayacak, Medine’den Mekke’ye gelenler ise geri verilmeyecek. ( Bu madde daha sonra kaldırılmıştır. Çünkü Medine’ye alınmayan Müslümanlar Mekke’ye dönmediler ve Mekke ile Medine arasında kalıp Mekke kervanlarını vurmaya başladılar.)

    Önemi: Mekkeliler Müslümanların varlığını kabul etmişlerdir.


    Hayber’in Fethi

    Tarih: 629 Taraflar: Müslümanlar - Yahudiler

    Sebep: Yahudiler, Mekkeliler ile birleşip Müslümanlara zarar veriyorlardı.

    Sonuç: Medine-Şam yolu güvenlik altına alındı.




    Mekke’nin Fethi

    Tarih: 630 Taraflar: Mekkeliler - Müslümanlar

    Sebep: Mekkeliler Müslümanlara karşı kuvvet toplamaya başlamışlardı.

    Sonuç: 1-Hz.Muhammed, Kabe’yi ziyaret ederek putları kırmıştır. 2-Bütün Mekkeliler İslamiyet’i kabul ettiler. 3-Mekke’nin fethi bütün Arabistan’ın fethini sağlayan önemli bir başlangıç oldu. 4-Mekke’nin fethi ile İslam Devleti kuruldu.


    Hz. Muhammed’in Vefatı

    Hz.Muhammed, son seferi olan Tebük seferinden dönüşte hastalandı. İmamlığı Hz.Ebubekir’e bıraktı ve 8 Haziran 632’de vefat etti.

    Hz.Muhammed, vefat ettiği odaya gömüldü.

    Hz.Muhammed’in mezarına Ravza-yı Mutahhara (Cennet bahçesi) adı verilir.

    ( Peygamberin mezarı Medine şehrindedir.)

    -** Hz. Muhammed’den sonra Dört Halife dönemi başladı. Halifeler seçimle iş başına geldiler.

    - Şam valisi Muaviye EMEVİ devletini kurarak halifeliği saltanat haline getirdi.


    EMEVİLER:

    - 661 yılında Muaviye tarafından Şam merkez olmak üzere kuruldu.

    Emevilerin İslam Dünyasında Yaptıkları Yenilikler:

    1-Hilafeti saltanat haline getirdiler.

    2-Arap olmayanlara kötü davranarak Arap ırkçılığını başlattılar.

    3-İslam Devleti’nin gerçek anlamda kurulmasını sağladılar.

    4-İslam Devleti en geniş sınırlarına Emeviler döneminde ulaşmıştır.

    - Türkler Emevilerin Arap olmayanlara kötü davranması nedeniyle Müslüman olmadılar.


    Emevi Devleti’nin Yıkılış Sebepleri:

    1-Önemli görevlere Emevi soyundan olanları getirmeleri
    2-Arap olmayan Müslümanlara değer vermemeleri

    3-Hz.Ali’nin oğullarının hilafeti ele geçirme çabaları
    4-Hz.Muhammed’in amcası Abbas’ın soyundan gelenlerin Emevlere karşı olması
    5-Fetihlerin durması
    6-Emevi ailesi arasındaki geçimsizlik

    -Emevi ailesi Abbasiler tarafından yok edilmiştir.


    ABBASİLER:

    - 750 yılında Emevileri yıkarak, Ebu’l-Abbas Abdullah tarafından Bağdat başkent olmak üzere kuruldu.

    - Abbasiler Emevilerin aksine ırk ayrımı yapmadılar. Bu dönemde birçok Türk Abbasilerde önemli görevlere geldi.

    - Abbasiler bilime önem verdiler. Harezmi gibi birçok bilgin bu dönemde yetişti.

    - Abbasiler Türk askerleri ve aileleri için “Samarra” Şehrini kurdular.


    Türklerin Müslüman Olmaları:

    - Araplarla Çinliler arasında yapılan “Talas Savaşı”nda Türkler Arapları desteklemişlerdir. Araplar savaşı kazanmıştır.

    - Bu savaştan sonra Türkler İslamiyet’e geçmeye başladı.

    -İlk Müslüman olan Türkler, Karluk, Yağma ve Çiğil boylarıdır.

    - Devlet olarak; İlk Müslüman Türk devleti Karahanlılardır.


    KARAHANLILAR:

    -Uygurların yıkılması ile Karluklar, Çiğil ve Yağma Türkleri ile birleşerek Karahanlılar Devleti'ni kurdular (840).

    -** İlk Müslüman Türk devletidir.

    -Satuk Buğra Han, İslamiyeti kabul etti. Karahanlılar, 960 yılından itibaren Müslüman bir Türk devleti haline geldi.

    Karahanlılar, iç karışıklıklar sonunda doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrıldı. Doğu Karahanlılar Karahitaylılar tarafından ortadan kaldırıldı (1211 ). Batı Karahanlılar ise Harzemşahlar tarafından yıkıldı (1212).


    **** Kaşgarlı Mahmut “Divan_ı Lügâti Türk” adlı eseri yazmıştır. Amacı Türkçenin Arapçadan zengin bir dil olduğunu anlatmak ve Türkçeyi öğretmek için yazmıştır.

    -**** Yusuf Has Hacip “Kutadgu Bilig” adlı eseri yazmıştır.Kutadgu Bilig Mutluluk Bilgisi anlamına gelir. Bu öğüt ve ahlak konusunda bilgiler verir. İnsanların iyi olması için neler yapması gerektiğini anlatır.


    GAZNELİLER

    - Alp Tigin Saman oğulları Devleti'nde hassa komutanı idi. Horasan'a vali olarak atandı. Bu görevden alınması üzerine Gazne'ye gitti. Yerli hanedanı devirerek bağımsız bir beylik kurdu. Başlangıçta Saman oğullarına bağlı olarak yaşadılar. Bu devletin yıkılmasından sonra bağımsız oldular.

    - Ceyhun'a kadar uzanan topraklar, Gaznelilerin eline geçti.

    - Gaznelilerin en parlak dönemi Sultan Mahmut (Gazneli Mahmut) devridir.

    -Sultan Mesut, Büyük Selçuklularla Dandakan Savaşını yaptı ve yenildi. Bu savaştan sonra Selçuklular resmen kuruldu.

    - Gazneliler savaşlarda filleri kullanıyordu. Buda karşı orduların dikkatini dağıtıyordu.


    BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ:

    - Selçuk Bey kendine bağlı Oğuz boylarını toplayarak Cend şehrine yerleşti. Fakat bu dönemde Selçuklular devlet olarak kurulmadı.

    - Çagrı ve Tuğrul kardeşler ülkenin başına geçtikten sonra, 1015 ten itibaren Anadolu’ya akınlar düzenlediler.

    - Çağrı bey 1040 yılında Gaznelileri Dandanakan Savaşında yenince Büyük Selçuklu devleti resmen kuruldu.

    - Tuğrul bey adına para bastırdı, hutbe okuttu. Bunlar bir kişinin sultan olması için yapardı.


    - Malazgirt Savaşı (1071):

    - Anadolu’ya akınlar düzenleyen Selçuklu hükümdarı Alparslan ile Bizans İmparatoru Romanos Diyagones (Romen Diyojen) arasında yapıldı. Selçuklular bu savaşı kazandı.

    - Malazgirt Savaşı’nın önemi:

    1- Anadolu’nun kapısı Türklere açıldı.

    2- Anadolu’da Türk Devletleri Kurulmaya başladı.

    -

    ** Nizamülmülk Selçukluların en ünlü veziridir. Çok iyi devlet adamıdır. Aynı zamanda dönemin üniversitesi sayılan “Nizamiye Medreselerini” kurdu. Ayrıca “Siyasetname” adlı eser yazmış. Bu eserde devlet işlerinin nasıl olması gerektiğini anlatmıştır.

    - Büyük Selçuklular Karahitaylılar ile yapılan Katvan Savaşından sonra yıkılma sürecine girdi.(1141). Sulatn Sencer’in 1157 yılında ölmesi ile yıkıldı.


    ESKİ TÜRK TOPLUMUNDA GELENEK VE GÖRENEKLER:

    - İlk Türk devletlerinde bir çocuk kahramanlık göstermeden ad konmazdı.

    - İlk Türklerde ülke hanedan (sultan) ailesinin ortak malı sayılırdı.

    -İlk Türklerde hükümdarın eşine Hatun denirdi.

    - ilk Türk Devletlerinde devlet işleri Kurultay (Toy ) adı verilen mecliste görüşülürdü.

    - İlk Türk devletlerinde ölüler “Yuğ”adı verilen cenaze törenleri ile gömülürdü.

    - Ölüler “Kurgan” denilen mezarlara gömülür, öldürdükleri düşman sayısı kadar mezarlarına “Balbal”denilen taşlar dikerlerdi.

    - İlk Türklerde müzik önemli yer tutardı. Kopuz önemli müzik aletidir.

    - İlk Türk devletleri Şamanizm dini başta olmak üzere Manehizm, İslamiyet, Hıristiyanlık, Musevilik gibi dinlere inandılar. Daha sonra İslamiyet hızla yayıldı. Nedeni İslamiyet’in kendi inanışlarına yakın olması nedeniyle hızla yayıldı.

    - Nevruz bahar bayramıdır. Selçuklulardan itibaren Osmanlılar ve günümüzde kutlanır. 21 mart baharın başlangıcı sayılır.


    - İlk Türk Destanları :

    1.Altay -Yakut : Yaradılış Destanı

    2.Sakalar Dönemi: a.Alp Er Tunga Destanı b.Şu Destanı

    3.Hun Dönemi:Oğuz Kağan Destanı

    4.Köktürk Dönemi:a.Bozkurt Destanı b.Ergenekon Destanı

    5.Uygur Dönemi: Türeyiş Destanı b. Göç Destanı

    - Dede Korkut Hikayeleri de önemli edebiyat eserleridir.
     
  2. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Avrupa, doğunun kaliteli ipek ve baharatı ile tanışınca, bu ürünlere büyük bir talep doğmuş ve "İpek Yolu" olarak adlandırılan tarihi ticaret yolları yapılmıştır Çin'in en uç noktasından başlayıp Anadolu'nun çeşitli yerlerinden geçerek İstanbul'da birleşen ve oradan da Avrupa'nın içlerine giden bu yol boyunca, yükleri taşıyan kervanlar sadece ticaretin gelişmesini değil, Asya ile Avrupa arasında günümüzde de izleri görülen kültür alışverişini de sağlamıştır
    Ortaçağda İpek Yolu, Antakya'dan başlayıp, Gaziantep'ten geçerek İran ve Afganistan'ın kuzeyinde Pamir Ovası'na kadar uzanmaktadir Ayrıca, Anadolu'da Güneydoğu Bölgesi'nde bulunan Gaziantep ve Malatya'yı geçip, Trakya üzerinden ve Ege kıyılarında İzmir, Karadeniz'de Trabzon ve Sinop, Akdeniz'de ise Alanya ve Antalya gibi önemli limanlar üzerinden Avrupa'ya ulaşır

     Tarihi İpek Yolu, eski Çin medeniyetini Batı’ya ulaştıran önemli bir kanal olmakla birlikte, aynı zamanda Çin ve Batı arasındaki ekonomik ve kültürül temaslardaki önemli bir köPage Rankingüydü
    Genel anlamdaki İpek Yolu, Batı Han hanedanı döneminde Zhang Qian tarafından başlatılan, doğuda Chang’an şehrinden başlayan, batıda Roma imparatorluğunda son bulan bir kara ulaşım hattıdır İki güzergaha bölünen İpek Yolu’nun güney güzergahı, Dunhuang ve Yangguan geçidinden geçtikten sonra batıya doğru ilerleyerek Kunlun Dağları ve Conglin Dağları’nı aşar, oradan da Da Rouzi (bugünkü Xinjiang Özerk Bölgesi ve Afganistan’ın kuzeydoğusu), Anxi (bugünkü İran) ve Tiaoshi (bugünkü Arap yarımadası) üzerinden Roma İmparatorluğu’na ulaşırdı İpek Yolu’nun kuzey güzergahı, Dunhuang ve Yumen geçidinden geçtikten sonra batıya doğru ilerleyerek Tianshan Dağları’nın (Tanrı Dağları) güney eteklerinden Conglin Dağları’nı aşar, oradan da Dawan ve Kangju devletleri (bugünkü Orta Asya) üzerinden güney güzergahıyla birleşirdi Bu iki güzergah, “Kara İpek Yolu” olarak da adlandırılıyor
    Bilinen “İpek Yolu”nun yanı sıra, pek bilinmeyen iki İpek Yolu daha var Bulardan biri, “Güneybatı İpek Yolu” olarak adlandırılıyor Sichuan eyaletinden başlayan bu yol, Yunnan eyaletinden sonra İravadi Nehri’nden geçerek Burma’nın kuzeyindeki Mogoko’ya ulaşır, sonra Çindvin Nehri’ni geçerek Hindistan’ın kuzeydoğusundaki Mopal’a, oradan da Ganj Irmağı’nı izleyerek Hindistan’ın kuzeybatısından İran Platosu’na ulaşırdı Bu İpek Yolu, bilinen “Kara İpek Yolu”ndan çok daha eskiydi Çinli arkeologlar, 1986 yılında Sichuan eyaletine bağlı Guanghan şehri yakınlarında gizemli “Sanxing Dui” kalıntılarını tespit ettiler Bundan 3 bin yıl öncesine ait olduğu anlaşılan “San Xingdui” kalıntılarından 142 santim uzunluğundaki altın sopa, dört metre yüksekliğindeki “Kutsal Ağaç”, farklı boyutlardaki bronz insan heykelleri, büstler ve maskeler gibi Batı Asya ve Antik Yunan medeniyetlerinin özelliklerini taşıyan çok sayıda tarihi eser çıkarıldı Uzmanlar, bu tür tarihi eserlerin büyük olasılıkla o dönemde Doğu ile Batı arasında yapılan kültürel değişimler kapsamında Çin’e getirildiğini düşünüyorlar Bu varsayımın doğru olduğunun tespit edilmesi durumunda, buradan geçen İpek Yolu’nun bundan 3 bin yıl önce kurulduğunu söylemek mümkün olacak
    Karadaki İpek Yolları’nın yanı sıra bir de “Deniz İpek Yolu” vardı Guangzhou limanından Malaka Boğazı’nı geçerek Sri Lanka, Hindistan ve Doğu Afrika’ya ulaşan “Deniz İpek Yolu”’nun Song hanedanı döneminde oluştuğu, Doğu Afrika’daki Somali’de yapılan kazılarda çıkarılan tarihi eserlerle kanıtlandı
    Çin ve dünya uygarlığının başlıca beşiği olan ülkeleri bir araya getiren Deniz İpek Yolu, geçtiği ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari temasları yoğunlaştırdığı için “Doğu ve Batı Arasındaki Diyalog Yolu” olarak da adlandırılıyor Tarih kayıtlara göre Marco Polo, Çin’e Deniz İpek Yolu üzerinden gelmiş, dönüşte yine Çin’in Fujian eyaletine bağlı Quanzhou limanından gemiye binerek bu yolu izleyip memleketi Venedik’e dönmüştü


    İPEĞİN TARİHÇESİ

    Milattan yüzyıllar önce Mısırlılar, daha sonra da Romalıların Çinlilerden ipek satın alırlardı Ulaşım ise, daha sonra İpek Yolu adı verilen güzergahları izleyen kervanlarla sağlanırdı MS 555 yılında, keşişler ilk ipek kozalarını Çin’den Bizans’a, Anadolu’ya getirdiler İpek böcekçiliği İstanbul’dan Yunanistan’a, 7 yüzyıldan itibaren de İtalya, İspanya ve Fransa’ya geçmiştir

    ANADOLU’DAKİ İPEK YOLLARI

    Coğrafi konumu nedeniyle Anadolu, eski çağlardan beri doğu ile batı arasında bir köPage Rankingü işlevi görmüştür Anadolu’da Hitit Dönemine kadar dayanan, doğal geçitlerin kullanıldığı bir yol şebekesinin var olduğu bilinmektedir Bu yollar, daha sonraki dönemlerde de kullanılmıştır Herodot Tarihi’nde, Sart’tan geçen Susa-Efes kervan yolu üzerinde 30-40 km aralıklarla yer alan ve posta teşkilatı kuryelerinin konaklama yerleri olan Flaktra’lardan söz edilmektedir Roma ve Bizans dönemlerinde, yaklaşık 75 kmlik menzillerde konaklama ve askeri amaçlı yapıların varlığı, Anadolu’da ister ticari ister dini veya askeri olsun, bir yol şebekesinin bulunduğunu göstermektedir

    Anadolu, İpek Yolunun da en önemli kavşak noktalarından biri olmuştur Orta Çağ’da, İpek Yolları Çin’den başlayıp Orta Asya’da birden fazla güzergahı izleyerek ve Anadolu’yu geçerek Trakya üzerinden Avrupa’ya uzanmıştır Ayrıca, Ege kıyılarında Efes ve Milet, Karadeniz’de Trabzon ve Sinop, Akdeniz’de Alanya ve Antalya gibi önemli limanları kullanarak deniz yolu ile de Avrupa’ya ulaşmıştır

    Anadolu’da İpek Yolu;

    Kuzeyde : Trabzon, Gümüşhane, Erzurum, Sivas, Tokat, Amasya, Kastamonu, Adapazarı, İzmit, İstanbul, Edirne,

    Güneyde : Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Konya, Isparta, Denizli, Antalya

    merkezlerini izlemektedir

    Ayrıca, Erzurum, Malatya, Kayseri, Ankara, Bilecik, Bursa, İznik, İzmit, İstanbul güzergahının da kullanıldığı bilinmektedir

    Selçuklular, Anadolu’daki ticari faaliyetleri canlı tutmak amacıyla, yabancılarla anlaşmalar yapmışlar, ticaret yapan kimselere, yolculuklarında karşılaşabilecekleri soygunlara ve her türlü zarara karşı devlet güvencesi vererek, ilk “Devlet Sigorta Sistemi”ni başlatmışlar ve gümrük vergilerinde uyguladıkları indirimlerle ticari hayatı özendirmeye çalışmışlardır

    Kervansaraylar, bu canlı ticari ortamda önemli görevler yüklenmiş kuruluşlardı Issız yollar üzerinde kaleyi andıran görünümleri, zengin taş süslemeleri, gelişmiş mekan tasarımları ile mimari açıdan da çok etkileyici olan kervansaraylar, seyahat ve ticareti güven altına alan, sosyal dayanışmayı sağlayan, gelenlerin mallarını pazarladıkları durak yerleri, ordunun sefer zamanında ikmalini kolaylaştıran üs’lerdi Genellikle, yürüyüşle 8-10 saati geçmeyen, 30-40 km aralıklarla inşa edilmişlerdir Her türlü hizmetin vakıf olarak karşılandığı bu yapıların içinde nalbant, araba ve koşum takımı onarıcıları, doktor, veteriner ile hamam, çeşme, mescit gibi bölümler bulunmaktaydı

    İPEK YOLU PROJESİ

    Bakanlığımızın, turizmin ülke sathına ve tüm yıla yaygınlaştırılması politikası çerçevesinde yürüttüğü çalışmalardan birisi olan “İpek Yolu Projesi” ile, kültürel mirasımızın en önemli unsurlarından olan ve çoğu doğaya ve çevresel etkenlere yenik düşmüş bulunan bu hanların (kervansarayların) korunması, bir koruma -kullanma dengesi içinde yaşatılarak “Tarihi İpek Yolu”nun canlandırılması planlanmıştır

    Bu kapsamda yapılan ön çalışmalarda, ana tur güzergahları ile çakışan İpek Yolları üzerinde yer alan 11 kervansaray belirlenmiştir Bunlar;

    1- Sultan Hanı (Aksaray)
    2- Sarı Han (Nevşehir)
    3- Şarapsa Han (Antalya)
    4- Ak Han (Denizli)
    5- Ağzıkara Han (Aksaray)
    6- Alara Han (Antalya)
    7- Silahtar Mustafa Paşa
    Kervansarayı (Malatya)
    8- Çardak Han (Denizli)
    9- Susuz Han (Burdur)
    10-İncir Han (Burdur)
    11-Alay Han (Aksaray) dır

    Adı geçen kervansarayların turizm amaçlı kullanılabilmelerine olanak sağlayacak bir işbirliği protokolü Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Bakanlığımız arasında 22 Şubat 1993 tarihinde imzalanmıştır Bu protokol ile, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından idare edilen eski eser nitelikli hanların (kervansaraylar), adı geçen Genel Müdürlük tarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ve Bakanlığımız işbirliği ile ihale edilerek, restore et-işlet-devret modeli çerçevesinde turizme kazandırılmaları hedeflenmiştir

    Protokol esasları gereği, yatırım projeleri Kültür Varlıkları Koruma Kurulunca onaylandıktan sonra mülga Turizm Bakanlığından Turizm Yatırım Belgesi ve daha sonra Turizm İşletme Belgesi alacaklardır

    Protokolün imzalanmasını takiben Eylül 1994'te bir ihale yapılarak, Nevşehir'deki Sarı Han turizm amaçlı kullanılmak üzere kiraya verilmiştir Haziran 1998’de 7 kervansaray (Denizli-Ak Han ve Çardak Han, Burdur-Susuz Han ve İncir Han, Antalya-Alara Han, Aksaray-Alay Han, Malatya-Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı) için açılan ihalede de Antalya’daki Alara Han, günübirlik tesis olarak restore edilmek ve kullanılmak üzere, bir yatırımcıya tahsis edilmiştir İki han 2001 yılında Turizm İşletme Belgesi alarak hizmete açılmışlardır
     

Bu Sayfayı Paylaş