Ilk görüşte aşk var mıdır?

'Aşk-Sevgi-Evlilik Sözleri' forumunda efyal tarafından 5 Mayıs 2010 tarihinde açılan konu

  1. efyal

    efyal Yeni Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ilk görüşte aşk var mıdır? konusu Aşkın tanımı gibi, aşkın çeşitleri de her zaman tartışılmıştır. İlk görüşte aşka inananlar, çoğunlukla bu deneyimi yaşayanlardan oluşur. İtiraz edenler ise, hiç şahit olmamışlardır. Peki, hangisi doğrudur? İlk görüşte aşk var mıdır?

    Karşılaştığımız an, birisinden hoşlanıp hoşlanmadığımızı belirleyen çok fazla etken olduğunu düşünüyorum. Mesela, evde hasta yatıyorum, rengim atmış, saçım başım dağınık, üstümde muhtemelen kalın bir pijama, silinmekten kızarmış burnum ve içine çökmüş gözlerimle, ne kadar güzel görünebilirim? Ben öyle salya sümük yatarken kapı çalınsa ve yan komşuyu arayan, güzel giyimli, yakışıklı, uzun boylu bir adam kapıda duruyor olsa, aramızda ilk aşkın yaşanması mümkün müdür?

    Durumu tersine çevirelim. Akşam bir davete gitmek üzere hazırlanmışım. Elbisem, saçım, makyajım, ayakkabılarım, her şeyim tamam, kapıdan çıkmak üzereyken, aynı adam kapıyı çalarsa, ilk görüşte aşık olma ihtimali kaça yükselir?

    Bu örnekten hareketle söyleyebilirim ki, ilk görüşte aşkın belirleyicileri var. Görüntü, kıyafet, güzellik, koku, beden dili, davranış biçimleri, bütün görsel faktörler bu konuda önemli rol oynuyor. Bunları yazarken aklıma başka bir soru geldi. İlk görüşte aşık olabilmenin bir süresi var mıdır? Bazı makaleler, bilimsel araştırmalara dayanarak, ilk gördüğümüz andaki 3 saniyenin, karar verme süremiz olduğunu söylüyor. Yani, ilk 3 saniyede ona ya aşık oluyoruz ya da olmuyoruz.

    Daha önce yaşadığım bir olayı size aktarayım. Arkadaşımın doğum günü davetindeyim. Kalabalık bir grupla beraber masada oturmuş sohbet ediyorum. Kapıdan bir adam girdi içeri, ben elektrik çarpmış gibi titredim. Kalbim hızla atmaya başladı. Midem kasıldı. Aklımdan geçenleri ise burada anlatmasam daha iyi olur. Nadiren karşılaşılabilecek yakışıklılık ve karizmaya sahipti. Seksi, bakımlı, güzel giyimli ve hoş bir erkekti. Herkesle tokalaşıp öpüşüyor, ayaküstü sohbet ediyordu. Benim yanıma ulaşması ortalama on beş dakikayı buldu. Yanıma geldi, elini uzattı. Onu seyrettiğim süre boyunca, dışarıdan bakan birinin hakkımda ne düşüneceğini tahmin etmek istemiyorum. Kim bilir ne haldeydim? Neyse, adam yanıma yaklaştı, elini uzattı. Adını söyledi, ben de kendi ismimi söyledim.

    Tanıştığına memnun olduğunu anlatan bir cümleyle başlayan diyalog, adamın gözümdeki bütün imajını yerle bir etti. Hani bazı insanlarla karşılaşır ve çok hoş bulursunuz. Ancak konuşmaya başladığı anda, bütün güzelliği kaybolur ya, işte ben de aynı şeyi yaşadım. Sanki balon patladı. O ana kadar vücudumun, aklımın ve kalbimin verdiği bütün tepkiler, hiç yaşanmamış gibi yok oldular. Bu durumda ilk görüşte aşkın süresi olmadığına kanaat getiriyorum. Sihir bozulana kadar devam eden şeye, biz ilk görüşte aşk diyoruz. Bana kalırsa, yaşanılan ilk görüş hislerinin genel adı, çekimdir. Gözün gördüğü an oluşan çekim, eğer doğru kişiye denk gelmişse, ilişki halini aldığında aşka dönüşebiliyor. Aynı şekilde hissedip, o kişiyle bir daha hiç karşılaşmayanların içinde sürekli kalan duygu ise, platoniklik oluyor. Belki de birlikte olmaya başlasalar, ikinci gün ayrılacaklar. Ancak bunu tecrübe etmeden, sadece gözümüzü boyayan büyüye aldanıyoruz. Bence ilk görüşte aşk, renkli bir halüsinasyondur. Güzel tarafı ise, rüyalar ve hayaller gibi, gerçeğe dönüşebilme ihtimali olmasıdır
    .
    (a)
     

Bu Sayfayı Paylaş