iki avuç hurma

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 13 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    iki avuç hurma konusu iki avuç hurma

    Ashâb-ı kiramdan, Beşir bin Sa'd'ın kızı ve Nûman bin Beşir'in kız kardeşi (r. anhüm) anlatıyor:

    -Annem Amre bint-i Revâha (r.a.), beni çağırdı. Eteğime iki avuç hurma koyduktan sonra,

    -Kızcağızım! Git de, baban ile dayın Abdullah bin Revâha'nın gıdâlarını kendilerine ver, dedi.

    Giderken, Resûlüllah (s.a.v.)'a rastladım. Babamla dayımın nerede olduklarını sordum. O bana,

    -Kızcağızım, beri gel, yanındaki nedir? diye sordu.

    -Yâ Resûlellah, dedim, bu hurmadır. Annem bunu, yesinler diye, babam Beşir bin Sa'd ile dayım Abdullah bin Revâha'ya gönderdi.

    Resûlüllah sallallâhü aleyhi vesellem,

    -Getir onu, buyurdu.

    Ben de onu, Resûlüllah'ın iki avucuna döktüm. Avuçlarını doldurmadı. Sonra, bir örtü getirilmesini emr etti. Örtü getirilip serildi. Hurmayı ona koyduktan sonra, örtünün üzerine yayıp dağıttı. Yanındakilere;

    -Gıdâya, kumanyaya geliniz!' diyerek hendek halkına sesleniniz, buyurdu.

    Hendek halkı toplanıp ondan yemeğe koyuldular. Hurmalar yendikçe artmış, örtünün etrafından dökülüp taşmıştı.
    Kaynak:
    Fazilet Takvimi, 2000
     

Bu Sayfayı Paylaş